ARSIVANA SAYFA
 
28 Ekim '00
SAYI: 40
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Zindanlardaki direnişe güç vermek için mücadeleyi her alanda yükseltelim!
Oyun bozuldu, katledilenler değil katiller yargılandı!
Ulucanlar katliamının ikinci perdesinde devlet terörüne karşı militan direniş
Ulucanlar davasına hazırlık çalışması
Ulucanlar’ın direniş geleneği yolunda yürüyoruz!
Yıldırım Doğan’ın Ulucanlar savunması
Adana’da SAG’a destek açıklaması
Sendikal ihanet nereye kadar?
Sınıf hareketinden kısa haberler
Cottarelli ve uşak takımını kovmak için sokağa, eyleme!
İnsanca yaşamaya yeten, vergiden muaf asgari ücret!
Direnişimizin nedenleri, anlamı ve talepleri
Bayrağımıza bir kez daha leke düşürmeyeceğiz!
Zindan direnişine yurtdışından güçlü bir destek örgütleyeceğiz!
Filistin İntifadası’nın ilk sonuçları
Ortadoğu’da anti-emperyalist mücadele dalgası
Seattle’ın izinde emperyalizme karşı yeni militan gösteriler!
Gençlik ateşi hücreleri yakacak!
YÖK’e karşı mücadeleye!
Bir anadan mektup
Basından seçmeler
Mücadele Postası
 
Tüm yazılar





 
 
MHP'yle yakınlaşma krizi


MHP "merkez sağda kitle partisi" olma mesajları verirken gündeme gelen DİSK'ten MHP'ye ziyaret haberi, DİSK ve bağlı sendikalarda tam bir kriz yarattı.

20 yıl önce sıkıyönetim mahkemesinde görülen MHP Ana Davası İddianamesi'nde de yer alan iddialara göre DİSK Başkanı Kemal Türkler, MHP'nin eski lideri Alparslan Türkeş'in emriyle öldürüldü. Türkeş'in ölüm emri verdiği sırada bugün DYP Milletvekili olan Celal Adan da yanında bulunuyordu. Kemal Türkler cinayetinde tetiği MHP ile ilişkili Ünal Osmanağaoğlu ile Aydın Eryılmaz, Abdülsamet Karakuş ve İsmet Koçak çekti.

DİSK ile MHP arasındaki gerilimi "kan davası"na çeviren bu cinayet, yıllardır iki kuruluş arasındaki temassızlığın da nedeni oldu. İşte bu koşullarda, dünkü Sabah'ta yer alan "MHP ile DİSK görüşmesi" haberi, DİSK çevrelerinde olağanüstü tepkilere neden oldu. DİSK yöneticileri de dün gün boyunca, kendilerine her telefon açana "yanlış anlaşıldık" yanıtı vermek zorunda kaldı. Haberin gün içinde yarattığı tepkileri dikkate alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, hem DİSK'e bağlı sendikalara gönderdiği açıklamada, hem de Yeni Binyıl'a yaptığı açıklamada "yanlış anlaşılmaktan" yakındı. Çelebi, "Bizim MHP ile yaptığımız bir görüşme talebi yok. Biz hükümetle görüşme talebinde bulunduk. Ne bizim ideolojik görüşlerimizde herhangi bir değişiklik var, ne de MHP'nin değiştiğine dair bir ipucu" dedi.

DİSK'e bağlı sendika yöneticileri, "hiçbir koşulda, başbakan yardımcısı olsun olmasın, MHP lideri ile görüşülmemesinden yana tavır" gösterirken, farklı bir tutum izleyen Çelebi şunları söyledi: "Bizim yaptığımız, sendikal hareketin içinde bulunduğu sorunların aşılmasına ilişkin, hükümet ve doğal olarak Başbakan ve yardımcıları ile görüşme talebidir. Bizim MHP'li tek bir belediyede halen üyemiz yoktur. Onların ideolojik saldırıları devam ediyor. DİSK üyesi işçileri başka sendikalara geçmeleri için tehdit ediyorlar. İşten atmak istiyorlar. Bizim tabii ki bu sorunları muhatapları ile görüşmemiz gerekiyor. Hadise budur. Kemal Türkler cinayetinde tetiği çeken elin mahkeme kararıyla MHP'li olduğu kesinlik kazanırsa, onu ayrıca değerlendiririz. Biz şimdi işçilerin sorunlarını tartışacağız."

DİSK'in Bahçeli'ye ziyaret haberini DİSK eski Genel Başkanı Türkler'in eşi Sabahat Türkler, dün tesadüfen eşinin katil zanlısı Ünal Osmanağaoğlu'nun yargılandığı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma sırasında öğrendi.

"Beynimden vuruldum"
Sabahat Türkler, DİSK-MHP temasını "Umarım böyle bir şey yoktur. İlk duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm. Başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Eğer hükümet ile görüşülecekse sorun yok, ama MHP olursa buna sadece ben değil, bütün işçiler kızacaktır" diye tepkisini ortaya koydu.

Davada Türkler'in avukatı olan DİSK kurucularından Rasim Öz ise sert konuştu: "DİSK'in kuruluşundan beri avukatlığını yapma onurunu yaşadım ama DİSK'in bugünkü yöneticileri nedeniyle şanssız olduğumu düşünüyorum. Eğer doğruysa gerçekten bu DİSK adına değil, ama DİSK'i temsil etme talihsizliğini gösterenler adına utanç vericidir. Kuzu postuna bürünen kurtlar DİSK'in kurucusu Kemal Türkler'in katili olarak yargılanmıştır. Tetikçiler Türkler'in bireysel hasımları değildi. DİSK, faşizme karşı mücadele andıyla kuruldu. Bunun tersine yapılacak her şey DİSK'in geçmişine saygısızlıktır. Bu anlayış DİSK'in değil MİSK'in anlayışıdır. Bu DİSK'in kullanılmasıdır, kurdun kuzu postuna bürünmesine yardımcı olmaktır. Bahçeli yerine Ecevit ya da Yılmaz ile görüşmeleri doğru olur." (Yeni Binyıl/24 Ekim ‘00)





Türkiye işkence aleti ithalatçısı


Financial Times’ın haberine göre, Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’yi işkence aletleri ithal eden ülkeler arasında gösterdi

Uluslararası Af Örgütü, işkencede kullanımı giderek artan elektro şok aletlerini ithal eden ülkeler arasında Türkiye’yi de gösterdi. Örgütün yayımladığı İşkenceyi Durdurmak (Stamp out Torture) adlı raporda, dünyada 22 ülke ve 120 şirketin işkence aletlerinin ticaretini yaptığı bildirildi.

Elektro şok etkili ‘teknolojinin’ ilk defa 1970’lerde ABD’de bulunduğu belirtilen raporda, aynı ülkenin bu teknolojinin ticaretinde lider durumda olduğu açıklandı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Masası Şefi Heidi Wedel, kendilerine Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünü elektro şok işkencesi aletlerini ithal ettiği yolunda bilgiler geldiğini söyledi. Wedel, “TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt’ün kamuoyuna tanıttığı işkence aletleri belgelenen tek işkence aletleri oldu. Bunlarda dünyada kullanılan işkence teknolojisinin çok gerisinde kaldı." dedi.

Örgütün Türkiye temsilciliğine göre 1997 yılında üç kadına yüksek teknoloji elektro şok aletleri kullanılarak tecavüz edildi. (Milliyet, 20 Ekim ‘00)