2 Haziran'01
Sayı: 11


  Kızıl Bayrak'tan
  Kamu emekçilerinin Ankara çıkarması
  Barikatlar aşıldı, Kızılay zaptedildi!
  Kamu emekçileri direnişlerini sürdürüyorlar...
  İhanet sözleşmesini alanlarda yırtalım!
  İzmir Sümerbank direnişi devam ediyor!
  F tipi ölümün belgesi
  Ölüm Orucu direnişçisi Uğur Türkmen 27 Mayıs'ta ölümsüzleşti...
  Direniş kazanacak!
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/6
  Ölüm Orucu'ndaki tutsaklardan bazılarının sağlık durumu
  Ölüm Orucu Direnişi'yle dayanışma eylemleri...
  Tarım, hububat ve emperyalizm
  Kıbrıs'ta MGK patentli kirli ve kanlı operasyon!
  Uluslararası hareket
  Devrim kaçkınlarının devrimcilere bitmeyen kini
  Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan ve Hüseyin Cevahir'in anıları önünde saygıyla eğiliyoruz...
  Proletaryanın büyük devrimci şairi: Nazım Hikmet
  Hücre karşıtı mücadele
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
TTB Merkez Konseyi:

“Susmayacak, mücadelemizi sürdüreceğiz...”


TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ YARGILANIYOR. 
GÖREVDEN ALINMA İSTEMİYLE YARGILANIYORUZ.
AMAÇ DIŞINDA FAALİYET GÖSTERDİĞİMİZ İDDİA EDİLİYOR.

“Amaç dışı faaliyet”imiz 22 Aralık 2000 tarihli bir basın açıklamamızdır. Bu açıklama, o dönemde yoğun tartışılan açlık grevi sürecini, tıbbi yönünü, müdahaleyi  ve bu konudaki hekimlik tutumunu kamuoyu ile paylaşmak üzere yapılmıştır ve metin ektedir.

Bir hekim örgütünün; temel görevleri arasında olduğu ulusal ve uluslararası kabullenilmiş olan bir konuda yaptığımız basın açıklaması neden gösterilerek, hakkımızda görevden alınma istemiyle dava açılmasını olağanüstü talihsiz bir durum olarak görüyor ve kabul edemiyoruz.

Hekimler ve onlar tarafından seçilerek görev alan bizler etik değerleri biliyor, önemsiyor, mesleki değerlerimiz, uygulamalarımız ve hukukla çelişmeyen tutumumuzun doğruluğuna içten inanıyoruz.
“İnsan sorumluluktur”.

Bizler de yönetici, hekim ve insan sorumluluğumuzla; topluma olan ödevimizi yerine getirdik, getirmeye de devam edeceğiz; “Susmama”nın bu toplumda ağır bir bedeli olduğunu biliyoruz ama yalnızca bu açıklamamızdaki konuda değil, bir bütün olan özlük haklarımız,  herkese nitelikli sağlık hizmeti, herkese insani bir yaşam konularında da susmayacak, mücadelemizi sürdüreceğiz.

28 Mayıs 2001 Pazartesi, saat 10:00’da Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde  yapılacak duruşma hekimlik uygulamaları, bu nedenle halk sağlığı, hepimizin ifade özgürlüğü ve demokratik bir Türkiye idealimiz için önem taşımaktadır.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ




Öğretim Görevlilerinden Duyarlılık Çağrısı İlanı:

“İnsan Hücreye Sığmaz!..”


27 Mayıs 2001 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’ne Öğretim Elemanları Sendikası ve Öğretim Görevlileri Derneği’nin girişimiyle bir ilan veren 300’ü aşkın öğretim görevlisi “Yetkililere Çağrımızdır. İnsan Hücreye Sığmaz” başlıklarıyla hazırlanan ilanda “Türkiye üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları olarak üniversiteli kimliğimizin bize yüklediği toplumsal sorumluluk ve en kutsal değerin onurlu insan yaşamı olduğu anlayışıyla, cezaevlerinde süre giden insanlık ayıbının verdiği utancın dayanılmaz boyutlara ulaştığını, toplumsal sağlığımızı yitirme durumuyla karşı karşıya olduğumuzu kaygı, korku ve ürpertiyle izliyoruz. Toplumumuzun sağlığını koruyacak, adaleti, insanca yaşamı sağlayacak yönde ve insan onuruna yakışacak biçimde, köklü sağdu kültürümüzün rehberliğinde bir an önce ileri adım atılmasının, toplumumuz ve ülkemiz açısından aciliyet taşıdığına inanıyoruz.

Bu bağlamda Ankara, İstanbul ve İzmir Baro Başkanlarının “Açık Mektup” larında ifade ettikleri aşağıdaki düşünceleri ileri bir adım olarak yerinde buluyoruz.

Tutuklu ve hükümlülerin gün boyunca, Tecrite yol açmayacak biçimde, makul sayıda bir arada yaşamalarını, Ortak mekanlardan yararlanmalarını sağlayarak; hiçbir ön koşula, “tredman”a, “uyum”a, “eğitim”e, v.b bağlanmaksızın, birlikte spor, kültür, rekreasyon faaliyetlerinde bulunabilmeyi “hak” kabul ederek; yani, tutuklu ve hükümlülerin maddi-manevi varlıklarını geliştirebilmelerine yönelik, insancıl ve demokratik infaz anlayışını benimseyerek; yani, Terörle Mücadele Yasasının 16. maddesini kaldırmayı, Gerekli mekansal değişiklikleri yapmayı, Toplumun demokratik örgütlenmesine ağır darbe vuran 3’lü Protokol’ü yürürlükten kaldırmayı vaat ederek, Ve vaatleri gerçekleştirme güvencesini vererek ölümün önüne geçilebilir;

Kutsal Olan Devlet Değil, Yaşamın Ta Kendisidir...

( İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin 28 Mayıs ‘01 tarihli “Acil Durum Çağrısı/16” başlıklı metninden alınmıştır...)




Borç öldürüyor, tüm borçlar iptal edilsin!


En zengin sekiz ülkenin liderleri 20-23 Temmuz'da İtalya'da Cenova'da bir araya gelecekler. G-8 zirvesinin gündeminde küresel sermayenin; sosyal hizmetler, eğitim, sağlık, emeklilik, göç ve demokratik haklar alanlarındaki denetimini arttırmayı sağlayacak maddeler ve yoksul

ülkelerin borç ödemeleri var.

“Gezegenimiz satılık değil” diyenler Cenova'daki zirveyi protesto etmek için seferber olmaya başladı bile.

İMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü'nün yoksulluğu derinleştiren politikalarına karşı Aralık 1999'da Seattle’da başlayan ve dünyanın her tarafına yayılan protestolar öylesine güçlü bir kamuoyu yarattı ki Pavarotti'den Spice Girls'e, Michael Jackson'dan David Bowie'e bir çok ünlü kampanyaya destek veriyor..

Borç yükü Türkiye'de de can alıcı bir sorun. Her çocuk, yaklaşık 2500 dolar borçla doğuyor. 2000 yılında kişi başına 323 milyon lira borç ödedik. Aynı yıl dış ve iç borç tutarı GSMH'nın yüzde 78.3'üne eşit hale geldi. Kaynaklar borç ve faize giderken hızla yoksullaşıyoruz.

G-8 zirvesini protesto kampanyasını başlatmak, sendikacılardan, yazarlara, gazetecilerden, sanatçılara ve sporculara dek geniş bir kesimin kamuoyu oluşturmasını sağlamak, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, çevre örgütleri, insan hakları aktivistleri, siyasi partiler ve birçok çevre ve bireyi bir araya getiren bir kampanya inşa etmek için cebimizdeki paranın her gün azaldığını hatırlamak yeter.

21 Temmuz'a hazırlanalım. Okullarımızda, iş yerlerimizde, sendika şubelerimizde, ulaşabildiğimiz her alanda G-8 insiyatifleri kuralım ve 21 Temmuz'da küresel direnişin parçası olarak biz de haykıralım:

Dünyamız satılık değil!, Borçlar İptal Edilsin!,
Başka Bir Dünya Mümkün!

Borç öldürüyor:

* Türkiye son 20 yılda 426.7 milyar dolar borç anapara ve faizi ödedi. Yirmi yıl önce 10 milyar dolar olan dış borçlar bugün 114 milyar doları, iç borçlar ise 50 milyar doları aşmış durumda.
* Aynı dönemde dolar bazında anapara ödemeleri 102 kat, faiz ödemeleri ise 87 kat artış gösterdi.
* Son 10 yılda toplam borç 71 milyar dolardan, 157 milyar dolara yükseldi. 2000 yılında Türkiye'nin borç toplamı ise milli gelirin yüzde 78.3'üne eşit duruma geldi.
* Sahra Afrikası, Batı'ya her hafta 250 milyon dolar borç ödüyor. (Dünya Bankası, 2000) Borç krizi yüzünden her gün 19 000 çocuk ölüyor.
* 1 milyar insan günde 1 dolardan az parayla yaşıyor.
Siz bu yazıyı okurken borçlar yüzünden üç çocuk öldü...

Kampanya çağrısına katılanlar:
Murat Tokmak (DİSK Genel Sekreteri), Sevil Erol (KESK Genel Sekreteri), Hüseyin Ayyıldız (KESK Örgütlenme Sekreteri), Ali Rıza Dalkılıç (KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü), Özkan Tüm (SES Anadolu Yakası Şube Bşk.), Hasan Gülüm (Belediye-İş İstanbul 2 No'lu Şube Bşk.), Erol Kızılelma (SODEV Genel Müdürü), Küçük İskender (Şair), Nejat Yavaşoğulları (Bulutsuzluk Özlemi), Turgay Fişekçi (Şair ve Adam Sanat Yayın Yönetmeni), Semih Gümüş (Adam Öykü Yayın Yönetmeni), Roni Margulies (Şair), Türker Alkan (Gazeteci ve Öğretim Üyesi), Tanıl Bora (Araştırmacı Gazeteci), Ekin Sanat Merkezi, Zafer Kaya Okay (ESM-Tiyatro sanatçısı), Altan Gördüm (Tiyatro sanatçısı-Ankara Sanat Tiyatrosu - AST), Yılmaz Demiral (AST Müdürü), Tülin Öngen (Öğretim Üyesi), Cengiz Faydalı (Enerji Yapıyol-Senenel Başkanı), Ahmet Hasim Köse (SBF Öğretim Üyesi), Alpaslan Işıklı (Öğretim Üyesi), Aziz Konukman (Ögretim Üyesi), Temel Demirer (Araştırmacı yazar ve Özgür Üniversite), Sibel Özbudun (Öğretim Üyesi)