ARSIVANA SAYFA
 
11 Kasım '00
SAYI: 42
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Zindan direnişine karşı sistematik devlet provokasyonları
Ölümleri mi bekleyeceğiz?
Kamuda özelleştirme ve mücadelenin sorunları
Kamu emekçilerine sesleniş!
Faşist partiye kongre cilası tutmadı
Gençlik hareketinde yeni bir dönemin işaretleri
YÖK nedir?
YÖK’e karşı yaygın ve kitlesel eylemlilik
6 Kasım eylemlilikleri üzerine
Komsa grevinin başarısı için
Metal işkolundaki satış sözleşmesinin ardından
Sendikalaşma çerçevesinde gelişen işçi direnişleri
SAG direnişçilerinden çağrı
“Çete devletine diz çöktüreceğiz! Biz kazanacağız!”
Süresiz Açlık Grevi üzerine sendikacılar ve öncü işçilerle konuştuk
Devletin F tipi saldırısı durdurulmalıdır!
Bern’de 25 bin kişilik işçi-emekçi gösterisi
Yıkım halkın örgütlü gücüyle püskürtülebilir!
Sermaye cumhuriyeti 77. yılında çürümenin doruğunda!
Fikir ve eleştiri..., Küfür ve hakaret...
Atılım’ın küfürbaz takımına...
Zindanlar'dan
Mücadele Postası
 
Tüm yazılar





 
 
YÖK’e karşı yaygın ve kitlesel eylemlilik


İstanbul:
İstanbul’daki YÖK protestolarının kalbi bir kez daha gelenekselleşen direniş mevzisi olan Beyazıt Meydanı’nda attı. 1000 kişiyi aşkın bir öğrenci topluluğunun katıldığı eylem sırasında yoğun bir polis terörü yaşandı.

Meydan çevresindeki yüksek yerlere keskin nişancılar yerleştirildi. Geniş bir çevrede arama ve kontrol yapıldı. Beyazıt Meydanı’na 1800 polisin yanısıra çok sayıda panzer ve ambulansla da yığınak yapıldı. Emniyet Müdürlüğü kriz masası kampüsün kapısına yerleştirdiği kameralarla eylemi naklen izledi.

Bütün bu polis terörüne rağmen öğrenci gençlik protestoyu gerçekleştirmekte kararlıydı. İÜ Merkez Kampüs’te toplanan 300 kadar öğrenci, saat 12:00 civarında, pankart, slogan ve dövizleriyle eylemi başlattı. ÖKM önünde toplanan başka bir öğrenci topluluğu da yan kapıya doğru yürüyüşe geçti. Bu grubun önünü kesen polis, kampüs içinden destek gelmesi üzerine barikatı kaldırdı. Daha sonra kampüs içerisinden ana kapıya doğru yürünmeye başlandı. Kapıda yine öğrencilerin önünü kesen bir polis barikatıyla karşılaşıldı. Polisle yapılan görüşme sonucunda kapı açıldı ve öğrenciler Beyazıt Meydanı’na çıkarak burada bir miting düzenlediler. Üzerinde, “Vefat. 12 Eylül’den olma, Doğramacı’dan doğma YÖK’ü bugün Beyazıt’a gömüyoruz” yazılı bir tabutla YÖK temsili olarak gömüldü. ÖES ve öğrenciler birer basın açıklaması yaptılar.

Eylem süresince artan katılımla kitle 1000 kişiyi aştı. “YÖK’e hayır!”, “Ferman da bizim, üniversiteler de!”, “Demokratik, bilimsel, anadilde eğitim!”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!” sloganları atıldı. “Hücreleşmiş hayata ve üniversitelere hayır!” ve “YÖK kalkacak, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!” yazılı pankartlar açıldı. Daha sonra yeniden kampüs içine girildi ve eylem burada da bir süre devam etti.

Beyazıt Meydanı’ndaki YÖK protestosuna katılmak için Çemberlitaş’ta toplanan yaklaşık 200 kişilik bir grup öğrenci de pankart açıp yürüyüşe geçti. Polis öğrencilere saldırarak 25 kişiyi gözaltına aldı. Saldırıya uğrayan öğrenciler daha sonra Beyazıt Meydanı’nda gerçekleşen eyleme katıldılar.

Ayrıca 150 kişilik bir öğrenci grubu da TÜYAP Kitap Fuarı’nda YÖK’ü protesto etti.

Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde de bir YÖK protestosu gerçekleştirilmeye çalışıldı. Ancak polisin izin vermemesi üzerine basın açıklaması yapılamadı.

Ankara:
Ankara’daki YÖK protestoları polis tarafından fiilen ikiye ayrılmış oldu. Birisi Kızılay’daki 1500 kişilik miting, diğeri diğer illerden YÖK protestosuna katılmak üzere gelen öğrencilerin alıkonulduğu gişeler...

Öğrenciler öğlen saatlerinde Kızılay Meydanı’nın bir bölümünü trafiğe kapatarak protestoya başladılar. “YÖK’e hayır!”, “Hücrelere değil, eğitime bütçe!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!” sloganları eşliğinde basın açıklamaları okundu. Basın açıklamasının ardından Cebeci Kampüsü’ne doğru yürüyüşe geçen öğrenciler, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin önünde bir basın açıklaması daha yaptılar.

Ankara’daki YÖK protestosuna katılmak üzere diğer illerden otobüslerle gelen öğrenciler ise gişelerde durduruldular. İstanbul’dan gelen 100 kadar öğrenci polis barikatını aşmak isteyince, polisin vahşi saldırısına maruz kalarak gözaltına alındı. Bu sırada yaralanan iki öğrenci Numune Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, öğrencilerin polis saldırısına verdikleri militan direnişin sonucunda bir polis de yaralandı.

Kızılay’da protesto eylemi gerçekleştiren öğrenciler, arkadaşlarının şehre sokulmamasını ve gözaltına alınmasını, akşam saatlerinde Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde protesto ettiler. “YÖK’e hayır!” ve “Gözaltılar serbest bırakılsın!” sloganları atıldı.

ODTÜ’de 6 Kasım eylemi
3 Kasım Cuma günü ODTÜ’de gerçekleştirilen YÖK protestosuna yaklaşık 150 öğrenci katıldı. Eylemi, öncesinde birçok öğrenci örgütlenmesinin oluşturduğu YÖK’e Karşı Eylem Birliği gerçekleştirdi.

Kütüphane önünde toplanan öğrenciler yemekhaneye kadar "YÖK’e hayır, YÖK kalkacak, jandarma gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!”, “Parasız, bilimsel anadilde eğitim!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hib birimiz!” sloganlarıyla yürüdü.

“YÖK’e hayır, parasız, bilimsel, anadilde eğitim" pankartı açılan eyleme katılım önceki seneye göre daha anlamlıydı. ODTÜ’de bu sene gerçekleştirilen YÖK protestosu reklamcı, dar grupçu anlayışın aşılabildiği ve öğrenci hareketinin ihtiyaçları düşünülerek yürütülen tartışmalar sonucu çözümler üretilebildiği oranda anlamlı mesafeler katedilebildiğini göstermiştir.

İzmir:
Ege Üniversitesi’nde yoğun polis yığınağına rağmen YÖK protesto edildi. Edebiyat Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, alkış ve sloganlar eşliğinde kampüs içinde yürüyüşe geçtiler. Ziraat Fakültesi’nin önüne kadar yürüyen öğrenciler, burada devrim şehitleri için saygı duruşunda bulundular. Ardından bir basın açıklaması yaptılar, müzik dinletisi eşliğinde halay çektiler. Üç yıl önce katledilen İletişim Fakültesi öğrencisi Serkan Eroğlu’nun bir şiiri okundu. Eyleme yaklaşık 750 öğrenci katıldı. Eylem boyunca, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!”, “Eğitimde eşitlik, anadilde eğitim!”, “Katil polis, üniversiteden defol!”, “Serkan Eroğlu aramızda!”, “Formasyon hakkımız engellenemez!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları atıldı.

Ege Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı’nda da yaklaşık 300 öğrencinin katıldığı bir YÖK protestosu gerçekleştirildi.

Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda EÜÖDER ve HUÖDER’li 50 öğrencinin basın açıklaması girişimine polis vahşice saldırdı.

