7 Eylül '02
Sayı: 35 (75)


  Kızıl Bayrak'tan
  "Stratejik müttefik"e stratejik uşaklık
  Alevi emekçilere kurulan tuzak...
  İttifak arayışları hangi ihtiyacın ürünüı
  CHP operasyonu sürüyor
  Emperyalist saldırganlık ve İsrail siyonizmi
  Devlet İMF programına sadakatte kararlı...
  Her düzeyde eşit ve parasız eğitim hakkı!
  Kayıt parası, katkı payı soygununa son!
  Seyhan Belediyesi'nde biten grevin ardından...
  Fatma Tokay Köse, hayat kurtarma işkencesi altında şehit düştü
  Topyekûn saldırıya karşı sınıf seferberliği!/2
  Tekellerin aşırı kâr hırsı insanlığı felakete sürüklüyor
  Dünyanın en büyük zirvesi fiyaskoyla sona erdi
   Fakirlere "vah vah" toplantısı
   6-7 Eylül olayları...
   1 Eylül eylem ve etkinliklerinden...
   Pendik İşçi Kültür Evi açıldı...
   Sosyal bir devrim için saygılarımızla"
   Barış ve Kürtler...
   Afganistan'da işler sarpa mı sarıyorı
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Alman Continental şirketinin Meksika’daki fabrikası Temmuz’dan beri işçilerin işgali altında...

“Sosyal bir devrim için saygılarımızla”

Manfred Wennemer’in Alman muhataplarıyla işi kolay, fakat kendisi tarafından yönetilen Continental şirketi bir dünya şirketi ve Meksika/Guadalajara’daki işçileri inatlarında direniyor. “Önerinizi yalnız dürüst olarak yorumladığımız için kabul ettik”, deniliyor kendisine yöneltilmiş bir protesto mektubunda. Fakat "ültimatomlarla bir ‘çözüme’ ulaşmak isteyen ve gerekirse grevimizi ‘yaralama ve tutuklamaları’ göze alarak kırmak isteyen yasal temsilcinizin uyuşmasız ve kendini beğenmiş edasından dolayı, işyerinin tekrar açılması için verilen mücadelemizi zafere kadar sürdüreceğiz. Şimdi söz sizde, sosyal bir devrim için saygılarımızla.”

İşyerinin kapatılmasını protesto etmek için Haziran ayında yaklaşık altı aylık bir işgalden sonra gerginliğin giderildiği sanılmıştı. Şirketin "yeniden yapılanmasını" sürdürebilmesi için yaklaşık 1.100 işçi için bir sosyal plan hazırlanmıştı. Fakat hesap tutmadı. Alman kamuoyunda cömert primlerden söz edilirken Meksika’daki işçilere aracılar tarafından farklı rakamlar açıklanmıştı. İşçiler işyerini Temmuz’dan beri yine işgal etmiş durumdalar.

Continental şirketinin Almanya’daki merkezi tarafından yapılan açıklamada, Euzkadi şirketinin kapatılması Gudalajara’daki düşük verimlilikle açıklanmıştı. Mayıs sonunda Hannover’de yapılan hissedarlar toplantısında Wennemer, yeniden yapılanmanın "lastik üretimindeki kapasite fazlasından dolayı" kaçınılmaz olduğunu açıklamış ve şirketin işyeri sendikasıyla yaklaşık iki yıldır sonuç alınamayan bir verimlilik anlaşması imzalamayı önerdiğini eklemişti. Anlaşma sendikanın inatçı tutumundan dolayı engellenmiş.

Continental yönetici kurulundaki sendika temsilcileri bu açıklamayı önce yeterli bulmuşlardı. Şirketin işçi temsilcisi Richard Köhler, yönetimin kendisine “işçilerin işyerini bir grev sonucu terkettiğini” ve bundan dolayı “üretimin durdurulmak zorunda kaldığını” açıkladığını söylüyor. Tekel yönetimi tarafından sunulan ekonomik veriler ve bunlardan çıkarılan sonuçlar da itirazsız kabul edilmiş.

