ARSIVANA SAYFA
 
2 Aralık '00
SAYI: 45
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Devrimci tutsaklara kitle desteği, emekçi kitlelere devrimci direniş ruhu
“Öleceğiz ama hücrelere girmeyeceğiz!”
“Zaferi biz kazanacağız!”
“Eylemlerimizi daha da yükseltmeliyiz!”
Ölüm Orucu’nun direniş ruhu miting alanına taşındı
İşçi ve emekçiler olarak devrimci tutsakları hücrelere attırmayacağız!
Devrimci tutsakları öldürtme sahip çık
F tipi cezaevleri kabul edilemez
Kamu bankalarının yağma ve tasfiyesi
TEKEL işçisi eylemde!
TEKEL’in özelleştirilmesine karşı barikat örelim!
“Zafer direnen emekçinin olacak!”
Zindandan mektup var
Sınıf çalışmasının güncel sorunları
Birleşik Metal-İş 15. Genel Kurulu
Sendikal tıkanıklık soyut çağrılarla değil, somut adımlarla aşılabilir
Teslimiyet platformunun samimiyet sınavı
Partili kimliği özümsemeli, partiyle daha üst düzeyde bütünleşmeliyiz
Bölge halklarına karşı saldırı üssü olmayı reddedelim!
Kıbrıs sorununu Kıbrıs halkları çözebilir
Arjantin’de İMF paketine karşı 36 saatlik genel grev
Kavgayı her alanda büyütelim!
Hücrelere geçit vermeyeceğiz!
“Kırılacağız ama bükülmeyeceğiz!”
Ulucanlar’da SAG’dan Ölüm Orucu’na geçiş etkinliği
Haberimiz var!
Mücadele Postası
 
Tüm yazılar





 
 
SES Ankara eylemi


29 Kasım günü SES Ankara Şube bir eylem gerçekleştirdi. Sağlık emekçileri Hacettepe hastanesi önünde toplanarak Numune hastanesine doğru yürüyüşe geçtiler. Oradan da Sağlık Bakanlığı’na yürüdüler. Sağlık Bakanlığı’nın önündeki polis barikatı yapılan pazarlıklar sonunda geri çekildi. SES Ankara Şube Başkanı Erdal Sümer’in basın açıklamasını okumasının ardından, emekçiler SSK Genel Müdürlüğü’ne yürüdüler. Burada bir sürü alkışlar ve ıslıklar eşliğinde Sağlık Bakanlığı’nı protesto ettiler.

Bu sırada 100 kişilik kitlesiyle tutsak yakınları, pankartlarıyla eyleme destek için geldiler. Tutsak yakınlarıyla birlikte eylemlerine devam eden emekçiler, “Hücrelere değil emekçiye bütçe!” sloganını haykırdılar. Eylem esnasında kimsenin tanımadığı biri, kendini emekçi gibi tanıtarak tutsak yakınlarının eyleme katılımı üzerinden provokasyon yaratmaya çalıştı. İkinci basın açıklamasının ardından eylem sona erdi.

Kızıl Bayrak/Ankara





BES’in basın açıklaması eylemi:

“İMF’ye değil emekçiye bütçe!”


KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi kamu emekçileri, 29 Kasım Çarşamba günü, hükümetin bütçe saldırısını ve %10’luk ücret zammını protesto etmek için, İstanbul Anadolu yakasında Rıhtım Vergi Dairesi önünde bir basın açıklaması yaptılar.

Saat 12:00’de Kadıköy Vergi Dairesi önünde toplanan kamu emekçileri, buradan Rıhtım Vergi Dairesi’ne doğru yürüyüşe geçtiler. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı ve polis kordonu altında gerçekleşen yürüyüş sonrasında, Rıhtım Vergi Dairesi önünde basın açıklaması yapıldı. Yürüyüş ve basın açıklaması sırasında sık sık, “İMF’ye değil emekçiye bütçe!”, “1 Aralık’ta grevdeyiz!”, “Sokağa, eyleme, genel greve!”, “Sadaka değil toplusözleşme!”, “İMF defol, bu memleket bizim!” vb. sloganlar atıldı.

