12 Ekim '02
Sayı: 40 (80)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaşa karşı işçi ve emekçi direnişi!
  Çankaya'da savaş hazırlığı
  Emperyalist saldırganlığa sesimizi yükseltmenin zamanıdır
  "BDSP" adaylarının işçi sınıfına ve emekçilere çağrısıdır...
  Kurtköy-Aydos'ta seçim çalışması deneyimleri
  Gülsuyu seçim çalışmaları deneyimi
  Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu'nu destekleyelim!
  İşçi ve emekçilerle seçim üzerine konuştuk...
  Hüseyingazi'de coşkulu açılış!
  Holdingçi "Genç Parti" üzerine
  Seçim kampanyası üzerine
  Kapitalizmde çocuk...
  Ankara Öncü İşçi-Emekçi Platformu Bülteni'nden...
   Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
   Siyonistler Gazze Şeridi'ni işgal etmeye hazırlanıyorlar
   İşçi sınıfının kurtuluşu AB'de değil kendi sınıf mücadelesindedir
   Bir kez daha Güney Kürdistan üzerine...
   Seçimler ve parlamenter hayaller
   Dünya halkları emperyalist savaşa karşı seslerini yükseltiyorlar
   Dünyadan kısa kısa
   Bu gençlere dikkat!
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Kapitalizmde çocuk...

Çocuklar için güneşli güzel günler
sosyalizmle gelecek!

7 Ekim Dünya Çocuk Günü. Emperyalizmin baskı, şiddet, sömürü, yoksulluk, yıkım ve savaş kusan politikaları en fazla çocukları vuruyor. Sistemin karanlık ve çirkef yüzünü tüm çıplaklığıyla görmek için Asya’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan, Amerika’ya dünyanın her karış toprağında yaşayan çocuklara bakmak yeterli. Yoksulluk, işsizlik, açlık ve sefaletle pençeleşen ülkelerdeki çocuklar, emperyalizme kölece bağımlılığın, uygulanan ekonomik ve sosyal yıkım programlarının faturasını en ağır şekilde ödüyorlar. Emperyalist savaşlarda kan gölüne dönen dünyada ilk kurşunlanan, sakat bırakılan, açlıktan ölüme terk edilen, eğitimsizliğe itilen, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalan, sokağa terkedilen hep çocuklar olmuştur. Dahası çocuklar, uluslararası ale gelen evlatlık sektöründe köle gibi alınıp satılabilen bir kâr aracı haline getirilmiştir.

Kapitalizm ve çocuk ticareti

Dünya genelinde artan yoksullaşma çocukların daha küçük yaştan itibaren aile bütçesine katkıda bulunmasını zorunlu kılıyor. Dünyada 5 ile 14 yaş arasında çalışan çocuk sayısı 250 milyonu buluyor. Bu çocukların 60 milyonunun çok zor koşullarda ve çok ucuza, hatta “köle” ya da “borç” karşılığında çalıştırıldığı belirtiliyor. Bunlar üretim çiftliklerinde, taş ve maden ocaklarında, tarım sektöründe, dokuma tezgahlarında ya da zenginlerin hizmetçisi olarak günde 10-15 saat hiçbir ücret almadan çalıştırılıyorlar.

Batı Afrika’da pek çok ülkede çocukların başka evlere çalışmaya gönderilmesi bir gelenek. Çocukların şehirdeki zengin akrabalarının yanında bir meslek öğrenmeleri, bu evlerde yaptıkları işe bağlı olarak eğitim almaları, böylece ailelerinin üzerindeki yükü azaltmaları amaçlanıyor. Bu sistem ucuz emek-gücü olarak çocukların sömürülmesini kolaylaştırmış, çocuk ticareti olarak sermayenin iştahını kabartmıştır. Öyle ki, dünya genelinde 1 milyar 200 binden fazla insan bir dolardan daha az bir gelirle geçinmek zorunda. Böyle olunca da, çocuklarını okula gönderemeyen aileler çocuk tacirlerinin vaatlerine kanıyorlar.

Asya ve Afrika ülkelerinde günde 3 bin çocuk bu yolla insan tacirlerinin eline düşerek fuhuş sektöründe çalıştırılıyor. Silah ve uyuşturucu ticaretinden sonra fuhuş dünya genelinde en kârlı ticaret alanı olarak görülüyor. Asya’da 1 milyon erkek ve kız çocuğunun seks ticaretine alet edildiği açıklanıyor. Her yıl 400 bin Alman’ın seks turizmi için yurtdışına gittiği, bu amaçla dünya genelinde ticaret yolları oluşturulduğu da bilinen gerçekler arasında. Güneydoğu Asya, Batı Afrika ülkelerinin dışında kimi Avrupa ülkelerinde de çocuk ticareti yapılıyor. Nijerya, Tayland, Dominik Cumhuriyeti, Kenya, Brezilya, Romanya bu ülkelerden bazıları.

Emperyalist savaşın en ağır faturasını
ödeyenler de çocuklar

En ağır insan hakları ihlalleri çocuklara yönelik. Dünyada çocuklara yönelik öldürmeler, sakat bırakmalar, terketmeler, diğer fiziksel ve cinsel şiddet uygulamaları oldukça yaygın. Dünya Çocuk Örgütü’nün 2002 yılı Çocuk Raporu’na göre, 0-4 yaş grubunda 57 bin çocuk 2000 yılı içerisinde öldürüldü. Çocuk istismarının öldürücü boyutta olması kapitalizmin vahşiliğinin çarpıcı bir göstergesi.

