3 Ağustos '02
Sayı: 30 (70)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaşa karşı mücadele güncel ve yakıcı görevdir!..
  Emperyalist savaşı durdurmak için seferber olalım!
  Amerikan askerlerinde savaş sendromu
  Sermaye ordusu Irak cephesine ısınıyor
  Emperyalist savaşlar ve tekeller
  "Irak'a müdahale yıkım olur"
  Emek Platformu kime hizmet ediyor?
  TEKEL'de peşkeş ve vurgun
  Gerçek iş güvencesi işçilerin kendi eylemiyle sağlanabilir
  Süreci kamu emekçilerinin taban inisiyatifi kazanabilir!
  Paşabahçe direnişinin önemi ve işçi sınıfının sorumluluğu
  Direnişteki Paşabahçe işçisiyle konuştuk...
  Paşabahçe direnişine destekler...
   Açlık ordusu büyüyor!..
   '96 ÖO Zindan Direnişi şehitleri anmaları
   6. Ekip ÖO savaşçısı Semra Başyiğit şehit düştü!
   Irak'a emperyalist saldırı ve TC
   Dersim, barajlar ve kalkınma/1
   Fabrika=F tipi hücre...
   TSK'ya Irak vitrini...
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
6. Ekip Ölüm Orucu savaşçısı

Semra Başyiğit şehit düştü!

F tipi cezaevlerine, tecrit ve izolasyona karşı mücadelede bir devrimci daha şehit düştü. DHKP-C davasından tutuklu bulunan Semra Başyiğit bir süredir tutulduğu Bayrampaşa Hastanesi’nde ölümsüzleşti.

Semra Başyiğit cezaevlerindeki Ölüm Orucu süreci başladıktan sonra Bursa’da tutsak düşmüştü. Bursa’da bir süre tutulmuş daha sonra Kartal Cezaevi’ne götürülmüştü.

Ölüm Orucu savaşçılarının birbiri ardına şehit düştüğü bir süreçte, Temmuz 2001’de 6. Ekip’te direnişe dahil oldu. Hiçbir güç onu faşizmin tecrit ve izolasyon politikasına karşı mücadele etmekten, direnmekten vazgeçiremedi. Tam 366 gün bayrağı elinden hiç düşürmeden koştu direniş maratonunu. Ve direnişinin ilerleyen günlerinde kaldırıldığı Bayrampaşa Hastanesi’nde 29 Temmuz 2002 günü ölümsüzleşti. Semra Başyiğit F tipi hücre ve tecrit saldırısına karşı yürütülen mücadelenin 92. şehidi oldu. Başyiğit’in cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Kütahya’ya gönderildi.

Bugün yaşamın her alanında ve zindanlarda tecrit politikası sürüyor. Emperyalist-kapitalist sistemin kendini korumak için alabildiğine kudurganlaştığı bu çağda emeğe ve insana sahip çıkmak için, gelecek güzel günlerin umudunu yaşatmak için ille de devrimci olmak ve direnmek gerekiyor. Sermaye ise emeği ve insanlığı teslim almak; kendi mezarının üzerinde boyverecek geleceğe yaşam hakkı tanımamak için devrimci olanı ezmesi gerektiğini çok iyi biliyor. Tecriti, ablukayı, direnenleri birbirinden yalıtmayı bunun için bir silah olarak kullanıyor. Paşabahçe işçisine ve devrimci tutsaklara karşı aynı silahla savaşıyor.

İşte Semra ve ondan önceki 91 devrimci tutsak F tipi cezaevleri şahsında bu büyük saldırıyı yanıtlamak için direndiler, şehit düştüler. Bu yüzden onların mücadelesini sahiplenmek, geleceği sahiplenmektir. Onların mücadelesini yaşamın her alanına yaymak ve büyütmek, gelecek umudumuzu, yani devrimi büyütmektir.

Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
Yaşamın her alanında baskı ve teröre, tecrit ve izolasyona hayır!



Ölüm Orucu direnişinin 648. gününde 92. şehit:

Semra Başyiğit

20 EKİM 2000 tarihinde başlayan Ölüm Orucu direnişinin 648. gününde bir direnişçi daha şehit düştü.

Ölüm Orucu direnişi başladıktan sonra DHKP-C davasından Bursa'da tutuklanan Semra Başyiğit kısa bir süre burada tutulduktan sonra Kartal Özel Tip Hapishanesi'ne götürüldü. 28 Temmuz 2001 tarihinde 6. Ekip direnişçisi olarak Ölüm Orucu’na başladı. Direnişinin ilerleyen günlerinde Bayrampaşa Hastanesi’ne kaldırıldı. Eyleminde bir seneyi geride bırakan Semra Başyiğit 29 Temmuz 2002 Pazartesi günü şehit düştü.

Evet Semra Başyiğit de şehit düştü. Kimi gazetelerde iki satır haber olarak geçecek belki Semra'nın ölümü, kiminde belki de o kadar bile yer bulamayacak sayfalar arasında.

Paparazzi haberleriyle dolu olacak sayfalar. Kimin nerede tatil yaptığıyla, hangi takımın kimleri transfer ettiğiyle dolacak sayfalar... ya da hangi milletvekilinin hangi partiye geçtiğiyle ilgili. Bir ölüm daha sansür duvarına çarpacak.

Yine sessiz kalacak Adalet Bakanı.

Onların gündemiyle halkın gündemi farklıdır çünkü. Yüzbinlerce insanın dileği birşey ifade etmez onlar için.

Bir direnişçi daha şehit düştü.

"Direniş bitti" diyenlere inat direnişin sürdüğünü bir tokat gibi yüzlerine vururcasına.

Emperyalistlerin "F tipleri iyidir" demelerine inat, Adalet Bakanı'nın "şu kadar zaman sonra biter" diye yaptığı matematiksel hesaplara inat, zulme inat bir ölüm...

İki satırlık bir haber belki, ama tarihin sayfalarına yazılan, bilinçlere kazınan bir haber...

Tecrit sürüyor... Direniş de... Tecrit sadece F tiplerinde değil tüm ülkede sürüyor. Vatanımızın her yanı F tipleştirilmeye çalışılıyor. Paşabahçe örnektir. Orada da süren direniş, halktan devrimcilerden, demokratik kamuoyundan yalıtılmaya çalışılıyor. Zulme karşı direniş F tiplerinde ya da fabrikada olmuş egemenler için farketmiyor. Politika aynı TECRİT!

Semra'nın ölümü işte bu politikaya karşı bir ölümdür. Semra'nın ölümü bu politikaya karşı direniş çağrısıdır.

Zulüm sürdükçe direniş de sürecek...

Ölümleri durdurmak için, zulme karşı olan herkesi F tiplerine karşı birleşmeye çağırıyoruz.

DUVARLARI YIKALIM! İNSANLARI YAŞATALIM!

31 Temmuz 2002
Ekmek ve ADALET Dergisi