25 Mayıs'02
Sayı: 20 (60)


  Kızıl Bayrak'tan
  Sınırsız grev ve genel grev hakkı!
  Bürokratlardan oyalama taktiği
  Lastikte grev ertelemesi...
  Belediyelerde uyuşmazlık zaptı tutuldu...
  Kazanmanın yolu fiili-meşru mücadeleden geçiyor!
  Sınırsız söz ve basın özgürlüğü!
  Filistin halkı emperyalist-siyonist kuşatmaya karşı direniyor!
  İP'li çete hem suçlu hem güçlü!
  Bu yasa meclisten geçmeyecek!
  Sınıf çalışmasının popüler politik araçları: Bültenler
  Metropol Kürtleri: Birleşik mücadeleye köprü
  Emperyalist saldırganlığa ve savaşa karşı öfke her yerde büyüyor...
  Adana Öncü-İşçi Platformu Girişimi Bülteni'nden...
   Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
   Şehitleri anmak, onları anlamak ve her koşulda mücadele ile yaşatmaktır!
   Bir özgürlük abidesi, bir direniş türkücüsü: jose Marti
   Ölüm Orucu Direnişi bir şehit daha verdi...
   Halk ozanlığı geleneğinin en büyük temsilcilerinden Mahsuni Şerif'i kaybettik...
   Nepal'de Yeni Demokratik Halk İktidarına selam!
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Nepal’de Yeni Demokratik
Halk İktidarına Selam!

Halkların Uluslararası Mücadele Ligi (HUML) Nepal halkının emperyalizme, faşizme, Hindistan yayılmacılığına ve her türden gericiliğe karşı kahraman ve haklı mücadelesiyle sınırsız dayanışmasını sürdürüyor ve Nepal’de yükselen halkın demokratik hareketini destekliyor.

Yiğit Nepal halkının kurtuluş mücadelesi bütün dünya ezilen halkları ve işçi sınıfının emperyalizme ve gericiliğe karşı çıkarlarının ve hedeflerinin bir simgesini oluşturmaktadır. Nepal halkının cesur mücadelesi dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarının ABD’nin “terörizme karşı savaş” maskesiyle sürdürdüğü emperyalist saldırganlığın şiddetlenmesine karşı mücadele ve direnişine esin kaynağı olmaktadır.

Eylül 2001’de Nepal halkının çıkarlarını koruyan ve onları temsil eden alternatif yeni bir sistem kuruldu. En demokratik yolla, ezilen kitleler ve azınlıklar Ulusal Kongre’ye temsilcilerini seçtiler. Bu tarihi Kongre’de “Birleşik Devrimci Halk Konseyi” oluşturuldu ve Nepal’de Yeni Demokratik Devleti kurma görevi kabul edildi.

İktidardaki Nepal gerici devleti, halk tarafından sürdürülen devrimci savaşın başarılı gelişimini boğmakta başarısızlığa uğramakta; çeşitli entrikalarla ve dürüst olmayan yöntemlerle (1 Haziran 2001 tarihinde CIA ve Hindistan yayılmacı devletiyle işbirliği içinde Kral Birendra ve ailesi vahşice katledildi) 1 Kasım 2001’de “olağanüstü hal” ilan etti ve zalim ve vahşi bir kampanya başlattı.

ABD-İngiltere emperyalistleri ve Hindistan yayılmacı devletinin güvenini arkasına alan gerici Nepal devleti halka şiddetle saldırmaktadır; tüm demokratik hak ve özgürlükler yok edilmiş, karşı medya harekete geçirilmiş, işçilere işkence yapılmış ve işten atılmış ve ilerici-devrimci güçlere karşı bir terör kampanyası başlatılmış durumdadır.

Emperyalist güçler ve Hindistan yayılmacı devleti, kukla Nepal devletini yıkılmaktan kurtarmak için seferber oldu. Emperyalist güçler Nepal devletine ekonomik-politik-askeri yardım sağlarken, Hindistan yayılmacı devleti Nepal’i hemen işgal edebilmek için sınırına füzelerini yığdı. Tüm bunlar, Nepal devlet başkanı Sher Bahadur Deuba’nın halkın demokratik hareketini yok etmek için askeri ve ekonomik yardım için dilenmek üzere yaptığı Washington ve Avrupa ülkeleri ziyaretleri koşulları altında gerçekleşmektedir.

