23 Haziran'01
Sayı: 14


  Kızıl Bayrak'tan
  Meclis gece-gündüz çalışıyor!..
  Tüm devrimci tutsaklardan direnişin talepleri üzerine açıklama...
  Zorla müdahale işkencesine son
  ÖO Direnişi 247. gününde sürüyor
  Takas ihalesinin gerçek yüzü
  Kamu emekçileri hareketi
  Kapitalist kâr hırsı insanlığın geleceğini tehdit ediyor
  Düzen medyası
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/8
  Aymasan işçileri direniyor, öğreniyor, öğretiyor!
  Sınıf hareketi
  Gençlik
   Uluslararası hareket
  Ölüm Orucu ile dayanışma etkinlikleri...
  "Emek ordusu öncü müfrezesine sahip bugün"
  Antakya sebze halinde küçük ama kazanımla biten bir direniş
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Antakya sebze halinde küçük ama kazanımla biten bir direniş...

Birlik ve üretimden gelen güç!

Bir grev/eylem örgütlemenin zorluğunu herkes bilir. Bazen harcanan tüm çabalar sonuçsuz kalır. Ancak kendiliğinden gelişen grevlerde bu sorun daha az yaşanıyor olsa gerek. Materyaller sahiplerini bulur, çabalar sonuçsuz kalmaz. Kazanım elde etmek daha kolay olur. En bilinçsiz insan bile katıldığı bu eylemliliklerin okul işlevi taşıdığını görür. Eyleme, grev kırıcıları (patron yalakaları, ajanlar) hariç, hemen herkes katılır.

Antakya sebze halini her sene yüzlerce mevsimlik işçi doldurur. Kuzeylisi-güneylisi, doğulusu-batılısı, her bölgeden işçiler, yazın kavurucu sıcağında (10 km. uzakta yığınla insan plajlarda, barlarda eğlenirken!) ağır koşullarda çalışmak zorunda kalırlar.

Gece iş bitimine kadar çalışan işçilerin, sabah 7:30-8:00 işbaşı yapma mecburiyetleri vardır. Ücret düşüklüğü cabası. Bu yüzden yaşanan bu küçük çaplı deneyim, hem patronun hem de işçilerin ilk defa karşılaştığı, ambar işçileri arasında pek yaygın olmayan bir durum olması açısından önemlidir.
Yaklaşık 50 kişinin çalıştığı bir ambarda işçiler iki aydır paralarını alamamaktadır. Buna eklenen ağır iş koşulları işçilerin sinirlerini oldukça germektedir. Patronun yatmak için sağladığı mekan da çok kötüdür. Dar odalarda koğuşu andırır şekilde yataklar dizilmiştir, yatak araları bir kişinin bile zor geçebileceği mesafededir. Günlük yemekler genellikle aynı ve kötüdür.

Böylece patronla ilk tartışmalar başlar. Pazarları bile çalışılan bu işyerinde, işçilerin dayanma gücü artık oldukça düşmüştür. Ücretlerin geç ödenmesi, zaten son derece düşük olan ücretlerde sık sık kesinti yapılması (işlerin yolunda gitmediği gerekçesiyle) gerginliği arttırır. Ancak çalışmak zorunda oldukları için, bu direnişe dek “ağa” diye hitap ettikleri patrona karşı bir karşı duruş sergileyememişlerdir.

Gece saat 2 gibi, son gelen kamyon da yüklenip gönderilir. Saat 8:00’de zil çalar, işçilerden biri, yorgun olduğunu ve işe çıkamayacağını söyler. Patron “çavuş” denilen arabulucu uşağı ile aşağı inmeyen işçiyi çağırtır. İşçi aşağı inmeyeceğini, bugün dinlenmek istediğini iletir. İstiyorsa patronun kendisinin gelmesini söyler. Patron yukarı çıkıp, işçinin işbaşı yapmasını ister. İşçi aşağı ineceğini, ancak bugün çalışamayacağını söyler.

Patron bölgede yoğun olarak bulunan Kürt işçilerini bir tehdit aracı olarak kullanmaktadır. Yani her an işten atılabilirler. Ancak çalıştırdığı işçileri, işi iyi bildikleri ve “tatminkar” ücretle çalıştıkları için, işte tutma eğilimindedir. Aşağıya inen işçi bugün çalışmayacağını yineler. Buna birkaç işçi daha katılır; o çalışmazsa biz de çalışmayız derler. Sayıları 9’u bulunca, patron sinirlenip, küfür ve hakaretleri sıralar.

İş güvencesinden, sigortadan hiç bahsedilmeyen bu işyerinde nihayet grev patlar. İşçilere savrulan küfürlerden sonra, tüm ambar greve katılır. Bu patronu oldukça huzursuz eder. Sanki az önce küfürü savuran kendi değilmiş gibi, tatlı dille konuşmaya, vaatlerde bulunmaya başlar.

Genç işçiler, biriken paraları ödenmeden, mesai saatleri belirlenmeden, pazar günleri tatil edilmeden ve yemek kalitesi arttırılmadan işe çıkmayacaklarını söylerler.

Patron önce işçileri kovar. Böylece isteklerinden vazgeçirebileceğini düşünür. İşçiler çıkıp eşyalarını toplarlar. Bunun üzerine patron işçi temsilcisinden işçilerin gitmesini engellemesini ister. Temsilci, tüm çalışanların paraları ödenmeden ve istekleri kabul edilmeden işe başlanmayacağını açıklar. Patron açıkta kalan malını düşünmektedir. Bu kadar işçiyi toplamak bir haftadan fazla sürebilir ve bu onu büyük zarara sokabilir.

İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanarak biriken paralarını alırlar. Ve sezon sonuna kadar paralarının her ay düzenli ödenmesini kabul ettirirler. Yanısıra, işyerinde çalışma koşullarına ilişkin bir kaç maddeyi de kabul ettiririrler.

Genç işçiler bu eylemleriyle, hem birliğin önemini ve hem de güçlerinin ne olduğunu yaşayarak görüp öğrenmişlerdir.

Bir SYKB okuru/ Antakya




“GATS Anlaşması konusunda ülkeyi yönetenlerce
topluma bilgi verilmemektedir”

Kamuoyuna...

Tüm hizmet alanlarını ve hizmetlerin üretilmesi için gerekli olan sınai ve tarımsal ürünlerin üretimini de kapsayacak boyutta bir küresel anlaşma olan GATS’ın (Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) 2000 yılı başından bu yana geçen 1,5 yıl içerisinde her 15 günde bir DTÖ’nün(Dünya Ticaret Örgütü) Cenevre’deki merkezinde genişletilmesine yönelik müzakereler yapılmaktadır.

 Türkiye’nin de taraf olduğu ve genişletilmesi müzakerelerine katıldığı GATS Anlaşması konusunda ülkeyi yönetenlerce topluma bilgi verilmemektedir. Yapay ekonomik kriz bahane edilerek IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü ve Avrupa Birliği’nin talepleri doğrultusunda son dönemde çıkarılan yasaların tümü, GATS’ın oluşturulmakta olan yeni şekline uyum yasalarıdır.

GATS müzakereleri 11 ana başlık altında yürütülüyor ve belirlenen ana başlık, alt bölüm ya da sektör ve grupların anlam ve içeriğinin anlaşılmaması için DTÖ’nün ciddi çaba sarfettiği fark ediliyor. Böylece, anlaşma hayata geçirildiğinde yazılması unutulmuş boyutları bile kapsayabilecek kadar esnek bir metin elde edilmesi planlanıyor. Piyasanın acımasız ellerine teslim edilmesi konusunda anlaşma sağlanan 11 temel kategori şunlardır:

- Telekom, Posta Hizmetleri, Görsel ve İşitsel İletişim Hizmetleri de dahil olmak üzere İletişim.
- İnşaat ve Bağlantılı Mühendislik Hizmetleri.
- Eğitim.
- Enerji, Su İletim Sistemleri ve Atık Su İşleme.
- Tüm Çevresel Hizmetler.
- Finansal, mali ve Bankacılık hizmetleri.
- Sosyal Hizmetleri de kapsayacak şekilde Sağlık ve Bağlantılı Hizmetler.
- Turizm, Seyahat ve bu iki sektörle bağlantılı Tüm Hizmet ve Ürünlerin (!!!) Üretimi.
- Kültürel ve Sportif Hizmetler
- Kara, Hava, Deniz ve tüm diğer Ulaşım Hizmetleri.
- Ve Diğer Hizmet Alanları.

Emek örgütleri ve fikir emekçilerinin örgütleri olan Meslek Odaları, (tüm emekçiler, işsizler, emekliler ve tarım emekçileri için), bilginin üretimi ve yaygınlaştırılmasını hedefleyen, Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu’nu bu üretimde destekleyen örgütler olarak, GATS hazırlıklarının ülkemiz insanlarından gizlenen boyutunu açığa çıkarmak ve müzakere süreci hakkında ülkemiz insanlarının bilgilendirilmesini sağlamak için 23-24 Haziran 2001 tarihlerinde Petrol-İş Sendikası Genel Merkezi (Altunizade) Konferans salonunda “GATS SEMPOZYUMU” adıyla uluslararası bir sempozyum düzenlemektedirler.

Sempozyuma katılım yönünde gerekli duyarlılığı göstermenizi bekliyor ve Sempozyum Programını aşağıda bilgilerinize sunuyoruz.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu
15 Haziran 2001
İletişim: e-mail: antimai@antimai.org




Başka bir dünya mümkün!

20-22 Temmuz 2001 tarihleri arasında, İtalya’nın Cenova kentinde yapılacak olan G-8 toplantısını protesto etmek amacıyla, merkezi İtalya olmak üzere tüm dünyada küreselleşme karşıtı etkinlikler gerçekleştiriliyor. Seattle ve Prag eylemlerinin devamı olan bu eylemlerin Türkiye ayağının örgütlenmesi amacıyla Türkiye’deki tüm sivil toplum örgütlerine ve bağımsız muhalif kişi ve kurumlara açık bir toplantı düzenleniyor.

“Başka Bir Dünyanın Mümkün” olduğuna inanan, ve bu başka dünyayı mümkün kılacak en önemli unsurun farklılıkların biraradalığı olduğunu savunan, bağımsız yerel inisiyatiflerle oluşturulacak bir zeminde yer alarak kampanyaya kendi rengini katmak isteyen herkesin katılımını ve desteğini bekliyoruz.

Bu kampanya kapsamında kamuoyu desteğinin sağlanması için imza kampanyaları, panel ve söyleşiler, konserler ve bir festival düşünülüyor. Aşağıda belirtilen yer ve saatte bunlar ve benzeri diğer kampanya faaliyetleri için aktif katılımınızı, her türlü desteğinizi, fikir ve önerilerinizi bekliyoruz.

Yer: T.M.M.O.B. (Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi)
Hüseyin Ağa Mah. Sakızağacı Sk. No:16 Taksim - Ağa Caminin yan sokağı
Tarih: 19 Haziran 2001 Salı
Saat: 19:00 İrtibat İçin:

CENOVA 2001 Kampanyası Girişimcileri