6 Temmuz'02
Sayı: 26 (66)


  Kızıl Bayrak'tan
  Yıkım ve yağma programına karşı mücadelede birleşelim!..
  Niyet mektubu ve kamuda tasfiye
  İş kanunu tasarısıyla kıdem hakkı da gaspediliyor...
  İMF artık siyasete de müdahaleye başladı
  Sivas'ın ışığı sönmeyecek!
  Sivas'ın katili sermaye devleti!
  BİR-KAR'dan direnişçi İSDEMİR işçilerine...
  İSDEMİR direnişi ve sınıfa karşı sorumluluklar
  İnsanca yaşamaya yetecek vergiden muaf asgari ücret!
  İşçi ve emekçi eylemlerinden...
  Kamu emekçilerinin 12 yıllık fiili-meşru mücadelesi 2 saate sığdırıldı
  "Bilim Kurulu"nun esnek üretim gerekçeleri ve gerçekler
  Düzenin sol kulvarında yeni bir oyuncu
   "Solcu aydın" geçinen holding kalemşörlerinin AB feveranları
   İsrail siyonizmi Filistin'de kalıcı işgal peşinde
   Bir kültürel etkinlik deneyimi...
   Venezüela’da yeni faşist darbe hazırlığı
   Emperyalistlerden "umut yolculuğuna” duvar
   Emperyalist G8 zirvesi..
   “Güneydoğu Müsteşarlığı” ile OHAL’e devam!...
   Cezaevleri Sempozyumu...
   Küreselleşmenin sonu mu?
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
2 Temmuz şehitleri mezarları başında anıldı...

Sivas’ın ışığı sönmeyecek!

2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için gittikleri Sivas’ta devletin dolaysız desteğiyle şeriatçı-faşistler tarafından yakılarak katledilen 35 aydın ve sanatçı ölümlerinin 9. yılında mezarları başında anıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin düzenlediği anma, 2 Temmuz’da, Nesimi Çimen’in Karacaahmet’teki mezarına doğru yürüyüşe geçilmesiyle başladı. En önde şehitlerin resimlerinin bulunduğu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği imzalı pankart ve Sivas şehitlerinin resimleri taşındı. “Dün Maraş’ta, bugün Sivas’ta, çözüm faşizme karşı savaşta!”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek!”, “Katiller halka hesap verecek!”, “Sivas şehitleri ölümsüzdür!”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz!”, “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek!” sloganları atıldı. Mezar başında bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez yöneticisi basın metnini okudu. Açıklamada özetle şunlar söylendi:

“Fabrikada, atölyede, tarlada, okulda, mahallede örgütlü olmalıyız. İşçiler, emekçiler, memurlar, köylüler, öğrenciler örgütlü olursak eğer; bir daha Madımak katliamları, Çorum, Maraş, Gazi, Ulucanlar, F tipi katliamları yaşamayız...

“Şehitlerimize söz veriyoruz ki;

“Çorum, Maraş, Sivas, Gazi katliamının gerçek failleri bulunmadıkça... ‘Otelin etrafını saran hiçbir vatandaşımızın hiçbirine zarar gelmemiştir’ diyen politikacılarımız oldukça... Otelde 7 saat boyunca mahsur bırakılan aydınları, sanatçıları kurtaramayan güvenlik kuvvetleri yargı önünde hesap vermedikçe.... Irkçılık, şovenizm, şeriat var oldukça... .... Faili meçhuller, haksız gözaltılar bitmedikçe, F tipi cezaevleri kanalı ile tecrit politikaları var oldukça, düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça... İnsan emeği üzerindeki sömürü yok edilmedikçe...

“Bu ateş hiç sönmeyecek! Bu yürek hiç susmayacak!”

Fevzi Kurtuluş Sivas katliamıyla ilgili türküsünü söyledi. TUYAB’tan bir ana söz alarak “Maraş’taki, Sivas’taki, cezaevlerindeki katliamları unutmadık, unutturmayacağız!” dedi. Konuşma “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “İçerde, dışarda hücreleri parçala!” sloganlarıyla karşılandı. Nesimi Çimen’in oğlu, dostları, Fevzi Kurtuluş, parti temsilcileri, Divriği Kültür Derneği, KAY-DER, KESK, TUYAB, Hacı Bektaş Kültür Vakfı’nın da katıldığı anmada yaklaşık 150-200 kişi vardı. Grup Vardiya’nın söylediği şarkılar ve bir emekçinin okuduğu şiirin ardından, buradaki anma bitirilerek araçlarla Zincirlikuyu Mezarlığı’na geçildi.

Gidenleri Asım Bezirci’nin yattığı Zincirlikuyu Mezarlığı girişinde daha kalabalık bir kitle karşıladı. Yaklaşık 350 kişilik bir kortej oluşturuldu. Burada da “Sivas’ın hesabı sorulacak!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep barebar ya hiçbirimiz!”, “Sivas’ı unutma, unutturma!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganlarıyla yürüyüşe geçildi. Mezar başında gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından aynı metin burada da okundu. Asım Bezirci’nin eşi Refika Bezirci ve kitaplarının basımında emeği geçen Hayri Erdoğan birer konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından “Yaşasın devrim ve sosyalizm!” sloganları atıldı. Burada da Fevzi Kurtuluş ve Grup Vardiya birer dinleti sundu. Alevi Eğitim Kültür Vakfı Başkanı’nın yaptığı kısa konuşmayla anma sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/İstanbul



Sivas katliamı 9. yılında...

Katliamın faili sermayenin kanlı iktidarıdır!

Tarih 2 temmuz ‘93, yer Sivas...

