- Kızıl Bayrak'tan
- 1 Mayıs’ı devrimci taleplerimizle
- 1 Mayıs'ta alanlara
- 1 Mayıs’ı sendika ağalarının barikatını
- Düzenin gündemi ve 1 Mayıs
- 1 Mayıs’ta kavga alanlarına!
- Küçük-burjuva akımların
- Emperyalist yağmaya ve talana karşı
- Türk-İş Başkanlar Kurulu ve Emek
- Direnişçi İZSU işçilerinin kaleminden...
- Tutuklu ve Hükümlü Yakınları
- Parti amblemi üzerine
- Geçici başarının gizledikleri<
- Zindanlar yıkılsın, tutsaklara özgürlük!
- Bartın Cezaevi’ndeki devrimci tutsakların
- Washington gösterileri: Seattle
- Bolivya:
- Zimbabwe:
- İran:
- Komünist militanlardan...
- Faaliyet alanlarından...
- Mücadele postası...





 
 
1 Mayıs’ta kavga alanlarına!


İşçiler, emekçiler, gençler!
Dünya işçilerinin sömürüye, baskıya ve zulme karşı birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. 114 yıl önce yakılan kızıl 1 Mayıs meşalesi, bugün de tüm dünya işçilerinin enternasyonal mücadele ve kurtuluş yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Çünkü kapitalist barbarlık yeryüzünde tüm vahşetiyle hüküm sürmeye devam ediyor. Çünkü devrim ve sosyalizm, emperyalizmin çizmeleri altında ezilen insanlıgın bu barbarlıktan işçi sınıfı önderliginde kurtuluşunun yegane yolu olmaya devam ediyor.

1 Mayıs, sermaye iktidarına karşı ayaga kalkmanın, devrim ve sosyalizm yolunda sınıf mücadelesini yükseltmenin günüdür! Fabrikalarda, atölyelerde gece gündüz posamız çıkıncıya kadar çalışıyoruz. Karşılıgında patronlara servet, kendimize sefalet biriktiriyoruz. Milyonlarca işçi sendika ve sigorta yüzü bile görmüyor. İş güvencemiz yok. Emeklilik hakkımız mezara gömüldü. Hiçbir gelecek güvencemiz yok. İşsizlik çıg gibi büyüyor. Çocuklarımızın işsiz ve sefil gelecegi de şimdiden garanti altında.

Yetersiz besleniyoruz. Saglıksız koşullarda çalışıyoruz. Depremler ile toplu mezarlıga dönüşen çürük binalarda yaşıyoruz. Dinlenmeye, eglenmeye, gezmeye, spor yapmaya, sosyal ve kültürel etkinliklere ise, zamanımız da, imkanımız da yok. Tüm zenginlikleri kendi emegimizle, alınterimizle yaratan bizleriz. Dünyada hayatın çarklarını döndüren bizleriz. Ama insanca yaşamın tüm olanaklarından mahrum bırakılmışız. Bolluk içinde açlıgı, varlıgın yanında yoklugu, zenginligin ortasında sefaleti yaşıyoruz. Tüm işçi ve emekçilerin refah, özgürlük ve mutluluk içinde yaşamasını mümkün kılacak koşullar yeterince var; öyleyse neden bu cehennem hayatı, neden bu kölelik zincirleri?

Çünkü dünyada ve ülkemizde sermayenin sınıf iktidarı, çürüyen kapitalizmin barbarlık düzeni ve emperyalizmin vahşi orman kanunları hüküm sürüyor. Bu adaletsiz düzende çalışanlar aç, asalaklar ise tok geziyor. Üretenlerin, emekçilerin payına hep sefalet düşüyor. Üretim araçlarının mülkiyet tekelini elinde tutan, parayla para kazanan burjuva hırsızların payına ise zenginlik. Ekonominin çarkları işçi sınıfı ve emekçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için degil, sermayenin kasalarını doldurmak için dönüyor. Onmilyonların sefaleti, yıkımı ve işsizligi sayesinde sermaye tekellerinin, bir avuç sömürücünün kanlı iktidarı ve serveti yükseliyor. Sermaye devleti de bu adaletsiz düzenin silahlı bekçiligini yapıyor. Bu düzende bize kurtuluş yok. Kurtuluşumuzu, sınıf partimizin devrimci programı altında birleşerek, sermaye iktidarını yıkarak ve kendi devrimci sınıf iktidarımız ile kendi düzenimizi, sosyalizmi kendi ellerimizle kurarak, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyayı yaratarak kazanacagız.

1 Mayıs, İMF yıkım paketlerine karşı direnişi örgütlemenin, sermayenin saldırılarına dur demenin, emperyalizme karşı bagımsızlık mücadelesini yükseltmenin günüdür! Emperyalizme kölece bagımlılık ve uşaklık kapitalist sömürüyü perçinliyor. Ülkemizin tüm yeraltı ve yerüstü kaynakları emperyalizm ve onun işbirlikçisi tekelci sermaye tarafından yagmalanıyor. Her İMF sömürü paketi ekonomik, sosyal, kültürel yıkımı derinleştiriyor. Cebimizden çalınan kaynaklar ekonomik kalkınmaya degil, dış borç soygunu ile emperyalist haramilerin kasasına akıyor. Sermaye hükümetleri İMF’nin cenaze levazımatçıları gibi çalışıyor. Mezarda emeklilikten sonra şimdi de saglık hizmetlerinin tasfiyesi gündemde. Özelleştirme ile sermaye tekellerine yeni yagma ve talan kapıları açılıyor. İşçi sınıfı ve emekçiler için ise işsizlik, yoksulluk, örgütsüzlük, sosyal hakların gaspı dayatılıyor. Emperyalistlerin çıkarları için tarım ve hayvancılık sektörü çökertiliyor. Sermaye devleti, emperyalist yagmadan elde edecegi kırıntılar ugruna, bölge halklarına karşı ABD emperyalizminin paralı askerligine soyunuyor. Bu amaç dogrultusunda milyonlarca işçi ve emekçi çocugunu savaş maceralarında kurban etmeye hazırlanıyor. Aç ve işsiz milyonlar çaresizlik içinde ekmek ve iş beklerken, kaynaklar silahlanma yatırımları için kullanılıyor.

