İçindekiler:

15 Ocak 2026
Sayı: KB 2026/01

Anti-emperyalist mücadeleyi büyütelim!
2025'in aynasında dünya
ABD'nin Venezuela'ya saldırısı
Emperyalistlerden vasallara yakışan tutum
İran'da yeni protesto dalgası
Trump-Netanyahu buluşması
Sermaye partilerinin ortak söylemi...
Yeni süreç, rejimin tahkimi
Kürtlerin kazanımları hedefte!
HTŞ'den Kürtlere "savaş" ilanı
Emperyalist saldırganlık karşısında susanlar
ABD, Türkiye ve Kürt sorunu
Halklara ölüm, İsrail'e toprak
İran'da kitle eylemleri devam ediyor
ABD'nin Venezuela'ya çökme planı
ABD'nin Latin Amerika stratejisi
Monroe oldu, "Donroe Doktrini"
31. Rosa Luxemburg Konferansı üzerine
Birleşik, kitlesel, siyasal bir sınıf hareketi
2025 yılı ve gençliğin "Mart isyanı"
Kadın işçiler bir adım öne!
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

Trump-Netanyahu buluşması ve Ortadoğu planı

 

Çürüyen emperyalist-kapitalist sistemin iki savaş suçlusu Trump ile Netanyahu, Florida’da bir araya geldi. Netanyahu, “savaş ve insanlığa karşı suçlar”, özellikle de “savaş yöntemi olarak aç bırakma” ve “cinayet, zulüm ve diğer insanlık dışı eylemler” suçlamalarıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılmış bir cani. Ülkesinde ise yıllardır rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarıyla yargılanıyor. Trump ise, ABD’nin Gazze’nin 2,2 milyonluk nüfusunu “temizleyeceğini”, bölgeyi “ele geçireceğini” ve Ortadoğu’nun Rivierası’nı inşa etmek için Gazze’yi “yerle bir edeceğini” ilan etmiş, dünyanın çeşitli bölgelerinde halkların kanını akıtan sermayenin en vahşi ve en militarist temsilcilerinden biri.

İkilinin Gazze’de ilan ettiği sözde ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana işgalci İsrail ordusu sistematik olarak ateşkes anlaşmasını ihlal etti. Yapılan saldırılarda yüzlerce Filistinli katledildi ve binlerce kişi yaralandı. Florida görüşmesi, Gazze’deki savaşın seyri, ateşkesin uygulanması, Gazze’nin yönetimi, Filistin sorununun geleceği ve “İsrail’in güvenliği” başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri kapsıyordu. Yansıyan haberlere göre görüşmede İran’ın etkisi, nükleer programı, Suriye ve Lübnan’daki sorunlar ile Türkiye ve Arap ülkelerinin olası rolleri de tartışıldı. Ele aldığı gündemlerden anlaşılacağı üzere toplantının esas amacı Ortadoğu’daki güç denge ve ilişkilerini ABD ve İsrail cephesinden ele almaktı.

Trump, 29 Aralık 2025’te gerçekleştirilen toplantıdan sonra yapılan ortak basın toplantısında Netanyahu’yu “kahraman” ve “güçlü bir dost” olarak övdü. Yıkım ve ölümün kol gezdiği Ortadoğu’da “barış” ve “güzel şeyler” olduğunu iddia etti ve Netanyahu’ya “başkanlık affı” sağlamak için çabaladığını söyledi. Netanyahu ise Trump’a, İran saldırganlığına karşı koyması, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıması, Kudüs’ü İsrail’in başkent olarak tanıması ve Amerikan büyükelçiliğini oraya taşıması gibi destekleri nedeniyle teşekkür etti ve ABD Başkanı’na İsrail ödülü verileceğini açıkladı.

Gazze’den İran’a: Ortadoğu’da belirsizlik ve gerilim

Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Gazze’de uzun süredir devam eden çatışmayı sözüm ona sona erdirmeyi amaçlayan Amerikan “barış planı”nın ikinci aşaması oldu. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, uluslararası bir istikrar gücünün Gazze’de konuşlandırılmasını ve İsrail ordusunun kademeli olarak geri çekilmesini öngörüyor. Trump, ikinci aşamaya ve Gazze’nin yeniden inşasına hızla geçilmesi gerektiğini vurgulasa da tarafların tutumları belli konularda farklı bakış açıları barındırıyor.

