ARSIVANA SAYFA
 
7 Ekim '00
SAYI: 37
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Filistin deneyiminin dersleri, Kürt halkı için paha biçilmez değerdedir
Sırbistan’da hükümet darbesi
Demokrasi yönelimi adına pazarlanan “saygın hukukçu”
Ermeni soykırımı tasarısı ve “hür” Türk medyası
“Öteki Türkiye”nin değil tekelci sermayenin sözcüsü
İşçi ve emekçilere yönelik yeni bir soygun
Kamu emekçi hareketi reformist önderlik engelini aşmak zorunda
EXSA işçisi direniyor
Sendika bürokrasisinin yeni manevraları karşısında sınıf sorumluluğu
“İş güvencesi” yasa tasarısı...
Bu devletin “adaleti” hep emekçi halkın beynini dağıtıyor!
CHP Kurultayı, düzenin çözümsüzlüğü ve devrimci önderlik sorumluluğu
Kürt illerinde devletin “insan hakları” seferberliği!
Ekim Gençliği’nden
“ON’lar birer yıldız gibi parladılar karanlığın içinde”
Onlarla zafere yürüyeceğiz!
Habip Gül anmasına karşı devlet terörü
“Devrimci onur işkenceyi yenecek!”
“Ailelerimize kalkan elleri kıracağız!”
Hücrelere karşı mücadele üzerine notlar
Basından seçmeler
Mücadele Postası...
 
Tüm yazılar





 
 
Berlin’de Ulucanlar anması

Asla unutmayacak,
asla bağışlamayacağız!



Bundan bir yıl önce Ankara’nın göbeğinde faşist diktatörlüğün kolluk güçleri, yüreklerinden ve ideallerinden başka hiçbir silahı olmayan 10 devrimci tutsağı işkence ederek hunharca katletti. Bu vahşi katliamı lanetlemek, kurşunlara karşı kolkola halaya girerek ölümle alay eden 10 kızıl karanfilimizi anmak için bizler, Alınterimiz, Y. Atılım, Kızıl Bayrak, Kurtuluş, Devrimci Demokrasi ve S. Rızgari okurlarının oluşturduğu DETUDAK Berlin Komitesi adına bir anma düzenledik.

“Ölüm Hücrelerine Girmeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen etkinlikte; yerel grup ve sanatçılar, tutsak ve şehit yakınları, sinevizyon gösterisi, Ulucanlar sürecinde Türkiye’ye giden delegasyondan Alman bir arkadaş yer aldılar.

DETUDAK adına yapılan konuşmada: Ulucanlar katliamının devletin tutsakları teslim almak için gündeme getirdiği F tipi(hücre) cezaevi modelinin bir ön çalışması olduğu; sonrasında girişilen Burdur ve Bergama cezaevlerindeki katliam provalarının da bunun bir parçası olduğu; yine faşist devletin bundan sonraki süreçte de bu ısrarlı çalışmasına devam edeceği, ne pahasına olursa olsun hücre sistemine geçmeye çalışacağı; öte taraftan devrimci tutsakların ölümüne direneceğinin ve bu konuda asla taviz vermeyeceklerinin çok açık görüldüğü ve dışarda bulunan bizlerin içerdeki devrimci tutsakları yalnız bırakmamak için yapılan çalışmalara ve eylemlere destek vermemizin artık zorunluluk olduğuna vurgu yapıldı.

Şehit ve tutsak yakınları, özellikle son bir yılda yaşadıklarını ve gözlemlerini aktararak, saldırılarda yaralanan, sakatlanan devrimci tutsaklara maddi-manevi destek sağlamak gerektiğini dile getirdiler. Kendine insanım diyen hiç kimsenin bu konuda duyarsız kalamayacağını belirttiler.

Sinevizyon gösterisinde ise öfke, coşku, hüzün had safhadaydı. Ailelerin evlatlarına destek direnişleri, konuşmaları ve Ulucanlar katliamında şehit düşen siper yoldaşlarımızın otopsi görüntüleri, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” sloganları eşliğinde izlendi.

Ulucanlar sürecinde Türkiye’ye giden delegasyondan Alman bir dostumuz, o süreçte yaşadıklarını; polisin uyguladığı dayatmaları; ailelerin ve devrimci-demokrat-duyarlı insanların, kuruluşların çabalarına ve kararlılıklarına değinerek, konuşmasını devrimci tutsakları asla yalnız bırakmayacağız sözleriyle bitirdi.

Yaklaşık yüz kişinin katıldığı etkinliğimiz, kültürel programda yeralan dayanışmacı ozan ve grupların söylediği türküler ve marşlar, çekilen halaylar ve bir sonraki eylemde buluşmak istediğimizi belirten mesajımızla son buldu.

Devrimci tutsaklar yalnız değildir!

DETUDAK/Berlin





“Devrimci onur işkenceyi yenecek!”


Merhaba,
Tüm Kızıl Bayrak çalışanlarını, Türkiyeli işçi ve emekçileri, insanların ezilmediği bir dünya için mücadele edenleri, buradaki göçmen işçiler ve Belçikalı sınıf öncüleri olarak selamlamak istiyoruz.

