23 Ağustos '03
Sayı: 33 (123)


  Kızıl Bayrak'tan
  Saldırılara karşı birleşik örgütlü mücadeleyi yükseltelim!
  İşte en ağır enkaz: Çürümüş düzen, kokuşmuş devlet...
  "Meşruiyet" değil emperyalist saldırganlık!
  KESK yönetimi ve görüşme süreci üzerine...
  Toplu görüşme oyunu değil, genel grev-genel direniş!
  Büyükdemir direniş deneyimi...
  Gücümüz birliğimizdir! Direnmek kazanmaktır!
  Hacı Bektaş Şenlikleri'nde etkin kitle çalışması...
  İlk adım atıldı, beş bin emekçi ve gençten söz alındı...
  Onurlu aydınlar ve sanatçılar gençliğin sözünün arkasındalar!
  Kampanya çalışmamızdan izlenimler...
  Kamuda tasfiye saldırısı ve devrimci görevler
  "Ulusal çıkarlar" değil işbirlikçi sermayenin çıkarları
  Irak'ta direniş büyüyor...
  Emperyalist barbarlık direnişin yayılmasını engelleyemiyor!
  Siyonistlerden iki yüzlü manevralar...
  Deneyimlerden öğrenmeliyiz
  Sınıf hareketindeki son gelişmeler
  Bültenlerden...
  Neyin "yol haritası"?
  3. Bir-Kar Gençlik Kampı...
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Önümüzdeki hafta sonu 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanacak. Bu kutlamalar miting, basın açıklaması ve çeşitli etkinlikler şeklinde gerçekleşecek. “Kapitalizm savaş demektir, barış sosyalizmle gelecek!” temel olgusu son gelişmelerle bir kez daha ispatlanıyor.

Emperyalist-kapitalist sistem on yıllardır dünyanın dört bir yayında kanlı ve kirli savaşlar sürdürüyor. Bu savaşlar haklı ve meşru değildir. Binlerce insanın yaşamına malolan ve ülkelerin tüm zenginliklerinin talan ve yağma edilmesiyle sonuçlanan savaşlardır bunlar. Bu gerçek bugün yanı başımızda tüm Ortadoğu’da yaşanmaktadır. Emperyalist işgalciler Irak halkını yoketmek ve petrol zenginliklerini yağlamakla meşguller.

Bugün, beklemedikleri direniş karşısında, içine saplandıkları bataktan kurtulmanın yollarını arıyorlar. Kendi sefil çıkarları uğruna yeni işgalci güçleri Irak’a davet ediyorlar. Ancak Irak halkı bu işgalcileri de direnişle karşılıyor. Onları, bir daha çıkamayacakları bir bataklığa saplıyor.

İşbirlikçi ve uşak takımı da bu bataklığa saplanmaya hazırlanıyor. İşçi ve emekçi çocuklarını “ulusal çıkarlar” adına işgalci güçlerin yerine kurşun asker olarak bataklığa gömülmeye gönderiyor.

Bu anlamda bu seneki 1 Eylül Dünya Barış Günü, daha güncel ve yakıcı bir öneme sahip. İşbirlikçi takımı Eylül’ün ortalarında Irak’ta jandarmalığa “evet” demek için meclisi olağanüstü toplantıya çağırmaya hazırlanıyor. Bu gelişmenin önünü kesmek işçi ve emekçilerin savaş karşıtı mücadelesiyle mümkündür. Bunun için zaman yitirilmeden savaş karşıtı güçler daha kararlı ve kitlesel eylem ve etkinliklerle bu sürece müdahale etmelidirler.

Sınıf devrimcileri böyle bir süreçte kendi üzerlerine düşen tarihsel görevlerin bilinciyle hareket etmelidirler. 1 Eylül’e bu bakışla hazırlanmalı ve tüm güçleriyle her türlü eylem ve etkinliğe katılmalı ve müdahale etmelidirler.