Türk devleti ve HTŞ’den Kürtlere “savaş” ilanı
Batılı emperyalistler tarafından Suriye’de iktidara taşınan cihatçı HTŞ ile Rojova Özerk Yönetimi arasında geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta 8 maddelik bir mutabakat imzalanmıştı. Türk sermaye devleti, özellikle de son zamanlarda Suriye’de 10 Mart mutabakatının hayata geçirilmesi için sürenin dolduğunu söylüyor ve askeri seçeneklerin masada olduğu tehditlerini tırmandırıyordu. Türk devletinin destegi ve kışkırtmalarıyla HTŞ de Kürtlere karşı dayatmalarda bulunuyor, Alevi ve Dürzilere karşı gerçekleştirdigi katliamların yanı sıra kürtlere dönük de fiili saldırılar gerçekleştiriyordu.
10 Mart mutabakatı, Alevilere yönelik katliamların hemen ardından imzalanmıştı. Bu süreçte HTŞ, kanlı geçmişi nedeniyle ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamışken, söz konusu mutabakat aracılığıyla kendisini yeniden meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak gelinen noktada bu katliamcı yapı, Kürtlere karşı açık saldırılara girişip fiilen savaş ilan ederek katliamci kimligini yeniden sergilemiş bulunuyor. Türkiye’nin askeri güç kullanma tehditleri ve HTŞ’nin Kürtlerin üzerine sürülmesi ise ABD’nin onayı olmaksızın gerçekleşebilecek gelişmeler değil.
***
Bir dizi gelişmelerin ardından ve gelinen bugünkü aşamada Suriye ordusu, Halep’te Kürt nüfusun yoğun olduğu mahallelerdeki güvenlik noktalarına yönelik “kapsamlı savaş” ilan ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde bulunan Suriye Demokratik Güçleri’ne (DSG) ait tüm askeri mevzilerin Suriye Arap Ordusu açısından meşru askeri hedef sayılacağı belirtildi. Operasyonların kapsamlı olacağı vurgulanırken, bölgedeki siviller için de acil bir uyarı yayımlandı.
Suriye ordusu, Şeyh Maksud ve Eşrefiye sakinlerinden DSG mevzilerinden uzak durmalarını istedi ve sivillerin “güvenli“ biçimde tahliye edilebilmesi için El-Awariz Geçidi ile El-Zuhur Caddesi Geçidi’nin “insani koridor” olarak açıldığını duyurdu. Daha sonra yapılan bir açıklamada, her iki mahallenin “kapalı askeri bölge” ilan edildiği ve sokağa çıkma yasağı getirildiği bildirildi. Bu karar, hükümet güçlerinin mahallelerin çevresine tank ve zırhlı araçlar yığdığı ve çatışmaların ikinci gününde de devam ettiği bir sırada alındı.
***
Rojava Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı’nın Halep’te Kürtlere savaş ilan etmesine ilişkin yaptığı açıklamada, bunun açık bir “soykırım savaşı” olduğunu söyledi. Karşı tarafın tüm diyalog kapılarını kapatıp reddedildiğini belirten Ahmed, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin sivillerle dolu olduğunu ve nüfusun büyük bölümünün Efrin’den zorla göç ettirilen Kürtlerden oluştuğunu hatırlattı.
Ahmed, Savunma Bakanlığı’nın sivillerin yoğun olarak yaşadığı bu iki mahalleye yönelik saldırılarının, geçmişte rejimin zulmüne maruz kalan Kürtlere karşı yeni bir imha girişimi anlamına geldiğini ifade etti. Mahallelerin halihazırda Savunma Bakanlığı’na bağlı gruplar tarafından sıkı bir kuşatma altında tutulduğunu vurgulayan Ahmed, Kürt tarafının varılan mutabakatlara sadık kaldığını, karşı tarafın ise bu mutabakatları ihlal ettiğini dile getirdi.
İlham Ahmed, sorunların çözümü için yoğun çaba gösterdiklerini ancak karşılık alamadıklarını söyledi. Görüşmeler için birçok temas kurmalarına rağmen Savunma Bakanlığı’nın diyaloğu reddettiğini ifade etti. Sorunların savaş ve çatışma yoluyla değil, diyalogla çözülmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut gelişmeler, Suriye’de Kürt sorununa ilişkin inkarcı-ırkçı yaklaşımın yeniden hakim kılındığını göstermektedir. Yaşananlar HTŞ ve SDG‘ninötesinde bölgesel ve uluslararası güç dengeleriyle yakından ilişkili olup, Suriye krizinin çok katmanlı ve çözümsüzlük üreten karakterini bir kez daha göstermiştir. Emperyalist-siyonist çıkarlar ve planlar doğrultusunda pazarlık masalarında çözülmek istenen sorunlar, başta Kürt halkı olmak üzere Suriye ve bölge halklarının daha büyük bedeller ödenmesiyle sonuçlanacaktır.
Dünyada Kürt halkıyla dayanışma
HTŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına karşı pek çok ülkede eylem yapıldı.
26 Ocak’ta HTŞ çetelerinin saldırılarına karşı Avrupa ile İsviçre’de ses çıkartmak için sokaklara dökülen kitlelerin eylemleri İsviçre basını tarafından haberleştirilmediği için İsviçre Radyo ve Televizyon (RTS) binası önünde protesto eylemi yapıldı.
Lorient’te, 25 Ocak’ta Kerentrech Kilisesi’nin önünden Lorient şehir merkezine yapılan yürüyüşte “Rojava yalnız değildir” denildi.
Almanya’nın Stuttgart kentinde, Rojava’ya yönelik saldırılara ve Kürt halkına karşı sürdürülen imha politikalarına karşı kitlesel bir yürüyüş ve miting gerçekleştirdi.
24 Ocak’ta Paris’te bini aşkın kişi Rojava’ya dönük saldırılara ve HTŞ çetelerine karşı sokağa çıktı.
24 Ocak’ta Avrupa ve Almanya’nın çok sayıda merkezinde gerçekleştirilen eylemlerden biri de Frankfurt’ta gerçekleşti. Rojava’ya yönelik saldırılar Amsterdam’da binlerce kişi tarafından protesto edildi.
21 Ocak’ta Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) ofisi önünde protesto eylemi ve yürüyüş gerçekleştirildi.
20 Ocak Salı günü Almanya’nın Dortmund kentinde gerçekleştirildi.
Kızıl Bayrak / Lozan, Lorient, Dortmund Cenevre, Paris, Frankfurt, Stuttgart
|