ARSIVANA SAYFA
 
03 Mart '01
SAYI: 09
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Saldırıya karşı işçi-emekçi barikatı!..
Birleşik örgütlü mücadeleyi yükseltelim!
Krizin faturasını sahiplerine ödetelim!
Sermayenin istikrar programı çöktü! Altında kim kalacak?
Asker yoksullukla neden ilgilenir?
Kula Mensucat işçileri direnişte!
Sümerbank işçilerinden coşkulu ve kararlı eylem
Kamu emekçileri hareketi
8 Mart özgürlük ve eşitlik için mücadele çağrısıdır!
Kadınların kurtuluşu kadın ve erkek işçilerin ortak eseri olacaktır!..
Yakılmak istenen gelecek özlemidir
Sosyalizm ve kadın sorunu
Dünyada güncel durum/3
Clara Zetkin'in anısına/N. Krupskaya
Gençlik
Kurtköy'de emekçilerin yaşamı üzerinden kirli rant oyunları
Diyarbakır üzerinden oynanan oyunlar
Günün yurtseverlik görevi ve sorumluluğu/ PKK-DÇS
Burdur davası: Mahkeme devletin yargılandığı bir kürsüye dönüştürüldü
Ölüm Orucu Direnişi'nin gücüyle hücreleri yıkacağız!
Direnişçilerin kaleminden
Atılcan Saday'ın annesinden "İnsan'lara Mektup"
Mücadele Postası


Bu sayının
PDF formatını download
etmek için tıklayın





 
 

“F tipine değil emekçiye bütçe!"

İzmir KESK eylemine yüzlerce emekçi katıldı

İ
Sermaye devletinin bütün krizlerinin faturası işçilere-emekçilere çıkarıldığı gibi bu kriz de emekçileri vurdu. 1 Aralık sonrası İzmir’de 10 bin üyesine soruşturma açılan KESK, İMF politikaları sonucu yaşanan krize karşı eylem yaptı. 21 Şubat günü, Konak Sümerbank önünde biraraya gelen yaklaşık 300 emekçi, Konak Meydanı’na doğru KESK’in pankartı arkasında sloganlarla yürüdü.

KESK dönem sözcüsü Alim Murathan tarafından okunan basın metninde özetle, İMF politikaları sonucu ortaya çıkan ve faturası emekçilere kesilen krize değinildi. Alim Murathan konuşmasında cezaevlerinde süren Ölüm Orucu direnişine de değinerek, şunları söyledi: “Bu süreçte bugün Ölüm Oruçları 130. günleri geçti. Biz KESK olarak insan onuruna yakışır, F tipi cezaevlerinin insan hakları boyutunda, uluslararası standartların uygun bir şekilde infaz sisteminin kurulmasını istiyoruz. F tipi cezaevlerine gönderilen bütün mahkumların geri gönderilmesini talep ediyoruz. İnsanların ölmemesi için insan onuruna yakışır bir demokrasi anlayışında insan haklarına yaklaşılmasını istiyoruz. Bu nedenle bu konuda bir kez daha duyarlılığa davet ediyoruz.”
Bu sözlerin bitiminde kürsüden "F tipine değil emekçiye bütçe!" sloganı attırıldı.

Ayrıca, İzmir'de 300'e yakın basın emekçisinin işten çıkarıldığı belirtilerek, dayanışma mesajı verildi. Ve son olarak, 1 Aralık sonrası açılan soruşturmalar dile getirildi ve soruşturma açılan binlerce emekçi için stadyumların hazır tutulması istendi.

Eylemde "Yılgınlık yok direniş var!", "Direne direne kazanacağız!", "Zafer direnen emekçinin olacak!", "İşçi memur el ele örgütlü mücadeleye!", "İMF defol bu memleket bizim!", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz!", "İçerde dışarda hücreleri parçala!", "Faşizme karşı omuz omuza!", "İMF elini cebimizden çek!", "F tipine değil emekçiye bütçe!" sloganları atıldı.

Kızıl Bayrak/İzmir



KESK’in Ankara’daki basın açıklaması eylemi:

KESK yönetimi kitlesel katılımı
örgütlemek için hiçbir çaba harcamadı

KESK, “Krizi faturasını krizi yaratanlar ödesin!” şiarıyla yurt çapında kitlesel basın açıklamaları yapma kararı aldı. Ankara’daki basın açıklaması 26 Şubat günü Ulus Atatürk heykeli önünde gerçekleşti. Ancak, ileri öncü emekçilerden ve ileri sendika şubelerinden adeta kaçırılarak yapılmak istenen “kitlesel” basın açıklaması bir gün önce duyuruldu, kitlesel katılım için hiçbir çaba harcamadı. Bu nedenle basın açıklaması eylemi son derece örgütsüz, cılız ve sönük bir havada geçti.

