ARSIVANA SAYFA
 
24 Şubat '01
SAYI: 08
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Siyasal istikrarsızlığın ekonomik temeli
Ölümcül krizin sıklaşan nöbetleri
"Devlet krizi"nin dibinde çürümüş ekonomik düzen vardır
ABD saldırganlığının gerisinde sertleşen emperyalist rekabet var!
Bağdat'a emperyalist saldırı
"Tütün reformu" yasalaşıyor!
Kocaeli'nde 18 Mart'ta işçi mitingi var!
Kurtköy Canbaztepe'de gecekondu arzisi üzerine kirli rant hesapları
Diyarbakır erken kararıyor
İTÜ'de boykot var!
Katliamların hesabını sormak için Ulucanlar davasına katılalım!
Yeni zindan genelgesi de devrimci tutsakların direnişi ile parçalanacak!
Dünyada güncel durum/2
Toplumsal hayatın tüm alanlarında kadın-erkek eşitliği!
Kadınlar politikaya çekilmeksizin, yığınlar politikaya katılamaz /V.İ.Lenin
Bir eğitim emekçisiyle 8 Mart üzerine...
Emeğin mağduru: Kadın
Direnişçilerin kaleminden
Avrupa'da meydanlar yeniden ısınıyor
Avrupa'daki Türkiyeli ve Kürdistanlı ilerici-devrimci güçlerin ortak açıklama ve çağrısı
Direnişçilerin kaleminden
Basında Nazım Hikmet tartışması
Kapitalizm ve bilimsel-teknolojik gelişmeler
Mücadele Postası


Bu sayının
PDF formatını download
etmek için tıklayın





 
 

İMF ve sosyal yıkım saldırısı konulu panele
bine yakın işçi ve emekçi katıldı...

Kocaeli’nde 18 Mart’ta işçi mitingi var!..

İMF programının uygulamaları tam hızla sürerken, buna karşı tepkiler de yükselmeye başlıyor. Bu tepkilerin geldiği bir bölge de, programdan en çok zarar gören bölgelerden biri olan Kocaeli’dir. Programın uygulamalarıyla şimdiden onbinlerce işçi işsiz kalmış, ücretsiz izne çıkarılmış; yüzbinlerce işçiye “beklenen enflasyon” oranı ya da daha da kötüsü sıfır zam dayatılmış durumdadır. Ayrıca yeni özelleştirmeler sonucu onbinlerce işçinin işsizler ordusu saflarında yerini alması beklenmektedir. Tüpraş ve Petkim özelleştirmeleri gerçekleşirse, Petrol-İş'in bölgede bitmesi gündeme gelebilecek.

Kocaeli Sendikalar Birliği'nin eylem kararı

İşte bu tablo, Kocaeli Sendikalar Birliği'nin genişletilmiş işyeri temsilciler toplantısında eylem kararları almasına neden oldu. Bu arada Kartuşsan'da (karton üretiminde tekel konumunda bir işletme) 10’lu günlerini yaşayan grev sürüyor. Önümüzdeki günlerde bölge yeni gelişmelere gebe gibi görünüyor.

Süreçle ilgili çarpıcı bir durumsa şu: Gerek kamu emekçileri sendikalarının, gerekse işçi sendikalarının genel merkezleri ve konfederasyonlar, Kocaeli Sendikalar Birliği'nin 18 Şubat panel ve 18 Mart miting eylemlerinden rahatsızlık duyduklarını bildirmiş, ya da belli etmişlerdir. Sendikal bürokrasinin dışında hareket olanağı olmayanların buna rağmen eylem kararı almasını, tabanda mayalanan mücadele isteği ve basıncı çerçevesinde kavramak gerekir. Kaçınılmaz gözüken hareketliliği kontrol altında tutmak isteğinin de bunda belli bir payı var.

18 Şubat'ta panel

Kocaeli Sendikalar Birliği'nin organize ettiği panele Prof. Dr. İzzettin Önder, Prof. Dr. Ali Güzel ve Av. Murat Özveri katıldı. Beklenenin aksine katılımın işçi yoğunluklu olduğu panelde, kamu emekçileri cephesinden de yoğun olarak Eğitim-Sen'liler vardı.