Dünyanın dördüncü büyük lastik üreticisi Continental´in durumu o kadar da kötü değil. Ağustos başında açıklanan yarı yıl rakamları 2002 için 530 milyon kâr beklendiğini gösteriyor; işten çıkarmalar, üretimin kaydırılması ve esneklik bu sonucu beslemiş. Tekel Romanya´da bir lastik fabrikası açtı ve Wennemer “ucuz merkezlerdeki” yatırımın arttırılacağını açıkladı.

Bu şirketin politikası Alman çıkar grupları tarafından destekleniyor. Fakat “rakip merkezlerdeki” işyerlerinin kapatılmasının güven getireceği beklentisi oldukça naif. Ağustos ortalarında şirket Hannover-Stöcken´deki fabrikası için yeni “nefes aldırıcı" bir üretim modeli tanıttı. Bu modele göre üç vardiya sisteminin esnek çalışma saatli yedi haftalık işgünü ekseninde genişletilmesi öngörülüyor. Şirket buna rağmen isten çıkarılmaların olmayacağını söylemiyor.

Euzdaki İsçilerinin Ulusal Devrimci Sendikası (SNRTE) delegeleri Jesús Torres Nuno, Oscar Rubio ve Enrique Gómez, Mayıs sonu Almanya’ya yaptıkları bir gezi sırasında, Guadalajara isçileri için bu verimlilik anlaşması ile daha ağır çalışma şartlarının dayatıldığını açıkladılar. Anlaşmaya göre oniki saatlik vardiyalar, normal çalışma günlerinin yedi güne çıkarılması ve vardiyayı devralacak işçinin gelmesine kadar özel primsiz çalışma şartı öngörüldü. Continental şirketinin Meksika´daki diğer bir fabrikası olan General Tire’deki iş arkadaşlarının aksine işçiler bu şartları "kabuledilemez" olarak geri çevirdi. Fakat General Tire işçilerinin anlaşmayı kabul etmeleri de kar etmedi. "Bu işyeri de artık kapatılma veya daha fazla taviz verme ikilemi ile karşı karşıya. “Başka hangi alternatifimiz vardı kiı” diyor Torres.

SNRTE delegelerine göre, şirket yönetimi tarafından öne sürülen kapatma nedenleri zaten yalnız bir gerekçeden ibaret. İşyeri henüz yeni, "tümden modernleştirilmiş" ve "Latinamerika´nın en verimli" fabrikasıymış. Continental yalnızca şirkete yakınlığıyla bilinen sarı sendikaların dışında kalan işçilerden ve onların sendikalarından kurtulmak istiyormuş.

Continental işyerini kapatabilmek için Meksika iş yasalarına göre aşırı ve sürekli bir ekonomik krizi belgelemek zorunda. Fakat şirket Meksika´daki belirleyici pazar gücünü kullanıp, yıllık toplu iş sözleşmesini öne almış ve devletin Central de los Trabajadores de Mexico adlı birliğiyle alelacele imzalamıştı. Bundan birkaç gün sonra Continental, işçiler kendilerini savunmaya fırsat bulamadan, fabrikanın kapatılacağını aç.klamıştı. İşçiler bunun üzerine, makinelerin çıkarılmasını önlemek için işyerini işgal etmişlerdi.
Meksika´da bir işsizlik sigortası bulunmuyor. İki iş arkadaşları, hastalık sigortaları bulunmadığından ve bundan dolayı yeterli tıbbi müdahale yapılmadığından, ölmüş. Zor şartlara rağmen işyeri işgali yaklaşık 800 işçi tarafından sürdürülüyor. İşçiler ve ailelerinin Frente Auténtico del Trabajo gibi dost sendikaların yardım ve desteğine ihtiyaçları var.

