09 Kasım '02
Sayı: 44 (84)


  Kızıl Bayrak'tan
  3 Kasım seçimleri
  Şimdi sıra AKP hükümetinde...
  3 Kasım seçimleri, AKP ve emperyalistlerin beklentileri
  Yıkımın sahnedeki sorumlularının yıkımı
  Felsefesi serbest piyasacı, programı İMF'ci...
  Yeni hükümete eski program!
  İstanbul'da 6 Kasım eylemleri...
  Ankara'da 6 Kasım eylemleri...
  6 Kasım eylemlerinden...
  Emperyalist savaş karşıtı eylemlerden...
  Günü kazanarak geleceğe hazırlanıyoruz!
  Esenyurt BDSP çalışması...
  Anadolu Yakası BDSP çalışması...
  Sefaköy ve İkitelli BDSP çalışması...
  Adana BDSP çalışması...
  Dikmen BDSP çalışması...
  Hüseyingazi BDSP çalışması...
  Mamak BDSP çalışması...
  Seçim sonuçları üzerine...
  Komünistler ve ulusal kurtuluş mücadeleleri
  Petrol devleri sabırsız
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Anadolu Yakası BDSP çalışması...

Deneyim ve birikimlerimize yaslanarak
geleceği kucaklayacağız!

3 Kasım erken seçimlerini geride bırakmış bulunuyoruz. Seçimlerde programları tekleşmiş burjuva partilerinin ve tüm çözümleri parlamentoya havale eden reformist partilerin platformunun karşısına işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu’yla çıktık.

Komünistler olarak seçim dönemlerinde kitlelerin ekonomik ve politik sorunlara ilgisinin ve politik duyarlılığının daha da artacağından, devrimci ajitasyon-propagandaya açık hale geleceğinden yola çıkarak seçimlere katılma taktiğini ortaya koymuştuk.

‘95-99 seçimlerinde izlediğimiz taktiğin sınanmasından sonra bu seçim süreci de bize bir kez daha, devrimci tarzda değerlendirildiğinde, bu taktiğin doğruluğunu kanıtlamış ve politik-örgütsel olarak yaratacağı kazanımları göstermiş oldu. Burjuva düzen partileri ile reformist partilerin karşısına işçi sınıfının çıkarlarını savunan devrimci bir programla çıkarak, geniş işçi ve emekçi kitlelere seslenebilme, onlarla buluşabilme imkanını yakalayabilme, işçi sınıfı ve emekçilere tek kurtuluş yolu olarak devrim mücadelesini göstermenin propagandasını yapabildik.

Seçim kampanyamız süresince normal dönemlerle kıyaslanamaz bir çalışma seferberliği içine girdik. İlk olarak seçim platformumuzun anlatıldığı toplantılar düzenleyerek güçlerimizi ve çeper güçlerimizi belli bir planlama ve organizasyon dahilinde seferber ettik. Bugüne kadar atıl kalan güçlerimizi de aktifleştirerek çalışmamızın bir parçası haline getirdik. Tüm seçim çalışması boyunca güçlerimizin kitle çalışması içinde geliştiğini ve belli bir düzeyi yakaladığını söyleyebiliriz.

Kampanya çerçevesinde ajitasyon-propaganda faaliyetinde 30 bin BDSP bildirgesi, 20 bin aday bildirgesi, binin üzerinde Pendik İKE ve AYİEP Girişimi bildirisi, Pendik’ten Maltepe’ye, Sarıgazi-Ümraniye’den Gebze’ye yaygın şekilde dağıtıldı. Ayrıca Kurtköy, Kartal ve Dudullu sanayi bölgelerinde de fabrika çıkışlarında işçi ve emekçilere materyallerimiz ulaştırıldı. 2 binin üzerinde aday tanıtım afişleri Anadolu Yakası’nın merkezi yerlerine, E-5’e ve semtlere yapıldı. Aday tanıtım pankartları seçim bürolarımızın olduğu yerler dışında Anadolu Yakası’nda binlerce emekçinin geçtiği merkezi (Kadıköy, Kartal ve Pendik Köprü) yerlere asıldı.

