8 Mart '03
Sayı: 09 (99)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaşın faturasını onlara ödetmek ve hesap sormak için mücadeleyi yükseltelim!
  Savaşı engelleme görevi aksatılmamalıdır!
  Emperyalist savaş bahanesiyle demokratik haklar gaspediliyor, devlet terörü tırmandırılıyor
  Savaş çığırtkanlarının "ulusal çıkar" yalanı
  Ordu Pentagon'un, ekonomi İMF'nin emrinde!
  Yeni bir tezkere hazırlanıyor!
  ABD'nin Kürt kartı...
  1 Mart eylemi üzerine...
  1 Mart mitingi ve sendikalar
  1 Mart mitingi ve gençlik...
  Emperyalist-siyonist saldırganlığa karşı bölge halklarıyla dayanışmayı yükseltelim!
  Partiyi her alanda ve her açıdan güçlendirmek için!..
  "Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo'yu unutmadık!.."
  Beytepe'de 1 Mart çalışması ve eyleme katılım
  ODTÜ'de 1 Mart eylemine yönelik çalışma
  Eylem ve etkinliklerden...
  Emperyalizme uşaklığın utanç fotoğrafı
  8 Mart etkinliklerinden...
  Cenevre'de emperyalist savaşa karşı yürüyüş...
  Cezayir'de iki günlük genel grev
  Tezkerenin reddi ve Güney Kürdistan...
  İnsan haklarına aykırı eğitim mi?
  Geleceği olan bir pazar: Savaş
  Doğan medya neden savaş istiyor?
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
1 Mart eylemi üzerine...

Savaşı ve saldırganlığı kitlelerin
devrimci eylemi durdurabilir

Emperyalist savaşa ve saldırganlığa karşı 50 bini aşkın işçi, emekçi ve genç Sıhhıye Meydanı’nı doldurdu. Bir avuç savaş rantçısı sermayedarın dışındaki halk kesimlerinin savaşa karşı olduğu, savaş karşıtlığı oranının %90’ı aştığı biliniyordu. Savaşın tam ortasında bulunun Türkiye halklarının emperyalist savaş karşıtı tepkisinin sokağa yansıyan en kitlesel eylemi niteliği taşıyordu 1 Mart eylemi.

En kitlesel katılımı kamu emekçileri gerçekleştirdi

Eylemde en fazla katılımı kamu emekçileri sağladı. Yaklaşık 10 bin kamu emekçisi alandaydı. Kamu emekçileri içerisinde en kitlesel katılım sağlayanı ise Eğitim-Sen’di. SES’in katılımı da dikkat çekiciydi. Emperyalist savaş karşıtı şiarlar kadar Personel Rejimi Yasa Tasarısı ve nemaların sermayeye mama yapılmasına karşı öfke ve tepkinin ifadesi olan şiarlar da öne çıktı. Bu şiarlar işçi sınıfı ve öğrenci gençlik tarafından da sahiplenildi. Eylem, kamu emekçilerinin uzun bir süreden bu yanadır devam eden edilgenliğinin kırılmasında önemli bir adım olmuştur.

İşçilerin eyleme katılımı istenilen düzeyde değildi

Emperyalist savaş gündemde. İş güvencesi sosuna bandırılmış yeni iş yasa saldırısı 15 Mart’ta uygulamaya sokulacak. Kamu işçilerinin önemli bir kısmını işsizlik bekliyor. Tüm bu saldırılara rağmen genelde ve eyleme yansıyan boyutuyla bakıldığında, işçi sınıfının böylesi zorlu bir dönemde sürecin gerektirdiği bir duyarlılığı yakaladığı söylenemez. Ancak eylemin açığa çıkardığı bir gerçek var. Sınıfın hareketlilik sürecine girmesi durumunda, uzun yıllardır bağrında biriktirdiği patlama öğeleri nedeniyle, önceki hareketli süreçleri aşan bir politik ve örgütsel düzeyi yakalaması zor görünmüyor. Emperyalist savaşa karşı gitgide büyüyecek olan mücadele sınıfın politikleşmesine de uygun bir zemin sağlayacaktır.

