ARSIVANA SAYFA
 
27 Ocak '01
SAYI: 04
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Çürümüş ve kokuşmuş düzeniniz er-geç yıkılacak
Yeni bir şovenist histeri kampanyası
Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu'nun raporu
Gebze Cezaevi'nde yeni bir operasyon hazırlığı mı?
Tahkim yasasını tamamlayan yeni yasalar gündemde
Enerjideki yağma ve soygun örtbas ediliyor!
Enerji krizi sektörün krizi mi?
İstanbul belediyelerinde tensikat saldırısı gündemde
Cengiz Tekstil İşçileriyle Dayanışma Gecesi
Öncü işçi inisiyatifine dayalı girişimleri yaygınlaştıralım!
Tüm Yargı-Sen yöneticileri gözaltında
Kıbrıslı emekçilere saldırı hazırlığı
Kadına karşı şiddet
Direniş,katliam ve sol hareket
Katliam ve direniş/4
Faaliyetlerimiz ve eylemlerimiz sürüyor
Hücre karşıtı muhalefet
Gençlik
Tutsak temsilcileri ile heyetler arasında yapılan görüşmeler/4
Kapitalizm bir yolsuzluklar, hırsızlıklar ve skandallar rejimidir
Nazım vatan hainliğine devam ediyor
Hümanizm mi, iki yüzlülük mü?
Mücadele Postası







 
 

“Cezaevlerinde sürdürülmeye çalışılan tecrit ve izolasyon sadece ‘F’ tipi cezaevlerinde değil, tüm cezaevlerinde bir yöntem olarak geliştirilmeye çalışılmaktadır...”

“Gebze Cezaevi’nde yeni bir operasyon hazırlığı mı?

İHD İstanbul Şubesi, 19 Ocak Perşembe günü Gebze Cezaevi’nde bayan tutsaklara yapılan saldırıyla ilgili bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Ümit Efe, yapılan saldırının, F tipi dışında kalan cezaevlerinin de tam bir işkence, tecrit ve izalosyana tabii tutulduğunun açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Cezaevine giden Av. Zeynel Polat ise, Gebze Cezaevi’nde avukatlara ve ailelere yapılan baskının F tiplerini aratmadığını, savunma dosyalarına dahi el konulduğunu ve tamamen keyfi bir muameleye tabi tutulduklarını belirtti. Söz alan bir tutsak anası ise, kızının uğradığı saldırı ve gördüğü işkenceden dolayı görüşe belini tutarak ve eğilerek gelmek zorunda kaldığını, tüm bu saldırılar apaçık yaşanıyorken Adalet Bakanı’nın hala yalan söylediğini ve bu saldırılara biran önce son verilmesi gerektiğini söyledi.

Konuya ilişkin basın açıklamasını okurlarımıza sunuyoruz...

***

Cezaevlerinde 19 Aralık 2000 tarihinde yapılan operasyon Gebze Cezaevi’nde de gerçekleşmiş ve çok sayıda tutuklu yaralanmıştır. Ağır yaralanan tutuklular da vardır.

Bu cezaevinde de diğerlerinde olduğu gibi açlık grevleri ve ölüm oruçları sürmektedir. “Hayata Dönüş” adıyla gerçekleştirilen operasyon sonucunda bu cezaevinde bulunan tutuklular sevk edilmemiş ve sürekli gerilim devam etmiştir.

Cezaevlerinde sürdürülmeye çalışılan tecrit ve izolasyon sadece “F” tipi cezaevlerinde değil, tüm cezaevlerinde bir yöntem olarak geliştirilmeye çalışılmaktadır. Baskı ve zor yöntemleriyle bu süreç tutuklu ve hükümlüler ve onların aileleri üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır.

19 Ocak 2001 tarihinde Gebze Cezaevi’nde yaşanan olaylar avukat ve ailelerin anlatımlarıyla şöyle gelişmiştir.

“19 Ocak 2001’de Gebze Cezaevi’ne arama için giren asker, mavi bereliler ve robocoplu askeri görevliler erkeklerin koğuşunu ince bir aramadan geçirip, birçok malzemeye el koymuşlardır. Bayanlar koğuşunda yapılmak istenen aramada önce soyunarak arama dayatılmış, siyasi bayan tutukluların soyunarak aramayı reddetmesi üzerine bu uygulamadan vazgeçilmiştir. Ancak Gebze Cezaevi idaresi bayan tutukluların üst aramasının bayan polislerce yapılacağını duyurmuştur. 8. Koğuşta kalan bayan siyasi tutuklular bayan polis aramasını kabul etmediği için yemekhanede topluca coplu saldırıya maruz kalmışlardır. Dövülerek havalandırmaya tek tek çıkarılan siyasi bayan tutuklular iki askerin bacak ve kollarından tutması suretiyle zorla bayan polise arattırılmışlardır. Birçok tutuklu yaralanmıştır. Bu esnada koğuşta bulunan eşyalar tahrip edilmiş ve tutukluların para vererek almak zorunda kaldığı eşyalara idare el koymuştur. Siyasi bayan tutukluların üst araması bugüne kadar bayan gardiyanlar tarafından yapılmıştır. Üst aramasının bayan polislerce yapılmak istenmesi açıkça saldırmak için bir ortam yaratmaktadır.

“F” tipi cezaevinin açıklanmayan ancak uygulanan yönetmeliği aynen Gebze Cezaevi’nde de uygulanmaktadır. Görüşler kısıtlanmış, yayın hakları kısıtlanmış, saldırıda televizyonlarına, teyplerine ve volkmenlerine el konulmuştur.”

Türkiye’de cezaevlerinde süren bu baskı politikalarından vazgeçilmelidir. Yeni ölümlerin yaşanmaması, ölümlere seyirci kalınmaması için devletin çözücü adımlar atması gerekmektedir.

Ölümlere ve işkenceye, baskıcı ve zora dayalı politikalarla biryere varılamaz. Tutuklu ve hükümlülerin insan olduğu gerçeğinden hareketle bizler bu durumun bu şekilde devamına izin vermeyeceğiz.

İHD İstanbul Şubesi
24.01.2001