Bizler Türkiyeli göçmenler olarak, sizlerin devrimci mücadeleniz ile yarattığınız değerleri savunmak için oluşturduğumuz bu platformdan, Türk devletinin devrimci tutsaklar üzerinde oynamaya çalıştığı oyunlara, işçi ve emekçilere yapılan saldırılara boyun eğmeyeceğimizi bildiriyoruz. Her koşulda Belçika’da kamuoyu yaratarak, mücadelenize tüm gücümüzle destek vermeye hazırız.

Devrimci ve komünist tutsaklar, işçi ve emekçileri onurlandırdılar. Bunu egemen sınıflar da iyi bilmekteler. Varsın onlar tutsak düşen ya da mücadele eden, hamuru çelikten yoğrulmuş komünistlere ve devrimcilere kendilerince meydan okusunlar. Unutmasınlar ki, bu toprakların yiğit evlatları tam iki sene önce “Cüret ettik ve kazandık!” diyerek komünist işçi partisini kurdular.

Devrimci onur işkenceyi yenecek!

Antwerpen Devrimci Tutsaklarla Dayanışma
Komitesi İnisiyatifçileri

Antwerpen/Belçika





Hücrelere izin vermeyeceğiz!


26 Eylül ‘99’da Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirilen katliamın birinci yıldönümü anmak ve hücre saldırısını protesto etmek amacıyla Bielefeld’de, Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Platformu olarak, “Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Gecesi” düzenledik.

Nisan ayında oluşturulan Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Platformu bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. 6 aydır her hafta çarşıda bilgilendirme standı açılıyor, hücrelere karşı imza toplanıyor, Almanca ve Türkçe bildiriler dağıtılıyor.

Son etkinliğimiz, 30 Eylül günü gerçekleştirdiğimiz gece oldu. “‘F’ tipi hücrelere izin vermeyeceğiz!” şiarı ile gerçekleştirdiğimiz gecemize 400 civarında insan katıldı. “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Yaşasın siper yoldaşlığı!” vb. sloganların atıldığı etkinlik genel olarak olumlu bir havada geçti.

Tutsak yakınları ve aydınların anlatımı ile Ulucanlar katliamının belgeleri olan otopsi görüntülerinin yer aldığı bir film gösterimi yaptık. Görüntüler söze yer bırakmayan bir vahşeti sergiliyordu. Bu gösterim kitle üzerinde sarsıcı bir etki yarattı.

Platform adına yapılan konuşmada; Türkiye cezaevlerindeki direnişçi geleneğin tarihi, hücre saldırısının devrimciler şahsında bütün bir topluma karşı bir saldırı olduğu anlatıldı ve platformun eylemliliklerine daha etkin biçimde katılma çağrısı yapıldı.

Bielefeld/BİR-KAR





Habip-Ümit ve siper yoldaşlarının bıraktığı
kızıl bayrağı gururla taşıyacağız!..



Ulucanlar katliamının üzerinden bir yıl geçti. Katil devletin yaptığı katliam hazırlıklı ve planlı bir katliamdı. Devleti böyle bir katliama zorlayan, içte yapısal ve dönemsel sorunlar, dışta emperyalizmin ihtiyaçlarına uygun yeniden bir yapılanmaydı. Bunun için ilk önce işi devrimci ve komünistleri teslim almaktı. Böylelikle ilk olarak hücre tipi cezaevlerine geçişi sağlamak istiyordu. İkinci olarak da İMF-TÜSİAD yıkım programlarını işçi ve emekçilere pürüzsüzce uygulamak.

Devletin başkentin göbeğinde Ulucanlar’ı seçmesi tesadüf değildi. Özellikle Ecevit’in ABD yolunda sarfettiği laflar, rastgale söylenen sözler hiç değildi.

Katil devlet devrimcilerin irade ve kararlılığını hesaba katmamıştı. Hesapladıkları planlar daha ilk başta ölümüne direniş karşısında suya düştü. Onlar, siper yoldaşlığını düşmanın topu tüfeği karşısında çelik irade olup halaya durarak gösterdiler. Teslimiyet asla! dediler.

ON’ların yücelttiği kızıl bayrak şimdi daha da güçlü, daha da dirençlidir. ON’ları birinci yılında anarken bir kez daha önlerinde saygıyla eğiliyoruz.

Bizler yurtdışında Habip ve Ümitlerin yaratmış olduğu partinin taraftarları olarak, her yıl 26 Eylül günü Habip ve Ümit yoldaşları anarken gözbebeğimiz olan partimizin program ve tüzüğünü hayata geçirerek, iktidar yolunu açmak için mücadele edeceğiz. Yol açık, hedef bellidir.

Emperyalizmin küresel çapta egemen olduğu dünyada ağırlaşan sorunlar, önümüzdeki süreçte emek-sermaye arasındaki çatışmaları daha da hızlandıracaktır. Şimdiden emekçiler Seattle’dan Prag’a kadar saldırgan dünya sermayesini protesto ediyorlarsa, yarın komünistlerin önderliğinde daha gür ve planlı bir biçimde emperyalizmi mezarına gömecektir.

Biz Stuttgart TKİP taraftarları olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Katil devlet, Ulucanlar katliamında aldığı yenilgi sonrası, saldırılarını daha sinsi olarak sürdürmeye çalışmaktadır. Ancak katil devletin yakasını bırakmadık, bırakmayacağız. Yurtdışı hücre karşıtı eylemliliklerimizi daha da zenginleştirip devletin kirli, sinsi oyunlarını boşa çıkaracağımıza, ON’ların önünde söz veriyoruz.

Stuttgart TKİP taraftarları