1 Mayıs, faşist devlet terörüne, baskılara, katliamlara, hücre saldırısına karşı özgürlükler için mücadeleyi yükseltmenin günüdür! Bu ülkede işçi sınıfı ve emekçiler için özgürlügün kırıntısı yok. Demokratik haklarımız ayaklar altında çigneniyor. Haklarımız için mücadeleyi yükselttigimizde, sermayenin bekçi köpekleri, kanlı namluları, faşist yasaları, mahkemeleri, zindanları ile karşımıza dikiliyor. İşçi sınıfının ve ezilenlerin kurtuluş mücadelesinin öncüleri devrimci tutsaklar zindanlarda alçakça katlediliyor ve hücrelere kapatılmak isteniyor. Tüm bu saldırılar, işçi sınıfı ve ezilenlerin sesini bogmak, mücadelesini ezmek, örgütlenmesini dagıtmak, kurtuluşunu engellemek için yapılıyor. Hücrelere kapatılmak istenen senin hakların ve gelecegindir. Devrimci tutsakların direnişine sahip çıkmak görevindir.

1 Mayıs, Kürt halkının eşitlik ve özgürlük taleplerine sahip çıkmanın günüdür! Ezilen halklar ve azınlıklar üzerinde eşitsizlik ve baskı hüküm sürüyor. Sermaye iktidarı Kürt halkının ulusal varlıgını ve kendi kaderini tayin hakkını inkar etmeye devam ediyor. Emperyalizme ülkeyi karış karış satanlar, bu toprakları ABD’nin çiftligi haline getirenler, Türk, Kürt tüm emekçilerin kanını emerek sefa sürenler, sıra Kürt halkının eşitlik ve özgürlük taleplerine gelince “milliyetçi” kesiliyorlar. Dini, imanı, vatanı, bayragı para olan burjuvazinin milliyetçiligi de yalandan ibarettir. Korumak istedikleri vatan, millet degil, kendi para kasalarının egemenligidir.

Özelleştirme, sefalet ücretleri, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek üretim saldırıları ile kazanılmış hakları gaspedilen, sendika agalarının ihanet çemberi ile kuşatılan işçiler! İşsizlik cehennemine mahkum edilen emekçiler! Sendikal hak ve özgürlükleri yok sayılan kamu emekçileri! Ulusal varlıgı ve hakları inkar edilen Kürt halkı! Egitimden, işten yoksun bırakılarak gelecegi karartılan emekçi gençler! Çifte sömürüye ve baskıya tabi tutulan emekçi kadınlar! Kırda ve kentte sermaye iktidarı altında yıkıma ugrayan tüm ezilen kesimler!

1 Mayıs, kapitalist sömürüye, emperyalist yagmaya, faşist teröre, sömürgeci zulme karşı işçi sınıfı ve tüm ezilenlerin birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. 1 Mayıs, dizlerimiz üzerinden dogrulup ayaga kalkmanın günüdür. 1 Mayıs, işçi sınıfının kızıl bayragı altında birleşmenin ve kurtuluşumuz ugruna savaşmanın günüdür.

Sömürücüler ve onun paralı uşakları olan sendika agaları bu yüzden 1 Mayıs’tan korkuyorlar. 1 Mayıs’ı yasaklamaya, unutturmaya, içini boşaltmaya, salonlara hapsetmeye, oldu bittiye getirmeye çalışıyorlar. 1 Mayıs’a işçi ve emekçilerin kitlesel katılımını engellemeye çalışıyorlar. 1 Mayıs’ı devrimci sınıf mücadelesi günü olmaktan çıkarıp, ruhsuz bir resmi geçit töreni olarak tertiplemeye çalışıyorlar. Eger izin verirsek 1 Mayıs’ta sermaye ve uşakları bayram edecekler. Buna izin vermeyelim.

Devrimci 1 Mayıs için işçi-emekçi platformlarında örgütlenelim! 1 Mayıs’ta şalterleri indirelim! Fabrikalardan, işyerlerinden, okullardan, semtlerden sokaklara çıkalım! Eylem alanlarında gücümüzü birleştirelim! Sınıf taleplerimizi haykırarak sermayenin saldırılarına karşı direniş kararlılıgımızı sergileyelim. 1 Mayıs ve devrim şehitlerimizin hesabını sermaye devletinden soralım! Emperyalizm ve sermaye iktidarının dayattıgı vahşi yıkım karşısında bu ülkenin ve emekçilerinin sahipsiz ve geleceksiz olmadıgını, kurtuluşun devrim ve sosyalizm ile kazanılacagını alanlarda haykırarak gösterelim!
Faşist devlet terörüne, katliamlara ve hücrelere karşı
Emperyalist kölelige ve talana karşı
Ulusal baskı ve şovenizme karşı
Sosyal yıkım paketlerine ve özelleştirmeye karşı
1 Mayıs’ta kavga alanlarına!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
Yaşasın sosyalizm!


İşçi sınıfı savaşacak, sosyalizm kazanacak!


Türkiye Komünist İşçi Partisi (TKİP)

ARSIV ANA SAYFA