11 Mayıs'02
Sayı: 18 (58)


  Kızıl Bayrak'tan
  1 Mayıs sonrasında artan görev ve sorumluluklar
  Lastik sektöründe greve doğru...
  Safları sıklaştır, gücünü birleştir!
  SASA ile dayanışmayı yükselt!
  Sermayenin "esnek üretim" saldırısı
  İşçi sağlığı ve iş güvenliği için birleşip örgütlenmeliyiz!
  Kapitalizmin kâr hırsı ve sendika ağalarının ihaneti
  Eski bohçalar yeniden açılıyor
  1 Mayıs ve kamu emekçileri hareketi alanında devrimci görevler
  Kadın sorunu ve feminst yanılgılar
  Kürdistan devrimi ile Türkiye devrimi arasındaki ilişkiler üzerine düşünceler-2
  Emperyalizmin kıskacında Ortadoğu
  Siyonizm ve uluslararası emperyalizm
   Almanya'da Yahudi, İsrail'de Filistinli olmak
   İsrail barışı üzerine
   Bir neo-liberal ırk ve kültür ayrımcısının ölümü
   Almanya: Metal işçilerinin grevi sürüyor
   Bir kararın anlattıkları
   Bilinçli, inançlı ve soluklu devrimci Hatice yoldaşı andık...
   Denizler'in devrimci geleneği yaşıyor!
   Sınıf çalışmasında yaratıcılık ve bir deneyim
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Bilinçli, inançlı ve soluklu devrimci
Hatice yoldaşı andık...

“... Emeğe saygı, insana saygı bu direnişe omuz vermeyi gerektiriyor.
Sadece kendimiz için değil, yaşamı köleleştirilmiş milyonlarca işçi ve emekçinin haklı davasını savunmak için direniyoruz.”
Hatice Yürekli

Tecrit ve izolasyona karşı 20 Ekim 2000’de başlatılan Ölüm Orucu Direnişi’nin 1. Ekibinde yer alan ve 22 Nisan 2001’de direnişinin 182. gününde ölümsüzleşen TKİP dava tutsağı Hatice Yürekli’nin anması 5 Mayıs günü mezarı başında yapıldı.

Şehit düştüğü gün olan 22 Nisan’da ailesi ve yoldaşları tarafından mezarı başında kısa bir anma gerçekleştirilmiş ve yeni tamamlanmış olan mezar anıtın açılışı yapılmıştı. Asıl anma, sürecin yoğunluğu nedeniyle 5 Mayıs tarihine bırakılmıştı.

5 Mayıs günü Buca Kaynaklar mezarlığında Hatice Yürekli’nin mezarı başında biraraya gelen komünistler, anmaya Hatice Yürekli şahsında tüm devrim şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başladılar. “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Hatice yoldaş ölümsüzdür!” sloganlarıyla sona eren saygı duruşu esnasında, Hatice yoldaşın çok sevdiği ve mezar abidesinde de yazılı olan, Adnan Yücel’in “Sen yürürsün rüzgar yürür” isimli şiiri okundu. Ardından Hatice Yürekli’nin kurucu üyesi olduğu TKİP’nin, Hatice yoldaşın şehit düşmesinden hemen sonra yayınladığı ve O’nun devrimci-örgütlü yaşamını özetleyen metin mezarı başında okundu.

Hatice yoldaşı tanıyan işçi yoldaşlar duygu ve düşüncelerini anlatan konuşmalar yaptılar. Okunan şiirlerin ardından Hatice yoldaşın kardeşi anılarını, duygu ve düşüncelerini aktardı ve Hatice yoldaşın davasına saygı duyduğunu, sahip çıktığını dile getirdi.

Mezar başında söylenen marş ve türkülerden sonra anma töreni sona erdi. Aynı mezarlıkta bulunan diğer şehitlerin mezarlarını ziyaret etmek üzere hareket edildi.

Komünistler bembeyaz sütunlar arasında kızıl bir yıldız gibi parlayan Hatice yoldaşın mezarı üzerine yoldaş sıcaklığını ve kızıl karanfillerini bıraktıktan sonra, diğer şehitlerin mezarları başında saygı duruşunda bulundular. Atılan sloganlardan sonra mezarlıktan ayrıldılar. Anma boyunca; “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Ümit ve Habip yoldaş ölümsüzdür!”, “Zindanlar yıkılsın, tutsaklara özgürlük!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!”, “Yaşasın siper yoldaşlarımız!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” vb. sloganlar atıldı.
MLKP dava tutsağı ve Ölüm Orucu şehidi Hüseyin Kayacı da Menemen mezarlığında ailesi, dostları ve yoldaşları tarafından anıldı.

