26 Ekim '02
Sayı: 42 (82)


  Kızıl Bayrak'tan
  Amerikan askeri olmamak için Amerikancı düzen partilerine oy verme, hesap sor!..
  BDSP bağımsız sosyalist adaylarının seçim bildirileri...
  Hazırlanan faiz ve savaş bütçesidir!
  Yıkım programlarını uygulama sırası yeni hükümette
  Boş vaadler ve gerçekler
  Emperyalistler arası savaş pazarlığı
  Amerikalı ve Amerikancı generallerin savaş zirvesi
  Emperyalist savaş karşıtı eylemlerden...
  Savaş planları çerçevesinde Kürt devleti meselesine yeni yaklaşımlar
  Sermaye için ak, emekçiler için kara!
  Emperyalist savaş, seçimler ve Parti
  Esenyurt BDSP çalışmalarından...
  BDSP'nin faaliyetlerinden...
   Ankara Hüseyingazi BDSP çalışmalarından...
   Dikmen BDSP çalışmalarından...
   Adana BDSP çalışmalarından...
   İzmir'de BDSP bildirgesi dağıtımından...
   Seçimler yaklaşırken...
   İtalya bir kez daha milyonlarca emekçinin genel greviyle sarsıldı
   Sınıfa, Partiye ve Devrim'e Destek Gecesi
   Şan olsun 20 Ekim direnişine!..
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Ankara Hüseyingazi BDSP çalışmalarından...

Sermayenin seçime emekçilerin
devrime ihtiyacı var!

Sermaye düzeninin artık hiçbir şey veremediği emekçilerin güncel çıkarlarını temsil eden Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, mümkün olan en geniş kapsamda çalışmalarını sürdürüyor.

Hüseyingazi semtinde bağımsız sosyalist aday Mustafa Uğur Akkaya’nın seçim bürosu, açıldığı günden bu yana burada yaşayan emekçilerin ilgi odağı oldu. İnsanların böylesi çalışmalara, devrimci faaliyetlere alışık olmadığı Hüseyingazi’de, her yerini devrimci şiarlarla ve kızıl bayraklarla donattığımız seçim bürosu semtte yaşayan tüm insanların dikkatini üzerine çekti. Daha önce böyle bir çalışmayla karşılaşmamış işçiler, emekçiler, gençler seçim bürosuna gelerek bizlerle tanıştılar, amaçlarımızı öğrendiler, bu insanların bir çoğu çalışmamızı destekleyeceklerini söyleyerek ne yapabileceklerini sordular. Sermaye düzeninden umudunu kesmiş olmakla birlikte ümitsizlik taşıyan bu insanların çalışmamıza yaklaşımları, onun bir parçası olmak istemeleri bizi de heyecanlandrdı.

Hüseyingazi, Ankara’nın en yoksul semtlerinden birisi. Burada yaşayan insanların bir çoğu Siteler’de asgari ücretin de altında komik ücretlerle çalışmaktalar. Birçok genç eğitim olanaklarından ya hiç yararlanmamış, ya da çok küçük yaşlarda eğitimini yarıda bırakarak çalışmaya başlamış. Yine özellikle gençler düzenin yoz kültürüyle zehirlenmiş valkol ve uyuşturucu bağımlısı olanlar var. Buna rağmen büromuza gelip bizimle konuşmalarının ardından yaşamlarında belki de ilk defa bir alternatifle karşılaşıyorlar ve değişmek konusunda çaba harcayacaklarını söylüyorlar.

Bunun en güzel örneklerinden biri, bir genç arkadaş, bir yandan seçim bürosundaki arkadaşlarımızın yardımıyla okuma yazma öğreniyor, bir yandan da koşullarının izin verdiği ölçüde çalışmamıza destek veriyor. Okula gidememiş olan bu arkadaşın küçücük vücuduyla bütün gece halde hamallık yaptıktan sonra sabahın erken saatlerinden akşama kadar bize yardımcı olması, okuma-yazma öğrenmek konusundaki olağanüstü çabası geleceğin sınıf devrimcilerinin neler yapabileceğinin de somut bir ifadesi oluyor.

