7 Nisan'01
Sayı: 03


  Kızıl Bayrak'tan
  Esnaf eylemleri, burjuvazinin hesapları ve devrimci sınıf tutumu
  Sendika ağalarının işi bu kez kolay değil!
  Sınıf hareketine devrimci müdahale sorumluluğu
  Öncü İşçi İnisiyatifi'nin çalışmalarından
  Öncü işçilere önemli sorumluluklar düşüyor
  Sınıf ve kitle hareketi
  Ara sınıf eylemlilikleri ve gösterdikleri
  Ölüm Orucu Direnişi sürüyor!
  Gençlik
  Düzenin krizi'ne liberal sol reçeteler/2
  Özelleştirme saldırısı ve Telekom
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/1
  Krizin sosyal faturası
  Newroz kutlamaları imralı çizgisinin iflasını belgeler!
  Uluslararası hareket
  Ölüm Orucu Direnişi 25. haftasında!
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Öncü İşçi İnisiyatifi’nin çalışmalarından...

Kriz bahanesiyle sermayenin saldırılarının yoğunlaşması, zindanlardaki direnişin kritik bir aşamaya ulaşması ve yaklaşan 1 Mayıs... Bunların tümünün çakışması sınıf hareketi açısından hayli yoğun bir gündem yarattı.

Bizler de sınıfın mücadele gündemine kendi cephemizden müdahale edebilmek, ihtiyaçlara yanıt verebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

8 Mart’ı takip eden dönemde gündemimize düzenin krizini ve bu vesileyle hızlandırılan emekçilere dönük saldırıları aldık. Örgütlülüğümüzü alta doğru genişletmede karşılaştığımız sorunlar ve cezaevlerindeki direnişin geldiği kritik aşama da tartışmalarımız içerisinde yer aldı.

Kriz ve saldırılarla ilgili bir bildiri hazırladık. “Sermayenin saldırılarına karşı işçi-emekçi barikatını örelim!” başlıklı bu bildiri; Hisar Çelik, Örme Tekstil, Hacı Ayvaz, Aktaş Plastik, Üçdal, Erzincan Bakır, Uzay Makina, Tül Tekstil, Bomonti’deki tekstil atölyeleri, Şişli Belediyesi’nin Yol Bakım ve Temizlik İşleri bölümleri, PDK, Pancar Motor, Bakırköy Sümerbank, Derby, Doğu Sanayi Sitesi, Çorap atölyeleri, Küçükçekmece Belediyesi’nin Temizlik, Yol Bakım ve Fen İşleri işletmeleri, Avcılar Belediyesi’nin tüm birimleri, Şirinevlerdeki birçok tekstil atelyesi ile Esenyurt’ta sabah işçi servislerine dağıtıldı.

Gene aynı bildiri İkitelli, Bağcılar, Sefaköy, Bayramtepe, Esenyurt bölgelerinde emekçi semtlerine de de ulaştırıldı.

Ayrıca Emek Platformu’nun 31 Mart’ta Beyazıt’ta yaptığı mitingde de 1000 adet bildirimiz kullanıldı. Böylece toplam 10 bin adet bildirinin tamamı tüketilmiş oldu.

Şimdi yeni bir çağrı bildirisi hazırladık.

Oluşturduğumuz yapılanmayı genişletme konusunda istediğimiz hızda mesafe aldığımız söylenemez. Kitle çalışması konusunda hayli deneyimsiz olmamız nedeniyle birçok zorlukla karşılaşıyoruz. Fakat bu hiçbir şey yapılmadığı anlamına gelmiyor. Bir bölgede yerel çalışmayı yürütecek bir çalışma birimi oluşturuldu. Çeşitli fabrikalarda da 1 Mayıs’a dönük çalışmalar belli bir tempoda sürüyor. Şimdiye kadar katettiğimiz mesafe deneyim kazanma noktasında oldu. Çalışmalara katılanların hemen hepsi bundan önce böyle bir tecrübe yaşamamıştı. Oysa şimdi düzenli toplanan, belli bir gündem üzerinden tartışıp işleri planlayan bir yürütme birimimiz var. Bütün arkadaşlar eylemlere katılma, bildiri dağıtma vb. konularda küçümsenmeyecek bir deneyim kazandılar.

Kazandığımız deneyimleri dayanak noktası yaparak karşılaştığımız güçlüklerin üzerine yürüyeceğiz. Giderek gelişen sınıf ve kitle hareketi, yanısıra yaklaşan 1 Mayıs, yürüteceğimiz çalışmalar için hayli anlamlı olanaklar ortaya çıkartıyor, çıkartacak. Hedefimizden bir milim bile şaşmadan bu olanakları değerlendirebilmek için seferber olacağız ve başaracağız. Sermayenin saldırılarına karşı güçlü bir ses olacağız.

İnisiyatif çalışanı bir işçi



Öncü İşçi İnisiyatifinin bildirisinden...

Sermayenin saldırılarına karşı
İşçi-emekçi barikatını örelim!

(...)
İşçiler, emekçiler!

Şunu çok iyi bilmeliyiz. Derviş’in pazarlamaya çalıştığı programın da bize vereceği açlık, yoksulluk ve sefaletten başka bir şey değil. Şu anda gündeme gelen zamlar, işten atmalar daha başlangıç. Arkası gelecek. Özelleştirme talanı daha da hızlanacak, hak gaspları ve işten çıkarmalar katlanarak çoğalacak.

Oysa ki krizleri biz yaratmıyoruz, biz üretmiyoruz. Krizi bu düzen üretiyor. Krizlerin sorumluları bizzat bu kokuşmuş düzenin efendileri. Krizden faydalanıp vurgun vuranlar da, krizin ceremesini bizlere çektirmeye çalışanlar da onlar!