Emperyalist-kapitalist sistem savaşlarla, sürekli ürettiği yoksulluk, yıkım ve açlıkla, ezilen halkların çocuklarının baş düşmanı. ‘91 Körfez Savaşı, Kürdistan’da yürütülen kirli savaş, Afganistan’a yönelik müdahale ve halen Filistin’e yönelik yapılan saldırılar, savaşların çocuklar üzerinde yarattığı yıkımı gözler önüne seriyor. Emperyalist müdahalelerle kan gölüne çevrilen Ortadoğu’da savaş en çok çocukları vurdu. Irak Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Körfez Savaşı’ndan bu yana son on yılda 1 milyon 700 binden fazla çocuk ambargo ve savaşın yolaçtığı yıkımdan dolayı öldü. Irak’a konulan ambargo nedeniyle hiçbir hastalığa düzenli ve yeterli tedavi uygulanamıyor. İyileşme şansı yüzde 70 olan çocuklar dahi kurtarılamıyor. #145;91 savaşında kullanılan kimyasal silah ve bombalar nedeniyle de çocuklarda kanser vakaları artmış. Kanser tedavisinde kullanılan birçok kimyasal maddenin ülkeye girişi kimyasal silah yapımında kullanılacağı gerekçesiyle yasaklanmış. Ambargo nedeniyle ilaç kıtlığı yaşanıyor. ‘91 savaşında altyapı tesisleri çöktüğü, su kaynakları tahrip edildiği için kolera, ishal ve ateşli hastalıklar yaygın.

Afganistan’ın mayın tarlalarında binlerce çocuk sakat kaldı. Ve Kürdistan’da tarlalara döşenmiş mayınlara basarak, oyuncak sandığı el bombası ile oynayarak ölen çocuk sayısı hiç de az değil. Ve Filistin’de düşmana taşlarla direnerek direnişin simgesi olan, dünyanın en modern silahlarına, tanklara karşı taş ve sapanla direnen çocuklar, İsrail’in baş düşmanları daha doğrusu korkulu rüyası olarak öldürülüyor. Mülteci kamplarında yaşadıkları koşullar çocukları hergün ölümden beter hale getiriyor. Irk ayrımı politikaları, kendi topraklarında esir gibi yaşamaları, yoksullukla boğuşmaları, barınma gibi ihtiyaçlarını karşılayamamaları çocuk bedenlerin taşıyamayacağı kadar kadar ağır bir yük. Eylül 2002’de İkinci İntifada’nın başlamasından beri 300’e yakın Filistinli çocuk öldürüldü. unlar yalnızca taş atan çocuklar. Toplu katliam ve bombalamalarda öldürülen çocukların sayısı tam olarak bilinmiyor.

Yetersiz ve sağlıksız beslenme
çocukları öldürücü boyutta

Dünyada çocuk ölüm oranlarının artış göstermesinin nedenlerinden biri de sağlıksız ve yetersiz beslenme. Yoksulluğun artması ile birlikte açlık ve kıtlıkla boğuşan ülke çocukları sağlıksız beslenemedikleri için ölüyorlar. Sağlıklı içme suyuna sahip olamama, bulaşıcı hastalıkların, dolayısıyla ölümlerin artmasına neden oluyor. Dayatılan ekonomik-sosyal yıkım politikaları nedeniyle Latin Amerika, Afrika, Güney Doğu Asya gibi ülkelerde sağlık, altyapı vb. sosyal hizmet alanlarının özelleştirilmesi ve ülke ekonomilerinin çökmesi en çok çocukları etkiliyor. Yıkım ve yoksulluk açlıkla birleşince çocuk ölümleri hızla artış gösteriyor. Dünyada açlık sorunu yaşayan 800 milyon kişiden 300 milyonu çocuk. Açlıktan her saniyede bir çocuk ölüyor. Yine yılda 4 milyon çocuk dyareden yaşamını yitiriyor.

Çocuklar geleceksizliğe mahkum ediliyor!

Çocuklar eğitimsiz bırakılarak geleceksizliğe mahkum ediliyor. Dünyada 6-11 yaş arasındaki 130 milyon çocuk okula kayıtlı değil. Bu çocukların yüzde 60’ını kız çocukları oluşturuyor. Kız çocukları beslenme ve eğitim konusunda en fazla ihmal edilenler. En temel hak olan eğitim hakkı giderek zengin çocuklar için bir ayrıcalık haline getiriliyor. Okul kapıları yüzlerine kapanan çocuklar ucuz işgücü olarak sermaye tarafından sömürü dişlileri arasında öğütülüyor.

Bu düzen çocukların sorunlarına
çözüm olamaz!

Kapitalizm çocuklara karanlık bir dünyadan başka bir şey veremez. Çocukların geleceksizliğe mahkum edildiği, savaşlarda katledildiği, yoksulluk ve açlıkla ölümlere itildiği, yetersiz ve sağlıksız beslenmeden dolayı hastalıklara yakalandığı bir dünya çocukların dünyası değildir. Çocuklara yaşanılası bir dünya verecek olan, güneşli güzel günler gösterecek olan sosyalist sistem kurulmadıkça çocukların dünyası aydınlanamaz.

Çocukların kurtuluşu sorunu sistem sorunudur. Çocukların yaşamını adeta cehenneme çeviren emperyalist-kapitalist sistemin en burjuva demokratik ülkeleri bile gerçek anlamıyla çocuklara yaşanılası bir dünya ve gelecek sunamaz. Bu dünyayı onlara verecek olan yalnızca ve yalnızca sosyalizmdir. Bu sistemde çocuk istismarının ve sermayenin çocuk üzerinde yarattığı ağır yıkımın önüne geçmek için ise, sınıfın kurtuluşu mücadelesine daha sıkı yüklenmek gerekiyor. Yoksulluğa, baskı ve sömürüye, açlığa, işsizliğe, kapitalizmin vahşi savaşlarına karşı mücadelede ne kadar başarı sağlanırsa çocukların dünyası da o kadar aydınlanır.