2 Ağustos '03
Sayı: 30 (120)


  Kızıl Bayrak'tan
  İşbirlikçi sermaye iktidarı ABD'nin kirli savaş jandarmalığına soyunuyor
  İşbirlikçiler gençlerimizin kanını pazarlıyor!
  Sermaye devleti suç ortaklığına hazırlanıyor!
  AB uyum yasalarının gerçek yaşamda geçerliliği yok!
  Terör devletinin tahkimatı "ince" yöntemlerle sürüyor...
  Özelleştirilmesi planlanan KİT'ler en kârlı ve verimli sanayi kuruluşları...
  TEKEL işçileri özelleştirme saldırısına karşı mücadele ediyor...
  İşçi eylemlerinden...
  Deprem öldürmez devlet öldürür...
  Toplu görüşme değil toplusözleşme!..
  Avrupa Birliği daha fazla işsizlik, yoksulluk ve sefalet demektir...
  Birleşik Metal-İş genel kurulları ve metal işçilerinin görevleri/2
  Yeni bir soygun fonu: İşsizlik sigortası
  Irak direnişi emperyalist işgalcileri cephe gerisinde zorluyor
  "Yol haritası" aldatmacasıyla Filistin halkı teslim alınamayacak!
  Almanya'nın Kongo çıkartması...
  Latin Amerika: Amerikan emperyalizmi için büyüyen sorunlar
  Küba'ya boyun eğdiremiyorlar!
  Sağlık-İş Genel Başkanı'nın incileri ve sendika ağalarının gerçeği
  Faaliyetlerden...
  İşbirlikçi olmak istemedim
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Genç komünistlerin bölge faaliyetlerinden...

Parti bayrağı ellerimizde!..

Bölge çalışmamız tüm hızıyla devam ediyor. Kölelik yasası ile ilgili BDSP imzalı bildirilerden sonra kölelik yasasıyla ilgili broşürlerimizin dağıtımını bitirmek üzereyiz.

12 Eylül’den sonra işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına dönük en büyük saldırı olan kölelik yasası çalışmalarımızın temel gündemini oluşturuyor. Bölge çalışması dahilinde hedeflediğimiz fabrikalarda broşürün ilgiyle karşılandığını gözlemliyoruz. İşçi ve emekçiler kendileri ile ilgili bir gündem olduğu zaman okumaya uzak değiller. Bültenlerimizin ellerimizden kapışılması ve servislerde tartışılarak okunması bunun bir göstergesi. Dağıtım sırasında işçi ve emekçilerin yasa hakkında fazla bir şey bilmediklerini gözlemledik. Hafta sonu tatilinin kaldırılması, ödünç işçi uygulaması, kıdem tazminatının gaspını anlattığımızda işçiler hayretler içinde kalarak broşürlerimizi ilgiyle okumaya başladılar. Servislere dağıtım yaparken, diğer yoldaşlarımız da fabrika kapısında ajitasyonla boşür dağıtımını gerçekleştirdi. AKP hükümetine ve kölelik yasasına karşı hak ve özgürlüklerimiz için mücadelenin önemini vurguladık. Bunu sosyalizm mücadelesi ile birleştirdik.

Kuşlama ve afiş çalışması

BDSP’nin çıkartmış olduğu kuşları bölgemizde tüm fabrika önlerine, sokaklara yaygın bir şekilde yaptık. Fabrika çıkışlarında üzerinde hak gasplarına, kölelik yasasına karşı taleplerimizin yazılı olduğu kuşlarımız işçiler tarafında ilgiyle karşılandı. Mahalle gençlerinin “bizim orayı donatmışlar” sözleri yaptığımız çalışmanın etkisini anlatıyordu.

Çeşitli şiarların bulunduğu BDSP imzalı afişleri de Topkapı geçit altına, Şehitliğin tüm duvarlarına, Halıcıoğlu’na, GOP’a ve Alibeyköy’e yaygın bir şekilde yaptık. Elimizde çok az miktarda kalan afişlerimizi de önümüzdeki günlerde belirlediğimiz fabrika önlerine yapacağız. Afiş çalışmamızı politik-pratik faaliyetimizin önemli bir parçası olduğunu gözden kaçırmadan çalışmalarımız sürecek.