Basın açıklaması 1 Aralık’ta iş bırakma çağrısıyla son buldu.

Kızıl Bayrak/Kartal





İzmir’de işçi-emekçi eylemleri:


24 Kasım;
24 Kasım sözde “öğretmenler gününde” Eğitim-Sen İzmir Şubeleri tarafından Konak meydanında bir eylem yapıldı.

Yaklaşık 500 eğitim emekçisinin katıldığı eylem Sümerbank önünden Konak meydanına yapılan yürüyüşle başladı. Eylemde Eğitim-Sen 5 No’lu Şube Başkanı Latif Atakan tarafından bir basın açıklaması okundu.

Basın açıklamasında; sözde öğretmenler günü olan 24 Kasım’ın 12 Eylül’ün bir ürünü olduğuna değinilerek, 24 Kasım’ın aslında ne anlama geldiği ifade edildi. Bu sırada “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları gür bir şekilde atıldı.

Eylemde ayrıca “Geliyor geliyor genel grev geliyor!”, “İşçi-memur elele genel greve!”, “Söz bitti sıra grevde!”, “Kurt, kuş, arı kahrolsun İMF iktidarı!”, “Yılgınlık yok direniş var!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “1 Aralık’ta grevdeyiz!” sloganları atıldı.

28 Kasım;
1 Aralık’taki iş bırakma eylemi öncesi KESK tarafından İzmir Konak meydanında saat 16:00’da basın açıklaması ve Kemeraltı’nda kitlesel bildiri dağıtımı yapıldı. Konak Sümerbank önünden yapılan yürüyüşle başlayan eyleme yaklaşık 150 emekçi katıldı.

Eylemde, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Direne direne kazanacağız!”, “İşçi-memur elele genel greve!”, “1 Aralık’ta grevdeyiz!”, “Söz bitti sıra eylemde!” sloganları atıldı.

Kızıl Bayrak/İzmir





Grevdeki Cumhuriyet matbaası işçilerinin açıklaması:

“Zafer direnen emekçinin olacak!”


Cumhuriyet matbaasInda sendika ve işçi düşmanlığına karşı yürüttüğümüz mücadele sürüyor. İki aydır sürdürdüğümüz grevi kırmak için şeriatçı ve faşist grev kırıcıları devreye sokan işveren, işçi düşmanı taktiklerine, sendikamızın gazetenin demokrat kimliği nedeniyle gösterdiği duyarlılığı istismar etmeyi de ekledi.

Bilindiği gibi grevimizin birinci ayında, Cumhuriyet matbaası işçileri olarak eylemimizi, mevcut anlaşmazlığın gerçek merkezi olan Cumhuriyet gazetesinin önüne taşımaya karar vermiş ve gazetenin önünde bir oturma eylemi başlatmıştık.

O güne kadar, matbaadaki sorunun hiçbir biçimde muhatabı olmadığını iddia eden ve tüm diyalog çağrılarımızdan kaçan Cumhuriyet gazetesi yönetimimiz, oturma eylemimizin dördüncü gününde, sorunun çözümü için masaya oturmayı kabul ettiğini DİSK Genel Başkanı'na bildirmişti.

DİSK Genel Başkanı’nın “çözüm yolunda atılan bu adıma karşılık bir iyi niyet ifadesi olarak gazetenin önündeki eylemi kaldırmamızı” istemesi üzerine oturma eylemimizi sona erdirmiştik.

