30 Ağustos '03
Sayı: 34 (124)


  Kızıl Bayrak'tan
  Tezkereyi çıkarabilmenin riski ortada kaldı
  Kürt-Türkmen çatışması mı, Ortadoğu'yu Balkanlaştırma girişimi mi?
  Kapitalizm savaş demektir!
  ABD Irak'ta uluslararası güç istiyor...
  23 Ağustos Ankara eylemi..
  Reformist barikat devrimci mücadele programıyla aşılacak!
  Devrimci önderlik boşluğunu dolduralım!
  Colin's direnişi üzerine...
  Colin's direnişi ile ilgili zorunlu bir açıklama
  Fabrikalardan...
  Genel grev için hazırlanmlıyız!
  Direnişteki Pirelli-Ekolas işçileri: "Direnişimiz tüm işçi sınıfının direnişidir"!
  Direnişçi Pirelli-Ekolas işçileriyle konuştuk...
  Emperyalist savaş karşıtı platform çalışmaları üzerine...
  Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
  Kölelik yasası uygulamaları...
  ABD'nin Liberya fiyaskosu
  Filistin direnişi emperyalist-siyonist planları boşa çıkarıyor
  ABD, Güney, Türkmenler ve TC...
  ABD bataklığa saplanıyor
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
23 Ağustos eyleminin İstanbul kolu...

Devrimci önderlik boşluğunu dolduralım!

22 Ağustos Cuma akşamı sendikamızın kaldırdığı araçla yola çıktık. İstanbul’dan kaldırılan araç sayısı oldukça azdı. Daha önceki eylemlere 4-5 araç kaldıran şubeler bu eyleme en fazla bir araç kaldırmıştı. Mola yerinde İstanbul’dan gelen otobüsler biraraya geldi. İstanbul’dan eyleme katılan 17 otobüs vardı.

Mola yerinde hep tanıdık simalar vardı. Burada çekilen halaylar kitleye canlılık kattı. İki kısa moladan sonra sabah 7:30 gibi Ankara girişinde bir benzinlikte nedenini bilmediğimiz bir bekleyişe koyulduk. Sorular üzerine diğer illerden yürüyüş kollarını beklediğimiz açıklandı. Saat 10:00’a doğru Kızılay’ın kapatıldığı, polisin barikat kurduğu, kimsenin Kızılay’a sokulmadığı haberi geldi. Bir sendika yöneticisi, ancak merkezi karar alınırsa Ankara’ya 4 koldan giriş yapılacağını, bu karar alınana kadar oturduğumuz yerden Kızılay’daki barikatın kaldırılması için trafiği kapatacağımızı söyledi. Bu kararı duyar duymaz, bunun doğru bir karar olmadığını, yol kapatmak yerine barikatı yerinde aşmak gerektiğini vurguladık. Ama bizlere söylenen alınmış bir kararın var olduğu ve buna uymamız gerektiği oldu.

İlk kapatılan yolun işlevsiz olduğu kararına varıldı. Kısa bir mesafe yürüdükten sonra Şaşmaz mevkiinde oturma eylemine devam ettik. Uzun saatler süren bekleyişi kesen “Ankara’da çatışma var” haberi oldu. Artık herkesin sabrı taşmıştı. İnsanlar orada çatışırken neden barikat ve trafik akışı dahi olmayan bu yolu kestiğimizi sormaya, yöneticilere baskı uygulamaya başladık. Bizlere verilen yanıt önceleri oldukça sert ve üstten dayatmacı bir üslupta idi; “Ne yani siz mi karar alacaksınız?” vb. demeye başladılar. Tepki gösteren emekçi sayısı artmaya başlayınca önce kitleyi ikna etmeye ve megafonla dağıtmaya, daha sonra ise “tamam haklısınız, ama biz de merkezi bir karar alınmasını bekliyoruz” vb. türü söylemlerle yatıştırmaya çalıştılar.

“On dakika” diyerek bizleri oyalamaya çalışan yönetim, kitlenin artan tepkisi karşısında son bir kez “MYK” ile konuşma yaptı ve uzun süren bekleyiş Kızılay’a gidiyoruz, barikatları aşacağız kararıyla sona erdi.

Ankara tren garı önünde araçlardan indirildik. Ama hala bizlere bir açıklama yapılmamıştı. Dağınık bir şekilde Kızılay’a doğru yürüyüşe geçtik. Otobüslerde bize “anlaşmaya varılmış, Kızılay’a gireceğiz” diye söyleniyordu. Ancak Sıhhiye’de polis barikatı ile karşılaştık. Ankara ve diğer yürüyüş kollarındaki dostlarımızla telefon görüşmeleri yapmasak nasıl bir oyuna geldiğimizi anlayamayacaktık. “Kızılay, Kızılay!” diye kitleyi motive eden yönetim daha sonra baştan beri anlaşma yapılan yollardan yürüyüşe geçerek kitleyi aldattı. Bunu da bir kazanım olarak sundu.