Eyleme Eğitim-Sen, Enerji-Yapı Yol Sen ve BES pankartlarıyla katıldılar. BES 2 No’lu şube eylem yerine Ulus’taki sendika binasından sloganlarla ve pankart açarak geldi.

Polis yoğun önlem alarak emekçileri abluka altına aldı. 41 emekçi gözaltına alınarak Anafartalar Karakolu’na götürüldü. 1.5 saat gözaltında tutulan kamu emekçileri daha sonra serbest bırakıldılar.

Eylemin ertesi günü katılanlar hakkında işyerlerinde soruşturmalar başlatıldı. Gözaltılardan sonra Eğitim-Sen 2 No’lu şube önünde saldırıyı protesto etmek için yapılan basın açıklaması ise yalnızca 2 dakika sürdü.

İşçi sınıfına ve emekçilere ödettirilmek istenen faturaya yönelik tabandan kaçırılarak yapılan eylem, KESK yönetiminin saldırılara anlamlı bir yanıt vermekte ne kadar “kararlı” olduğunu ortaya koymuştur. Emekçilerde altan alta biriken öfke bugün herkes tarafından görülmektedir. Bu türden yasak savma eylemleriyle reformist yönetimin emekçilerin gözünü boyama çabaları yalnızca sermayenin saldırı politikalarının kolayca hayata geçirmesine hizmet etmektedir. “Krizin faturasını krizi yaratanlar ödesin!” şiarı ile başlatılan eylemlerin tam da krizin sorumlularının istediği biçimde gerçekleşmesi utanç vericidir. Ancak emekçiler bu utancı boyunlarında taşımayacaklardır.

Sermayenin büyük korkusu öfkenin bilince dönüşmesidir. Emekçiler kendi adlarına kaçkın politikalarla hareket eden KESK yönetimini de aşarak sermayenin bu korkusunu gerçekleştirmek zorundadır. Krizin sahiplerinin faturayı ödemesi ancak bu koşulda mümkündür.

Kızıl Bayrak/Ankara



KESK’in basın açıklaması eylemi:

İMF karşıtı eyleme 500 emekçi katıldı


KESK İstanbul Şubeler Platformu, 27 Şubat günü Saraçhane Parkı’nda, İMF’nin yıkım politikalarına karşı bir eylem gerçekleştirdi. 500 kişilik bir kitlenin katıldığı eyleme, İEP pankart ve dövizleriyle, tutsak yakınları Ölüm Orucu gündemiyle katıldılar.

Eylemde “İMF uşağı hükümet istifa!”, “Kahrolsun İMF, kahrolsun emperyalizm!”, “İMF paketi geri çekilsin!”, “Krizin faturası rantiyeye!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganları atıldı. “İMF’nin kölesi olmayacağız, haklıyız kazanacağız!”, “İMF programına karşı genel grev-genel direniş!”, “Kahrolsun İMF!”, “Faili meçhuller aydınlatılsın, kayıplar bulunsun!” dövizleri taşındı.

Eylemde okunan basın metninde; İMF’nin ve hükümetin yarattığı krizin faturasının emekçilere ödettirilmek istendiği vurgulandı ve krizin faturasını rantiyeye ödettirmek, İMF’yi ülkeden kovmak için kamu emekçisi, işçisi, işsizi, esnafı, emeklisi ve çiftçisiyle hep birlikte hareket edilmelidir denildi. Metninin okunmasının ardından, aynı gün Ankara ve Samsun’da yapılan İMF karşıtı eyleme polisin saldırması ve yaşanan gözaltılar alkış ve sloganlarla kınandı. Ardından, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” sloganları atıldı.

Tutsak yakınları eylem öncesinde eylem komitesine, 131. gününe ulaşan Ölüm Orucu direnişinin sahiplenilmesi talebiyle gittiler, ama “sahiplenme” yönünde tek kelime bile edilmedi. KESK’in bu sorunun üzerine gitmek istemediği bir kez daha görüldü.

Kızıl Bayrak/İstanbul



SSK’nın tasfiyesine karşı

SES’ten basın açıklaması eylemi

İMF-TÜSİAD programında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumları’nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarıları TBMM’de görüşülüyor. Bu yasa tasarısı işçi, memur, emekli ve işsizler için tam yıkım anlamına geliyor. Sağlık emekçileri sendikası SES, bu yıkım saldırısına karşı kamuoyunu bilgilendirmek ve yasa tasarısına karşı birlik çağrısında bulunmak için İstanbul Okmeydanı SSK Hastanesi önünde bir basın açıklaması düzenledi.