Gazete satışları

Bulunduğumuz bölgede dört işçi ve emekçi mahallesinde yaptığımız gazete satışları çalışmamızın en önemli parçasını oluşturuyor. Zira bildiri dağıtımında sadece iş çıkışında iki-üç dakika işçilerle konuşma imkanı buluyoruz. Afiş çalışmamızda ise doğal olarak işçi ve emekçilerle yüzyüze gelemiyoruz. Fakat gazete satışında işçilerle, emekçilerle ve esnafla uzun süreli sohbetler edebiliyoruz. Onlarla işyerlerindeki sorunlardan semt sorunlarına kadar birçok konuda sohbet etmek düzenin teşhiri konusunda önemli fırsatlar veriyor.

Gazete satışları sırasında emekçilerin karşısında sınıfsal konumumuz ve devrimci kimliğimizle bulunuyoruz. İşçi ve emekçiler bizleri çay içmeye, sohbet etmeye davet ediyorlar. Tüm bölge olarak gazete satışını yaz dönemi sonunda 500 olarak hedefliyoruz. Bir sonraki sayıda gazetemiz hakkında yapacağımız röportajları yansıtmayı planlıyoruz.

Ayrıca önümüzdeki günlerde Genç İşçi bültenine bölgemizden destek verilmesini kararlaştırmış bulunuyoruz. Elimizdeki 100 adet Genç İşçi bülteni işçi yoldaşlarımız tarafından kendi fabrikalarında dağıtılmaya başlandı.

Eğitim çalışmaları

Bölgedeki genç işçi okurlarımıza ve içe dönük bir eğitim çalışmasına başlamış bulunuyoruz. Farklı ekiplerden oluşan eğitim çalışmaları, devrimci yaşamdan partimizin tanıtımına kadar birçok konuyu içeriyor. İşçi gençlerle kölelik yasası üzerine yapacağımız eğitim çalışmasında broşürlerimiz ve gazetemizde çıkan yazıları temel alacağız. Genç komünistler olarak da belirlediğimiz kitapları okumaya devam ediyoruz.

Ayrıca genç işçilerin kendi fabrikalarından getirdiği işçi ve emekçilerle iş yasası üzerine sohbetler ediyoruz.

İşçi Tiyatrosu kuruldu!

Bölgemizdeki genç işçilerin oluşturduğu İşçi Tiyatrosu da çalışmalarına başladı. Haftada iki kez toplanıp çalışma yapan İşçi Tiyatrosu ilk oyununun hazırlıklarına başladı. İşçi ve emekçileri kültürel alanda da çürütmeye çalışan kapitalist sisteme karşı alternatif kültürü üretmemizin bir ilk adımı sayılması gereken işçi tiyatrosu büyüyerek çalışmalarını sürdürecek. İşçi Tiyatrosu’nun çalışmalarına katılan tüm genç işçileri iddialarından dolayı gazetemiz aracılığı ile bir kez daha kutluyoruz.

Çalışmalarımız sürecek!

Çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürecek, yaz dönemini partimiz adına kazanıma dönüştürmek için tüm enerjimizle mücadele edeceğiz. Yaşamı köleleştirilmiş biz işçi ve emekçilerin kurtuluşu olan sosyalizm mücadelesinde partimizin yükseltmiş olduğu bayrağımızı fabrikalarda dalgalandırmak için canla başla çalışacağız.

Onlar devrimden ve işçi sınıfında korkarak baskılarını artıradursunlar, güçlüklerden sapasağlam çıkan partimizin ayak sesleri giderek daha güçlü bir biçimde duyulacaktır.

Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!

GOP’tan Genç Komünistler



Sefaköy İKE’de tiyatro gösterimi...
Yoz burjuva kültürüne karşı
devrimci sınıf kültürü

Sefaköy İşçi Kültür Evi’nde Tiyatro Manga’nın hazırladığı “Haziran’da Ölmek Zor!” isimli oyunun gösterimi yapıldı. Yaklaşık 80 işçi ve emekçinin katıldığı gösterimde oyun ilgiyle izlendi. Oyun Nazım Hikmet’in şiirlerinden derlenmiş, Nazım’ın yol şiirleri ile olay anlatımı şiirleri ustaca harmanlanmıştı.

