13 Eylül'03
Sayı: 36 (126)


  Kızıl Bayrak'tan
  Günün görevi Irak halklarıyla eylemli dayanışmayı yükseltmektir!
  Yalan ve çarpıtma kampanyası sürüyor
  Amerikancı usaklar işgal ve jandarmalığa "insani" kılıf uyduruyor
  Kamuda ücret artışları Bakanlar Kurulu'na kaldı...
  "Toplu görüşme süreci": Reformizmin ciddiyetsizlik ve iflas tablosu!
  "Yol haritası"nın ölümü resmen ilan edildi
  Kasap Şaron, kanlı icraatlarına devam ediyor
  Siyonist İsrail vahşette sınır tanımıyor
  Savaş karşıtı eylemlerden...
  Röportajlar...
  Tüm gövdemizle fabrikalara!
  İşçi ve emekçi eylemlerinden...
  Ünifil işçilerinden mektup...
  Genel-İş 3 No'lu Bölge Kongresi yapıldı...
  Japonya'da ekonomik kriz ve artan intiharlar
  Türklük ve "Türkiyelilik" üzerine
  TC'nin Irak ve Güney Kürdistan hesapları
  Yılmaz Güney: Sinemamızda dalgalanan kızıl bayrak
  Kaygan kumlarda röveşata
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Siyonist İsrail vahşette sınır tanımıyor

Kesintisiz devam eden İsrail katliamları, Filistinli örgütlerin ilan ettiği tek taraflı ateşkesin iki ay dolmadan bitmesine yol açtı. Önderleri hedef alınan Hamas, bu katliamlara intihar saldırılarıyla karşılık verdi. Hamas’ın kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmet Yasin’i hedef alan füze saldırısının ardından Hamas yetkilileri, İsrail’in bedel ödeme zamanının geldiğini ve cehennem kapılarının onlar için açılacağını ilan ettiler. Hamas’ın bu tür açıklamaları boşuna yapmadığı bilinir. Nitekim İsrail ordusu bir taraftan katliamlarına devam ederken, Hamas’ın gerçekleştireceği olası saldırıları engellemek için de olağanüstü güvenlik önlemleri almaya başladı.

Dünyanın en kalabalık yerleşim yeri olan Gazze Şeridi’nde F 16 savaş uçaklarıyla apartmanları füze yağmuruna tutan siyonistler, ikinci intifadanın başladığı Eylül 2000 tarihinden bu yana 3 bine yakın Filistinli’yi katlettiler. Öldürülenlerin ezici çoğunluğu sivillerden, yüzlercesi de çocuklardan oluşuyordu.

Katliamlara devam eden siyonistler, tam onlara yakışan iğrenç tehditler savurmaktan da geri durmuyorlar. Şeyh Ahmed Yasin’in içinde bulunduğu apartmana füzeli saldırının (Yasin’in hafif yarayla atlattığı saldırıda çoğu çocuk 15 kişi yaralandı) emrini bizzat veren kasap Şaron, katliam kampanyasının devam edeceğini de ilan etti. Filistinli direnişçileri kastederek, “Öldürülmek için belirlendiler, onlara bir an bile dinlenme fırsatı vermeyeceğiz. Onları avlamaya devam edeceğiz, çünkü onların tek hedefi var: İsrail’i ortadan kaldırmak” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz da Arafat’ın dünyayla tüm bağlantılarının bir an önce kesilerek tamamen tecrit edilmesi gerektiğini savundu. Dışişleri Bakanı Şilvam Şalom ise, Arafat’ın sürgüne gönderilmesini istedi.

Saldırılara karşılık vereceğini açıklayan Hamas, 9 Eylül akşamı Tel Aviv ve Kudüs’te birkaç saat arayla iki intihar saldırısı gerçekleştirdi. 15 kişinin öldüğü, 70’ten fazla kişinin yaralandığı saldırıları üstlenen Hamas, eylemlerin arkasının geleceğini açıkladı. Bu eylemelerden sonra İsrail ordusu savaş uçaklarıyla Filistin kentlerini bombalarken Cenin, Tulkarim, Gazze, Kalkilya gibi kentlere de girmeye başladı. İsrail saldırılarına destek veren Bush yönetimi, her zamanki gibi Filistinliler’in eylemlerini kınadı. Hamas’ın eylemleriyle ilgili açıklama yapan Amerikalı bir yetkili, “teröre karşı mücadele”nin öneminden bahsetme arsızlığı göstererek Filistinli direnişçileri tehdit etti.

Başta ABD olmak üzere, “hür dünya”nın tam desteğini arkasına alan kasap Şaron, Filistin kentlerini yıkmakta, akıl almaz katliamlar yapmakta bir sakınca görmüyor. Emperyalist saldırganlığın tüm Ortadoğu halklarını hedefe çaktığı bir dönemde “Batı uygarlığı” temsilcileri, işgal karşıtı Filistin direnişini “terör eylemi”, siyonist vahşeti ise, “teröre karşı mücadele” kapsamında ele alıyor. Bu kaba ikiyüzlülüğe şaşırmak için ortada bir neden yok. Zira kapitalist/emperyalist sistem tam da budur. Ortadoğu halklarının gerçek kurtuluşu emperyalist köleliği alt etmekten ve kapitalist barbarlık düzeninin zincirlerini kırmaktan geçiyor.