Şişli SES Şubesi “Özelleştirmeye, taşeronlaştırmaya, sendikasızlaştırmaya hayır!”, “Sefalet ücreti değil insanca yaşam ücreti!” pankartları açtı. Okunan basın metninde; ekonominin içinde bulunduğu krizden yararlanılarak, toz duman ortamında sosyal güvenliğin sessiz sedasız çökertildiği, bütün hizmetler gibi sağlık hizmetlerinin de paralı hale getirilmeye çalışıldığı söylendi. İMF programı çerçevesinde SSK, SSK hastaneleri ve BAĞKUR’un özelleştirilmesiyle, verilen hizmetler özel sigorta şirketleri tarafından yerine getirilecek ve devletin sosyal güvenlik kurumlarından esirgediği %20’lik katkı buralara aktarılacak denildi. DKÖ’lere, halka ve özellikle işçi konfederasyonlarına seslenilerek, bu yasa tasarısısına birlikte karşı durulması çağrısında bulunuldu.

Basın metninin okunmasının ardından söz alan SES Genel Başkanı, krize ve hükümetin saldırılarına değindikten sonra, toplanan kitleye seslenerek, bu mücadelenin emekçilerin mücadelesi olduğunu, bu kurumun işçilerden kesilen primlerle ayakta durduğunu, herkesin SSK’ya sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Eylemde “Krizin yükü rantiyeye!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!” vb. sloganlar atıldı ve emekçilerin 13 Mart’ta yeniden alanlarda olacakları vurgulandı. Sloganlara kuyrukta bekleyen hastalar ve hasta yakınları da destek verdiler.

Kızıl Bayrak/İstanbul



Kamu emekçilerinden kısa kısa...

Eğitim-Sen’den suç duyurusu

Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaadin Dinçer, sendika yöneticisi ve üye öğretmenlerle birlikte, 23 Şubat’ta Ankara Adliyesi’ne gelerek savcılığa suç duyurusunda bulundular. Alaadin Dinçer; “Hükümet çalışanlara kurt, İMF’ye kuzu tavrından vazgeçmemekte ısrar ediyor. Tüm krizlerin sorumlusu hükümettir. Anayasa’nın 5, 6, 49 ve 112 maddelerini ihlal ettiğinden dolayı Eğitim-Sen MYK olarak, örgütlü olduğumuz 130 bin eğitim emekçisi, milyonlarca öğrenci ve veli adına suç duyurusunda bulunuyoruz. Hükümet istifa etmeli ve yargılanmalıdır” dedi.

Samsun-Sinop Tabip Odası’ndan eylem

Samsun-Sinop Tabip Odası’nca hekimlerin özlük haklarının sağlanması için “Beyaz eylem” mitingi düzenlendi. “Bu bordro değişecek!”, “Sağlıkta torpile son!”, “Sağlıklı toplum istiyoruz!”, “Bütçeden sağlığa daha fazla pay ayrılmasını istiyoruz!” vb. taleplerinin yazılı olduğu pankartlar taşındı. Eylemde konuşma yapan Tabip Odası Başkanı Dr. Ferhat Hamarat; “Bu bordro değişecek, eğer değişmezse değiştirmeyeni biz değiştireceğiz” dedi. Cumhuriyet Caddesi’nde başlayan eylem Cumhuriyet Meydanı’nda bitti. SES de eyleme destek verdi.

Sürgüne şikayet

Kamu emekçileri, KESK’e bağlı 27 kamu görevlisinin Olağanüstü Hal Bölge Valiliği tarafından bölgede görev yapmaları sakıncalı bulunarak Türkiye’nin çeşitli yerlerine sürülmesini, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) İzleme Komitesi’ne dilekçe vererek şikayet etti.

“Toplum sağlığı ve iyi hekimlik için beyaz yürüyüş”

İzmir, Manisa, Çanakkale, Balıkesir, Uşak, Denizli ve Aydın Tabip Odalarına üye hekimler “Toplum sağlığı ve iyi hekimlik için beyaz yürüyüş” yaptı. 500 kişinin katıldığı yürüyüş, İzmir Karşıyaka İnsan Hakları Parkı’ndan Demokrasi Meydanı’na kadar sürdü. Yürüyüşe SES, Eğitim-Sen 2 No’lu Şube, İZÖVDER, Birleşik Sağlık-İş, Tes İş 1 No’lu Şube, Harb-İş, EMEP, ÖDP, İHD katıldı. “Parasız sağlık dediysek, parasız doktor demedik”,”Hastaneler halkındır satılamaz”,”Çiçek hastalığını yokettik, sıra kötü yönetimlerde” dövizleri açıldı.