ARSIVANA SAYFA
 
24 Haziran '00
SAYI: 23
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan...
TİS'ler ve sınıfın sorumluluğu
Tarımda yıkım programı başladı
Tüm çalışanlara işgüvencesi!
TİS sürecinde mücadeleyi yükseltelim!
İşçi sınıfı yasakları çiğneyerek grev hakkını...
Belediyelerde grev hazırlığı
Sistemli ve disiplinli bir çalışmayla başardık
İEP'in derinleşen zaafiyeti
EXSA grevi büyük bir coşkuyla başladı
Adana'da sınıf çalışmasının güncel gerekleri
Yerel sınıf çalışmasında yüklenilmesi gereken halka
Norm kadro yönetmeliği
Hazırlık öğrencileri ve yazokulu süreci
Programda tarım ve köylü sorunu/1
Polis zihniyetli bürokratları başımızdan...
Devrimci tutsaklar onurumuzdur, onurumuzu...
Hücrelere girmeyeceğiz, direneceğiz!
Yaşamın hücreleştirilme sine ve...
ABD politikasının iflası
ABD'nin yeni dış politik açılımlarının arka planı
Opel'de binlerce işçinin iki günlük grevi
Komünist militanlardan parti programı üzerine...
Burjuva basından seçmeler
Mücadele Postası
 
Tüm başlıklar






 
 
Belediyelerde grev hazırlığı


Ülke genelinde 132 bin belediye işçisini ilgilendiren TİS görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. Uyuşmazlığın aşılamadığı durumda ise belediye işçileri greve çıkacaklar.

TİS görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasına, işçilerin iki yıllık dönem için ücretlerde insanca yaşamaya yetecek bir artış yapılması, taşeron sistemine son verilmesi, geriye dönük milyarlarca lirayı bulan alacaklarının ödenmesi taleplerinin kabul edilmemesi neden oldu.

İşçilerin hiçbir talebini kabul etmeyen işverenler, sıfır zam dayatmanın yanısıra, kazanılmış hakları pazarlık konusu yapan tutum içerisinde oldular. Bugün birkaç belediyede TİS görüşmeleri sürmesine rağmen, TİS süreci büyük oranda tıkanmış bulunuyor. Bu ise önümüzdeki günlerin grev günleri olacağını gösteriyor.

Belediye işverenleri TİS görüşmeleri sırasında ortaya koydukları işçi düşmanı tutumlarını TİS öncesi dönemde de sergilediler. Bu aynı zamanda TİS görüşmelerinin nasıl geçeceğini de önden ortaya koyuyordu. Aylıkların zamanında ödenmemesi, biriken ikramiyeler, geriye dönük alacakların ödenmemesi, diğer iller bir yana, sadece İstanbul’a bağlı ilçe belediyelerinde onlarca işçinin bir defada işten çıkarılması, henüz taşeronun girmediği istisna belediyelerde temizlik bölümü başta olmak üzere yol bakım ve diğer ünitelerin Avcılar belediyesinde olduğu gibi taşeronlaştırılmak istenmesi vb. sürekli saldırılar, belediye yönetimlerinin sermayeyle birlikte ve onun istemine uygun bir tutum içerisinde hareket ettiğini gösteriyor.

‘96’lardan itibaren, başta taşeron uygulaması olmak üzere, saldırıların sonuçlarına karşı yeterli tepkinin ortaya konulamaması, gelinen yerde aşılmış da bulunuyor. TİS öncesi belediye işçilerinin kitlesel basın açıklamaları, dayanışma eylemleri, son olarak da 24 Mayıs’ta iş bırakarak fiili eyleme geçmeleri, taban dinamizminin gücünü gösteriyor.

Şimdi yapılması gereken greve hazırlanmaktır. Zira grev işçi sınıfı için savaş okuludur. Grev ilanı alındığında bunu işyerlerinde kitlesel gösterilere dönüştürmek, grev komitelerini şimdiden oluşturmak, tabanı canlı ve dinamik kılmak için sürekli toplantılar örgütleyerek tabanın sürece katılmasını sağlamak, günün görevleri arasındadır. Böylesi bir hazırlığa sahip olmak aynı zamanda sermaye ile sendika bürokrasisinin yaşanacak grevleri etkisizleştirme ve TİS’leri satışa getirmek için başvuracakları her türlü girişime önden cevap anlamına da geliyor.

Yıllardır mücadele içerisinde olan belediye işçileri, başarılı grevler yürütmek için fazlasıyla deney ve birikime sahiptir.





Belediye işçileriyle TİS süreci ve
grev konusunda konuştuk...

“Grevse grev, biz herşeye hazırız!”


Kızıl Bayrak: TİS büyük oranda uyuşmazlıkla sonuçlandı. Grev kapıda görünüyor, neler diyeceksiniz?

Veli (Belediye işçisi): Valla karşılıklı işverenle tartıştık. Kim örgütlüyse o kazanacak. Grev komitelerimiz var, sendikamızın alacağı kararlar doğrultusunda hareket edeceğiz.

Musa (Belediye işçisi): Grev kaçınılmaz mücadelemiz. Çünkü ekonomik olarak sıkıntıdayız. TİS’ler tıkanmış durumda. Artık eylemliklikten başka çaremiz yok diyorum.

