12 Temmuz'03
Sayı: 27 (117)


  Kızıl Bayrak'tan
  Uşaklığı sindirenlerin uşak muamelesinden yakınma hakkı olamaz!
  İŞKUR yasası Meclis'ten geçti...
  "Stratejik uşağın" kırılan "onur"u!
  Sağlık emekçilerinin işgüvencesi ortadan kaldırılıyor...
  "Reform" adı altında sağlık hizmetleri özelleştiriliyor
  Herkese parasız, yaygın ve eşit sağlık hizmeti!
  İşçi ve emekçi eylemlerinden...
  Birleşik Metal-İş Sendikası 1 No'lu Şube Genel Kurulu yapıldı...
  DİSK Tekstil 1 No'lu Şube Genel Kurulu yapıldı
  KESK'in evrimi: Fiili- meşru mücadeleden yasaların ardına/2
  Ekim Gençliği'nden...
  Geleceğimiz için elele mücadeleye!
  Emperyalist tehditler yeniden İran üzerinde yoğunlaştı
  "Yol haritası" ve son gelişmeler
  Emperyalist işgalciler Irak direnişi karşısında çözüm ve çıkış bulamıyor
  Uzanları bitirmek için İmar Bankası'na el konuldu...
  Faşist rejim zindan cephesinde tecridi ağırlaştırıyor ve yeni saldırılara hazırlanıyor
  Direnişteki Ağartıoğlu deri işçileri kardeşlerimize...
  Çiğli İşçi Kültür Sanat Evi'nin 1. kuruluş yılı etkinliğin yüzlerce emekçinin katılımıyla gerçekleşti...
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Merhaba,

Bu hafta siz okurlarımızın dikkatini çekmek istediğimiz bazı konular var. Bunların başında, elimizdeki sayı için görüş, öneri ve eleştirilerinizi düzenli olarak iletmeyi sürdürmeniz geliyor. Bunları mümkün mertebe yayınlamayı tercih ettiğimizi biliyor, görüyorsunuz. Bu nedenle yazacaklarınıza kısıtlama getirmemelisiniz. Çünkü gönderdiğiniz her eleştirinin mutlaka yayımlanması gerekmiyor. Ancak mutlaka yararlanacağımızdan emin olmalısınız.

İkincisi; bir sonraki sayıda ele alınması, işlenmesi gereken konulara ilişkin bazı önerilerimiz ve bu konulara ilişkin taleplerimizi yine bu sayfada yayımlayacağız. Bunlar daha ziyade siz okurlarımızın takip edebileceği ve takip etmesi gereken kimi gelişmeler üzerine olacak. Bilindiği gibi, devrimci basında her okur aynı zamanda bir gazete çalışanı sayılır. Kendini böyle hisseden her okuru biz çalışanımız sayar ve o muameleyi gösteririz. Özellikle bir büromuzun bulunmadığı taşra illerinde yaşanan gelişmelerin haberlerini, yorumlarını, fotoğraflarını vb. buralarda yaşayan okurlarımızın hazırlaması, göndermesi, onun gazete kolektifimize dahil olmasının gerekli ve somut adımıdır.

*Önümüzdeki sayıda ayrıntılarına yer vermemiz gereken, dolayısıyla da dikkatle izlenmeye ve müdahale edilmeye ihtiyacı olan gelişmelerden birkaç örnek verecek olursak;

1. TEKEL işçilerinin eylemleri sürmekte. En son, İzmir’de Ege Bölge Şubesi’ni basan işçilerin eylem erteleme kararının hesabını sorduğu belirtiliyor haberlerde. Antep’te ise işyerini terketmeme eylemi 4. gününe girdi. (Gazetemizin baskıya hazırlandığı 11 Temmuz günü itibarıyla)

2. Balıkesir ve Afyon’dan yola çıkan SEKA işçileri Ankara’daydı. Bunların eylemleri, durumları, düşünceleri ve geleceğe ilişkin plan ve kararları, kendilerinin ağzından gazetemize ve gazetemiz aracılığıyla sınıfın diğer bölüklerine iletilmeli.

3. Satılan PETKİM’in işçisi, Uzanlar sahtekarının göz boyama mitinglerinden birini sabote etti. Gazetesinde, partisinin imzasıyla işçi ağzından İMF’ye açık mektuplar yayınlayarak politik çıkar sağlamaya kalkan Uzanlar, böylece, işçiden şifai bir yanıt almış oldu. Özelleştirilen her kurumda olduğu gibi, PETKİM’de de sorunların artarak süreceği açıktır. Hele de bu satışın ve geleceğinin şaibeli olduğu gözönüne alınırsa sorunların çok daha büyük boyutlarda yaşanacağı beklenmeli ve PETKİM kuruluşunun bulunduğu her bölgede gelişmeler düzenli ve dikkatli biçimde izlenmeli, müdahale edilmelidir.

4. Son olarak, kamu TİS’lerine ilişkin pazarlıklar bitmedi. En son, Başbakan’ın ağzından hükümet, %5-%9 zamma hayır diyen Türk-İş’i, “öyleyse niyet mektubunu siz imzalatın” diye yanıtladı. Bu ibretlik tablo da izlenmeyi ve Türk-İş şahsında teşhiri hak ediyor. Bu teşhirlerin muhatap konumundaki kamu işçileri tarafından yapılması ise çok daha yerinde bir tutum olacak.

İşçilerin görüşlerini yansıtmanın tek yolu röportajlar da değil. Onları yazmaya da teşvik etmeli, bu yönde eğilimi ve isteği olan işçi arkadaşlarımızın “beğenilme”ye ilişkin kaygılarını giderecek bir tutum içinde olmalıyız.

Haftaya görüşmek üzere...