23 Haziran'01
Sayı: 14


  Kızıl Bayrak'tan
  Meclis gece-gündüz çalışıyor!..
  Tüm devrimci tutsaklardan direnişin talepleri üzerine açıklama...
  Zorla müdahale işkencesine son
  ÖO Direnişi 247. gününde sürüyor
  Takas ihalesinin gerçek yüzü
  Kamu emekçileri hareketi
  Kapitalist kâr hırsı insanlığın geleceğini tehdit ediyor
  Düzen medyası
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/8
  Aymasan işçileri direniyor, öğreniyor, öğretiyor!
  Sınıf hareketi
  Gençlik
   Uluslararası hareket
  Ölüm Orucu ile dayanışma etkinlikleri...
  "Emek ordusu öncü müfrezesine sahip bugün"
  Antakya sebze halinde küçük ama kazanımla biten bir direniş
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Aymasan işçileri direniyor, öğreniyor, öğretiyor!

31 Mayıs’ta başlayan Aymasan direnişi kararlılıkla sürüyor. Direniş 3. haftasını doldururken, işveren görüşmelerde oyalayan bir tutum sergiliyor.

İşçi ve sendika temsilcileri, işverenin tazminatı kısa zamanda yatıracağını ifade ettiğini, ardından üretime başlanacağının sinyallerini verdiğini söylüyorlar. Aymasan işçileri ise işe dönmek dışında her türlü öneriye kapalı oldukları, sorunun ancak kararlı bir direnişle çözüleceğini belirtiyorlar.

Görüşmelerin ardından Aymasan direnişçileri talep ve mücadelelerini duyurmak için daha etkin bir çaba içerisine girdiler. Oluşturulan komiteler bölgede bulunan kitle örgütü ve sendikaları dolaşarak destek talep ettiler. Çıkarılan iki bildiriyi bölgedeki fabrikalara ve emekçi semtlere yoğun olarak dağıttılar. Bu arada bölge halkının ve sınıf dostlarının ziyaret ve destekleri sürüyor. İşçiler aldıkları kararla direniş çadırında vardiyalı olarak beklemeye başladılar. Verilen desteğin büyümesi için başta kendileri olmak üzere herkesin çaba göstermesi gerektiğini, uzun sürebilecek bir direnişe hazırlandıklarını ve eylemli bir sürecin içerisine gireceklerini belirtiyorlar.

Direniş çadırında 15-16 Haziran etkinliği

1 Mayıslara düzenli olarak katılan, 8 Mart’ı kendi hazırladıkları bir programla sınıf dostlarıyla birlikte kutlayan Aymasan işçileri, 15-16 Haziran’ı da unutmadılar. Direniş çadırı işçi sınıfının bu önemli mücadele gününde çok anlamlı bir etkinliğe sahne oldu.

Deri-İş Sendikası Başkan Vekili Musa Servi’nin kısa açılış konuşmasından sonra, işçi sınıfının hak alma mücadelesinde şehit düşenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Arkasından direnişçi işçilerden biri 15-16 Haziran direnişinin tarihsel ve güncel önemini anlatan bir konuşma yaptı. Bunu okunan şiirler takip etti.

Çevresinde gelişen haksızlıklara kayıtsız kalan bir işçinin aynı şeyler kendi başına geldiğinde düştüğü durumu anlatan skeç beğeni topladı. Fabrikanın folklor ekibinin başarıyla sunduğu halk oyunlarıyla devam eden etkinlik, işçilerden oluşturulan müzik grubunun söylediği türküler ve arkasından çekilen halaylarla son buldu.

Yaklaşık 300 kişinin katıldığı etkinlikte DDSB ile Devrimci Demokrasi, SY Kızıl Bayrak, Atılım, İşçi Köylü, Dayanışma ve Vatan gazetelerinin ortak mesajı okundu.

Sık sık “Birlik, mücadele, zafer!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Aymasan bizimdir, bizim kalacak!”, “Kapılar açılsın, üretim başlasın!”, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!” “Yaşasın 15-16 Haziran direnişimiz!” vb. sloganların atıldığı etkinlik direnişin coşkusunu taşıyordu.

Etkiliğe hazırlanmak için zaman sıkıntısından kaynaklı bir iki aksilik olsa da, tüm etkinliğin direnişteki işçiler tarafından hazırlanıp sunulması son derece anlamlıydı. Direnişin bir okul olduğunu söyleyen Aymasan işçisi, böylelikle hem öğreniyor hem de öğretiyor.

