21 Nisan'01
Sayı: 05


  Kızıl Bayrak'tan
  Direnişin en kritik safhası
  Zaferi şehitlerimizle kazanacağız!
  "Teslim olmayanlar ölümsüzdür!"
  Ölüm Orucu Direnişi 27. haftasında!
  Devrimci tutsaklarla dayanışma eylemleri
  Sermaye cephesinin "ulusal birlik" çağrısına karşı işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesi!
  1 Mayıs'ın güncel önemi
  14 Nisan eylemlerinin gösterdiklenri...
  Sınıf ve kitle hareketi
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/3
  Ankara Öncü İşçi Platformu kuruldu!
  1 Mayıs'ta alanlara!
  Kamu TİS'leri
  Gençlik
  İdealler, uğruna mücadele edildiği zaman anlamlıdır
  Ankara'dan bir grup işçi ve emekçiden insanlığa çağrı
  Mücadele Postası

  Bütün yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan...

 

İçerde dışarda hücreleri parçalamak için
1 Mayıs’ta mücadele alanlarına!..

Ölüm Oruçları’nın 27. haftasında ve 42 devrimci yaşamını yitirmişken, hükümet cephesinden yine iğrenç bir saldırı başlatılmış bulunuyor. Yine; “insanlık dışı eylem”, “arkadaşlarını hiç acımadan ölüme zorlama” deyimleri kullanılıyor. Kimileri de, “Avrupa’daki imajın zedeleneceği”nden, “turizmin kötü etkileneceği”nden vb. dem vuruyor.

İnsanla, insanın değeri ile, ahlakla en küçük bir ilişkisi kalmamış bu zihniyetlerin hala böyle konuşabilmesi, buna izin verilmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Artık bu alçakların böyle konuşamaması, konuşturulmaması gerekir. 42 devrimcinin yaşamını yitirdiği, onlarcasının yitirmek üzere olduğu bu ölümüne direnişin saygınlığına bu şekilde dil uzatamamalı bu alçaklar takımı. Olayın bu şekilde gündeme taşınması, en az yokmuş gibi davranılması kadar tahrip edicidir. Bu tahribatın toplum vicdanında açacağı yaraları kapatmak kolay olmayacaktır. Memleketi üç kuruşa pazarlamaktan çekinmeyenlerin, toplumsal çürümeyi derinleştirmek için neler yapabileceğinin de göstergesi bunlar.

Ve karşılığı, yaptıkları her şeyin karşılığı, devrimci tutsakların bu ölümüne direniş ruhunun dışarı taşınabilmesiyle verilecektir. Verilmek zorundadır. Çünkü, devrimci tutsaklara tabut olan hücreler, dışarıda da, işsizlik, açlık ve esaret demirleriyle örülmektedir. Her ikisini de parçalayacak olan, işçi sınıfı ve emekçilerin devrimci direniş ruhuyla ayağa kalkması, mücadeleyi yükseltmesidir.

En başta devrimci tutsakların katledilmesine karşı;
Ardından yeni saldırı programının tüm yaptırımlarına karşı;
İşgücümüzün, ülkemizin ve tüm değerlerimizin emperyalizme peşkeş çekilmesine karşı;

1 Mayıs’ta iş bırakarak alanlara çıkılmasını örgütleyelim.
Katil düzenden yaptıklarının hesabını sormak için devrimci sınıf mücadelesini yükseltelim.

Kahrolsun kapitalizmin açlık ve ölüm düzeni!
Yaşasın sosyalizm!...