Eyleme gençliğin kitlesel katılımı ve militanlığı yansıdı

Üniversite gençliğinin azımsanmayacak nicelikteki önemli bir kesimi eyleme katıldı. Anti emperyalist şiarların yanı sıra YÖK yerine ikame edilmesi düşünülen YEK’e karşı mücadeleyi içeren şiarlar öne çıktı.

Liseli gençliğin emperyalist savaşa karşı mücadeleyi içeren şiarlarının yanı sıra paralı eğitime ve sağlığa yönelik taleplerini içeren sloganlar da belli bir ağırlık oluşturuyordu.

Gerek üniversite ve gerekse liseli gençliğin emperyalistlerin çıkarları uğruna savaş ateşi içine atılmak istenmesine karşı tepkisi en iyi sloganlarda ifadesini buldu: “ABD’nin askeri olmayacağız!”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi!”, “ABD için ölmeyeceğiz, öldürmeyeceğiz!” sloganları özellikle gençlik kesimleri tarafından haykırılırken, işçi ve emekçiler tarafından da sahiplenildi.

Ankara eylemi emperyalist savaşa karşı mücadelenin önümüzdeki süreçte daha da yükseleceğinin ilk işaret fişeği sayılabilir. Zira savaşın iktisadi ve sosyal yıkımın daha da derinleşmesine yolaçacağını daha şimdiden işçi ve emekçiler hissediyor ve somut olarak yaşıyor. Memur zamları bilinmez bir bahara erteleniyor. Kamu işçilerinin bir ikramiyelerine el konuluyor. Zam paketleri birbiri ardı sıra açılıyor. Emekçi köylülüğün Doğrudan Gelir Desteği adı altında aldığı kredinin bu yıl ödenmeyeceği sermaye hükümetinin Tarım Bakanı tarafından açıklandı.

Kürt halkının özgürlük umudunun tümden yokedilmesi için savaş ortamı kullanılıyor. Kürt halkı üzerindeki baskılar artırılıyor.
Savaş ortamı gerekçe gösterilip demokratik hak ve özgürlüklere düşmanlıkta sınır tanımıyor. Kitle örgütlerinin kapısına kilit vurulması planlanıyor...

Eylemin niceliğinin, yanı sıra kitlelerin meclis tarafından da çok rahat hissedilen öfke ve tepkisinin, savaş tezkeresinin mecliste gerekli oy desteğini alamayarak boşa düşmesinde kısmen bir rolü olduğu açıktır. Bu, emperyalist saldırganlık boşa çıkarılmasında devrimci kitle duyarlılığının önemli bir rol oynayacağını somut olarak göstermiştir.

1 Mart Ankara eylemi, emperyalist savaşa karşı mücadele açısından tüm zayıflıklarına rağmen iyi bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Bahar ayları boyunca ısınacak olan sınıf ve kitle hareketliliği için uygun bir zemin oluşturmaktadır. Görev, sürecini önünü açmak ve daha etkili bir mücadele dalgası çerçevesinde, tüm gücümüz ve politik çalışmamızın kapasitesiyle sürece yüklenmektir.



Onbinler Ankara’da haykırdı...

“Emperyalist savaşa hayır!”

1 Mart günü DİSK, KESK, TTB ve TMMOB tarafından düzenlenen “Savaşa hayır!” mitingi Ankara’da yapıldı. Sabah saatlerinden itibaren Hipodrom’da toplanan kitle öğlene doğru kortejler oluşturarak Sıhhıye’ye doğru yürüyüşe geçti. Ankara’dan eyleme katılan kitle de Hipodrom’a gelerek il dışından gelen kitle ile buluştu.