Ancak Cumhuriyet Gazetesi Yönetimi, DİSK Genel Başkanı ve sendikamızın temsilcilerinin katıldığı ve 10 Kasım’da geçekleştirilen görüşmede ve bunu izleyen görüşmelerde, Cumhuriyet gazetesi yönetiminin sorunu çözmeyi amaçlamadığını, aksine grevi kırmak için zaman kazanmaya çalıştığını üzülerek gördük. 21 Kasım Salı günü DİSK Genel Başkanı’nın, matbaa yöneticilerinin ve sendikamız yöneticilerinin katıldığı son “çözüm toplantısı”nda matbaa yöneticilerinin DİSK Genel Başkanı önünde sendikamız yöneticilerine karşı takındığı hakaretamiz tutum, bu gerçeği DİSK Genel Başkanı önünde kanıtladı. Cumhuriyet yönetimi, grevimizi kırmak ve haklı mücadelemizi bastırabilmek için “demokrat” kimliğini kullanarak DİSK Genel Başkanı’na istismar etmekten kaçınmamıştı.

Bunun üzerine, grevci ve direnişçi işçi arkadaşlarımızla birlikte durumu değerlendirerek, Cumhuriyet yönetimine sendika düşmanlığı ve işçi kıyımı politikasından geri adım attırmanın tek yolunun üretimden gelen gücümüzün ve demokratik baskı olanaklarının kullanılması olduğunu saptadık ve gazete önündeki eylemi yeniden başlatmayı ve grevimizi daha etkili bir tarzda geliştirmeyi kararlaştırdık.

Bu değerlendirmemize bağlı olarak, 28 Kasım Salı günü saat 12:30’dan itibaren, bu kez sorunun çözümüne dek kalkmamak üzere gazete önünde yeniden oturmaya ve eylemimizi yine burada başlatacağımız açlık greviyle güçlendirmeye karar verdik.

7 ayı bulan direnişimiz ve ikinci ayını doldurmak üzere olan grevimiz Cumhuriyet yönetimine artık bir şeyi göstermiş olmalıdır; Cumhuriyet matbaası işçileri sendikal haklarını sonuna dek kullanmaya ve bugüne dek uğratıldığı bütün haksızlıkları ortadan kaldırmaya kararlıdır.

Demokratik kamuoyuna sesleniyoruz: Cumhuriyet gazetesi yönetiminin matbaa işçilerine karşı takındığı düşmanca tutuma karşı mücadele, demokrasi güçlerinin bir mevzisi olan Cumhuriyet gazetesinin ilerici kimliğini savunma mücadelesidir. Bu mücadelemizde bizlere verilecek destek, gazetenin ilerici kimliğine verilecek destek ve gazeteyi gerici bir siyasi bataklığa sürüklemekte olan yaklaşımlara vurulacak bir darbe olacaktır.
Zafer direnen emekçinin olacak!
Haklıyız, kazanacağız!





Cumhuriyet’in matbaasında çalışan işçilerin açıklaması:

Direnişimiz sürüyor!


Cumhuriyet’in matbaasında başlattığımız direnişimiz tüm zorluklara rağmen sürüyor. Ne “Cumhuriyet’in patronları" ve polis tarafından sürdürülen engelleme politikaları ne de ekonomik olarak çektiğimiz sıkıntılar direnişimizi sekteye uğrattı. Demokratik bir üretim düzeni kurulana kadar, sendika düşmanı anlayış yok olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Tüm dostlarımıza çağrımız var; haydi dayanışmaya!

8 Aralık 2000 Cuma günü Saat: 19:00-24:00 arasında La Bella Düğün Salonu’nda yapılacak ve Umuda Ezgi, Tolga Çandar, Ekrem Ataer, Bilgesu Erenus, Fırat Başkale, Burhan Şimşek, Hakan Öksel’in katılacağı ve halk oyunları gösterilerinin olacağı dayanışma gecemize tüm dostlarımızı davet ediyoruz. Biliyoruz ki biz yalnız değiliz. Cumhuriyet matbaası işçileri kazanacak, sol kazanacak!