20 Eylül'03
Sayı: 37 (127)


  Kızıl Bayrak'tan
  Anti emperyalist mücadele ve görevlerimiz
  Amerikan uşaklarından hesap soralım!
  Emperyalist savaş karşıtı mücadelenin artan önemi
  Kaderini emperyalist sisteme ve sistemin efendisi ABD'ye bağlayanlar
  8.5 milyar dolarlık kredinin içyüzü
  Ekonomide pembe yalanlar
  Depremzedelerle konuştuk...
  Demokratikleşme adı altında düzenin tahkimatı
  Filistin halkı siyonist saldırganlığa, emperyalist ikiyüzlülüğe karşı direniyor!
  Emperyalistler arası kirli pazarlıklar sürüyor...
  Özelleştirme saldırısının yeni dönemi
  Sınıftan haberler, röportajlar...
  DTÖ'nün Cancun fiyaskosu.
  Gençlik yasaya karşı barikatı yükseltmeli!
  Ekim Gençliği'nden..
  Mert Çelik Fabrikası'nın gerçek yüzü...
  Ruhi Su: Ezgili bir yürek, devrimci bir sanatçı
  Irak'ta Mehmetçik'e saldırılır mı?
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Ulucanlar katliamının 4. yılını geride bırakıyoruz. Kanlı sermaye devleti, 4. yıl önce Ulucanlar’da gerçekleşterdiği katliamla hücrelere geçişin önünü düzledi. Arkasından 19 Aralık katliamı ile hücrelere geçişi fiilen uygulamaya koydu. Ne var ki, bu katliamlar devrimci iradeyi teslim alamadı, direnişi bitiremedi. Devrimci tutsaklar bugün de hücrelerde direnme geleneğini sürdürüyorlar. Bugün de tecrit ve hücre saldırısına karşı mücadele devam ediyor.

Bugünkü gelişmeler, sermaye devletinin devrimcileri hücrelere kapatmak için niye bu denli kanlı katliama başvurduğunu bütün açıklıklığıyla göstermektedir. Zindandaki katliamlar 19 Aralık ile doruk noktasına çıkarılmıştır. Devrimci tutsaklar bugüne kadar görülmemiş bir işkence, imha ve katliamla zorla hücrelere sokulmuştur. Bunun gerisinde devrimci tutsakları hem devrimci kimliklerinden soyundurmanın, hem de işçi sınıfı ve emekçilerden yalıtmanın hesapları yatmaktadır. Devletin her dönem uyguladığı yöntemlerden biri de “öncüyü ez, direnişi kır, kitleleri teslim al” politikasıdır.

Hücre ve tecrit saldırılarından sonra sermaye devleti işçi sınıfı ve emekçilere yönelik köleleştirme, örgütsüzleştirme, teslim alma ve mücadeleye güvensizleştirme saldırısına hız vermiştir. Özelleştirmelerin hız kazanması, kölelik yasasının meclisten geçmesi, ücretlerin gerilemesi, kamu hizmetleri ve çalışanlarının tasfiyesi, Ortadoğu’da ABD emperyalizmine jandarmalık... Tüm bunlar öncüsü ezilmiş bir sınıfı teslim almaya yönelik saldırılardır.

Bu anlamda sınıfın öncüsü devrimci tutsaklar cephesinden devlete gereken yanıt verilmiştir. Bundan sonra yapılması gereken öncünün sınıfla bulaşmasını sağlamaktır. İşçi sınıfı ve emekçileri devrimci sınıf mücadelesine kazanmak aynı zamanda zindanlarda hücre ve tecrit saldırısını püskürtebilmenin, katliamların hesabını sormanın da biricik yoludur.

***

Ulucanlar katliamını lanetlemek ve şehitleri anmak için önümüzdeki hafta sonu bazı kitle etkinlikleri gerçekleştirilecek. Bu etkinliklerden biri de İstanbul’da Ümit Altıntaş yoldaşımızın mezarı başında yapılacak. TUYAB’ın çağrısını yaptığı “Ulucanlar katliamının 4. yılında şehitlerimizi ‘Ümit Altıntaş’ın mezarı başında anıyoruz” etkinliği 28 Eylül Pazar günü, saat: 13:00’de Karacaahmet Mezarlığı’nda gerçekleştirilecek.

Tüm okur ve devrimci dostlarımızı, Ümit Altıntaş yoldaşımız şahsında yapılacak anmaya ve diğer etkinliklere en güçlü ve kitlesel bir şekilde katılmaya çağırıyoruz. Bu etkinlikler vesilesiyle katliamların hesabını sormanın, devrimci tutsakların teslim alınamayacağını ve onurumuz olduğunu haykırmanın zamanıdır.

***

Ekim Gençliği’nin Eylül tarihli 64. sayısı çıktı. Okurlarımız Ekim Gençliği’nin yeni sayısını tüm Yay-Sat bayii ve kitapçılardan temin edebilirler.