Oyun içerisinde oyuncular tarafından açılan “Grev var!” pankartının yoğun bir alkışla karşılanması, izleyicilerin profili hakkında yeterince fikir veriyordu. İşçi ve emekçilerin kendilerinden yana tavır alan sanata ne kadar ihtiyaç duydukları bir kez daha görüldü.

İKE sadece sanatla sınırlı kalan kurumlar değil, sanat ve kültürü devrimci bir perspektifle yoğurup, sınıfa ulaştırmayı hedefleyen mevzilerdir. Bu amaçla Sefaköy İKE’de Temmuz ayında, “kölelik yasası” ve “ailede kadın-erkek ilişkisi” üzerine iki ayrı seminer verildi. Tiyatro gösterimi Temmuz ayının son etkinliğiydi.

Sefaköy İşçi Kültür Evi olarak bundan sonra da çeşitli kültürel faaliyetleri işçi ve emekçilere ulaştırmak için gereken çabayı göstereceğiz. Burjuvazinin yoz kültürünün karşısına işçi sınıfının devrimci kültürü ile dikileceğiz.

İKE çalışanları/Sefaköy



Mamak İşçi Kültür Evi Gençlik
Komisyonu etkinliği

Mamak İşçi Kültür Evi Gençlik Komisyonu’nun yaz çalışması çerçevesinde yoğunlaşan faaliyetleri aralıksız sürüyor. Son olarak bir haftalık yoğun çalışmamızın ardından gerçekleşen gençlik buluşmasına işçi, öğrenci ve semt gençliğinden anlamlı bir katılım oldu. Etkinliğe yaklaşık 40 genç katıldı.

Mamak İşçi Kültür Evi Tiyatro Komisyonu’nun N. Hikmet’in şiirlerini okumasıyla başlayan ve Grup Yol’un türküleriyle devam eden şenlik genel bir sohbetle sona erdi.

İlk olarak Gençlik Komisyonu çalışanlarının söz almasıyla başlayan sohbette düzenin sömürücü, katliamcı ve saldırgan tutumu örnekleriyle anlatıldı, tüm bunlara karşı gençliğin önemi vurgulandı. Buradan yola çıkarak Mamak İşçi Kültür Evi Gençlik Komisyonu’nun faaliyetleri ile ne yapmak istediği üzerine değerlendirme yapıldı. Çalışmaların sürekli ve daha verimli geçmesinin önkoşullardan biri olan geniş katılım için gençliği komisyonumuzda çalışmaya davet ettik.

İşçi arkadaşlar azgınca sömürüldüklerini, yıllardır çalışmalarına karşın ellerinde hiçbir şey olmadığını anlattılar. Geleceksizlik korkusu ifade edilirken, buna karşı umudumuz olduğu, ama ona ulaşmada eksik olduğumuz, umudu yanlış gördüğümüz anlatıldı. Düzenin bizlere umut adı altında sunduklarının aldatmacadan başka bir şey olmadığı örneklerle vurgulandı. Derinleşen sohbetimizin içeriği genel olarak geleceksizlik ve umut oldu. Bu düzende okumanın ya da bir işinin olmasının da bir anlam ifade etmediği gençler tarafından farklı şekillerde ifade edildi. Kurtuluşumuzun devrim ve sosyalizmde olduğu tekrar tekrar vurgulandı.

Mamak İşçi Kültür Evi ile yeni tanışan bir grup inşaat işçisi arkadaşımız; kuruma geldikleri için işten atılmakla tehdit edildiklerini, ama tüm bunlara karşı İşçi Kültür Evi’nin bir umut olduğunu, geleceksizliğimizi yırtıp atacak bir kurum olduğu için ne pahasına olursa olsun buraya gelmeye devam edeceklerini vurguladılar.

Çalışmalarımız güçlenerek devam ediyor. Yaz dönemini bu şekilde, rehavete yer vermeden, devrim ve sosyalizm bayrağını yükselterek geçireceğiz.

Mamak İKE Gençlik Komisyonu çalışanları