İşyerinde basın açıklaması

Aymasan işçileri Pazartesi günü de fabrika önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Açıklamaya Türk-İş ve DİSK’e bağlı bir çok sendikanın yöneticisi destek verdi. Açıklamaya SASA, Aksan, ABB ve belediye işçilerinin yanı sıra demokratik kitle örgütü yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve devrimciler de katıldılar. İşyeri temsilcisinin gelenleri tanıtıp teşekkür etmesinden sonra açıklamayı Deri-İş Genel Başkanı Yener Kaya yaptı.

Açıklamada Aymasan işçisinin tüm fedakarlığı yaptığını, ancak buna rağmen kendilerine hiçbir açıklama yapılmadan işçilerin işten çıkarıldığını belirten Kaya, bunu kabullenmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Taleplerinin işe dönmek olduğunu, sendika olarak sonuna kadar işçilerin yanında olacaklarını belirtti.

İkinci konuşmayı Musa Servi yaptı. İşçi sınıfı ve emekçilere yönelik dünya çapında topyekun bir saldırı yürütüldüğünü, emekçilerin bu saldırılara karşı mücadele etmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de patronların krizi bahane ederek daha fazla kâr hırsıyla kazanılmış haklara saldırdığını söyleyen Servi, bölgede işten çıkarmaların yoğun olduğunu, buna karşı tek tepkinin Aymasan işçisinden geldiğini ifade etti. Sınıf dostlarının destekleriyle direnişi kazanacaklarını ve bunun tüm sınıfın kazanımı olacağını belirti.

Sloganların hiç susmadığı eylem, destek çağrısıyla sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/Kartal




Aymasan işçileri:

“Biz kazanacağız, işçi sınıfı kazanacak!”

Ülkemiz insanları yıllardır sermayenin ve onun bürokratları haline gelen hükümetler tarafından sömürülüyor ve hala da sömürülmektedir. Yaşadığımız bu dönem içersinde üreten kesimlerin üzerindeki baskı ve sömürü alabildiğine pervasızlaştı. Bunun açık örneği, onlarca bankanın içlerinin boşaltılması, milyarlarca doların hortumlanmasının ortaya çıkmasıyla halkımız tarafından bir kez daha görülmüştür. Fakat hortumlanan bankaların faturası, hortumculara değil, ezilen kesimlere, yani işçi emekçilere çıkartılmaktadır. Bununla birlikte emperyalist güçler artık dolaylı yollardan değil, açıktan açığa ülke ekonomisine, siyasetine müdahale etmektedirler.

Ülkemizi bir sömürge gibi yöneten İMF, sömürge valisi olarak da Kemal Derviş’i atamıştır. Son süreçte İMF ve DB patentli “ulusal program” vb. isimli ekonomik siyasal reçetelerle ülkemizin ulusal zenginliği olan KİT’ler çokuluslu şirketlere ve onların içteki işbirlikçilerine peşkeş çekilmektedir. KİT’lerde durum bu iken, özel sektörde de esnek üretim politikasının sonuçlarından biri olan sendikasızlaştırma, part-time çalışma ve işten atma vb. işçi düşmanı politikalar yoğun bir şekilde yaşama geçirilmek isteniyor ve geçiriliyor da.

Aymasan’da yaşadığımız işçi kıyımı ülkemizde uygulanan genel ekonomik politikaların yakıcı ve yıkıcı bir örneğidir. Aymasan patronu işkolumuzdaki yoğun sendikal örgütsüzlük nedeniyle diğer işyerlerinde işçi maliyetlerinin düşük olması bahanesiyle sendikal örgütlülüğe son vermek amacıyla, 246 işçiyi hiçbir yasal dayanağı olmaksızın kapı önüne koymuştur. Biz Aymasan işçileri örgütsüzlüğün kaderimiz olmadığı, geleceğimizin tüm değerleri yaratan kollarımızda olduğu bilinciyle direnişe çıktık. Bu direnişimizin Türkiye işçi sınıfına yönelik saldırılara karşı bir bayrak olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu inançla zafere kadar direneceğiz.

Biz kazanacağız, işçi sınıfı kazanacak!
Birlik, mücadele, zafer!
Gelecek ellerimizdedir!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Gelecek Bizim

Emekçiler makina başında
Ter damlar alnından
Ter hamur olur ekmeğinde
Çocukları vardır hep yanında
Patronu vardır hep sırtında.
Emek, emek, emek
Bir gün gelir kapının önüne konur
Bu ekmek size fazladır derler
Biz insanız, onurumuz, yarından
Umudumuz var.
Çünkü bizim çocuklarımız var.

Gece nöbetçisi Aymasan işçileri
Gelecek günün habercileri