ARSIVANA SAYFA
 
1 Temmuz '00
SAYI: 24
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan...
Düzen cephesinde krizler ve reformist solda hayaller
"Kriter" tartışmaları ve teslimiyet platformu...
"Kophenag kriterleri" tekerlemesi ve...
Sistem kontr-gerillasız yapabilir mi?
Sermaye patronları açık köle pazarına dönmüş...
24 Haziran İstanbul mitingi
Mamak belediyesi işçileri grev kararı aldı
Çorlu deri işçileri baskı ve teröre rağmen...
Asgari ücret mi, sefalet ücreti mi?
Enerji-Yapı Yol Sen üyelerinin ülke çapında...
Tüm Sosyal Sen ve SES'in ortak eylemi
Tekirdağ'da 20 bin kişilik üretici köylü gösterisi
TÜGSAŞ ve İGSAŞ'ın özelleştirilmesi...
Sivas katliamının perde arkasında...
Hırsızlık, Yolsuzluk, pislik ve "Yüce Meclis"!
Devrimci tutsakların "sağlıklı yaşam hakkı"...
İstanbul Barosu'nun cezaevi etkinlikleri
Emperyalist tekeller kâr uğruna doğayı katlediyorlar!
Ekim Gençliği'nden...
Almanya'da anlamlı öncü işçi etkinliği
Otomobil sektöründe neler oluyor!
Basında hücre saldırısı
Mücadele tarihimizden
Mücadele Postası
 
Tüm başlıklar





 
 
TÜSAŞ’ın ve İGSAŞ’ın özelleştirilmesi
tarımda yıkım politikasının bir gereğidir


İMF direktifleri doğrultusunda tarımda başlatılan yıkım programını anlayabilmek için, TÜGSAŞ’ın ve İGSAŞ’ın özelleştirilmesi çabasına göz atmak gerekiyor. (Veriler Petrol-İş ‘97-99 Yıllığı’ndan alınmıştır.)

- Türkiye’de mevcut gübre fabrikalarının kurulu kapasiteleri 5.5 milyon tondur. Buna karşı üretim 4 milyon tonun altında ve mevcut talep ise 5 milyon tondur. Üretilmeyen 1 milyon tonluk talep ithal edilir. Gübre gereksinimi 20 milyon tondur.

- Kimyasal gübre üretimi doğrudan tarımda verimliliği etkilerken, Türkiye’deki nüfusun yarısına yakınını üretim ve tamamını da tüketim açısından ilgilendirmektedir. Araştırmalara göre, doğru ve yeterli gübreleme ile tarımda verimlilik %50 oranında artabilir. Örneğin gübrelemeye de bağlı olarak Türkiye’de buğdayda dekarda verim ortalaması 200 kg olurken, batıda 900 kg’dır.

- Petkim ve Demir-Çelik fabrikalarının yan ürünü olarak yapılan gübre üretiminin %47’si kamu işletmelerinin tekelindedir.

- TÜGSAŞ ve İGSAŞ Türkiye gübre pazarında %40’la, önemli bir paya sahiptir. Kamu gübre işletmelerinin özelleştirme amaçlı yönetilmelerine rağmen, bu böyledir.

- Türkiye’de çiftçilerin en çok tercih ettiği kimayasal gübre türü, %46 oranında azot bulunduran üre olup, yalnızca İGSAŞ tarafından üretilmektedir. Ayrıca sanayide hammade olarak da kullanılan üre, Türkiye’de yılda 700 bin tonu tarımda, 200 bin tonu ise sanayide kullanılmaktadır. İGSAŞ ise yılda 561 bin ton üretmektedir.

- TÜGSAŞ’ın amonyak gereksinimini karşılamak üzere, Gemlik Gübre Sanayi A.Ş. bünyesinde günde 1000 ton kapasiteli bir amonyak tesisi kurulmuştur. Bu tesisin atık gazı korbon dioksit, atmosfere verilmeden üre üretiminde kullanılmak üzere, ek üre üretim tesisinin kurulması planlanmıştır. Böylesi altyapı ve yardımcı ünitelerin bulunduğu bir başka tesis Türkiye’de yoktur.

- Savunma sanayi için derişik nitrik asit (DNA) ve teknik amonyum nitrat (TAN) Türkiye’de yalnızca TÜGSAŞ’ta üretilmektedir.

- İGSAŞ, Bakanlar Kurulu kararı ile “iş yerlerinin olağanüstü hal ve savaşta kapanmaları genel hayatı tazyik edecek fabrika ve kurumlar arasına” alınmıştır. Buna rağmen sermaye devleti, İzmit’te lastik işçilerinin grevini “ulusal güvenliği tehdit ediyor” diyerek yasaklarken, TÜGSAŞ ve İGSAŞ’ın özelleştirilip sermayeye peşkeş çekilmesi için çırpınmaktadır. Zira talimat İMF’den gelmektedir!

Sübvansiyonların kaldırılması, özelleştirmeler vb., kırdan kente göçüşü ivmelendirecek, sosyal yıkımı derinleştirecektir. Tarım proletaryası, yarı-proleter köylüler ve küçük köylüler kaderlerini işçi sınıfıyla ortaklaştırmalı, birleşik-militan bir mücadele hattı örmeye çalışmalıdır. Sorunun kaynağı ve çözümü birdir: “Sınıfa karşı sınıf, düzene karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm” mücadelesinin bayrağı olan işçi sınıfının devrimci programı altında birleşip savaşmak!

B. Musa