Panelde konuşan Prof. Dr. Ali Güzel, Yeni Dünya Düzeni’nde egemenliğin uluslararası finans kurumlarının ve şirketlerin eline geçtiğini vurguladı. Dünyada şimdiye kadar uygulanan 237 İMF programının hiçbirinin emekçilerin sorunlarını çözmediğini; bu programların Arjantin, Endonezya, Malezya, G. Kore gibi ülkelerde sürekli yeni krizler yarattığını, işsizlik ve reel ücretlerde düşüş yaşandığını söyledi. Ülkemizde de programın aynı sonuçlara yolaçmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Prof. Dr. İzzettin Önder; İMF programlarının kapitalist gelişmenin doğal sonucu olduğunu belirterek; "İMF'yi kovsak sorun bitecek mi? Hayır! Bu nedenle olayı düşünürken devrimci düşünmeliyiz. Büyük canavar makinesinin istediği gibi düşünüyoruz. Sorun sistem sorunudur. Devlet kimin? Hukuk kimin? sorgulanması gerekir. Sendikalar ücret sendikacılığı yapıyor. Sınıf bilinciyle hareket etmeli oysa. Ücret mücadelesi elbette yapılmalı, ama kapitalizme karşı mücadeleyle birlikte ele alınmalı. İlerde sınıf sendikacılığı da yetmeyecek, sistem sendikacılığı yapılacak" dedi.

Av. Murat Özver ise, bölgedeki birçok sendikanın avukatı olarak ilginç olaylara değindi. "Grevlerin yasaklandığı günümüzde grev yoksa toplu sözleşme de yoktur; devlet toplu sözleşme özerkliğini yok ediyor" dedi. "Lastik grevi yasaklandığında Sabancı işçilerin çok maaş aldıkları ile ilgili ilan verdi. İşçiler buna karşı halka bordrolarını dağıtınca yargılandı" diyen Murat Özveri, sendikaların %51 sendikası olduğunu, bunu patronun da istediğini söyledi. Sendika %53-54'e geldiğinde adam çıkarıldığını, böyle bir durumda da grevlerin etkili olmadığını söyledi. Taşeronlaştırmanın yarattığı olumsuzluklara değinen Murat Özveri, buna Sabancı'nın bir fabrikasından örnek verdi.

Sabancı'nın bir fabrikasında, 7 yıl boyunca çalışmış bulunan taşeron işçileri, zam istediklerini söyleyerek patronla konuşuyorlar. Patron işçilerin isimlerinin olduğu bir çizelge çıkararak, bu koşullarda çalışmak isteyenlerin(+), istemeyenlerin (-) koymasını ister. Hepsi (-) koyar ve direnişe geçer. Pazartesi günü geldiklerinde 17. maddeden çıkarıldıklarını görürler.

Av. Özveri, patronların bu kadar rahat davranmasını işçilerin birlik olamamasına bağladı. Şu veciz söz ile bunu anlattı: Ağaç baltaya demiş ki; Sen beni kesemezdin, ama neyleyeyim sapın benden.

Prof. Ali Güzel, demokratik istemlerin sınıf çıkarlarıyla birleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak; örneğin F tipine yeterince karşı çıkılmadı; halbuki bir insan cezaevinde de olsa insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamak durumunda; tutukluların hayatları devletin sorumluluğundadır ve devlet bunu gözetmek zorundadır, dedi.

Prof. İzzettin Önder; "Programdan kaynaklanan borç bizim hepimizin diyorlar. Borç bizim değil! Gitsin Koçlar, Sabancılar ödesin. İşveren korkmuyor bizden, bütün bunları bu yüzden yapabiliyor. Bilinçlerin değişmediğini düşünüyor. Kapitalizmin içinde bunlar diyor. Bunun değişmesi lazım çünkü sorun sistem sorunu" dedi.

Soruların ardından panel bitirildi. Panele gösterilen ilgi ve önümüzdeki sürecin yakıcı sorunları, 18 Mart mitinginin güçlü geçeceğine bir işaret sayılmalıdır.

