04 Ocak '03
Sayı: 01 (91)


  Kızıl Bayrak'tan
  Geride kalan yılın siyasal tablosu...
  ABD uşakları kirli pazarlıkları tamamlamak üzereler...
  Bu ülke, bu halk satılık değil!
  Emperyalist savaş ve sömürge basını
  ESK yeniden sahnede...
  2002 yılında sınıf hareketi
  2002 yılında kamu emekçileri hareketi
  2002 emperyalist savaşa ve saldırganlığa karşı mücadele yılı oldu...
  Saldırılara karşı topyekûn mücadeleye!
  Irak'ta 'canlı kalkan' olmak
  Ciddiyetsizliğin son perdesi/2
  Gençlik hareketinin bir yılı
  Yasa mecliste, öğrenciler eylemde
  Emperyalist savaş karşıtı eylem ve etkinlikler...
  Filistin: İşgal, sürgün, katliam ve direniş/3
  Takiyyeci Amerikancılar...
  Sendika bürokratlarının savaş karşısındaki tutumu
  Ordu: Sermaye düzeninin bekçisi
  Kültürel yozlaşmaya karşı sosyalist kültürü geliştirelim!
  Almanya'da sınıfa saldırılar...
  Şakirpaşa İşçi Kültür Evi açılıyor!..
  Yarım kalmış işler yılı
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Almanya’da Hartz Komisyonu ve
kadın emekçiler

Hartz Komisyonu tarafından hükümet adına hazırlanan rapordaki öneriler doğrultusunda mini-job (ufak işler) adı altında geliştirilmek istenen sistem, Almanya’da özellikle kadın emekçileri daha kötü şartlara itecek. Alman Hukukçular Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre, işsizlik yardımı alan kadınların % 85’i ayda 600 Euro, beşte biri ise 300 Euro’dan daha az para alıyor. İşsiz olarak kayıtlı bulunan kadınların % 40’ı ise işsizlik yardımı alamıyor. Çünkü 325 Euro’luk işlerde çalışanların işsizlik parası alma hakkı yok. Özellikle bu tür işlerde çalışanlar arasında kadınların oranı oldukça yüksek. Ayrıca işsizlik yardımı alacakların eşlerinin gelirlerinin bu yardımın miktarı belirlenirken gözönünde bulundurulması, işsizlik yardımının miktarını daha da aşağıya çekecek.

Ağırlıklı olarak kadınların çalıştığı hizmet sektöründe (buna temizlik işlerinin dışında hastabakıcılığı, çocuk bakıcılığı ve yaşlı bakıcılığı gibi meslekler de dahil) çalışma koşulları zaten ağır. Bu sektörde mini-job’larla geliştirilecek rekabet, ücretlerin düşmesine ve çalışma şartlarının daha da kötüleşmesine yol açacaktır. Yapılacak değişimle düşük yoğunluklu işlerdeki alt gelir sınırı 400 Euro’ya çıkarılacak ve haftalık çalışma saatlerindeki 15 saatlik sınırlama kaldırılacak. Ek olarak işverenin sosyal sigortaya (hastalık ve emekli sigortası) ödemesi gereken pay % 10’a düşürülecek, hastalık sigortası zorunluluğu kaldırılacak ve işverenin emekli sigortasına ödemesi gereken pay da % 5’le sınırlandırılacak.

Kadın emeklilerin zaten asgari ücretin altında kalan emekli maaşlarının ileride daha da gerilemesi, işsiz kalması durumunda hayatını insanca sürdürebileceği bir maddi destek olanağının ortadan kaldırılması, böylelikle sefalete sürüklenmesi ve erkeğe bağımlı hale gelmesi, bu saldırı paketinden çıkan önerilerin kaçınılmaz sonuçları olacak. Sendikalar, “süper bakan” Clement’in 330 bin yeni işyeri yaratacağını iddia ettiği bu değişikliğin, söylenenin tersine varolanları da yok edeceğini söylüyorlar.

