ARSIVANA SAYFA
 
17 Şubat '01
SAYI: 07
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Yıkıma karşı birleşik mücadele cephesini örelim!
Kazanmak ve ihanete geçit vermemek için TİS komitelerini örgütleyelim!
Sendika ağaları İMF dayatmalarının altına imza attılar!
"Ekonomi zirvesi"ndeki "feryadın" arka planı
Tutsak yakınlarının Ankara girişiminden notlar
Yasaklamaya rağmen 1500 kişilik protesto eylemi
Kürt halkına karşı yeni bir kirli savaşın işaretleri çoğalıyor
İktidar yeniden gözaltında kaybetmeye başladı!
Sistem çürüyor emekçiler yürüyor!
Ermeni soykırım yasasına Türk sermayesinin tepkileri
Ekim Gençliği'nden...
Dünyada güncel durum/1
Ev kadınlarıyla ilgili bir anket çalışmasının sonuçları
Proleter kadın hareketinin görevleri/V.İ.Lenin
Ekvador halkı bir kez daha kazandı
Ölüm Orucu direnişçilerinden mektup
Ölüm Orucu direnişçisi katliamı anlatıyor
Direnişçilerin kaleminden
Ölüm Orucu direnişçisinden yoldaşlarına mektup
Kuşlar uçmayı sürdürüyor..
Türkeş ailesinin miras kavgasıyla ortaya saçılan pislik
Mücadele Postası


Bu sayının
PDF formatını download
etmek için tıklayın





 
 

Kürt halkına karşı yeni bir kirli savaşın işaretleri çoğalıyor

İHD’nin “Gözaltında kayıp edilmek istenen Halkın Demokrasi Partisi Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Sekreteri Ebubekir Deniz ile ilgili gözlem metni raporu”ndan...

7 Şubat 2001

Olayın özeti :
Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in gözaltında kayıp edilmek istenmesinin öyküsünü, bölgede ve özellikle de Şırnak bölgesinde, Halkın Demokrasi Partisi’ne yönelik baskılardan bağımsız değerlendirmek mümkün değildir!

Şırnak Halkın Demokrasi Partisi’nin kurulmasından sonra, yöneticilerine karşı düzenlenen komplo hala hafızalardadır. HADEP’lilerin arabalarına silah ve bomba konulmuş, başkan ve yöneticiler tutuklanmış, ancak ilk duruşmada gerçek anlaşılmış ve yöneticiler tahliye olmuşlardır.

Silopi Halkın Demokrasi Partisi İlçe Teşkilatı, 8 Ocak 2001’de kurulmuştur. Teşkilatın kurulmasından önce, başkan Serdar Tanış Jandarma Alay Komutanı tarafından gerek kendisi, gerekse babası tehdit edilmişlerdir.

Ekte görülen ve Serdar Tanış tarafından imzalanmış, İçişleri Bakanlığına yazılmış dilekçe olayın arka boyutunu açıklamaktadır.

Serdar Tanış Şırnak Alay Komutanı tarafından açıkça ölüm ile tehdit edilmiştir.

Yine Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış’ın 29.01.2001 tarihli dilekçesinden de, tehdidin boyutları anlaşılmaktadır.

Heyetimiz, Silopi’ye bir sorun ile karşılaşmadan girmiş ve öncelikle HADEP Silopi ilçesine gidilmiştir. İlçede Serdar Tanış’ın yakını avukat İdris Tanış ve olayın tanıkları ile görüşmüştür.

Yapılan görüşmelere göre, “kayıp edilme öyküsü” şöyle gelişmiştir. 25.01.2001 günü, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz saat 13:30 sıralarında PTT önünde duran yeşil renkli Fiat bir arabaya çağırılmışlardır. Arabadaki silahlı üç kişi kendilerini polis olarak tanıtmışlardır. Serdar Tanış’ın yanında amcası Eyüp Tanış vardır. Serdar Tanış arabaya binmeyeceğini, ancak Merkez Karakoluna gidebileceğini söylemiştir. Aynı gün saat 14:30’da, HADEP’te bulundukları bir sırada, Serdar Tanış cep telefonundan aranmış, arayan kişi Serdar Tanış’ı Jandarma Karakoluna çağırmıştır. Serdar Tanış, Ebubekir Deniz ile birlikte partiden ayrılmış, arkadaşları Ömer Senur’un aracı ile, Silopi Jandarma Karakoluna girmişlerdir.

Onların partiden ayrılmasından bir saat sonra yakınları cep telefonlarından kendilerini aramaya başlamışlar, ancak bir daha kendilerine hiç ulaşılamamış, hiçbir haber alınamamıştır.