Sonradan Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından çıktığı anlaşılan “müslümanlar” imzalı ölüm fermanı ile harekete geçen faşist-şeriatçı kırması yobazların Madımak Oteli’ni ateşe vermeleri sonucu 35 aydın diri diri yakılarak katledildi...

Tarih boyunca egemenler iktidarlarını ayakta tutabilmek için sayısız cinayet, provokasyon ve katliam gerçekleştirmiştir. Sivas ilk değildi, son da olmadı. Tıpkı 1 Mayıs ‘77, Bahçelievler, Maraş, Çorum, Kürdistan, “1000 operasyon”, Gazi , Ümraniye, Ulucanlar, 19 Aralık ve şimdi F tipi cezaevlerinde olduğu gibi...

Sivas katliamı gibi mahkemeyi de kullanmak isteyen devlet, katliamın tetikçiliğini yapanlara ilk başta küçük cezalar vererek sonuçlandırdı davaları. Sonrasında 28 Şubat süreciyle birlikte mahkemenin seyri de değişti. Devlet rezil ve arsız bir manevrayla Sivas davasını 28 Şubat’ın dolgu malzemesi yaparak, böylece katliama öfke duyanları, en başta da Alevi kitleleri yedeklemenin bir aracı olarak kullanma yoluna gitti. Şeriat-laiklik ikilemi üzerinden katliama, dolasıyla devlete karşı kitlelerin biriken öfkesini düzen kanalları içinde eritmek istedi.

Sermaye devletinin katliam geleneği

Katliamlar birer devlet ve sınıf politikasıdır. Sermaye devletinin sicili bu konuda oldukça kabarıktır. Katliamlar ileri devrimci kesime gözdağı vermenin, yükselen sınıf ve emekçi hareketini ırk ve mezhep kutuplaşmasını /çatışmasını kışkırtarak bölüp engellemenin birer aracıdır. Sivas’ın hemen bir kaç yıl sonrasında yaşanan Susurluk kazası ise devletin maskesini düşürmüş, devrimcilerin yıllardır söylediği katliamcı çete devleti gerçeğini gözler önüne sermiştir.

İşbirlikçi sermaye sınıfı, onun hizmetindeki devlet iktidarı, sonu gelmeyen ekonomik ve sosyal saldırıları hayata geçirmek için azgın bir devlet terörüne ihtiyaç duymaktadır. Bunun için bugün F tiplerini inşa etmiş, nazilere rahmet okutan 19 Aralık katliamı ile kullanıma açmıştır. Devletin bu tür katliamlardan yarın da geri durmayacağı bilinmelidir. Katillerden hesap sormanın, yeni katliamların önüne barikat örmenin yolu, çeteleşen devlete/çürüyen düzene karşı birleşmekten, devrimci sınıf mücadelesini yükseltmekten geçmektedir.

Sivas katliamının yıldönümünde işçi sınıfı ve emekçilerin anlaması gereken en temel gerçek budur.



Bursa’da oldu bittiye getirilen 2 Temmuz

Eylem saati günler öncesinden belli olmasına karşın Emniyet’in son gün müdahalesi eylemi oldu bittiye getirdi. 14:00 olarak açıklanan eylem saati önce 15:30, daha sonra 17:30, 18:00 olarak değiştirildi. Mahvel’deki eyleme de ilk başta izin vermeyen emniyet yaptıklarıyla amacına ulaşmış oldu.

Saat 17:00’de daha insanlar alana gelmeden Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı’nın basın metnini okumasıyla eylem başladı. Sık sık slogan, ıslık ve alkışlarla kesilen basın açıklaması kolluk güçlerinin istedikleri gibi kısa sürdü. Açıklama sonunda Heykel’e kadar yürüyüşe geçen eylemciler, “Sivasın hesabı sorulacak!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!” gibi sloganlar attılar. Heykel’de de kısa bir konuşma ve saygı duruşu yapıldı. Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı’nın “Polis arkadaşlarla anlaştık, olaysız dağılalım” sözleri eylemcilerin tepkisini çekti.

Sivas katliamının yıldönümüne yakışmayan bir eylem daha böyle oldu bittiye getirilerek sonlandı. Emniyetin bu oyununa teslimkar davranan PSA Derneği Başkanı ise eylemi kazasız belasız savmış olmanın rahatlığı içindeydi.

Devletin bu politikaları hiç bitmedi, engellemediğimiz ölçüde de hiç bitmeyecek. Egemenler için canlı canlı insan kıyımı ne ilk oldu ne de son... Çorum, Sivas, Maraş, Ümraniye, Ulucanlar... Ve son olarak da F tiplerinin kapatılması için ölüme yatan canları “kurtarmak için” diri diri yaktılar. Dün maşalarını kullandılar, bugün ise direkt kendilerine bağlı kolluk güçlerini... Tarih boyunca “hiç yılmadık, hiç bir zaman da yılmayacağız ve bu canların hesabını bir gün mutlaka soracağız.”

Yaşasın devrim ve sosyalizm!

Kızıl Bayrak okurları/Bursa



İzmir’de Sivas katliamı anması

Bu yıl Sivas katliamının anması geçen yıla nazaran daha kitlesel geçti. 2 Temmuz günü saat 18:00’de Konak Meydanı’na yürümek isteyen yaklaşık 1300 kişinin önü polis tarafından kesildi. Uzun tartışmaların ardından basın açıklaması Konak Meydanı yerine Sümerbank önünde yapıldı. Kitlenin tutumunun iyi ve coşkusunun canlı olduğu eyleme demokratik kitle örgütleri ile yasal sol partiler katıldılar.

Eyleme katılan kurumlar adına basın açıklamasını KESK dönem sözcüsü Musa Sever okudu. Eylemde “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Sivas şehitleri ölümsüzdür!” vb. sloganlar atıldı.

SY Kızıl Bayrak/İzmir