19 Mayıs'01
Sayı: 09


  Kızıl Bayrak'tan
  Kölece dayatmalara uşakça minnettarlık
  Sözde işgüvencesi mecliste...
  Kamu emekçilerini tasfiyeyi hedefleyen sahte sendika yasası çıkıyor!
  Kamu emekçileri hareketi
  Zindan çatışmasındaki kilitlenmeyi aşma sorunu
  4. Ölüm Orucu ekibi direniş saflarında!
  Ölüm Orucu'nu destekleme eylemleri...
  Özelleştirme salıdırısına karşı mücadelenin sorunları
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/4
  Kölelik zincirlerini kıralım!
  Uluslararası hareket
  Sadık uşak Türkiye "Ulusal Füze Savunma Sistemi"ni destekliyor
  Hatice Yürekli yoldaş ölümsüzdür!
  "Kazanan biz olacağız, kazanan devrim davası olacak!"
  Faşizmin işkencehanelerinde devrim savunması
  Sincan hücrelerinde sistematik işkence!
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Ulucanlar katliamı davasında ikinci duruşma...

Göstermelik yargılama sürüyor


Ulucanlar katliamı nedeniyle açılan davada 50’nin üzerinde jandarmanın yargılanmasına başlandı.

Katliamın ardından katledilenlerin yakınlarının ve yaralıların açtıkları davalar birkaç kez reddedilmişti. Hücrelere yönelik muhalefetin arttığı evrede, kamuoyunun basıncı ve meclis İnsan Hakları Komisyonu raporunun da etkisiyle, jandarmalar hakkında dava açılmıştı. Ancak açılan davanın iddianamesi hayli ilginçti. 50’nin üzerinde jandarma hakkında dava açılmış; ancak iddianameyi hazırlayan savcı, askerlerin görevlerini yaptıkları gerekçesiyle yargılanmalarına gerek bile görmediği için cezalandırılmalarını talep etmemişti. Yaklaşık 1.5 ay önce, avukatlara ve davacılara tebligat bile gönderilmeden, az sayıda sanığın katılımıyla ilk duruşma gizlice gerçekleşmişti.

14 Mayıs günü gerçekleşen duruşmaya 32 sanık, davacı avukatları ve katledilenlerin yakınları katıldılar. Sanıkların hepsi görevlerini yerine getirdiklerini, kendilerine verilen emre uyduklarını dile getirdiler, duruşmaya katılmaktan muaf tutulmayı istediler.

Duruşmaya katılan Ümit Altıntaş’ın eşi Melek Altıntaş ve Mahir Emsalsiz’in annesi Mehiyet Emsalsiz katliamda yakınlarının planlı bir tarzda katledildiğini vurgulayarak, tüm sanıkların cezalandırılmasını talep ettiler.

Tutsakların ve katledilenlerin yakınlarının avukatları, verilen ifadelerin yeterli olmadığını söyleyerek, operasyona ilişkin çeşitli sorular sordular. Sanıkların büyük bir çoğunluğu (astsubay ve uzman çavuş statüsünde olanlar) silah kullanmadıklarını, revir, hastane, cezaevi bahçesi vb. bölümlerde bulunduklarını, operasyonun planlamasıyla ilgileri olmadığını söylediler.

Yarbay Ali İz ise; operasyonu bizzat yönettiğini, cezaevi yönetiminin talebi ve Adalet Bakanlığı’nın izniyle operasyonu gerçekleştirdiklerini, “isyan” durumlarında hep bu saatlerde operasyon yapıldığını, içeriden ateş açıldığı için uyarı amacıyla silah kullandığını söyledi.

Operasyonu yönetenlerden biri olan Binbaşı Zahit Engin ise, operasyonu bizzat yönettiğini, bayanların olduğu bölümlerde bizzat bulunduğunu, silah kullanıldığını, ateş ettiğini, başından yaralandığı için tutsakların hamam bölümüne götürülmesi olayına ilişkin bir şey söyleyemeyeceğini söyledi.

Duruşma diğer sanıkların ifadelerinin alınması ve diğer şikayetçilerin dinlenmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi. Sanıkların davaya katılımdan muaf tutulmaları kabul edildi.

4 saat süren duruşma boyunca, sanıklar sık sık avukatlara tacizde bulundular. Sanıkların baş işaretleri, sözlü ifade ve tehditleri gerginliklere neden oldu.




Ölüm Orucu’nu destekleme eylemlerinden...