Kocaeli'den bir emekçi



Adana Gazi Taşımacılık’ta

toplu işten atmaya karşı direniş

Son dönemde giderek artan işten çıkarmalara bir yenisi daha eklendi. Adana Gazi Taşımacılık’ta çalışan 27 işçinin işlerine son verildi. Gazi Taşımacılık’ta toplam 40 işçi çalışmaktadır. Bunların 27’si sendikalı, diğerleri işverenin işe aldığı kendi yakınlarıdır. İşçilerin kimi on, kimi yirmi yıldır bu işyerinde çalışıyorlar. Ağır çalışma koşullarının yanında, işçilerin hiç bir sosyal hakları yok.

İşçiler, 19 Şubat Pazartesi günü işyerinde toplanarak, sonuna kadar direneceklerini açıkladılar. Kapitalist işveren bu direnişi kırmak için işten attıklarının yerine başka işçileri getirip çalıştırıyor.

İMF, tüm politikalarıyla Türkiye’yi bir sömürü cenneti yapmak istiyor. Kapitalistler mevcut örgütlü mevzilere saldırıyor ve sendikalaşma çabalarına işten atmalarla karşılık veriyor. Adana’daki Gazi Taşımacılık’ta çalışan 27 işçi de, sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işlerinden çıkarıldılar. İşveren “eğer çalışmak istiyorsanız sendikadan istifa edin ya da şu boş kağıdı imzalayın” diyerek işçileri boyun eğmeye çağırıyor. İşçilerin direnişi ise sürüyor.

Kızıl Bayrak/Adana



Sınıftan kısa kısa...

Düziçi’nde sözleşme imzalandı

Genel-iş Adana 6 No’lu Bölge şubesi 16 Şubat’ta Osmaniye’nin Düziçi İlçe Belediyesi ile sözleşme imzaladı. Genel-İş yaptığı yazılı açıklamada, 205 işçiyi kapsayan sözleşmeyle asgari ücret sınırında olan ücretlerde %50, sosyal haklarda da %100’lük artış sağlandığını belirtti.

Çankaya Belediyesi’nde iş bırakma eylemi

Genel-İş’e bağlı Çankaya Belediyesi’nde çalışan temizlik işçileri 3 aydır alamadıkları ücretler için bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. 20 Şubat Salı günü çöpleri toplamayan işçiler akşama doğru eyleme son verdi. Tüm Bel-Sen üyesi kamu emekçileri ise işçilere destek vermek amacıyla tüm birimlerde yemek boykotu yaptı. Çankaya Şubesi Sekreteri Galip Oral, “Amacımız halkı zor duruma düşürmek değil. Taleplerimiz gerçekleşinceye kadar eylemlerimize devam edeceğiz” dedi. Tüm Bel-Sen tarafından ise, “Sınıf dayanışması bir zorunluluktur. Tüm Bel-Sen ve Genel-İş birlikte hareket edecektir” şeklinde açıklama yapıldı.

Divriği maden işçilerinden özelleştirme karşıtı yürüyüş

Türkiye’nin ikinci büyük maden cevher işletme yataklarından Divriği Maden İşletmeleri’nde çalışan yaklaşık 200 işçi, maden yataklarının özelleştirme kapsamına alınmasını protesto etti. Cevher-İş Sendikasına bağlı 200 işçi, “Madenler halkındır satılamaz!”,”Özelleştirmeye hayır!” yazılı pankartlarla yürüdü.

Kateks işçileri sendikalaşmayı başardılar

Urfa’da sendikaya üye oldukları için işten atılan Kateks işçileri, mahkemeye başvurarak, patronun yasadışı işçi çalıştırdığını tespit ettirdiler. Bunun üzerine Kateks işvereni sendikayı kabul etmek durumunda kaldı.

Kozluk Belediyesi’nde işçilerin oturma eylemi devam ediyor!

Belediye-İş’e bağlı Batman Kozluk Belediyesi’ndeki 170 işçi, 11 aydır maaşlarını alamadıkları için 19 Şubat’tan beri oturma eylemindeler. Türk-İş Bölge Temsilcisi Ramazan Ulaş “Belediye işçileri aileleriyle birlikte perişan olmuş durumda. Türk-İş Diyarbakır şubeleri olarak Kozluk Belediyesi işçilerinin bu haklı çalışmama eylemini destekliyoruz” dedi.