Kaçak işçiliği önleme bahanesiyle yapılan düzenlemelerin amacı, ücretli işgücünün piyasa koşullarında daha uygun şartlarda sömürülmesidir. Bu tür saldırılara henüz ciddi bir tepki geliştiremeyen emekçiler bunun faturasını ileride daha ağır bir şekilde ödemek zorunda kalacaklar. Kamu emekçileri sendikası ver.di tarafından yapılan bir açıklamaya göre, işverenler kadrolu işçi yerine her an işine son verebilecekleri elemanları çalıştıracak, bundan dolayı sosyal sigortalarda oluşacak açığı kapatmak için sosyal alanlarda kısıtlamalara gitmenin yeni bir bahanesi oluşacak.



Almanya-Irak ilişkileri

Dünyanın ikinci büyük petrol rezervine ve 24 milyonluk tüketicinin bulunduğu bir pazara sahip olan Irak ile ‘90´lı yıllardan bu yana ihracat alanında 6 milyar marktan (yaklaşık 3 milyar 68 milyon Euro), 270 milyon marka (yaklaşık 138 milyon Euro) gerileyen ticari ilişkileri canlandırmak için Federal Ekonomi Bakanlığı’nın maddi olarak desteklediği Bağdat Fuarı, Kasım 2002´de yaklaşık 100 Alman şirketinin katılımı ile gerçekleşti.

Aralarında Siemens, Daimler-Chrysler, Linde ve Deutz gibi tekellerin de bulunduğu katılımcıların hedefi, yetmişli ve seksenli yıllarda Irak’a 8 milyar marklık ihracat yapabilirken, daha sonra Fransa, Çin ve Rusya gibi ülkelerin pazara girmesi ve ambargo nedeniyle gerileyen etkinliğini yeniden pekiştirmek. Ticari ilişkilerin gerilemesinin arkasındaki en önemli etken olarak Körfez Savaşı sonrası uygulanan ambargo gösteriliyor. Çünkü Alman tekellerinin Irak’a ihracatında askeri araç ve gereçler önemli bir yer teşkil ediyordu. Bu bağlamda Preussag ve Nazi Almanya’sında faşizmin iktidarı ele geçirmesinde önemli bir rol oynamış Bayer ve Thyssen gibi tekellerin adları sıkça anılıyor. Yapılan bir araştırmaya göre, geçmişte Irak’ın kitle imha silahlarını temin ettiği 20 yabancı şirket listesinde 17 Alman şirketi bulunuyor.

Savaş çanlarının çaldığı günümüzde Alman devletinin ikiyüzlü davranarak kendisini savaş karşıtı göstermesi Irak rejimi tarafından olumlu değerlendirilmiş, Almanya bu nedenle Irak tarafından “tercih edilen ülkeler” listesine alınmıştır. Öte yandan Almanya, ABD’nin yürüteceği savaşı dolaylı olarak destekleyerek (askeri üslerin kullanılması vb.) savaş sonrası yeni oluşumda da pay kapma imkanına sahip olacak.




Alman Demiryolları toplusözleşmeleri boşa çıkarma çabasında

Haftalardır makinist ve kondüktörlerin çalışma koşullarıyla ilgili süren tartışma Alman Demiryolları’nda yakın bir tarihte bir greve gidilebileceğini gösteriyor. Alman Demiryolları yönetimi tarafından ileri sürülen aynı ücrete karşı daha fazla emek talebi demiryolu işçilerinin tepkisini çekiyor.

Demiryollarının özelleştirilmesinden sonra özellikle kısa mesafeli hatlarda özel şirketlerle rekabet etmek zorunda kalan Alman Demiryolları, daha rahat rekabet için işçilerinin haklarını kısıtlama yoluna başvuruyor. Özellikle yakın mesafeli hatlarda küçük işletmelerin giderek etkin olmasına karşı bir önlem ve yerel yönetimler tarafından yapılacak ihalelerde daha avantajlı olmak için, bu hatların kendi bünyesindeki daha küçük işletmeler tarafından gerçekleşmesini talep ediyor. Bu küçük işletmelerdeki çalışma şartları ise Alman Demiryolları’nın toplusözleşmeleri ile belirlenen şartlarından daha ağır.