Kızıl Bayrak: Greve ilişkin komiteler kurdunuz mu?

Musa: Grev komiteleri var ama bana göre yeterli değil. Görevlerini yerine getirmede yeteriz kalıyorlar. Bunda tabii ki sendikanın da eksikliği var. Ama biz bilinçli işçiler olarak bunu da aşacağımızı düşünüyoruz.

Belediye işçisi: Haklarımızı almak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Grevse grev, biz herşeye hazırız. Greve ilişkin komitelerimiz var. Sendikacılar ile temsilciler kendi aralarında toplantılar yapıyorlar. Bizde bu toplantılarda bilgi alıyoruz.

“Biz bu kavgada varız, greve de hazırız!”
Özdemir (K.Çekmece bel.temsilci): TİS’e ilişkin şunları söyleyebilirim: Şu ana kadarki gelişmeler herkes tarafından biliniyor. Devletin genel politikası var sözleşmelere ilişkin. İşte, “% 25 üzerine çıkılmasın” talimatı ve görüşü var. Bundan hareketle belediye başkanları da bu konuda birleşerek hükümetin o tavrında mutabık kalmışlar. 3 ayı aşkın süren TİS görüşmeleri kilitlenme noktasına geldi. Tamamına yakın işyerlerinde halen de bu tavırlarını sürdürüyorlar.

Bizde durum, bildiğiniz gibi diğer sendikalarla oluşturduğumuz platformlarla, güçbirliğiyle, kendi gücümüzü, kendi örgütlü yapımızı motive edip, bu işin sonunda grevin olacağını düşünerek, altyapımızı oluşturmaya çalışıyoruz. Grev komitelerimiz oluşmuş durumda, biz de greve hazır durumdayız. Sistem açıkça bizi kavgaya davet ediyor. Açıkçası bu. Biz bu kavgada varız, greve de hazırız!

“Komitemizle, sendikamızla, örgütümüzle greve hazırız!”
Kızıl Bayrak: Peki işçilerin ruh hali nasıl, bir kararlılık gösteriyorlar mı?

Özdemir : İşçiler geçmişte yapılan TİS’lerde yaşanan durumları biliyorlar. Yani “hak verilmez alınır” şiarını biz sürekli tabanımıza işledik. Emeğin pazarlığının yapıldığı bu süreçte de tabana yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçi arkadaşlarımız bunun bilincindeler. Demin belirttiğim gibi greve hazırız. Komitemizle, sendikamızla, örgütümüzle greve hazırız!

“Bu ülkeyi onlara bırakmaya hiç niyetimiz yok”
Hüseyin (Belediye işçisi): Şimdi TİS’le ilgili şöyle bir şey getirsek daha iyi olur. Siyasilerin kendi çıkarlarını düşünerek rant peşinde olduğu 2000 yılında Avrupa uygarlığından bahsediyorlar, Avrupa insan haklarından bahsediyorlar. Oysa bugün Güneydoğu’dan başla işçi sınıfına kadar, bu kıyım içerisindedir.

Bunun üstesinden nasıl geleceğiz? Bunun, toplumsal bir mücadeleyle üstesinden gelebiliriz. %10’luk zamlarla bir ailenin geçinmesi mümkün değildir. Ama ben inanıyorum ki, bunun, işçi sınıfı ve emekçiler mücadele ederek üstesinden geleceklerdir. Çünkü bu ülkeyi, bu işçi sınıfını bir yerlere getiren insanlar bugün ya cezaevlerindedir, ya topraktadır. Ama bugün o bayrağın mücadelesini bizler vereceğiz. Bu ülkeyi onlara bırakmaya hiç niyetimiz yok. Bundan sonraki mücadelemiz işçi sınıfının mücadelesi olacaktır.





Seyhan Belediyesi:

Tıkanan TİS ve grev ihtimali konusunda işçilerin görüşleri...


1. işçi: Sözleşme tıkanmış durumda. İnşallah greve gidilmeden çözülür, çünkü çok fazla taşeron işçisi aldılar. Grevi zora sokabilir. Ama başka yol kalmamışsa, elbette ki greve gideriz. Gereken yapılır.

2. işçi: Benim hiçbir düşüncem yok. Türkiye’de ne normal gidiyor ki? Düşüncelerimiz de anormal. Bundan bir şeyler çıkartabilirsiniz. Anlaşma olmazsa elbette greve gidilir. İşçinin grevden başka ne malzemesi var.

3. işçi: Görüşmeler tıkanırsa elbette ki greve gidilir. Belediye-İş’teki arkadaşlar, Seyhan Belediyesi işçileri grev yaparsa biz destek veririz demişler. Sanki onların sorunu değil, gelsinler birlikte greve çıkalım. Sorunlar ancak birlikte hareket edilerek çözülür.

4. işçi: Bizim grevimiz SASA gibi olmaz. Bundan yıllar önce bir grev yaşamıştık. Karılarımızla, çocuklarımızla gelip buraya çadırlar kurmuştuk. O zaman bu bina yeni yapılıyordu. Yağmur yağınca her yer çamur oluyordu. Buradan çöp kamyonu çıkarmıyorduk, çöpler toplanmıyordu. Sonuçta 1500 taşeron işçi kadroya alındı. Biz kazandık.