Seçim sürecinde propaganda materyallerini yaygın bir tarzda kullanmak, en geniş kesimlere ulaştırmak gerekiyordu. Ancak bundan da öte en önemli görevimiz kitle çalışmasını en yaygın tarzda yürütebilmekti. Bu kampanya süresince normal siyasal faaliyetimizin üstünde ev toplantıları, kahve-dernek toplantıları ve konuşmaları, ev ziyaretleri gerçekleştirdik. Gülsuyu ve Aydos’ta seçim büroları açtık. Emekçilerin de ilgi gösterdiği seçim bürolarında bir aylık süre boyunca açılış şenliklerinin yanı sıra çeşitli gündemlere ilişkin toplantılarla, film gösterimleriyle, siyasal gelişmeler üzerine ve platformumuzun amacını anlatan tartışmalarla, bu büroları en etkin şekilde kullanmaya çalıştık. Nihayetinde yüzlerce insanla buluştuğumuz ve çağrısı sırasında binlere ulaştığımız iki ayrı düğün salonunda ikişenlik organize ettik. Bu etkinliklerden çeşitli teknik aksaklıklar dışında asgari bir başarıyla çıktık. Toplam faaliyetimiz boyunca bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz faaliyetimizi aşan bir kitle çalışması yürüttük. Kitlelerdeki tüm güvensizlik ve umutsuzluğa rağmen etkin ve yaygın bir çalışmayla kitlelerin devrimci propagandaya yanıt verebildiğini, değişip dönüşebildiğini gördük. Buçalışma sayesinde kitle çalışmasında eksiklik ve yetersizliklerimizi gördük. Zorlanmaları da en çok bu alanda yaşadık.

Seçim kampanyasında ajitasyon-propaganda materyallerinin yaygın kullanımının yanı sıra temel hedef olarak önümüze belli alanlarda kökleşmeyi ve derinleşmeyi koyduk. Yoğunlaştığımız alanlarda devrimci sınıf çizgisinin temsilcileri olarak yer aldık, siyasal-örgütsel kimliğimizle düzene karşı bir taraf olarak kitlelerin karşısına net ve sağlam bir politik duruşla çıkabildik. Yoğunlaşma alanlarımız seçim bürolarımızın da yer aldığı semtler oldu. Materyallerimizi geniş emekçi kitlelere ulaştırma noktasında sergilediğimiz olumlu pratik anlamlıydı. Fakat farklı alan ve sektörlerde bir takım eksikliklerimizin de farkına vardık.

Tüm bu eksikliklerimize rağmen, seçim çalışması sürecinden, üç ayrı çalışma alanından siyasal ve örgütsel olarak belli bir birikim ve güçle çıktığımızı söyleyebiliriz. Bunlardan ilkini gençlik çalışması oluşturuyor. Gençlik güçlerini belli düzeylerde seçim çalışmasına aktif olarak katabildik. Özellikle liseli gençlik çalışmasından güçlenerek çıktığımızı ifade edebiliriz.

İkincisi ise kadın çalışması. Geçtiğimiz Mart ayında başlattığımız kadın çalışması belli gerekçelerle kesintiye uğramıştı. Geçmiş süreçte biriktirdiğimiz güç ve tecrübelerin üzerinden yükselerek, seçim atmosferinin yarattığı imkanlara ve adayımızın kadın olmasının yarattığı ek avantajlara da yaslanarak kadın çalışmamızda ciddi mesafeler aldık. Kampanya süreci boyunca ev kadınlarına yönelik yürüttüğümüz çalışmayla bugün onlarca kadınla tanışmış, platformumuzu tanıtmış, sosyal yaşamlarını paylaşabilir bir noktaya gelmiş bulunuyoruz.

Üçüncü olarak toplam çalışmamız sırasında azımsanmayacak oranda farklı sektörlerde çalışan işçiler ile tanıştık. Önümüzde duran temel görevlerden biri seçim çalışmasında yakaladığımız ilişkileri ve potansiyeli farklı araçlarla donatmak ve mücadele alanlarına sevketmektir.

Seçim dönemi boyunca karşılarına çıktığımız işçi ve emekçilere oy avcılığı yapmadığımızı, reformistler gibi parlamenter hayaller kurmadığımızı anlattık, işçi ve emekçileri örgütlü mücadeleye davet ettik. Çalışmamızın ve mücadelemizin 3 Kasım’la sınırlı olmadığını, tam tersine yeni kurulacak savaş hükümeti ile birlikte saldırıların katbekat artacağını, bize düşen görevlerin de katlanacağını vurguladık.

Bugün, seçim kampanyası sırasında vurguladığımız gibi, İMF-TÜSİAD programına ve savaş hükümetine karşı mücadeleyi örgütlemek gibi acil görevlerle karşı karşıyayız. Seçim sonrası birileri aldıkları oy oranlarına bakarak bozgunu yaşarken, biz edindiğimiz tecrübe ve yarattığımız birikime yaslanarak moral güç ve motivasyonumuzu yükseltmiş bulunuyoruz. 4 Kasımlar’ı kucaklamak ve geleceği kazanmak için yolumuza devam ediyoruz.

BDSP çalışanları/Anadolu Yakası