ARSIVANA SAYFA
 
14 Ekim '00
SAYI: 38
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Zafere kadar devrim!
“İşgüvencesi” aldatmacası üzerinden sergilenen orta oyunu
“İşgüvencesi”: Sinsi bir saldırı manevrası
“Kurtlar sofrası”nda muhabbet
ESK ihanetine geçit vermeyelim!
Belediye işçilerinin direnişi sürüyor
İşçi hareketinden kısa haberler
2000 Yılı Küresel Kadın Yürüyüşü
Ankara’da kadın mitingi
Teslimiyet platformunun geldiği yer
ABD’nin Ermeni soykırım kararı ve Kafkasya’da kirli oyunlar
Sinekten yağ çıkarma politikası
Ermeni sorunu ve Osmanlı mirası
Tarımda ücretli işgücü ve pamuk işçileri
Gençliğin örgütlü mücadeleyle buluşmasından duyulan korku
Dünya çocukları ve kapitalist barbarlık
Katliamcılardan hesap soralım!
Cezaevlerinde gerginlik tırmandırılıyor!
Onlara dair gecikmiş sözler
Partinin sınıf düşmanları karşısında yıkılmaz kalabilmesi için
Yunanistan’da gene grev
Bidon (öykü)
Parti, dava ve “küçük-burjuva yiğidi”
Mücadele Postası...
 
Tüm yazılar





 
 
Sinekten yağ
çıkarma politikası!



Hürriyet: ABD’ye kapı misillemesi!
Türkiye: İlk misilleme!
Sabah: Elçiye gözdağı!

Bunların hepsi manşet haberi. Dürüstlüğün, tarafsızlığın simgesi medya tekelleri yalan söyleyecek değil ya! Türkiye “misilleme” yapmış, “gözdağı” vermiş. Türkiye Irak ile ticaret kapılarından birini daha açmak suretiyle yapmış tüm bunları.

Hayır, olamaz böyle bir şey! Bizim bütün marksist teorimiz, parti programımız, işbirlikçi burjuvazinin hücre duvarı karşısında çökmedi ama bu hamle karşısında bir anda çöküverdi! Bu ülke bağımsız değil, işbirlikçi sermaye iktidarı emperyalizmden bağımsız ayakta duramaz, bağımlı olarak ayakta durdukça da işçinin, emekçinin canına okur vb. diyenlerin tüm bu tezleri boşa çıktı!

Düne kadar ABD’nin elinde bölge halklarına karşı “karın deşen Jack’ı” oynayan işbirlikçi sermaye devleti, şimdi bu hançeri ABD’nin bağrına sokuvermiş! ABD’nin ekonomisi ve siyaseti bu karardan sonra altüst olmuştur mutlaka! Ola ki New York Borsa’sı çöküş sinyalleri vermeye başlamıştır bile!

Türkiye üstelik ABD’nin sırtına sadece ekonomik hançer vurmakla kalmamış, bir de siyasi hançeri ABD’nin bağrına sokmaya hazırlanıyormuş! ABD elçisine Ermeni tasarısı meclisten geçerse peşin peşin ültimatom verilmiş. Ültimatom dedikleri neymiş? İşte işin o yönü halk tarafından fazla bilinmez. Bilinmesi de pek iyi olmaz.

İşçi sınıfı ve emekçilere son derece “somut”, “gözle görülür”, “elle tutulur” şekilde saldıran ve her saldırısında sofradaki ekmeğin bir dilimini daha çalan sermaye iktidarı, sıra emperyalizme “kafa tutmaya” gelince hep böyle “soyut” ültimatomlar verir. Bu ültimatomlar Merkez Bankası’nın bastığı sahte -yani karşılıksız paraya benzer, ver ültimatom verebildiğin kadar! Hatta daha da sertini ver ki, belki halk, ABD’ye “kafa tutuyorum” ayağına kendisiyle “kafa bulanlara” bir süre daha inanır!

Gidişat öyle bir hal almıştır ki, eğer Ermeni soykırım yasa tasarısı ABD meclisinde veto edilirse, Türkiye’de ulusal bayram ilan edilecek! Her eve ABD bayrağının yanına bir de Türk bayrağı asılacak!

Evet soruyoruz halkla kafa bulmaya çalışanlara, eğer bu yasa ABD meclisinden geçmezse Türkiye’nin onuru mu kurtulacak? Türkiye bağımsız mı olacak? Öyle diyorlar. Öyle diyecekler tabii! Çünkü başka çareleri yok!

Bunlar sinekten bile yağ çıkarıp satarlar, eğer halka “yağın en iyisi budur” diye yutturacaklarına emin olsalar! Halkın öfkesinden, bana sineğin yağını nasıl satarsın, senin bana sattığın malların hepsi böyle çarık çürük mü yoksa, diyerekten yakalarına yapışıp hesap sormasından korkuya düşmeseler, hiç durmazlar bunu da yaparlar! Belki de yapıyorlardır da haberimiz yoktur? Kimbilir!!!

Tescilli Amerikan işbirlikçileri ABD’ye sahte ültimatomlar verme oyununu bir tarafa bıraksınlar. Eğer daha inandırıcı olmak istiyorlarsa, önce ABD’nin kendi önüne görev olarak koyduğu Körfez savaşından ve ambargosundan dolayı uğradığı ve götürüp halkın sırtına bindirdiği faturayı ABD’den tahsil ederek işe başlasınlar!

Tahsil edin de görelim kimmiş “hür dünya” düzeninin tahsilatçısı! ABD emperyalizmi mi, yoksa borç dilenmek için devrimcilerin kanını döken “onurlu” Türkiye Cumhuriyeti mi?