BDSP’nin sadece bugünü değil geleceği kazanmak noktasındaki iddiası da, içi boş sözlerden değil fakat tam da bu türden bir pratikten geliyor. Bizi seçim bürosunda gençlere okuma-yazma öğretirken gören emekçiler de sadece seçimle sınırlı bir çalışma yürütmediğimizi görerek alışık olmadıkları bu durum karşısında kendilerinde oluşan olumlu izlenimi ve güveni aktarıyorlar.

Yine Kürdistan’dan çalışmak için Ankara’ya gelen bir inşaat işçisi arkadaşın sokakta çalınan Kürtçe müzikleri duyarak büromuza gelmesi ve daha sonra da her akşam tek başına ya da arkadaşlarıyla beraber büromuza mutlaka uğruyor olması böylesi bir örnektir. Bu sınıfın bir kez kenetlendiğinde çözülemediğini gösteren güzel bir deneyimdi bizim için.

Semtte yaptığımız dağıtımlar esnasında da daha önce bizim çalışmamızla ya da herhangi bir devrimci çalışmayla karşılaşmamış yüzlerce insanın kapısını çalarak kendileriyle konuşma şansı yakaladık. Başlangıçta bir parça yabancı buldularsa da ard arda evlerine konuk olmamızdan sonra bize güven duymaya ve ümitsizlikten sıyrılarak mücadeleye yakınlaşmaya başladılar. Tek tek kapılar çalınarak ve BDSP anlatılarak yüzlerce merkezi BDSP bildirgesi ve adayın bildirilerinden dağıtıldı. Ayrıca yaptığımız açılış şenliği ve toplantılarımızın çağrıları da aynı kapsamda dağıtıldı. Afişleme için uygun yer bulmakta yaşanan sıkıntılara rağmen 150 kadar merkezi afiş ve bir o kadar da yerelde çıkarılan çağrı afişlerinden yapıldı.

Yine pazar günlerinin yoğunluğu dolayısıyla cumartesi yaptığımız kahvehane dağıtımlarında istediğimiz sayıda emekçiyle konuşamamış olsak da 500’ün üzerinde bildiri dağıtıldı ve yaklaşık on kahvehane ve dernekte konuşma yapıldı. Bunlar içinde sahiplerinin MHP’li olduğu kahvelerde yapılan dağıtımlar ise özel bir ilgiyle karşılandı. Bu insanlar gerici-faşist partilerin oldukça güçlü olduğu bölgede sınıf devrimcilerinin cüreti karşısında geri adım atarak dağıtım yapmamıza ve konuşmamıza karışmadılar.

Siteler’de de iş çıkışında yapılan dağıtımımızda 2 binin üzerinde materyal kullandık. Burada elimizden geldiğince mesaiye kalan ya da otobüs ve dolmuş bekleyen işçilerle konuşmaya çalıştık. Kısa sohbetlerin yanısıra bildirileri uzatırken "Amerikancı düzen partilerine oy yok!", "Ücretli kölelik prangalarını kıralım!", "Bağımsız sosyalist adayı destekleyelim!" gibi şiarlarla seslendik bu işçilere. Önümüzdeki günlerde Siteler’e daha sık gideceğiz.

Tam bir sömürü cehennemi Siteler’de işçilerin yanı sıra cadde üzerlerindeki lüks mağazalara mobilya almaya gelmiş insanlarla da karşılaştık. Kendisi de bir işçi olan adayımızın sınıf kimliği konusundaki iki farklı bakış bizi şaşırtmadı. Bir yanda adayı kendilerinden biri olarak gören ve gurur duyduğunu söyleyen işçiler, bir yandan da onu kendilerinden hakir gören, politika yapmak için kravat takmak gerektiğini sanan burjuvalar... Bu durum aynı zamanda iki sınıfın insana bakışını da ortaya koyuyordu. Yine semtte kurulu tek ilerici kurum olan Battalgazi Halkevi’nin Şenliğine mesaj gönderdik. Semtin farklı yerlerinde, hatta aday göstermemiş olduğumuz 2. bölgeye giren yerlerinde de yaptığımız yaygın dağıtımlarda 10 bine yakın bildiri kullandık.