En önde kurum temsilcileri, sanatçı ve aydınlardan oluşan bir kitle “Halk bu savaşı durduracak!” ana pankartı arkasında yürüyüşe geçti. Arkasında sırasıyla DİSK, Türk-İş, KESK, meslek odaları, dernekler, üniversite gençliği, devrimci çevreler ve yasal sol partiler yerlerini aldılar.

İşçi sendikalarının katılımındaki azlığa rağmen KESK’in katılımında belli bir artış göze çarpıyordu. Son dönemlerde KESK eylemlerine katılımda zayıf bir görüntü sunan kamu emekçileri emperyalist savaş karşısında tepkisini dile getirmek için alanda yerlerini almışlardı. Dikkat çeken bir diğer nokta ise temsilcilik düzeyinde de olsa en ücra yerlerden eyleme katılım sağlanmasıydı. Her zamankinin aksine KESK’in Kürt illerinden eyleme katılımı az oldu. Kürtçe pankartlar taşındı ve sloganlar atıldı. İşçi sendikalarında gözlemlenen coşku ve canlılık kamu sendikalarında yerini durgunluğa ve dağınıklığa bıraktı.

Eylemde göz dolduran bir diğer korteji ise gençlik kitlesi oluşturuyordu. Gençlik kitlesinin katılımı hem eylemin genelinde hem de üniversite pankartları arkasında hayli fazlaydı. Gençlik kortejleri enerji ve coşkusuyla eyleme ayrı bir canlılık kattı. Emperyalist savaş karşıtı şiarların yanı sıra YÖK, YEK ve özelleştirme karşıtı şiarlarını dile getirdiler.

Kortejin başı öğlen saatlerinde alana vardığı sırada diğer bir ucu hala Hipodrom’daydı. Yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı eylemde “Geçerse tezkere meclis/Tayyip gitsin askere!” en sık atılan slogan oldu. Yanı sıra “Emperyalist savaşa hayır!”, “Savaşa değil eğitime/sağlığa bütçe!”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “ABD askeri olmayacağız!”, “Susma haykır savaşa hayır!”, “Bu ülke bu halk satılık değil!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları atıldı.

Yasal sol partilerden HADEP, SİP/TKP, EMEP, ÖDP, DEHAP, SDP katılım sağlayan partiler arasındaydı. Düzen solcusu SHP ise ağırlığı orta yaş ve üstü üyelerden oluşan sınırlı bir katılım sağladı. İslami kesim de sınırlı katılım sağlayan gruplar arasındaydı.

Kürsüden yapılan konuşmaların ardından “Mor ve Ötesi Grubu” ile birlikte “Bulutsuzluk Özlemi” grubunun solisti Nejat Yavaşoğulları “Savaşa Hiç Gerek Yok” şarkısını söylediler. Daha sonra Melike Demirağ, Ferhat Tunç ve Edip Akbayram da şarkılarıyla savaş hazırlıklarını protesto ettiler. Sanatçıların sunduğu program kitle tarafından ilgi ile izlendi.

Komünistler eyleme “Tüm ABD ve NATO üsleri kapatılsın/BDSP”, “Emperyalist savaşa karşı işçilerin birliği, halkların kardeşliği/BDSP” imzalı iki ayrı pankartla katıldılar. Alanda “Emperyalist saldırganlığa ve savaşa karşı birleşelim!” başlıklı BDSP imzalı bildiriler yaygın bir şekilde dağıtıldı. Genç komünistler ise eyleme çeşitli illerde oluşturulan emperyalist savaş ve paralı eğitim karşıtı platformların pankartı arkasında katıldılar.

Toplanma ve yürüyüş güzergahı boyunca alınan polisiye önlemler fazla göze batmazken000, Kızılay ve meclis yönüne doğru yapılan yığınak dikkat çekiciydi. Eylem saat 15:00 civarında sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/İstanbul