Biz Sosyalist Kamu Emekçileri olarak hem yürüyüş kollarında hem de alanda kitle içinde KESK yönetiminin ihanetçi tutumunu teşhir eden konuşmalar yaptık. Buna karşı alınması gereken tutumu emekçi dostlarımıza anlattık. “Toplu görüşme oyunu değil genel grev, genel direniş” başlıklı bildirilerimizi yaygınca dağıttık. Eylem alanında ise Sosyalist Kamu Emekçileri imzalı “KESK’in evrimi, Bir kez daha mühürleri kırmak için ne yapmalı” adlı broşürümüzü dağıttık.

Bu eylem bir kez daha kamu emekçileri cephesinden yaşanan devrimci önderlik boşluğunu ve bizlere düşen görevleri göstermiştir.

Bir kamu emekçisi/İstanbul



Sendika ağalarının barikatı aşılmalıdır!

23 Ağustos’ta gerçekleştirilen KESK Ankara eylemine Adana BDSP çalışanları olarak yaklaşık 20 kişiyle katıldık. Yol boyunca söylediğimiz türkü ve marşlarla ertesi gün gerçekleşecek eyleme direniş ruhunu taşımaya çalıştık. Ankara’ya 80 km kala, saat 07:00 civarında konakladık. Orada da halay, türkü ve marşlarımız devam etti. Saat 11:00 civarında Ankara’da Kızılay Meydanı’na girmeye çalışan eylemcilere müdahale edildiği haberini alınca Ankara’daki barikatların kaldırılmasını sağlamak amacıyla bulunduğumuz yerde E-5 karayolunu çift yönlü trafiğe kapattık.

Yaklaşık 2 saat süren eylem boyunca sloganlar atıldı, marşlar söylendi, şiirler okundu. Oldukça coşkulu geçen oturma eyleminde biz komünistler, “Sınıfa karşı sınıf, düzene karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Hücreler yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “İşçi memur elele genel greve!”, “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganlarını sıklıkla attık. Attığımız sloganların büyük bir çoğunluğu kamu emekçileri tarafından da sahiplendi.

Saat 13:00 civarında gelen haber üzerine oturma eylemi bitirilerek Ankara’ya doğru yola çıktık. Orada diğer illerden gelen kamu emekçileriyle buluşarak kortejlerimizde yerimizi aldık. Akşam saat 19:30’a kadar süren eylem kamu emekçilerinin mücadeledeki kararlılığıyla birlikte sendikal bürokrasiyi aşacak bir inisiyatife de sahip olmadığı göstermektedir. Kamu emekçilerinin önündeki en önemli engel sendika ağalarının oluşturduğu barikattır. Eylemin örgütlenişinden yol boyunca sergilenen ve alana yansıyan tutuma kadar bu kendini bariz bir şekilde ortaya koymuştur.

BDSP çalışanları/Adana



KESK eylemi:
Bir kez daha ihanet!

3-4 saat Aksaray’da TŞCF dinlenme tesislerinde “diğer illerden gelen araç konvoyunu bekliyoruz” bahanesiyle bekletilen emekçiler, Ankara’dan gelen MYK emri üzerine yol üzerinde 3.5 saatlik oturma eylemi yaptılar. Trafik engellendi. Yine Ankara’dan gelen emir üzerine eylem sona erdirildi.

Ankara’ya varıldığında ise yürüyüş kollarının birleşmesine yine KESK yönetimi tarafından fırsat verilmedi. Sıhhiye Meydanı’nda kurulan polis barikatı karşısında 1-2 saatlik oturma eylemi yapıldı. Barikatı aşmak yerine polis ile yapılan anlaşma sonucu kitle ara sokaklara yönlendirildi. Kimin nerede yürüdüğü belli olmayan koşturmaca sonucunda yapılan basın açıklaması, “gündüz gözaltına alınan emekçiler serbest bırakılıncaya kadar eylemimiz devam edecektir” söylemine rağmen bitirildi.

Fiili-meşru mücadele hattından uzaklaşmanın bir başka örneği olan 23 Ağustos KESK eylemi, yanlış zamanda ve yerde kesilen yollar, polis köpekleri ile saatlerce bakışıp, “barikatı ya açarsınız ya da biz yolumuza devam edeceğiz” söylemleri eşliğinde ihanetle sonuçlanmıştır.

Bu tabanın değil icazetçi-reformist yönetici kadronun istemi ve mücadele anlayışıdır. Bu anlayış terkedilmediği sürece KESK hiçbir kazanım elde edemeyecektir. Grevli-toplu sözleşmeli sendika hakkının bu tür eylemlerle alınamayacağı bilinmelidir.

Bir eğitim emekçisi/Adana



KESK Diyarbakır yürüyüş kolu
Adana’da
karşılandı

21 Ağustos günü Diyarbakır’dan yola çıkan KESK’li emekçilerden oluşan yürüyüş kolu Adana’da yaklaşık 100 kişilik KESK üyesi grup tarafından eski garajlarda karşılandı.

Yürüyüş kolu ile birleşen emekçiler basın açıklaması yapmak üzere Abidin Dino Parkı’na yürümek istediler. Yolda polisin yürüyüşü engellemek istemesi sonucu arbede yaşandı. Polisin bibergazlı saldırısına maruz kalan emekçiler slogan atarak yürüyüşlerine devam ettiler. Abidin Dino Parkı’nda yapılan basın açıklamasıyla eylemlerini sonlandırdılar.

SY Kızıl Bayrak/Adana