HUML, ezilen Nepal halkının özgür iradesiyle seçtiği Birleşik Devrimci Halk Konseyi’ni selamlıyor ve destekliyor; tüm dünya ezilen halklarını, ilerici demokratik kurumları ve anti-emperyalist güçleri Nepal halkının demokratik ve özgür iradesini ve oluşturulan alternatif devlet sistemini tanımaya, savunmaya ve desteklemeye çağırıyor.

Şubat 2002’de HUML’in Uluslararası Koordinasyon Komitesi (UKK) Nepal’deki ulusal kurtuluş ve demokrasi için yeni demokratik hareketini desteklemek üzere bir açıklama yapmış ve Nepal Kraliyet Ordusu (NKO), diğer paramiliter güçler ve polis tarafından yapılan kitle katliamlarını, kaçırmaları, köy yakmaları ve yağmalamaları lanetlemişti. UKK bildirisinde aynı zamanda Nepal yetkililerinden derhal olağanüstü halin bitirilmesini, NKO ve paramiliter güçlerin dağıtılmasını, sözde anti-terörist savaşın kaldırılmasını, savaş esirlerinin tüm politik tutsakların serbest bırakılmasını ve “kaybedilen” insanların hesabının verilmesini istemişti.

40 ülkeden 230’un üzerinde kitle örgütünün enternasyonal birliği HUML, tüm üye örgütlerini ve tüm demokratik ve anti-emperyalist güçleri Nepal halkının kahraman mücadelesiyle dünya halklarının dayanışmasını ifade etmek ve ABD-İngiltere’nin başını çektiği emperyalist güçleri, Hindistan yayılmacılığını ve iktidardaki Nepal gerici devletini protesto etmek için bir araya gelmeye ve güçlerini seferber etmeye çağırıyor.

Dünyanın tüm gericileri, kahraman Nepal halkının kurtuluş savaşını ve Yeni Demokratik İktidarı yok etmek için tüm gücüyle yüklenirken; Halkların Uluslararası Mücadele Ligi tüm dünya çapında demokratik ve anti-emperyalist güçleri, Nepal halkıyla uluslararası dayanışma için oluşturulan ve koordine edilen kampanyaya katılmaya ve bölgedeki korkunç emperyalist emellere karşı direnmek için tüm çabaları yükseltmeye acil olarak davet ediyor.

Yaşasın enternasyonal dayanışma!
Yaşasın Nepal halkının Yeni Demokratik İktidarı!
Emperyalizm ve Hindistan yayılmacılığı Nepal’den defol!
Kahrolsun emperyalizm, feodalizm, faşizm ve her türden gericilik!
Şan olsun Nepal halkının demokratik ve anti-emperyalist mücadelesine!

Mayıs 2002
Halkların Uluslararası Mücadele Ligi
(Kampanya için kontak adresi: nepal@ilps2001.com)



TİHV’den tedavi için destek çağrısı

F Tipi cezaevlerinin faturası gittikçe ağırlaşıyor. Ölüm Orucu'nda ve 'Hayata Dönüş Operasyonu'nda ölen onlarca insanın yanı sıra eylemden sonra tedavi olması gereken bir kişinin 10 günlük tedavi masrafı 1 milyar 250 milyon lirayı buluyor. Eylem sırasında rahatsızlanmalar nedeniyle tahliye edilenlerin bir çoğu bu parayı bulamazken THİV bugüne kadar tedaviler için 220 milyar lira harcadı.