Teknik eksikliklere rağmen yoğun bir çalışmayla hazırladığımız pankartlarımızı semtteki caddelere astık böylece emekçi semtlerinin gerçekte buraları ancak seçim dönemlerinde hatırlayan Amerikancı-IMF’ci düzen partilerine değil gerçekten emekçileri temsil edenlere ait olduğunu da kanıtlamış olduk.

Seçim çalışmamızın bir diğer önemli ayağını da ev toplantıları oluşturuyordu. Akşamları yaptığımız toplantıların yanı sıra bir takım aksamalar sonucu gecikmiş olsa da gündüzleri emekçi kadınlarla yapılacak ev toplantıları da planladık ve somut adımlarını attık. Yıllarca çeşitli düzen partilerinin oy deposu olmuş bu bölgede, yaptığımız ev toplantılarında öncesindeki anket çalışmamızın sonuçlarından da yararlanarak CHP başta olmak üzere düzen partilerini teşhir etmeyi kararlaştırmıştık. Ancak gittiğimiz bir çok evde özellikle yeni katılımlardan sonra CHP’ye öfke duyan emekçilerle karşılaştık. Onlar bu partinin ve benzerlerinin konumunu yaşadıkları deneyimlerle de zenginleştirerek bizden daha iyi anlattılar. Geriye kalan "Ama başka da kimse yok ki...", "ne yapabiliriz ki..." türünden yakınmaları sınıfın devrimci programını anlatarak yanıtldığımızda son derece olumlu bir tablo oluştu ve biz aldığımız destek sözleriyle ve emekçi insanların paylaştığımız çaylarının sıcaklığıyla bu evlerden ayrıldık.

Özellikle yıllarca Mamak Belediyesi’nde çalışmış bir işçinin tavrı son derece anlamlıydı. Kendisi de CHP’nin kadro açmasıyla işe girmiş olan bu işçi, bir çok akrabası CHP’li olmasına rağmen CHP’nin seçim bürosuna uğramıyor ve oy vermeyeceğini söylüyor. Nedenini soranlara, şimdi CHP adayı olan İsmail Değerli’nin belediye başkanı olduğu dönemde hem maaşlarını ödemediğini, hem de evini yıktığını, böylelerinin ilerici değil faşist olduklarını söylüyor.

Katıldığımız hemen tüm ev toplantılarında emekçilerin düzene hıncının bilendiğini görüyoruz. Bu da biz sınıf devrimcilerinin görevlerinin ağırlığını ortaya koyuyor. Eğer biz işçi sınıfının bu öfkesini örgütleyebilir ve sosyalist bilinçle tavında dövebilirsek, yarının özgür ve sömürüsüz dünyasını yaratabiliriz. Emekçilerin evlerinin yıkılmadığı, gençlerin uyuşturucu kullanmadığı, çocukların hamal olarak çalışmadığı; kısacası gündüzlerinde sömürülmediğimiz, gecelerinde aç yatmadığımız bir dünya...

Hüseyingazi’den BDSP çalışanları/Ankara



Şiarlarımızı kitlelere ulaştırıyoruz

BDSP çalışmaları sınıf devrimcilerinin iddia ve cüretine yakışır tarzda sürüyor. Yaygın afiş ve bildiri dağıtımının yanı sıra Ankara’nın çeşitli semtlerine asılan pankartlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hüseyingazi, Dikmen, Tuzluçayır ve Şirintepe’ye astığımız, devrimci şiarlarımızın yazılı olduğu pankartlarımız emekçilerin yoğun ilgisiyle karşılantı.

Ayrıca Ankara’nın en işlek yerlerinden biri olan Yüksel Caddesi’nin iki yerine “Tek yol devrim, kurtuluş sosyalizm!” ve “Yeni Ekimler için ileri!” yazılı pankartlarımızı astık.

BDSP/Ankara