Continental şirketi yasal olarak gerekli olan delilleri sunamadığı için, işçiler federal işçi ve sosyal bakanlığının aracılığına umut bağlamıştı. Fakat burası Mart ayında işgalin "gerekçeden yoksun" olduğundan "yersiz" olduğuna karar verdi. İşçiler mahkemeye başvurup, ilk etapta başarı sağladılar; Temmuz ayında mahkeme, grevin yasallığının duruşma yoluyla belirlenmesi gerektiğine karar verdi. Eğer grevin yasal olduğuna karar verilirse, Continental Aralık´tan beri ödenmeyen maaşları toptan ödemek zorunda.

Sorunun çözümü için hayli zaman geçecek. Continental’e karşı açılan dava da henüz sürüyor. İşçiler bu arada uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyorlar. İşçilere şimdiye kadar sunulan destek özellikle uluslararası insan hakları örgütü Foodfirst Information and Action Network (Foodfirst Bilgi ve Aksiyon Ağı) ve sendikacı solcu çevreye mensup bir avuç sendikacıdan geliyor.

Almanya´daki sorumlu sendika olan Industriegewerkschaft Bergbau, Chemie, Energie´nin (IG BCE, Maden, Kimya, Enerji Sanayi sendikası) yanlış partner olduğu ortaya çıktı. Sendikanın yönetiminden uluslararası bölüm sözcüsü, SNRTE´nin uluslararası sendikalar birliğine üye olmadığını açıkladı. Öyle ki IG BCE sorunu Fian´in inisiyatifi ile DGB´nin (Alman Sendikalar Birliği) hukuk bölümüne taşıdı.

Fian fabrikanın kapatılmasının uluslararası hukuka da aykırı olduğuna dikkat çekmişti. Sendika çalışmasının engellenmesi ve çıkışlardan dolayı sosyal yıkım, Meksika ve Almanya tarafından imzalanan ekonomik, sosyal ve kültürel haklar antlaşmasına aykırı. Böylelikle, teorik olarak, federal hükümet de olayın araştırılmasına katkı sunmak zorunda. Fakat Fian’in yazdığı dilekçelere ne hükümet, ne federal meclis, ne de Avrupa Komisyonu cevap verdi. Zaten antlaşma yalnız bir soft law´dan (yumuşak yasa) oluşuyor. Continental´in yaptıklarına karşı devletin yaptırımlarıyla cevap vermek mümkün değil.

Uluslararası boyutta bir grev daha fazla başarı şansı taşıyor. Uluslararası arenada aktif olan birçok şirket Marketing (pazarlama, imaj vs.) nedenlerinden dolayı işçi haklarına saygı duyduklarını açıklıyor. Bu, şirketlere karşı baskı uygulama şansını arttırabilir.

Hissedarlar toplantısına da Alman destekçileriyle birlikte katılan SNRTE delegelerinin ziyaretinden sonra Wennemer ilk uzlaşma sinyallerini verdi. Fabrikanın tekrar açılmasından söz etmek istemedi, fakat hiç olmazsa işten ç.karılanlara verilecek primin yüksekliği için pazarlığa hazır olduğunu açıkladı. Meksikalı işçilerin tekrar iş bulmaları hem yüksek işsizlik oranından, hem de grevin kızışmasından sonra mümkün görünmüyor. İşçilerin Haziran sonunda yaptığı toplantıda alınan kararda “şirket sorunu bize prim ödeyerek çözmek istiyorsa, bize verilen primin yüksekliği, bizim içine sürüldüğümüz işsizliğin zor şartlarına dayanabilecek kadar olmalıdır” deniyor.

Antlaşmadan kısa bir süre önce yönetim bir ültimatom koydu. Yaptığı öneri “değiştirilmeden ve kesin olarak” kabul edilmezse, fabrikanın zor kullanılarak boşaltılacağı açıklandı. İşçiler için, işgalin devam edeceği böylelikle kesinlik kazanmıştı.

(28 Ağustos ‘02 tarihli haftalık Jungel World
gazetesinden çevirilmiştir...)



İsviçre’de sosyal haklara yönelik
saldırılar sürüyor

Kapitalizm tüm dünyada işçi ve emekçilerin sosyal kazanımlarına barbarca saldırmaya devam ediyor.

