12 Ekim '02
Sayı: 40 (80)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaşa karşı işçi ve emekçi direnişi!
  Çankaya'da savaş hazırlığı
  Emperyalist saldırganlığa sesimizi yükseltmenin zamanıdır
  "BDSP" adaylarının işçi sınıfına ve emekçilere çağrısıdır...
  Kurtköy-Aydos'ta seçim çalışması deneyimleri
  Gülsuyu seçim çalışmaları deneyimi
  Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu'nu destekleyelim!
  İşçi ve emekçilerle seçim üzerine konuştuk...
  Hüseyingazi'de coşkulu açılış!
  Holdingçi "Genç Parti" üzerine
  Seçim kampanyası üzerine
  Kapitalizmde çocuk...
  Ankara Öncü İşçi-Emekçi Platformu Bülteni'nden...
   Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
   Siyonistler Gazze Şeridi'ni işgal etmeye hazırlanıyorlar
   İşçi sınıfının kurtuluşu AB'de değil kendi sınıf mücadelesindedir
   Bir kez daha Güney Kürdistan üzerine...
   Seçimler ve parlamenter hayaller
   Dünya halkları emperyalist savaşa karşı seslerini yükseltiyorlar
   Dünyadan kısa kısa
   Bu gençlere dikkat!
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
İşçi ve emekçilerle seçim üzerine konuştuk...

“Kurtuluşumuz mecliste değil devrimde!”

-Seçimlerden bir beklentiniz var mı?

DİSK üyesi işçi: Beklentim yok, çünkü seçimlerde insanlar kendi fikirlerini ortaya koymuyorlar. İnsanların en iyi kim yapabilir gibi bir düşünceleri yok. Oy kullanmayı mecburiyet, olarak görüyorlar. Ceza ödememek için oy kullanıyorlar. Adaylar bizim gibi işçi ve emekçilerin arasından olmalıdır. İşçiler ve emekçiler için bir şeyler yapılmasını istiyorsak bağımsız işçi-emekçi adaylara destek vermemiz gerekir.

TEKSİF üyesi işçi: 40 yıldır bu ülkede yaşıyorum ve sorunları biliyorum. 40 yıldır meclis var, fakat sorunlarımız hiçbir zaman mecliste çözümlenmedi. Dünyanın her yerinde bu böyle. O zaman meclisin bir çözüm olmadığını, meclise girmenin de bir şeyi çözmeyeceğini anlamak gerekir. Bu konuda net bir tutum ve bilince sahibim.

Öncelikle sorunlara bakmalı ve sorunların kaynağını ve çözümlerini bulmalıyız. Meclisten öte sistemin kendisine bakmamız gerekir. Bu nedenle şu adayın meclise girmesinden çok, bu meclisin sistemin meclisi olduğunu görmeli ve tümden ortadan kaldırılmasını düşünmeliyiz.

1. emekçi: Bana göre seçimler üç-dört yıl daha sermayenin ihtiyaçlarını görebilecek, yıpranmamış bir koalisyon hükümeti için yapılıyor. Bunu sağlamaya çalışıyor sermaye.

Seçim atmosferi işçi sınıfının güncel taleplerini daha gür bir şekilde gündeme getirmek için bir fırsat. Yoksa bu meclisteki hangi parti kazanırsa kazansın hiçbir şey değişmeyecek. İşçi sınıfının tek seçeneği vardır, o da düzenin değişmesidir. Meclisteki partiler de bunu yapamayacaklarına, yapmayacaklarına, bu düzenin savunucuları olduğuna göre, bizim onlardan bir beklentimiz yok.

Bizim esas beklentimiz işçi sınıfının davasını savunan örgütlerin, güçlerin desteklenmesidir. Bu çerçevede ben de Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu’nun bağımsız sosyalist adaylarını destekliyorum.

2. emekçi: Aldatılma oyununun bir parçasıdır seçimler. Bir tarafta, pahalılıktan, işsizlikten, Nazım’ın yazdığı gibi ömür boyu işsiz kalma kaygısından canı burnuna gelmiş bir sınıfın herşeye rağmen umutları, diğer tarafta ateşlenmeyi bekleyen fitilleri yaratan egemen sınıfın yeni manevra alanı yaratması.

3 Kasım seçimleri gündeme geldiğinden beri işyerinde seçimleri tartışıyoruz. Genel görüş bütün partilere güvensizlik olmakla birlikte, gönülden olmasa da ehven-i şer misali X, Y partiler tercih edilebilmektedir. Ben bunların gerçekte kimlerin temsilcisi olduğunu, hiçbirinin biz işçi ve emekçileri temsil edemeyeceklerini, propagandalarının birer aldatmadan ibaret olduğunu, bölgemizdeki bağımsız devrimci sosyalist adayları desteklememiz gerektiğini söylediğimde, onların kazanamayacağı, AKP’nin iktidara geleceği korkusu dile getiriliyor. Evet, en çok korktukları dinsel gericiliğin iktidarı.

Bu dönemin ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum. Bu dönem bizleri makineleştiren, insanlık dışı yaşam koşullarına mahkum eden bu sistemi ve temsilcilerini açıkça her yerde teşhir etme dönemidir aynı zamanda. Bunu yapabilmeliyiz. Gündemle bütünleştirerek, yaşam koşullarımızla birleştirerek.

-Düzen partileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

DİSK üyesi işçi: Onlar sermayelerini daha çoğaltmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hem de çok güzel bir şekilde yapıyorlar. Düzen partilerinden hiçbirini tercih etmiyorum.

-Sizce çözüm nedir?