TİHV yetkilileri 441 tutuklu ve hükümlünün tedavisini üstlendiklerini ancak kaynak yetersizliği nedeniyle zorlandıklarını söylüyor. Bugüne kadar 294'ü İstanbul, 80'i Ankara, 44'ü İzmir ve 23'ü Adana'dan olmak üzere 441 kişi tedavi için Vakfa başvurdu. Bir kişinin 10 günlük süreyle hastane tedavi giderinin yaklaşık 750 milyon lira, FTR tedavisinin aylık tedavi gideri ise kişi başına ortalama 500 milyon lira. Yoğun kas erimesi olan kişilerin beslenmesi için gerekli olan mama için günlük 30 milyon lira civarında tedavi sonrası yapılması gereken periyodik testler ve ilaç için ise kişi başına 70 milyon lira gerekiyor.

TİHV başvuranlara göz, kulak, psikiyatri, nöroloji, dahiliye, cerrahi, fizik tedavi, diş ve laboratuar tetkikleri yapılmasını sağlarken, muayeneler sırasında ilaç, vitamin, mama, gözlük, boyunluk, tabanlık, yatak, tekerlekli sandalye, ambulans sağlanması için de yardımcı oluyor.

Maddi imkansızlıklar nedeniyle tıkanma noktasına geldiğini belirten TİHV yetkilileri, hala vücudundaki şarapnel parçalarının çıkarılması için ameliyat olmayı bekleyenlerin bulunduğunu belirtiyor. Tedavilerin devamı için 10 bin doların üzerinde desteğe ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

(Kaynak: Medyakoop-http://www.medyakoop.org)

TİHV Hesap No:
T. Vakıflar Bankası,
Ankara Yenişehir Şubesi
(TL) Hesap No. 2001047
($) Hesap No. 4000310
e-mail: tihv@tr.net
(http://www.tihv.org.tr )



Katilleri affetmeyeceğiz!

Hüseyin Duman davası sona erdi...
MHP yöneticisine cinayetten mahkumiyet...
Siyasi cinayetin cezası altı ay tutukluluk...

TKP'li işçi Hüseyin Duman'ın öldürülmesi ile ilgili olarak görülen davada bugün karar verildi. Savunma avukatlarının beraat talebine karşılık, “kasten adam öldürmek” suçunu sabit gören mahkeme Ülkü Ocakları Küçükbakkalköy şube Başkanı ve MHP üyesi İhsan Bal'a 24 yıl 1 gün hapis cezası verdi. Katil ve çeteciler için çıkartılmış af yasası doğal olarak Bal'a da uygulandı ve katilin tahliyesine karar verildi.

Hatırlanacağı gibi 1999 yılında genel seçimlerin bir gün öncesinde İstanbul Küçükbakkalköy'de parti konvoyuna düzenlenen bir saldırı sırasında tekstil işçisi Hüseyin tabancayla vurularak öldürülmüştü. Ülkü Ocakları Şube Başkanı İhsan Bal af yasasının çıkarıldığı günlerde teslim olmuş, bir süre tutuksuz yargılandıktan sonra 30 Kasım 2001 tarihinde tutuklanmıştı.

TKP Genel Başkanı Aydemir Güler gelişmeyle ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

* Bu kararın birinci anlamı ülkemizde şu anda iktidarda bulunan faşist MHP'nin bir üyesinin cinayetten mahkum olmasıdır. MHP'nin gerçek yüzü budur ve bir kez daha mahkeme kararıyla tescil edilmiştir: MHP bir siyasi parti değil, suç örgütüdür.

* Ülkemizde faşistlerin siyasi cinayetlerine, pratikte 6 ay tutukluluk cezası uygulanmaktadır. Bu sonuç herhangi bir tartışma kaldırmayacak açıklıktadır ve mevcut hükümetin çıkardığı af yasasının kimleri gözettiğini de gözler önüne sermektedir.

TKP Hukuk Bürosu da mahkemenin cezayı kanunda gösterilen alt sınırdan verdiğini belirterek temyize gidileceğini bildirdi.

Mahkeme bugün verdiği mahkumiyet ve tahliye kararı ile yalnızca önündeki dosyayı kapatmıştır. Faşizmin suçlarıyla ilgili dosya ise TKP'nin mücadele konusu olmaya devam etmektedir.

Katilleri affetmeyeceğiz!

TKP Basın Bürosu
16 Mayıs 2002