1 Şubat '03
Sayı: 05 (95)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaşa ve saldırılara karşı sınıf savaşını yükseltelim!
  Yasağa rağmen binler Beyazıt Meydanı'ndaydı...
  Emperyalist savaşa karşı kitle hareketi ülke çapında büyüyor
  Savaş karşıtı eylem ve etkinliklerden...
  Savaş karşıtı eylem ve etkinliklerden..
  Savaş karşıtı eylem ve etkinliklerden...
  Emperyalist savaş üzerine İstanbul ÇHD Başkanı ile konuştuk...
  BM Silah Denetçileri raporu ABD'nin istediği doğrultuda...
  Sermayenin önündeki "mayınları temizlemek"!..
  Tuzla Carmen Çuval direnişte!
  Ciddiyetsizliğin son perdesi/6
  İsrail seçimleri ve Filistin soykırımı
  İslamcı basın hükümetin savaşa karşı olduğu yanılsaması yaratıyor...
  AKP hükümeti rüstünü ispatlıyor!
  Dünya Ekonomik Formu'nun Davos toplantısı kitlesel gösterilerle protesto edildi
  KADEK ve ABD
  Köln'de savaş karşıtı kitlesel gösteri
  İşçi Kültür Evi Bülteni'nden...
  Sabiha Gökçen hava limanı ABD emperyalizminin üssü olamaz!
  Trakya Üniversite'sinde polis terörü
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Trakya Üniversitesi’nde polis terörü

Trakya Üniversite’sinde geçtiğimiz haftalarda faşist saldırılarla başlayan ve soruşturmalarla devam eden bir süreç yaşandı. Devrimci-demokrat öğrencilere yapılan bu saldırılar nedeniyle bir dizi eylem ve etkinlik örgütledik. (TÜÖP, TÜ Öğrenci Koordinasyonu, DÜK, DMG)

Öğrencilerin tepkilerini rahatça dile getirebilecekleri bir tepki sandığının kurulmasıyla ilk etkinliğimiz başladı. Bunu soruşturmaları protesto eden 12 saatlik bir oturma eylemi izledi.

Okul yönetimi 15 Ocak günü “öğrencileri rahatsız ettiği” bahanesiyle tepki sandığını kaldırmak istedi. Bu eylemin meşru ve demokratik bir eylem olduğunu ve sandığı kaldırmayacağımızı söyledik. Bunun üzerine okul yönetimi sandığın kaldırılması yönünde rektörden her türlü yetkiyi aldıklarını ileri sürdü ve ÖGB’yi (Özel Güvenlik Birimi) üzerimize saldı. ÖGB ile yaşanan kısa süreli çatışmadan sonra sandığın kaldırılmaması üzerine polis çağırdılar. Polis daha önceden bilgilendirilmiş ve hazır olmaları istenmişti. Polisin okula girmesinin ardından ÖGB ve polisle bir çatışma daha yaşandı. 50-60 resmi ve 10 kadar sivil polis öğrencilere saldırdı. 9 arkadaşımız yaklaşık 200 metre sürüklendikten sonra gözaltına alındı. Gözaltına alınan arkadaşlar bir gece Terörle Mücaele Şubesi’nde kaba dayak, küfür ve psikolojik işkenceye maruz kaldılar.
Dışarıda kalan arkadaşlar

ertesi gün soruşturmaları ve polis terörünü teşhir eden bir basın açıklaması yaptılar. Ardından 12 saatlik oturma eylemi gerçekleştirdiler. Gözaltına alınan arkadaşlar da savcılıktan serbest bırakılır bırakılmaz oturma eylemine katıldılar.

22 Ocak günü ise bir arkadaşımız polis tarafından kaçırıldı. Kaçırılan arkadaşımıza işbirliği teklif eden polis tehdit ve küfürle psikolojik baskı uygulamaya çalıştı.

28 Ocak tarihinde ise hem gözaltına alınanlar hem de kaçırılan arkadaşımız gördükleri baskı ve kötü muameleden dolayı Edirne Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundular. Bu sırada Edirne Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. TÜÖP, TÜ Öğrenci Koordinasyonu, DÜK ve DMG’nin ortaklaşa düzenlediği basın açıklamasına Edirne Gençlik Derneği, SES, TKP ve Gıda-İş Sendika Başkanı da destek verdiler.

Trakya Üniversitesi Öğrenci Platformu



ÖDP 3. Olağanüstü Kongresi...

Eski çizgiye yeni uygulayıcılar...

ÖDP, 3 Kasım seçimlerinde aldığı oyun önceki seçimde aldığı oya göre düşmesi sonucu 3. Olağanüstü Kongre’ye gitti. Kongrede Ufuk Uras, daha önce açıkladığı gibi genel başkanlığa adaylığını koymadı. Kongrede genel başkanlığa, tek aday olan Doç. Dr. Hayri Kozanoğlu seçildi. Seçime üç listeyle girildi. Bireysel, çoğulcu ve Z listesi. Bu listeler arasında parti meclisine en çok genel merkez tarafından oluşturulan bireysel listeden aday girdi. Kozanoğlu ancak 3. turda başkan seçilebildi.

Kongrede ilk önce Genel Başkan yardımcısı Haydar Ülker konuştu. Ardından eski genel başkan Ufuk Uras konuştu. Uras’ın konuşmasında, seçimlerde solun başarısızlığının sorumlusu olarak DEHAP blokunu suçladı. Savaş karşıtı hareketin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından kürsüye konuklar çıktı. TMMOB Başkanı Kaya Güvenç ve KESK MYK üyesi Sevgi Göyçe’nin yanı sıra, Kıbrıs AKEL partisinin ve Kuzey Kıbrıs’tan Yurtsever Birlik Hareketi’nin temsilcileri de birer konuşma yaptılar. Kıbrıslı konuklar konuşmalarında daha çok Kıbrıs sorunu üzerinde durdular. Her iki konuk da savaşın getireceği yıkımdan ve zincirleme reaksiyondan söz etti. Kıbrıs meselesinde ise AB’ye evet dediler.

ÖDP’liler bu kongreye, yaşanan süreç sonrasında yeniden inşa dönemi olarak bakmışlardı. Fakat bu yönde hiçbir somut adım atılmadığı gibi somut kararlar da alınmadı. Ortaya çıkan sonuç, aynı ideolojik-politik hatta devam edileceği oldu. Uygulayıcıları değiştirmekten öteye geçemedi kongre.

Savaşa karşı tutum olarak ABD ve Saddam’a karşı bağımsızlık ve barış politikası benimsendi. Konuklar ve genel başkan adayının ardından delegeler konuştu. Delegelerin bir kısmı özelleştirmeye karşı daha duyarlı olunmasını istedi. Ardından sonuç bildigesi okundu. Sonuç bildirgesinde özetle; savaş karşıtı mücadeleye tam destek, mücadelenin bir parçası olma; Kıbrıs sorununda iki toplumlu, iki bölgeli Kıbrıs Cumhuriyeti, Annan Planı’nın bir başlangıç olarak kullanılması gerektiği; AKP’ye karşı toplumsal muhalefeti emek eksenli bir mücadelede örgütlemek vb. görüşler yer alıyordu. Kürt sorununa değinilmemesi ise dikkat çekiciydi. Sonuç bildirgesinin okunmasından sonra seçimlere geçildi.

SY Kızıl Bayrak/Ankara