 İsrail cephesi, Hamas tüm rehineleri teslim etmeden ve silahsızlanmadan anlaşmanın ilk aşamasının tamamlanmış sayılmayacağını savunuyor. Hamas ile diğer Filistinli direniş örgütlerinin silahlarını teslim etmeyi reddetmesini, işgal’in sürmesinin gerekçesi olarak sayıyor. Yani işgalin sürmesi için bahane arıyor.

Tel Aviv’deki soykırımcı çetenin önde gelen isimlerinden biri olan Savunma Bakanı İsrail Katz’ın “İsrail asla Gazze’den çekilmeyecek” yönündeki açıklamaları ve Gazze içinde kalıcı güvenlik bölgeleri oluşturulacağına dair ifadeleri, İsrail’in planın ikinci aşamasına geçilmesine karşı olduğunu gösteriyor. Katz’ın Gazze’nin kuzeyinde gelecekte İsrail yerleşimlerinin inşa edilebileceğini söylemesi ise planın siyasi boyutunu daha da tartışmalı hale getiriyor.

Görüşmede ele alınan bir diğer “hassas” konu, Gazze’de olası bir uluslararası güvenlik gücünün yapısı oldu. Türk sermaye devleti de Gazze için oluşturulacak güce katılmak için fazlasıyla istekli.Ancak bu talep İsrail tarafından reddediliyor. ABD’nin, Netanyahu’nun bu konudaki itirazlarını yumuşatıp yumuşatamayacağı belirsizliğini korurken, Washington’un bölgedeki denge arayışı dikkat çekiyor. Ateşkes anlaşmasını yüzlerce kez ihlal eden İsrail’in “barış planı”nı “yüzde 100” uyguladığını iddia eden Trump’ın, “Başkalarının ne yaptıkları ya da belki de ne yapmadıkları konusunda endişeleniyorum” ifadelerini kullanması, tam bir sahtekâr olduğunu bir kez daha kanıtladı.  

Florida’daki görüşmenin en önemli konularından biri ise İran oldu. İsrail istihbaratına göre İran, son çatışmaların ardından füze cephaneliğini yeniden inşa etmek için yoğun bir çaba içinde. Netanyahu, İran’ın nükleer programını ve balistik füze kapasitesini İsrail için varoluşsal bir tehdit olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, İran’a yönelik gelecekteki olası bir saldırı için Trump’ın desteğine ihtiyaç duyuyor. Trump’ın açıklamaları, İran’a karşı bir an önce savaş başlatmak isteyen Netanyahu’yu cesaretlendirmiş oldu. ABD Başkanı, İran’ın bir anlaşmayı reddetmesi ve füze ile nükleer programlarını sürdürmesi halinde İsrail’in İran’a yönelik askeri bir saldırısını destekleyeceğini söyledi. 

Diplomatik çabaların başarısız olması durumunda saldırının acil hale geleceğini iddia eden Trump, olası bir saldırı için “Hemen yapacağız” ifadesini kullanarak savaş kundakçılığına devam edeceğini ilan etti. İran’ın yeniden silahlanması halinde altyapının hızla ortadan kaldırılmasından başka seçenek kalmayacağını savunan Trump, sonuçların önceki saldırılardan daha ağır olabileceği tehdidinde bulundu. 

Emperyalist/siyonist saldırganların küstahça tehditlerine İran’ın gösterdiği tepkiler ise sert oldu. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in danışmanlarından Ali Şamhani, ülkenin füze kapasitesinin ve savunmasının sınırlandırılamayacağını vurguladı. “Her saldırganlık eylemi, planlayıcılarının hayal bile edemeyeceği kadar sert ve ani bir tepkiyle karşılanır” diye meydan okudu.

Trump-Netanyahu görüşmesi, bölgedeki çatışmaların çözümü bir yana, mevcut gerilim ve belirsizlikleri daha da derinleştirecek mahiyettedir. İsrail’in işgalci/yayılmacı saldırganlığı ve Trump’ın İran’a karşı savaşa yeşil ışık yakabileceğini ima etmesi, bölgedeki krizlerin daha da derinleştirileceğine işaret ediyor. Bu durum, Ortadoğu’da emperyalist/siyonist saldırganlığın, belirsizliklerin, çatışmaların ve jeopolitik rekabetin devam edeceğini gösteriyor.