Kardeşler!
Bizler sermayenin saldırısına karşı mücadele etmek için bir araya gelmiş işçileriz. Daha fazla yoksulluk ve sefalete hayır diyoruz! Sermayenin kriz faturasını ödemeyi reddediyoruz! Sermayenin saldırılarına karşı işçi ve emekçilerin biraraya gelip örgütlenmesi gerektiğini söylüyoruz. Tüm sınıf kardeşlerimizi de örgütlü mücadeleye çağırıyoruz!

Gelin, yaşamımızı karartan bu acı reçeteye karşı birlikte mücadele edelim! Gelin, o reçeteyi alanlarda yırtıp atalım, krizin faturasını krizden yararlananlara ödetelim.

Gelin, önümüzdeki 1 Mayıs’ta işçi ve emekçilerin gücünü onlara gösterelim!
(...)



İşçi-emekçi cephesinden
kısa kısa...


Karayolları emekçilerinden
Bakan’a protesto

* Ankara’da karayolları açılışına gelen Bakan Koray Aydın’ın kamu emekçileri tarafından protesto edilmesi nedeniyle tören yapılamadı. Enerji-Yapı Yol Sen üyesi emekçiler “Genel grev, genel direniş!” sloganları atarak hükümeti istifaya çağırdılar. Eyleme DSİ ve Köy Hizmetleri de katıldı. Islıklar ve alkışlarla yapılan protesto gösterisi karşısında Koray Aydın hızla uzaklaşmak zorunda kaldı.

Tavşanlı köylüleri Ankara’ya yürüdü

* Kütahya Tavşanlı köylüleri, topraklarının Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından zorla istimlak edilmesinden sonra kendilerine verilen iş vaadi sözü boşa çıkınca, “Yolsuzluk ve yoksulluğa hayır” sloganıyla 30 Mart’ta başlattıkları yürüyüşlerini Ankara’da sona erdirdiler. Ankara girişinde Dev Maden-Sen Genel Başkanı Çetin Uygur tarafından karşılandılar.

“Yeraltında servet, yerüstünde sefalet!”, “İstimlak köylüsüyüz, TKİ mağduruyuz!”, “Aşımızı, işimizi geri istiyoruz!” yazılı önlükler ve ellerinde karanfillerle gelen köylülerden 40 kişi Enerji Bakanlığı’na yürüdü. Diğer kitle ise Abdi İpekçi Parkı’na bekledi. Burada TMMOB Başkanı Kaya Güvenç, yasaların çiğnendiğini, sözlerin tutulmadığını belirterek, 20 yıldır hükümetlerin hak tanımaz olduğunu, bu yüzden de hakların söke söke alınması gerektiğini vurguladı. Tavşanlı köylüleri adına açıklama yapan Ünal Kaplan, TKİ’nin kendi tarlalarından 1940 yılından beri üretim yaptığını, ancak bunun kendi yaşamlarını iyileştirmek bir tarafa, yoksulluk ve açlığa ittiğini söyledi.

Gümüşsuyu Halı’da 1200 işçi işten atıldı

* Çerkezköy’de kurulu Gümüşsuyu Halı Fabrikası’nda bir aylık ücretsiz izne çıkarılan 1200 işçi işten atıldı. İzinden dönen işçilere iş akitlerinin sona erdiğine dair kağıt imzalattırıldı. Üç aydır ücretlerini alamadıkların söyleyen işçiler, ücretlerinin yerine kendilerine halı verildiğin belirttiler. TEKSİF Sendikası’da örgütlü Dinarsu Halı Fabrikası’nda çalışan 300 dolayındaki işçi de bir aylık ücretsiz izne çıkarılmış durumda.

SASA’da işçi kıyımı

31 Mart Cumartesi günü SASA fabrikasında suni elyaf sentetik tesislerinde bölüm kapatma gerekçesiyle 82 işçi işten atıldı. Şube başkanı Ahmet Kabaca; “İşveren bölüm kapatıyor. Eğer bu kriz nedeniyle olsaydı biz radikal eylemler gerçekleştirirdik. Ama bölüm kapatılınca elimizden hiçbir şey gelmiyor. Sadece genel merkezimiz basına 82 işçinin işten atıldığına dair faks çekti” dedi.

SES eylemi: “Krizi sermaye yarattı, faturasını biz ödemeyeceğiz!”

* Emek Platformu’nun aldığı karar doğrultusunda her Çarşamba günü yarım saat iş bırakma eylemine uyan İstanbul SES Aksaray Şubesi, örgütlü olduğu hastanelerde basın açıklaması yaptı. Sağlık emekçilerinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde yaptığı eyleme Tez Koop-İş üyeleri de katıldılar. Hasta ve hasta yakınlarının da ilgi gösterdiği eylemde, “İç ve dış borçları biz kullanmadık, kullananları ödesin!”, “Krizi sermaye yarattı, faturasını biz ödemeyeceğiz!” dövizler taşındı. Tez Koop-İş 2 No’lu Şube Başkanı Hulusi Umutcan, “Sıkılacak ne kemerimiz kaldı ne gömleğimiz” diyerek ortak mücadele çağrısı yaptı.

Çapa Tıp Fakültesi’nde yapılan eylemde konuşan Şube Basın Yayın Sekreteri, 14 Nisan ve 1 Mayıs’ta genel greve hazırlanacaklarını söyledi.

Diyarbakır’da 200 kişilik eylem

* Diyarbakır’da Harb-İş üyesi 6 işçi işten atıldı. Bunun üzerine 5 Nisan’da Harb-İş Diyarbakır Şubesi önünde 200 işçinin katıldığı bir eylem gerçekleştirildi. Şube Başkanı, işten çıkarmaların ülke genelindeki işçi kıyımının bir parçası olduğunu belirtti.