İsviçre’de daha önce 11 defa revizyondan geçirilen emeklilik hakkına yine saldırılıyor. İsviçre burjuvazisi, ödemek zorunda olduğu %5.5 tutarındaki prim miktarının faizlerini Haziran ayında ekonomik kriz bahanesiyle %3’lere çekti. Tepkiler üzerine bu rakamı Temmuz ayında %3.25'e yükselterek, bankaların ve sigorta şirketlerinin çalıştırdıkları paraların faizini indirdi.

Bu arada emeklilikte verilmek üzere kesilen primlerin sigorta şirketlerince borsada kullanıldığı meydana çıktı. Yıllardır işçilerin sırtından borsalarda para üzerine para kazananlar, son iki yıldır borsaların düşmesiyle birlikte bu kesintileri ödeyemeyeceklerini söylüyorlar. Yıllardır emekçilerin alınterleri üzerinden kâr üstüne kâr eden sigorta şirketleri, şimdi emekçilerin yaklaşık 20 milyar frank parasına el koymaya çalışıyorlar.

Bu saldırılara karşı Sendikalar Birliği 31 Ağustos’ta bir yürüyüş kararı aldı. Yürüyüşe 15 bini aşkın emekçi katıldı. Yürüyüşte “Gelirlerimizin sabotajına hayır!”, “Gelirlerimizin çalınmasına hayır!”, “Gelirlerimizin soyulmasına asla!” vb. sloganlar atıldı.

Kahrolsun kapitalist sömürü düzeni!

BİR-KAR/İsviçre



Almanya’da banka sektöründe grev!

Geçtiğimiz hafta Almanya’nın başkenti Berlin, eyaletleri Hessen ve Kuzey Rhein Vestfaliya’da banka sektöründe çalışanlar bir günlük greve gittiler. Greve yaklaşık 11 bin banka çalışanı katıldı. Şu an toplam 470 bin banka çalışanını kapsayan toplu görüşmeler sürüyor. Sendika banka çalışanları için % 6,5 oranında bir ücret artışı talep ediyor.

İşverenlerin ilk hedefi, veznede çalışan 230 bin kişinin ücretini %35 oranında düşürmek. Hatta toplusözleşme görüşmelerinde tekrar bir araya gelmek için bu talebin yerine getirilmesini şart koşuyor. İşverenlerin bu talebinin yerine getirilmesi, veznede çalışan bir kişi için yılda 15 000 Euro gelir kaybı demek. İşverenler çalışanları “kâra yönelik” ve “komisyon sistemi” ile ödüllendirmeyi planlıyorlar. Yani fazla sigorta vb. satışı gerçekleştirenlere yüksek ücret, az satana düşük ücret. Bu aynı zamanda mevcut ücret sisteminden komisyon sistemine geçiş anlamına geliyor. Grev aynı zamanda bu sistem değişikliğine yönelik.

Diğer bir saldırı ise, sendikanın çalışanlara karşı provokasyon olarak değerlendiği 13. aylığın duruma göre kesilmesi. İşverenler çerçevesini net olarak belirlemedikleri “iktisadi bunalım durumunda” 13. aylığı kesmeyi hedefliyorlar. Sendikanın % 6,5 oranına karşılık işverenler, ayrı ayrı para kurumlarının bağımsız olarak, kendi istekleri doğrultusunda % 3,1 oranında ücret artışı yapmalarını öneriyorlar. İzin dönemi olmasına rağmen 60 bin banka çalışanının grevlere katıldığına işaret eden sendikalar, bu öneriyi çalışanlar arasındaki dayanışmayı zayıflatma ve kırmaya yönelik bir adım olarak yorumluyorlar. 13 Haziran’da yapılan üçüncü görüşme ile 11 Temmuz’daki “yoklama” görüşmesi de sonuçsuz kaldı

Diğer sektörlerde olduğu gibi banka sektöründe çalışanlar da mücadele etmeye kararlı olduklarını gösterdiler. Alınacak sonuçta sendikanın tutumu büyük bir önem taşıyor.