DİSK üyesi işçi: Çözüm mecliste değil, bunu herkes biliyor.

-Sınıf bilinçli bir işçi olarak seçimler sürecinde ne yapmalıyız?

TEKSİF üyesi işçi: Seçim önemli bir atmosferi ifade eder. İnsanlarda diriliği, politikaya olan duyarlılığı ifade eder. İnsanları büyük çoğunluğu bizim gibi düşünmüyorsa, bizim gibi düşünmeye ikna etmemiz gerekir.

Seçimi meclise girmenin bir aracı olarak düşünmek tehlikelidir. Meclise girmekten çok meclisin çözüm olmadığını, sistem var oldukça soruların devam edeceğini, bu sorunlara karşı örgütlenmek ve mücadele etmek gerektiğini anlatmalıyız.

TEKSİF üyesi işçi: Çözüm devrimde.

1. emekçi: Bugün ortaya çıkmış bir seçenek var. BDSP var. Onların çağrıları ve talepleri var. Bu talepleri meclisteki partiler ne savunur ne de bunlar için mücadele eder. Bu sistem sorunudur, düzen sorunudur diyoruz. Dolayısıyla biz onlara oy vermeyeceğiz, onları seçmeyeceğiz. Arkadaşlarımıza, sendikalarımıza onlara oy vermemeleri gerektiğini söyleyeceğiz. Ve seçeneklerinin olduğunu söyleyeceğiz.

Örneğin burjuva basın insanların gözünü boyamak için düzen partilerinden başka alternatifiniz yok diyor. Çözüm mecliste diyor. Biz alternatifsiz değiliz. Seçenek devrimci seçenektir. Sosyalizmdir. Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu adaylarının desteklenmesi çalışmalarına katkı koymaktır.

- Sizin gibi bir emekçi olan bağımsız sosyalist adayı destekler misiniz?

2. emekçi: Bir işçi, emekçi önce kendine şu soruyu sormalıdır. Yıllarca oynanan bu orta oyununda benimle açıkça dalga geçilmektedir. “Ben senin işsiz kalmanın, aç kalmanın, sağlıksız konutlarda barınmanın sorumlusuyum, okumanın, gece-gündüz çalıştırarak entelektüel gelişiminin engeliyim. Bütün bunalımlarının nedeniyim. Bunların devamı için senden oy istiyorum” diyen bir sınıfın temsilcilerine bütün bunların devamı için oyumu nasıl verebilirim?

Ben bağımsız sosyalist adayı desteklerken, parlamento hayalleriyle değil, kurtuluşumuza giden yolun mücadelesini verdiği için desteklerim.

- Meclis çözüm değilse çözüm nerededir?

2. emekçi: Meclis sistemin her türlü pisliğinin bir maskesidir. Bizim kurtuluşumuz maske takmışların görüntülerinde değil, emeğinin sömürülmediği, insanın insan gibi yaşayacağı sistemin yolunu açan devrimdedir. Kurtuluşumuz mecliste değil, insanın gerçek niteliğine kavuşacağı sosyalizmdedir.

BDSP çalışanları/Sefaköy



Seçim faaliyetimiz sürüyor...

Enflasyona ve krize karşı çözüm sloganlarıyla gelen son hükümet, bunları ortadan kaldırmak bir yana daha derin krizler ve yıkım saldırıları ile işçi-emekçileri açlık ve sefalete mahkum etti.. Meclisten beklentileri iyice tükenen işçi ve emekçiler kurtuluşun yolunun yeni bir hükümet ve seçim olmadığını görüyorlar

Rumeli yakasından BDSP çalışanları olarak işçi ve emekçilere yönelik seçim aldatmacanın önüne ancak sınıfın kendi öz gücü ile geçebileceğinin bilinciyle davranıyoruz. “Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu” olarak, sınıfın kendi örgütlülüğünü yaratmak, işçi ve emekçilerin karşısına hergün yeni bir oyunla çıkan sermaye devletine karşı sosyalizm seçeneğini sunabilmek için yoğun bir çalışma yürütüyoruz.

BDSP çalışanları olarak bu bakışla bildirgemizi Sefaköy’den Gazi Osman Paşa’ya kadar bir dizi semtte ve fabrikada yaygın biçimde dağıttık.

Dağıtımdan gözlemler...

* Dağıtımımızı evlere giderek, bazı kahvelerde konuşmalar yaparak gerçekleştirdik. İnsanların sisteme ve düzen partilerine oldukça tepkili olduklarını gördük.Kimi yerlerde bizi düzen partisi adayı zannederek bildirgemizi almak dahi istemediler. Sonrasında yaptığımız konuşmalarla bunu aştık. İşçi ve emekçilerin yaptığımız çalışmayı sahiplendiklerini gördük. Dağıtım sırasında yaptığımız sohbetlerde seçimin çözüm olmadığı fikrini savundular.

* Bir başka semtte, yoksulluğu iliklerimize kadar hissettiğimiz derme çatma gecekondular arasında seçim bildirgelerimizi dağıttık. Zaman darlığımızdan kaynaklı semtin emekçileriyle kısa konuşmalar yapabildik. Emekçilerin genel olarak düşünceleri oy vermeme yönündeydi. İnsanlar düzen partilerine güvenlerini tamamen yitirmiş durumdaydılar. Büyük çoğunluğun tepkisi “hiçbirine güvenimiz kalmadı, hepsi birbirinin aynısı, milleti kandırıyorlar, kendileri yiyip içiyorlar, artık hiçbirine oy vermeyeceğim!” şeklinde oldu.

BDSP çalışanları/Rumeli Yakası