İzmir’den komünistler



Yiğit savaşçı Hatice Yürekli’yi andık

Partimizin ilk kadın şehidi, Ölüm Orucu direnişinin yiğit savaşçısı, sınıf bilinçli sarsılmaz devrimci kadro kimliğinin temsilcisi Hatice Yürekli yoldaşı ölümsüzlüğünün birinci yıldönümünde andık.

1 Mayıs faaliyetleri ile içiçe sürdürülen bir ön çalışma sonrasında 5 Mayıs Pazar günü bir toplantı düzenledik. H. Yürekli yoldaşın resminin de bulunduğu çağrı bildirilerini 1 Mayıs yürüyüşünde ve öncesinde yaygın olarak dağıttık. Mütevazi bir program hazırladık. Programa saygı duruşu ile başladık. İki yoldaş, partimizin yayınladığı Hatice yoldaşın özgeçmişini okudu. Bir arkadaş sazı ve türküleri ile kısa bir dinleti sundu. Ardından iki ayrı yoldaş 19 Mayıs 2001 tarihinde Kızıl Bayrak’ta yayınlanmış olan Hatice yoldaşa ilişkin yazıyı okudu. Frankfurt Kadınlar Korosu kısa bir dinleti sundu. Bir yoldaş ise Hatice Yürekli yoldaşı Habiplerle, Ümitlerle birlikte, onların zor dönemin devrimcileri olduklarını anlatan bir konuşma yaptı.

Bir gün sonrası 6 Mayıs olduğu için, 6 Mayıs 1972’de daracağında katledilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı da bu vesileyle andık. Onlara adanmış devrimci türküleri söyledik. Kısa bir aradan sonra geride bıraktığımız 1 Mayıs, emperyalist savaş, Filistin direnişi ve savaş karşıtı kampanyamız üzerine yürüttüğümüz tartışma ile toplantıyı sürdürdük.

Yiğit, sarsılmaz dava insanı Hatice Yürekli yoldaşın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Adını ve davasını yaşatacağız.

Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!

Frankfurt’tan TKİP taraftarları



Hatice yoldaşın anısına...

Bedenine sığmayan yürek!

“Bizler siyasi kimlikleri, gelecek idealleri olan
ve bu idealler doğrultusunda yaşayan insanlarız...”
Hatice Yürekli

Ablamla yaşadığım anılarım çok, ama yaşamımda izi kalanlar doğal olarak az. Bu anılardan birinden bahsetmek istiyorum.

Onunla Grup Yorum’un bir konserine gitmiştik. “Bize ölüm yok!” isimli marş söylenecekti. Grubun üyelerinden biri, şehitlerin aramızda olduğunu, onlara yer açmamız gerektiğini ve hep birlikte bu marşı söyleyeceğimizi belirtti. Ablam, yanımıza sanki birileri sokulmuşcasına, sanki onlara yer verircesine, beni yanına çekti ve yumruğunu kaldırdı. Marşı hep bir ağızdan söylemeye başladılar. Bu marşı ilk kez orada duymuştum, ama hiç unutmadım. Başka bir yerde dinlemediğim halde hala ezberimde. Yani, bu yürek hiç susmayacak!

Yoldaşlık ilişkisinin anlamını ablamı kaybettikten sonra anladım. Bu öyle bir yürekti ki, bedenlere sığmayacak kadar büyüktü. Bunu anmaya katılan küçük çocukların “yoldaş” diyen dillerinde, 1 Mayıs’taki o coşkuda, yoldaşların sıcaklığında gördüm.

Senin şimdi her zaman yanımda olduğunu hissediyorum. Sabahları seninle birlikte işe gidip çalışıyorum, bana güç verdiğini hissediyorum. Yaşadığını biliyorum. Ama bedenine sığmayan yüreğinin yüzlerce-binlerce insanın paylaştığı o yürek olduğunu ve susmayacağını, duymazdan gelenlerin beyinlerini parçalarcasına yükseldiğini biliyorum. Bir gün bütün insanların senin ve senin gibi düşünen insanların değerini anlayacağına inanıyorum.
Bundan sonra bana düşen sana layık bir kardeş olmaya çalışmak. “Sevdam onurumdur, eğilmez!” diyenlere selam olsun diyorum.

Kardeşin



Yarınlar adına direnenlere...

Saraylar saltanatlar çöker bir gün
Kan susar bir gün
Zulüm biter
Menekşeler de açılır üstümüzde
Leylaklar da güler
Bugünlerden geriye
Bir yarına gidenler kalır
Bir de yarınlar adına direnenler...

Adnan Yücel