30 Ağustos '03
Sayı: 34 (124)


  Kızıl Bayrak'tan
  Tezkereyi çıkarabilmenin riski ortada kaldı
  Kürt-Türkmen çatışması mı, Ortadoğu'yu Balkanlaştırma girişimi mi?
  Kapitalizm savaş demektir!
  ABD Irak'ta uluslararası güç istiyor...
  23 Ağustos Ankara eylemi..
  Reformist barikat devrimci mücadele programıyla aşılacak!
  Devrimci önderlik boşluğunu dolduralım!
  Colin's direnişi üzerine...
  Colin's direnişi ile ilgili zorunlu bir açıklama
  Fabrikalardan...
  Genel grev için hazırlanmlıyız!
  Direnişteki Pirelli-Ekolas işçileri: "Direnişimiz tüm işçi sınıfının direnişidir"!
  Direnişçi Pirelli-Ekolas işçileriyle konuştuk...
  Emperyalist savaş karşıtı platform çalışmaları üzerine...
  Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
  Kölelik yasası uygulamaları...
  ABD'nin Liberya fiyaskosu
  Filistin direnişi emperyalist-siyonist planları boşa çıkarıyor
  ABD, Güney, Türkmenler ve TC...
  ABD bataklığa saplanıyor
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

KESK tarafından geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da yapılan eylem sermaye devletinin gözü dönmüş saldırılarının muhatabı oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan ve bakanları peşpeşe açıklamalar yaparak eylemi “yasadışı”, “antidemokratik” ve “ideolojik” ilan ettiler. Eylemi düzenleyen KESK yöneticilerini “vatandaşın yolunu kapatmakla”, eyleme katılan kamu emekçilerini de “teröristlikle” suçladılar. Savcılar da boş durmadılar; KESK yöneticileri ve eyleme katılan bazı kamu emekçileri hakkında ipe sapa gelmez suçlamalarla soruşturmalar açtılar. Bu arada polis eylemi bahane ederek Ankara’da devrimci avına girişti, pek çok insanı gözaltına aldı.
Böylelikle en sıradan bir demokratik hak arama eylemine karşı devlet cephesinden geliştirilen saldırılar, gösterilen tahammülsüzlük sayesinde bir anlamda takke düştü, kel göründü. Sermaye sözcüleri tarafından “sessiz devrim” olarak nitelenip alkışlanan, Türkiye’nin demokratikleştiğinin ispatı olarak gösterilen “Avrupa Birliği’ne uyum” veya “demokratikleşme” paketlerinin işçi ve emekçiler için ne anlama geldiği bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. Uyum paketleriyle geleceği söylenen ithal demokrasinin emekçilere kazandıracağı hiçbir hak, sağlayacağı hiçbir özgürlük olmayacağı ispatlandı.

Bu vesileyle bir kez daha yineliyoruz; Kapitalist sistemde sadece burjuva sınıfın hak ve özgürlükleri tümüyle güvence altındadır. Emekçilerin bu hakları kullanabilmesi ise ancak dişe diş mücadelelerle elde edilecek kazanımlar sayesinde mümkün olabilir. İşçi sınıfı ve emekçiler tam ve kalıcı demokratik hak ve özgürlüklere ise ancak bu çürümüş düzen zor yoluyla yıkılıp gittikten, sosyalist bir dünya kurulduktan sonra kavuşabilir. Bu bakımdan işçi ve emekçilerin AB’den gelecek demokrasiye değil, sınıf mücadelesini yükseltmeye ihtiyaçları vardır.

***

Demokratik hak ve özgürlüklerin nasıl kazanılacağına ilişkin bir haber İzmir’den; Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Kimmet Fabrikası işçilerinden geldi. Kimmet işçileri bir süre önce sendikaya üye olmuşlardı. Patron da işyerine sendika sokmamak için 14 kişiyi işten çıkartmıştı. Fakat Kimmet işçileri her türlü zorluğa göğüs gererek mücadelelerini sürdürdüler. Neticede patron hem atılanları işe geri almayı, hem de işyerine sendika girmesini kabul etmek zorunda kaldı; direnen işçiler sendikada örgütlenme hakkını bileklerinin hakkıyla kazandı. Kimmet işçileri başta Çiğli Organize Sanayii’dekiler olmak üzere tüm işçi ve emekçilere hak ve özgürlüklerin mücadeleyle kazanılacağını gösterdi.

***

Bu hafta ülkenin pek çok yerinde 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle eylem ve etkinlikler yapılacak. Emperyalist savaş ve saldırganlığın Ortadoğu halklarını doğrudan hedef aldığı şu günlerde, barış özlemlerinin dile getirildiği eylem ve etkinliklere katılmak, gerçek barışın sosyalizmle kazanılacağı düşüncesini her türlü araçla kitlelere taşımak sınıf devrimcilerinin önemli görevlerinden biri durumunda. Eylem ve etkinliklere ilişkin haber ve yorumların zaman geçirilmeden gazetemize ulaştırılması gerektiğini de okurlarımıza bir kez daha hatırlatıyoruz.