Tutsak analarından “Anneler Günü” eylemi

13 Mayıs günü tutuklu aileleri Ankara Numune Hastanesi önünde Anneler günü dolayısıyla bir eylem yaptılar. Eylem, “Ölüm Orucu’nun 206. gününde devlet analara tabut vermeye devam ediyor, ölümlere seyirci kalma” yazılı dövizlerle 5 dakikalik sessiz oturma biçiminde gerçekleşti. Ailelerin yaptığı sözlü açıklamada; “Dışarda anneler çiçekler alıyor, biz burada evlatlarımızın ölümlerini seyrediyoruz. Devlet, Adalet Bakanlığı çözüm üretsin. İnsanım diyen herkesi ölümlere seyirci kalmamaya çağırıyoruz... Devlet bize hediye olarak tabut verdi” denildi.

"Anaların öfkesi katilleri boğacak", "Tecrit kaldırılsın, zorla müdahaleye son, temsilcilerle görüşmeler başlatılsın" Tutuklu ve Hükümlü Aileleri imzalı siyah dövizlerin taşındığı eylemde, devletin analara tabut vermesi nedeniyle siyah bir tabut temsili olarak getirilmişti. "Anaların öfkesi katilleri boğacak!", "Ölümleri seyretme, tutsaklara sahip çık!" sloganlarının atılmasının ardından, analara çiçek verilerek eylem sona erdi.

Bursa’nın Kestel ilçesinde Ölüm Orucu’na destek açıklaması

Ölüm Orucu Direnişi’ne ilişkin olarak Bursa’nın Kestel ilçesinde basın açıklaması gerçekleştirildi. ÖDP, EMEP, FP, CHP, HADEP ve DYP ilçe başkanlarının düzenlediği açıklama Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Açıklamada; “Sorunun bir insanlık sorunu olduğunu düşünüyor ve Adalet Bakanılığı’nı sorunu çözme noktasında duyarlı olmaya çağırıyoruz” denilerek, tutuklu ve hükümlülerin ölümüne göz yumulmasının haklı bir nedeni olmadığı ifade edildi.




İzmir Hücre Karşıtı Platform’un Cumartesi eylemi

İzmir Hücre Karşıtı Platform tarafından Cumartesi günleri düzenlenen eylem 12 Mayıs günü yapılan yeni eylemle sürdü. Konak Sümerbank önünde başlayan eyleme yaklaşık 90 kişi katıldı. Şiirler okunan eylemde, geçen hafta İzmir’de şehit düşen Hüseyin Kayacı'nın kardeşi Meliha Kayacı bir konuşma yaptı.

Süreçle ilgili hazırlanan basın metninin okunmasıyla sona eren eylemde sık sık; "Yeni ölümler istemiyoruz!", "Devrim şehitleri ölümsüzdür!", "Zorla besleme işkencedir!", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!", "Anaların öfkesi katilleri boğacak!", "Gün gelecek devran dönecek, katiller halka hesap verecek!" vb. sloganları atıldı.

SY Kızıl Bayrak/İzmir



Hamburg’da Ölüm Orucu Direnişi’ne
destek eylemi!


16 Mayıs 2001 tarihinde Hamburg’da DETUDAK öncülüğünde, Alman örgütlerinin ve Kürdistan Halkevi’nin de destek verdiği bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe 350 dolayında bir katılım oldu. Eylemde önde DETUDAK, arkasında parti ve örgütlerin pankartları taşındı. Taşınan pankart ve atılan sloganlarla devletin izolasyon, tecrit ve katliam karşısındaki tutumu teşhir edildi. Ve kamuoyunun dikkati bir kez daha devrimci tutsakların haklı taleplerine çekildi.

SY Kızıl Bayrak/Hamburg




Stutgart’ta Ölüm Orucu ile dayanışma mitingi

Denizleri kana bulanmış ülkeye tatile gitme!


14 Mayıs DETUDAK bileşenleri tarafından Ölüm Orucu direnişçileriyle dayanışma mitingi yapıldı. Pazar günü olmasına rağmen, Stuttgart'ın en işlek yerlerinden biri olması dolayısıyla miting alanı kalabalıktı.

Mitinge Almanca atılan sloganlarla başlandı. "İzolasyon ölümdür, izolasyona hayır!", "Politik tutsaklar serbest bırakılsın!", "Bütün ülkelerde faşizme karşın mücadeleyi yükseltelim!" vb. sloganların yanısıra, uluslararası dayanışmayı vurgulayan sloganlar da atıldı. Müzik dinletisiyle coşku daha da arttı. Ölüm Orucu'nun son süreci Almanca okundu. Şehit düşenlerin isimleri tek tek açıklandı. Yine Almanca hazırlanmış "Türkiye'ye tatile gitme" başlıklı çağrı metni, aralıklarla iki-üç kez okundu.

Ölüm Orucu şehitleri ve tüm devrim şehitleri anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşu ile miting sona erdi.

TKİP taraftarları/Stuttgart