4 Kasım Cumartesi günü de bir YÖK protestosu gerçekleştirilmişti. Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi Öğrenci Dernekleri tarafından Konak’ta gerçekleştirilen eyleme 500 kadar öğrenci katıldı. Sümerbank önünde biraraya gelen öğrenciler, “YÖK’e hayır! Herkes için eşit, parasız, anadilde, bilimsel eğitim!” pankartını açtılar. Eylemde “YÖK’e hayır!”, “Yaşasın özerk-demokratik üniversite mücadelemiz!”, “Ferman devletin üniversiteler bizimdir!”, “Zindanlar yıkılsın, tutsaklara özgürlük!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “F tipi üniversite istemiyoruz!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” gibi sloganlar atıldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 6 Kasım eylemi
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 500 öğrencinin katıldığı basın açıklamasıyla YÖK protesto edildi. Dekanlık önünden kortejler oluşturarak “YÖK'e hayır!”, “F tipi üniversite istemiyoruz”, “Eşit parasız anadilde eğitim!”, “Hücreleri parçala, tutsaklara sahip çık!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganlarıyla tüm kampüste dolaşıldı. Yürüyüş sonrası dekanlık önünde basın açıklaması yapılarak marşlar ve halaylarla eylem sona erdirildi.

Eskişehir:
6 Kasım’da Anadolu ve Osmangazi Üniversitesi öğrencileri Yunus Emre Kampüsü’nde ortak bir YÖK’ü protesto eylemi örgütlediler. Eski Edebiyat Fakültesi önünde toplanarak çıkış kapısına yönelen AÜ öğrencileri, kapıda Osmangazi Üniversitesi’nden gelen bir grup öğrenciyle birleştiler. 1500’e yakın kitleyle slogan atarak yürüyüşe geçtiler. “Müşteri değil, öğrenciyiz!”, “YÖK’e hayır!”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!”, “Parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”, “Polis dışarı, bilim içeri!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!”, “Hücreler ölümdür girmeyeceğiz!”, “Hücrelere değil, eğitime bütçe!”, “Hücre tipi üniversiteye hayır!”, “Hücreleri parçala, tutsaklara sahip çık!” vb. sloganları attılar.

Rektörlük binasına doğru yönelen kitle Migros’un önünde alkışlı protestoda bulundu. “Migros dışarı, bilim içeri!”, “Migros değil, daha fazla bilim!” sloganları atıldı. Daha sonra rektörlük binası önünde toplanan kitle, yaşamın hücreleştirilmesini ve YÖK’ü teşhir eden sokak tiyatrosunu izledi. Devrim ve demokrasi şehitleri için saygı duruşunun ardından basın açıklaması okundu. Açıklamanın ardından dağılmayan bir grup öğrenci, türkülerle halaya durdu.

Adana:
Çukurova Fen-Edebiyat Fakültesi önünde toplanan 600 öğrenci; “YÖK’e hayır!”, “YÖK dışarı, bilim içeri!”, “Parasız, demokratik, anadilde eğitim!”, “Formasyon hakkımız engellenemez!” sloganları, alkış ve ıslıklarla rektörlüğe doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi ve burada bir basın açklaması yapıldı. Açıklamanın ardından öğrencilerin YÖK’ü yok olmaya mahkum ettiği bir skeç sahnelendi.

Mersin Üniversitesi:
Rektörlüğe yürüyen yaklaşık 500 öğrenci burada sloganlar eşliğinde bir basın açıklamasıyla YÖK’ü protesto ettiler. Açıklamada bilimin özgür düşünceyle başladığını belirten öğrenciler, sahneledikleri bir skecin ardından halay çektiler.

Akdeniz Üniversitesi:
12 Eylül cuntasının üniversite alanındaki ayağı olan YÖK, kuruluşunun yıldönümü olan 6 Kasım'da Akdeniz Üniversitesi'nde de öğrenciler ve öğretim elemanları tarafından protesto edildi. Merkezi yemekhane önünde toplanan öğrenci kitlesi, burada bir süre slogan atarak bekledikten sonra, basın açıklamasının yapılacağı Merkezi Derslikler'e doğru yürüyüşe geçti. Burada okunan basın açıklamaları ve atılan sloganlarla eylem bitirildi.

Yürüyüşte ve alanda ÖES, ÖDP gençliği, TÖK (Tıp Öğrencileri Kolu) ve Öğrenci Derneği pankartları açıldı. Atılan sloganlardan bazıları şunlardı: “YÖK'e hayır!”, “Sermaye defol üniversiteler bizimdir!”, “Polis dışarı bilim içeri!”, “YÖK-polis-medya, bu abluka dağıtılacak!”, “Parasız eğitim parasız sağlık!” Akademik talepleri içeren bu sloganların yanısıra, “Hücreler ölümdür, girmeyeceğiz!” ve “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları da güçlü bir şekilde atıldı.

