ARSIVANA SAYFA
 
17 Mart '01
SAYI:10
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Biricik gerçek alternatif işçi sınıfı partisinin devrimci programıdır
Krizin faturası kapitalistlere
Kriz ve burjuva siyasetinin iflası
Kriz: Nedenler ve sonuçlar, eğilimler ve yaklaşımlar
KOMSA'da işçi kıyımı
Çukobirlik işçilerinin grev kararlılığı
Ankara Sağlık Platformu'nun açıklaması
8 Mart etkinlikleri
Öncü İşçi İnisiyatifi’nin 8 Mart etkinlikleri
Kurtköy halkının gözünden 8 Mart ve gösterdikleri..
Saldırıya karşı işçi emekçi barikatı!
İTÜ'de yemek boykotu sürüyor
Gazi anması
Ölüm Orucu sürüyor!
Kayıpların akıbeti açıklanmalı
Bir tutsak annesinden açık mektup...
Dortmund'ta faşizme karşı 25 bin kişilik yürüyüş gerçekleşti!
Yurtdışı'nda 8 Mart etkinlikleri
Direnişçilerden mektuplar
"Okkan'ı JİTEM öldürdü"
Mücadele Postası


Bu sayının
PDF formatını download
etmek için tıklayın





 
 

Gazi’nin yıldönümünde baskı ve teröre karşın
1000 kişinin katılımıyla katliam lanetlendi...

“Gazi’nin hesabını soracağız!”

Gazi katliamının yıldönümünde, engellemelere, devlet terörüne ve gözaltılara rağmen, bine yakın insan katliama karşı öfkesini haykırmak için düzenlenen anmaya katıldı.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Gazi’yi abluka altına alan devlet, İsmetpaşa caddesi ve Cemevi’ne çıkan sokakları da tutarak, eylemlere katılımı engellemeye çalıştı. Buna rağmen yüzlerce insan Cemevi’ne geldi.

Sabahleyin ilk olarak şehit aileleri topluca Alibeyköy Mezarlığı’na giderek şehitlerin mezarlarını ziyaret edip çiçekler bıraktılar. Gazi’nin girişinde araçlardan inerek polisin engellemelerine rağmen sloganlarla yürüyerek Cemevine kadar geldiler.

Yemeğin ardından sloganlarla mezarlığa doğru yürüyüşe geçildi. En önde aileler ile “Gazi Şehitlerini Unutmayacağız” pankartı ve şehitlerin resimleri vardı. Arkada “Gazi’nin hesabını soracağız”-DMP ve Gazi Halk Meclisinin pankartlaları vardı. Ayrıca “Partizan Şehit Tutsak Aileleri” de dövizlerini taşıdılar.

Yol boyunca “Gazi halkı burada, katiller nerede!”, “Gazi şehitleri ölümsüzdür!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “ Gazi’nin ruhuyla hücreleri parçala!”, “Yaşasın Ölüm Orucu direnişimiz!” sloganları atıldı.

Mezarlığa varıldığında Gazi Şehitleri şahsında tüm devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Gazi Şehitleri’nden Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz; Gazi katliamının dava sürecini anlatarak, Sivas, Çorum, Ulucanlar’ı da örnek göstererek, devletin katliamcı yüzünü teşhir eden ve sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten bir konuşma yaptı. Ardından sloganlarla Cemevi’ne geri dönüldü.

9 HADEP otobüsünde bulunanlar ile 200’ün üzerinde kişi gözaltına alınmasına rağmen bin kişi biraraya gelerek katliamı lanetlemiş oldu.

Kızıl Bayrak/İstanbul



Süleyman Yeter duruşmasında işkencecilere tahliye...

Hesabını emekçiler soracak!

Devrimci sendikacı Süleyman Yeter’in işkencede katledilmesinin üstünden tam iki yıl geçti. Ailesinin katiller hakkında açtığı dava devam ediyor. 12 Mart’ta İstanbul Sultanahmet Adliyesi’nde görülen dava öncesinde İHD İstanbul Şubesi bir basın açıklaması yaptı.

Şube Başkanı Eren Keskin’in okuduğu açıklamada şunlara yer verildi:

“Süleyman Yeter’e işkence yapanlar hala cezalandırılmadı ama, işence bir ‘sorgu yöntemi’ olarak kullanılmaya devam ediyor.

Bizler insan hakları savunucuları olarak, işkencenin bir insanlık suçu olduğunu bir kez daha dile getirmek istedik!

Süleyman Yeter’in işkence ile katledilmesinin 2. yılında bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz! İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”

Açıklamada söz alan Ayşe Yumli Yeter ise, işkenceciler cezalandırılana dek bu işin takipçisi olacağını, ayrıca emekçilerin de katillerden hesap soracağını söyledi.

