28 Temmuz'01
Sayı: 19


Kızıl Bayrak'tan
Yeni İMF programı iflas etti

Katillerin G-8 zirvesi ve yüzbenlerin görkemli militan eylemi

G-8 zirvesinin gündemi ve sonuç bildirisi

Gösterilerin içinden Cenova tanıklığı
Sistem aynı sistem, polis aynı polis!
Cenova'da 300 bin kişi yürüdü...
"7 saatlik işgünü, 35 saatlik çalışma haftası"
Sınıf hareketi
"İyiye gidiyoruz" demogojsinin arkasına gizlenenler
Kapitalizmde eğitim
G-8 zirvesi ve Cenovalar'ın tarihsel anlamı
Kapitalizm ve çevre sorunu
İnksanca yaşamaya yeten, vergiden muaf asgari ücret
Uluslararasi politika
Şehitlerimizle zafere yürüyoruz!
Bir yoldaşından Hatice Yürekli yoldaşa mektup
Ölüm Orucu direnişçisi Fatime Akalın'ndan mektup
"Bir yanılsamanın sonu"

Basından

Mücadele Postası

 Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

MGK'nin gündemi sınıfın gündemi

MGK'nin Temmuz toplantısında da "sosyal patlama" riski ve buna karşı alınacak önlemlerin görüşüleceği açıklanıyor. Konu, hatırlanacağı gibi Haziran toplantısında da görüşülmüş ve olağanüstü hal yetkilerine varıncaya kadar bir dizi önlem üzerinde durulmuştu. Bu kez, toplantı gündeminin sadece bu maddesi üzerine önden bir bilgilendirme yapılıyor. Daha doğrusu ve her zamanki gibi medyanın haber kaynağı bilinmiyor.

Ardardına uygulamaya koyduğu yıkım programlarıyla milyonlarca işçi ve emekçinin yaşamını zehir ettikten sonra, sistemin, bir sosyal patlama korkusuna kapılması elbette yerinde ve anlaşılırdır. Ve tabi, konunun MGK'de, yönetimin en tepesinde görüşülecek olması da. Ancak, henüz somut göstergeleri ortaya çıkmamışken, sadece zemin müsait olduğu için büyük olasılık kapsamında ele alınan bir konunun, kamuoyunun gündemine bu şekilde sokulmaya çalışılmasının altında başka bir takım art niyetler de bulunmalı. Bir kere, gündemin böyle önden duyurulması MGK'nin alışılmış tarzı değildir. Faşist bir darbenin varlığını gayr-ı meşru yollardan sürdürme çabasının bir ürünü olan bu kurum, varlık koşulu gereği hep gizli, hep illegal çalışma içinde oldu. Demoklesin kılıcı işlevini bu gizlilik sayesinde yürütmeye çalıştı. Şimdi böyle ve bu konuda birden "açıklık" politikasına başvurulmasını da "kılıç"ı bilemek olarak algılamak gerekiyor. Patlama dinamiği taşıyan işçi ve emekçi kitlelere, "dikkat edin, yukarda MGK var!" denilmek isteniyor.

Oysa bekledikleri adı üzerine bir sosyal patlamadır. Sosyal devrim değil.
Aradaki fark, birincisinin başıbozukluğu, örgütsüzlüğüdür, ki, tam da bu nedenle bu tür tehditlerden pek etkilenmez. Tehditleri görmek, değerlendirmek, karşı önlemlerini almak ancak ikincisi için söz konusu edilebilir. Çünkü her sosyal devrim bir örgütlü gücü gerektirir. Devrimin örgütü ise düzen örgütlerinin taktiklerine karşı taktikler geliştirerek sürdürür mücadeleyi.

Bu çerçevede, bugün MGK üzerinden sınıf ve kitle hareketine yöneltilen bu tehditleri görecek, değerlendirecek ve karşılayacak olan da devrimci sınıf partisidir. Sınıf kitlelerinin bu tehdide karşı uyarılmasına, patlama dinamiklerinin mücadele dinamiklerine dönüştürülmesine, demek ki örgütlenmesine yönelik azami çaba... Bu tehditler ancak böyle karşılanabilir.

MGK'nin gündemine karşı sınıfın gündemi.

Düzen kendini sosyal patlamaya hazırlarken, işçi sınıfı da kendini ve tüm emekçileri sosyal devrime hazırlayacaktır.