Muğla Üniversitesi:
Basın açıklaması yapmak isteyen öğrenciler, açıklamayı okurken jandarmanın saldırısına uğradılar. 17 kişi gözaltına alındı.

Uludağ Üniversitesi:
Mediko-sosyal tesisleri önünde toplanan öğrenciler YÖK’ün kaldırılmasını istediler. Eğitim Fakültesi’nin önünde yapılan basın açıklamasına jandarma saldırdı.

Dicle Üniversitesi:
Fen-Edebiyat Fakültesi önünde saat 12:00’de biraraya gelen 500’ü aşkın öğrenci polisin saldırısına uğradı. Beden Eğitimi MYO’ya doğru dağılan öğrenciler, gözaltıların yaşanmasının ardından kısa bir süre sonra, tekrar Fen-Edebiyat Fakültesi önünde 300 kişi olarak toplandılar. Polisin bir öğrenciyi gözaltına almaya çalışmasına müdahale eden öğrencilere polis yeniden saldırdı ve 100’ü aşkın öğrenci gözaltına alındı.

Dicle Üniversitesi’ne bağlı Siirt Eğitim Fakültesi’nde ise YÖK’ü protesto etmek için faks çekme eylemi yapmak isteyen 65 öğrenci gözaltına alındı.

Van:
HADEP İl Başkanlığı önünde YÖK’ü protesto etmek isteyen HADEP Gençlik Kolları üyesi 60 kişi polisin saldırısına maruz kaldı. 15 öğrenci gözaltına alındı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi:
KTÜ Makina Mühendisliği Bölümü önünde YÖK’ü protesto etmek için basın açıklaması yapan 50 öğrenci jandarmanın vahşi saldırısına maruz kaldı ve 19 öğrenci gözaltına alındı.

Bandırma:
Bandırma’da da YÖK’ü protesto etmek isteyen öğrencilerden ikisi başından yaralandı, birçok öğrenci gözaltına alındı. Petrol-İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Levent Balkış da mücadelelerini desteklediği öğrencilerle birlikte gözaltına alındı.

Diğer iller:
Harran Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi’nde de YÖK protesto edildi.





6 Kasım Kızılay eyleminde Ekim Gençliği adına yapılan konuşmanın metni:

YÖK düzenine karşı mücadeleyi yükseltelim!


Tarih 6 Kasım 2000... 12 Eylül faşizminin öğrenci gençliğe “armağanı” 20 yıl önce doğdu. 20 yıldır YÖK düzeni ile yaşıyor ve ona karşı mücadele ediyoruz. Eğer YÖK düzeni hüküm sürüyorsa bu coğrafyada; paran varsa okursun, kişiliğin yok edilir, üniversiten bilim yuvası değil kışladır, elin kolun bağlıdır, ülkende ve tüm dünyada olan bitene ses çıkaramazsın.

Sermaye için bilim üretilir, sermaye için kalifiye eleman yetiştirilir. Üniversiteler bilim üretilen yerler değil tam bir ticarethanedir. Biz diplomamızla işsiz kalırız. Okulumuz ÖGB, polis jandarma, soruşturma, hukuk terörü ile faşist baskı altında kalır.

Biz YÖK düzenine “DUR!” diyoruz. YÖK düzenine dur demek; emperyalist-kapitalist sistem ve onun işbirlikçisi sermaye iktidarına dur demektir.

YÖK sermayenin üniversitelerdeki yansımasıdır. Yaşamın her alanına inen postal darbesidir.

İMF’nin emredip sermaye devletinin uyguladığı “ekonomik istikrar programı”yla işçi ve emekçilerin sefalete sürülmesine, faşist devlet terörüne, Kürt ve Filistin halkları başta olmak üzere tüm ezilen ulusların baskı ve zor altında teslim alınmaya çalışılmasına, bugün 17. gününe girmiş olan Süresiz Açlık Grevi direnişi ile devrimci tutsakların “Öleceğiz ama girmeyeceğiz”” diye haykırdığı F tipi hücrelere ve militarizme karşı yükselecek mücadele, YÖK düzenine karşı mücadeledir.

Hücre tipi üniversiteyi ve 12 Eylül karşı-devriminin faşist çocuğu YÖK’ü tarihin çöplüğüne gömmek için mücadeleye!!!
YÖK kokuşmuş kapitalist düzenin aynasıdır!
Düzene karşı devrim!

Ekim Gençliği