Açıklamanın ardından dava 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kısa süren davaya tutuklu olan işkenceci katillerden Erol Erşan ve Mehmet Yutar katılırken, “bulunmadığı” iddiasıyla Ahmet Okutucu ve diğer sanıklar getirilmedi. Dava sonucunda Erol Erşan’ın tahliyesine karar verilerek, böylece bir kez daha katillerin korunduğu ve asıl suçlunun devlet olduğu kanıtlanmış oldu.
Davaya destek vermek üzere gelen yaklaşık 80 kişi, duruşmanın ardından “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Süleyman Yeter ölümsüzdür!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!” sloganlarını atarak dışarıya çıktı. Her duruşma sonrası olduğu gibi basın açıklaması yapmak isteyen kitleyi dışarıda polis yığınağı bekliyordu ve açıklama yapılmasına izin verilmedi. Önce basını zorla uzaklaştıran polisler, ardından kitleyi çembere aldı ve vahşice saldırdı. Saldırıya yine sloganlarla ve direnişle karşı koyan 60 kişi uzun çabalar sonrasında otobüslere bindirildi ve gözaltına alındı. Burada da saldırılar devam etti.

Güvenlik Şube’ye götürülen insanlar tamamen keyfi bir tutumla bir gece tutulduktan sonra Sultanahmet Adliyesi’ne çıkarıldı. Arabaların içinde tüm işlemler boyunca 11 saat bekletildikten sonra, tutuklanma talebiyle savcı tarafından mahkemeye sevk edildiler. Burada da Ayşe Yumli Yeter ve Limter-İş Sendikası Başkanı Kazım Bakış’la birlikte toplam 4 kişi daha sonra yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak 3 kişi gıyabi tutuklama kararları olduğu gerekçesiyle tekrar gözaltına alındı.

Süleyman Yeter’in davasında da görüldüğü gibi bizler yargısız infazların, kayıpların, cezaevlerinde ve gözaltında yaşanan katliamların hesabını devletten sormadıkça katliamlar artarak sürecektir. Tek yol, yapılan katliamların hesabını sormak ve bugün F Tiplerinde yapılmak istenen yeni katliamlara karşı mücadele etmektir.

Kızıl Bayrak/İstanbul



Mamak’ta protesto etkinlikleri sürüyor...

Ölüm Orucu Direnişi’nin ateşini sokaklarda yakmaya devam ediyoruz!

Dışarıda direnişe desteği yükseltmek için elimizdeki güç ve olanaklarımızı seferber ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Katliamın ardından 5. ayında olan direnişle beraber biz de mahallemizde sürekliliği olan eylemlerimizi yapmaya devam ediyoruz. Ev konuşmaları yaparak devam ettiğimiz bildiri dağıtımının ardından, 7 Mart’ta Tuzluçayır’da meşalelerimiz, ve sloganlarımızla, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!” yazan komite imzalı pankartımızla, 25 kişilik bir eylem daha gerçekleştirdik. Bayram olmasından dolayı beklediğimiz ilgiyi eylem yaptığımız sokaklarda bulamadık. Ancak yine de belirli bir ilgiyle karşılandık.

Yürüyüşün devam ettiği son sokakta üstümüze doğru gelen resmi polis otosunun üzerine doğru ilerledik. Polis otosu yolun kenarına çekilmek zorunda kaldı. Biz yürüyüşümüzü sürdürüp planladığımız yerde eyleme son verdik.

12 Mart’la ilgili yapılan planlama doğrultusunda bu gündemle ilgili bölgeye bildiri dağıtarak, 12 Mart’ta Tuzluçayır’da bir eylem daha yaptık. “Gazi ruhuyla hücreleri parçala!”‚ yazan komite imzalı pankartımız ve yine meşalelerimizle yoğun polis ablukasına rağmen, 30 kişilik gösteri grubuyla eylemi yaparak Gazi Direnişi’ni selamladık. Devletin resmi ve sivil kolluk güçlerinin yankılanan sloganlarımıza doğru yönelmesiyle, tam eylemi bitireceğimiz sırada müdahaleyle karşılaştık. Ancak pankartımızı sokaklardan birine astıktan sonra eylemimizi bitirdik.

Eylem sonrası bölgede terör estiren devlet sokaklardan geçenleri gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar aynı gün bırakıldılar.

Bahar sürecini Ölüm Orucu Direnişi’nin gücüyle kucaklamaya devam edeceğiz.

Gazi ruhuyla hücreleri parçalayalım!

Mamak Ölüm Orucuyla Dayanışma Komitesi’nden
bir Kızıl Bayrak okuru