25 Ocak ile 29 Ocak tarihleri arasında, Silopi Jandarma Komutanlığı Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in karakola geldiklerini kabul etmemişlerdir. Söz konusu tarihler arasında, Jandarma Karakolu yetkilileri, Silopi Cumhuriyet Savcısı’na da aynı bilgiyi vermiştir.

Ancak 30 Ocak tarihinden itibaren Silopi Jandarma Karakolu, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in karakola geldiklerini ve yarım saat kalıp, tutanak imzalayarak çıktıklarını belirtmiştir. Ve açıklamalar bu yönde yapılmış, Silopi Savcılığı’na da bu doğrultuda bilgi verilmiştir.

Görüştüğümüz görgü tanıkları, saat 13.30’ da PTT’nin önünde, Serdar Tanış’ı arabaya çağıran silahlı kişilerin, düzgün Türkçe konuştuklarını ve söz konusu arabanın Silopi’de bir daha hiç görülmediğini anlattılar.

Savcı ile yapılan görüşme:

Heyetimiz, HADEP’le yapılan görüşmelerden sonra, dosya ile ilgili Silopi Savcısı Gündoğan Öztürk ile görüşmüştür.

Savcı dosya ile ilgili yapılan çalışmalardan, yapılan yazışmalardan bilgi vermiştir. Hepimizin izlenimi, savcının şu ana kadar yapması gereken görüşmelerde bulunduğu şeklindedir. Ancak savcının, “tıkandığı yere kadar gideceğim” sözü, heyetimiz açısından oldukça düşündürücü bulunmuştur. Savcı ayrıca, içinde bulunulan sürecin çok zor yakalandığını, geçmişte yaşanan sürece dönülmesinden kaygılı olduğunu da açıkça belirtmiştir.

Savcı ayrıca dosyanın taraflara açık olduğunu ve gizlilik kararı olmayacağını da belirtmiştir.

Heyetimizin ortak fikri, savcının Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in yaşadıkları hakkında iyimserliğini yitirdiği şeklindedir.

Heyetimiz savcı ile görüşmeden sonra, Şırnak Valisi ile görüşmek istemiş, ancak telefon ile yaptığımız “randevu” başvurusuna olumlu bir cevap verilmemiştir.

Şırnak bölgesinde Halkın Demokrasi Partisi’ne yönelik diğer baskılar:

Heyetimiz yol boyunca tüm arama noktalarında, askerlerin elinde bir isim listesi olduğu ve tüm kimliklerin kontrol edildiği, bu isim listesinde özellikle Şırnak HADEP yöneticilerinin isimlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Şırnak HADEP il başkanı Resul Sadak ve 11 yönetici ve üye Şırnak’a sokulmamaktadırlar. Bu durumun nedeni sorulduğunda ise, kendilerine “ikinci bir emre kadar yasak” cevabı verilmektedir.

Şırnak HADEP il başkanı Resul Sadak ile, Nusaybin HADEP binasında görüşme yapan heyetimiz, kendilerine yönelik baskılar konusunda bilgi almışlardır.

Heyetimiz yaptığı tüm görüşmelerden, bölgede son derece gergin bir ortamın oluştuğu kanısına varmıştır. Bu kaygı halktan savcıya kadar çok açık biçimde dışa vurulmaktadır. Olay ile ilgili ise, genel olarak tüm görüşülen kişilerin ortak kanısı, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in gözaltında kayıp edildiği biçiminde olup yeni ve tehlikeli sürecin başlayabileceği şeklindedir.




Kayıp HADEP’lilerle ilgili öfke büyüyor...

Diyarbakır: HADEP il binası önünde 15 dakika süren oturma eylemine 2 bin kişi katıldı. “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Bıji Aşiti!” sloganları atıldı.

Batman: Batman Demokrasi Platformu’nun kayıpların bulunmasına ilişkin topladığı 5 bin imza Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a gönderildi.

Mersin: HADEP il binası önünde oturma eylemine 700 kişi katıldı.

İzmir: HADEP ilçe örgütlerinin katılımıyla Konak Meydanı’nda 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Ayrıca HADEP ilçe binasının önünde hergün saat 13.00’de kayıpların akıbeti açıklanıncaya kadar eylemlerin devam edeceği açıklandı. İHD İzmir şubesi tarafından İçişleri Bakanlığına kart atılarak, kayıpların akıbetlerinin açıklanmasını istendi.

Adana: İHD şube binası önünde oturma eylemi yapıldı, kayıpların bulunmasına yönelik çıkarılan 30 bin bildiri şehrin çeşitli semtlerinde dağıtıldı.

İstanbul Barosu da, gözaltına kaybedilen iki HADEP’li için İçişleri Bakanlığı’na başvurdu.