ARSIVANA SAYFA
 
1 Temmuz '00
SAYI: 24
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan...
Düzen cephesinde krizler ve reformist solda hayaller
"Kriter" tartışmaları ve teslimiyet platformu...
"Kophenag kriterleri" tekerlemesi ve...
Sistem kontr-gerillasız yapabilir mi?
Sermaye patronları açık köle pazarına dönmüş...
24 Haziran İstanbul mitingi
Mamak belediyesi işçileri grev kararı aldı
Çorlu deri işçileri baskı ve teröre rağmen...
Asgari ücret mi, sefalet ücreti mi?
Enerji-Yapı Yol Sen üyelerinin ülke çapında...
Tüm Sosyal Sen ve SES'in ortak eylemi
Tekirdağ'da 20 bin kişilik üretici köylü gösterisi
TÜGSAŞ ve İGSAŞ'ın özelleştirilmesi...
Sivas katliamının perde arkasında...
Hırsızlık, Yolsuzluk, pislik ve "Yüce Meclis"!
Devrimci tutsakların "sağlıklı yaşam hakkı"...
İstanbul Barosu'nun cezaevi etkinlikleri
Emperyalist tekeller kâr uğruna doğayı katlediyorlar!
Ekim Gençliği'nden...
Almanya'da anlamlı öncü işçi etkinliği
Otomobil sektöründe neler oluyor!
Basında hücre saldırısı
Mücadele tarihimizden
Mücadele Postası
 
Tüm başlıklar





 
 
Mücadele tarihimizden...

29 Haziran 1871:

Eugène Pottier ve Enternasyonal


Enternasyonal

Uyan artık uykudan uyan
Uyan esirler dünyası
Zulme karşı hıncımız volkan
Bu, ölüm dirim kavgası
Yıkalım bu köhne düzeni
Biz başka alem isteriz
Bizi hiçe sayanlar bilsin
Bundan sonra herşey biziz

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Tanrı, paşa, bey, ağa, sultan
Bizleri nasıl kurtarır
Bizleri kurtaracak olan
Kendi kollarımızdır
İsyan ateşini körükle
Zulmü rüzgarlara savur
Kollarının bütün gücüyle
Tavı gelen demire vur

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Hem fabrikalar hem de toprak
Her şey emekçinin malı
Tufeyliye tanımayız hak
Dünya emeğin olmalı
Cellatların döktükleri kan
Kendilerini boğacak
Bu kan denizinin ufkundan
Kızıl bir güneş doğacak

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık
Ünlü Enternasyonal marşının sözlerinin yazarı Eugène Pottier 4 Ekim 1816’da Paris’te doğdu. Küçük yaşta işçiliğe başladı. Sanayi desinatörlüğü alanında uzmanlaştı. Genç yaşta cumhuriyetçi fikirlerin etkisiyle şiirler yazmaya başladı. Daha 14 yaşındayken 1830 Devrimi’ni desteklemek üzere “Yaşasın Özgürlük” adlı şiirini yazarak devrime adadı. 1848 Devrimi’nden sonra işçi sınıfının Haziran’da giriştiği ve yenildiği ayaklanmaya katıldı, barikatlarda dövüştü. Pottier, işçilerin örgütlenmesi üzerine de çalışmaktaydı. 1851’de çalıştığı ve kumaş sakıcılığı yapan atölyenin işkolunda çalışan işçilerin birliğini sağlayarak, bu örgütlenmenin Enternasyol’e üye olmasını sağladı.

Paris Komünü içinde de etkin olan Pottier, 26 Mart 1871’de 3600 seçmenin 3352’sinin oyunu alarak Komün üyeliğine seçildi. Komün’ün 21 Nisan’da örgütlediği Kamu Hizmetleri Komisyonu’nda görev yaptı. Versailles yanlılarına karşı günlerce barikatlarda dövüştü, şiirleriyle direnen komüncülere destek oldu. Versailles tarafından gıyabında ölüme mahkum edildi. Önce İngiltere’ye, ardından ABD’ye sığınmak zorunda kaldı. Burada da Amerikan işçi hareketinin örgütlenmesi için çalışan Pottier, komüncülerle ilişkisini sürdürdü. Genel aftan sonra yeniden Paris’e döndü. Ancak ilerleyen hastalığı nedeniyle, Kasım 1887’de felçten öldü.

Paris Komünü’nün yenilgiye uğramasının hemen ardından yazdığı ve tüm dünyada işçi sınıfının uluslararası marşı olarak bilinen Enternasyonal’in sözlerini 29 Haziran 1871’de tamamladı. Bu şiir Pierre Degeyter tarafından 16 Temmuz 1888’de bestelenmiştir.




27 Haziran 1905:

Potemkin Ayaklanması


Potemkin Zırhlısı’ndaki ayaklanma, 1905 Devrimi’nin mayalanması sırasında ortaya çıkan devrimci içerikli kıpırdanmalardan biriydi. Aynı zamanda Çarlık ordusunda yaşanan ilk devrimci ayaklanmaydı da.
Rus-Japon savaşının Rusya için bir hezimete dönüştüğü bir dönemde, savaşa ve yoksulluğa karşı tepkiler devrimci içerik kazanmaya başlamıştı. Potemkin Zırhlısı’ndaki ayaklanma da bunun tipik bir örneği idi.

27 Haziran’da artık çürümüş et yemekten bıkan Potemkin Zırhlısı’nın tayfaları, kendilerine bozuk et yedirmekte ısrar eden subaylara başkaldırırlar. Bunun üzerine bu tayfalar subayların emriyle yakalanır ve kurşuna dizilmelerine karar verilir. Ancak kurşuna dizmekle görevli askerlerin silahlarını tayfalardan subaylara çevirmesiyle işler tersine döner. Ayaklanma hızla gelişir ve tüm asker ve tayfaların katılması sonucu subaylar denize atılır. Bundan sonra zırhlıya artık asker ve tayfalardan kurulan devrimci komite egemendir. Bu komitenin aldığı karar doğrultusunda gemi önce bir işçi kenti olan Odessa’ya demirler. Burada işçiler kitlesel bir şekilde greve giderek, Potemkin ayaklanmacılarını desteklerler. Ayrıca ayaklanmada ölen tayfalar için cenaze töreni düzenlenir.

Ancak Çar’ın askerlerinin bu duruma müdahale etmesi uzun sürmez. 3 Temmuz’da gönderilen 50 bin kişilik bir askeri birlik, işçilerin üzerine ateş açarak büyük bir katliama girişir. Yaklaşık 6 bin kişi katledilir. Bu olay üzerine Potemkin Zırhlısı Odessa’dan ayrılarak Romanya’ya sığınır.
Potemkin Zırhlısı Ayaklanması, Rusya’da 1905 Devrimi’nin tuğlalarından biri olur. Toplumdaki devrimcileşmenin kaçınılmaz olarak düzen ordusuna da yansıyacağını ve onu içinden bölüp felç edeceğini somut olarak gösterir.