21 Haziran'03
Sayı: 24 (114)


  Kızıl Bayrak'tan
  Kuşatmayı yarmak için öncü ve devrimci işçiler bir adım öne çıkmalıdır!
  Kamu TİS'leri sürüyor...
  Uğur Ziyal'ın ABD ziyareti ve ötesi...
  ÇEAŞ ve Kepez elektrik operasyonu
  Özelleştirme yağma ve talandır!
  KESK bölge mitingleri...
  Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu araştırmasını bitirdi...
  Irak'ta işgal karşıtı direniş büyüyor...
  "Yol haritası" şimdiden iflas etti!
  Savaş kundakçılarının yeni hedefi İran!
  İran: İç dinamikler ve emperyalist hesaplar
  İşçi hareketinin sorunları ve müdahale sorumluluğu
  Ünifil'de sendikalaşmaya karşı işten atmalar ve işçilerin iş bırakma eylemi
  İşçi ve emekçi eylemlerinden...
  Teslimiyetçi bir liberalin "genel af" hayali ve kuyrukçu argümanları
  Burjuvazi sömürü ve saldırıda tatil yapmıyor...
  Geleceğine sahip çık!
  Fransa'daki büyük kitle hareketliliği hız kesiyor...
  ABD, Ortadoğu ve Filistin...
  Etkinlik ve faaliyetten...
  Fantezi fabrikaları
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Hükümet bir yandan AB’ye uyum adı altında ardı ardına göstermelik demokrasi paketleri açarken, diğer yandan demokratik hak ihlalleri, kazanılmış hakların gaspları artarak devam etmekte.

İşkence ve baskılar hiç bitmiyor, işkenceciler aklanmaya, işkence görenler suçlanmaya devam ediliyor. Bir tiyatro sahnesinin dekorlarından bile “bölünme” paranoyalarına malzeme çıkarabiliyor, oyuncuları hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde açabiliyorlar.

Daha da vahimi, en temel ve vazgeçilemez hakların başında gelen çalışma ve yaşama hakkını gaspederek, işçi ve emekçileri kitlesel işsizlik ve açlık batağına mahkum edecek yasaları el çabukluğuyla meclisten geçiriyor, yürürlüğe sokuyorlar.

Bu böyle olduğu halde, Avrupa demokrasilerinden hiçbir tepki, hiçbir itiraz duyulmuyor. Nasıl duyulsun ki, zaten onların anladığı, uyguladığı ve üyelik için dayattığı demokrasi işte böyle bir şey. İşçi ve emekçi kitlelere yönelik her türlü hak gaspını onlar da ellerinden geldiğince, sınıf izin verdiği oranda uygulamakta. AB’nin merkezindeki metropoller, haftalardır işçi eylemleriyle çalkalanıyor. Sebebi ise buradakiyle aynı; sınıfın kazanılmış haklarını ortadan kaldırma çabaları.

Avrupa’daki işçiler kazanılmış haklarını korumak için direniyor. Türkiye’de ise tam da şanlı 15-16 Haziran direnişinin yıldönümüne yakın çıkarılan yeni iş yasasına karşı sendikalar tam bir ölü sessizliğine bürünmüş durumda. O derece ki, önceki yıllarda göstermelik/geçiştirmelik de olsa 15-16 Haziran yıldönümleri hatırlanırdı. Bu yıl, böylesine ağır bir saldırı karşısında işçilere direniş sözcüğünü hatırlatmamak için olsa gerek, direnişin yıldönümü adeta unutuldu.

***

Unutturulmaya çalışılan bir başka yıldönümü 2 Temmuz’da. Dinci gericilerin devlet desteğiyle işlediği bu vahşi katliamın yıldönümünde yapılacak etkinliklere şimdiden hazırlanmak gerekiyor. Katliamlarla birlikte hak gasplarının da hesabını sormak için...