17 Mayıs'03
Sayı: 19 (109)


  Kızıl Bayrak'tan
  Köleleştirme saldırısına karşı tüm sınıf güçleri harekete geçirilmelidir!
  Kölelik yasası daha da ağırlaştırılarak meclisten geçiyor!
  Saldırılara karşı yapılan eylemlerden...
  Saldırılara karşı yapılan eylemlerden...
  Saldırılara karşı eylemler yaygınlaşıyor!
  Sınıf hareketinin yükselme eğilimi ve sendikal ihanete karşı tutum
  15-16 Haziran Direnişi yol göstermeye devam ediyor!
  Maliye Bakanı'ndan emek düşmanı inciler...
  ABD'nin Ortadoğu planları, Türkiye ve Kürtler...
  Müşteri değil, öğrenciyiz!
  Birleşik-militan mücadeleyi yükseltelim!
  ABD, BM Güvenlik Konseyi'ne yağma tasarısını sundu...
  Amerikan özgürlüğü = Açlık!..
  Filistin halkını toplama kamplarına götürecek yol "haritası"
  İsrail'in nükleer gücü...
  Fransa ve Avusturya'da büyük eylem, grev ve genel grev dalgası...
  Avusturya'da son elli yılın en büyük işçi grevi
  Savaş hakikaten bitti mi?
  Gençliğin ortak açıklaması: MGK uzantısı ADKF üniversiteden defol!
  Mezarlık tipi zindan: Yeraltı zindanı
  KADEK'in geleceği...
  Fikret Başkaya...
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Emperyalist igalciler yağmayla uğraşırken Irak halkı açlığın, işsizliğin ve pahalılığın pençesinde...

Amerikan özgürlüğü = Açlık!..

Irak halkı 12 yıl boyunca ambargo kıskacı altında yaşadı. Halkın %60’ı petrol karşılığı gelen gıdaya bağımlı olarak yaşıyordu. Iraklı emekçiler sürekli bir yarı açlık durumundaydılar. Çocukları gıda ve ilaç yetersizliğinden kırılıyordu. Oysa Irak’ın BM denetiminde tutulan hesabında 13 milyar dolar bulunuyordu. Birleşmiş Milletler, “Iraklı çocukları öldürme programı”nı başarıyla tamamladı. Kanlı nöbet artı işgalci ABD-İngiliz emperyalistlerine devredilmiş bulunuyor.

Açlık ve pahalılık...

Emperyalist haydutlar Irak’ı yakıp yıkarak işgal etti, böylece güya halkını “özgürleştirdi”. İşgali savunan Bush ve savaş çetesi, Irak’ın bir demokrasi ve refah örneği olacağını yineleyip duruyor. Ancak Irak halkının yaşadığı kaos ortamı, iddiaların tamamen yalan ve demagojiden ibaret olduğunu gösteriyor. Altyapı sistemleri tahrip edilen kentlerde su, elektrik ve diğer ihtiyaçlar bile doğru dürüst karşılanamıyor. Eğitim ve sağlık hizmetleri önemli ölçüde işlevsiz durumda. İşsizlik hat safhada. Herşeye rağmen çalışanlar ise ücret alamıyor. Ülke zenginliklerini yağmalayan işgalci güçler -utanıp sıkılmadan- Iraklı memurlara 20 dolar aylık maaş vereceklerini açıkladılar. Amerikalılar halen bu komik rakamı bile ödemiyorlar. Maaş alamayan emekçiler işgalcilere karşı protesto eylemleri gerçekleştireek maaşlarının ödenmesini talep ediyorlar.

Yüksek oranlı işsizlik, ödenmeyen ücretler, çökertilen ülke ekonomisi sonucu Iraklı emekçiler açlığın pençesine terkedilmiş bulunuyor. Bu sorunlara ek olarak temel tüketim maddelerinin fiyatı kat kat artmış durumda. En çarpıcı artış tüp gaz fiyatlarında görüldü. İşgal öncesi 200 dinara (1 cent!) satılan tüp gaz bugün 15 dolara satılıyor. ABD emperyalizminin Irak’taki temsilcilerinin ise kamu emekçilerine aylık 20 dolar maaş belirlediklerini hatırlayalım.

Açlık belasını büyüten bir diğer önemli etken, Irak tarımının çöküş noktasına gelmesidir. BM Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) bile, 24 milyon Iraklı’nın bu yaz aç kalabileceğini hazırladığı raporlarla kayıt altına alıyor. Emperyalist saldırı ve katliamları izlemekle yetinen BM, işgal sonrası da herhangi bir müdahalede bulunmadı. Ama hakkını yememek lazım, zira olabilecek felaketlerin çetelesini tutmak için çaba harcıyor. Nitekim FAO, Irak’ta tarımsal ürünler ve özellikle kümes hayvancılığının savaştan büyük zarar gördüğünü belirterek yaklaşan felakete dikkat çekiyor.

İşgalden önce köylülere tohum, gübre ve tarım ilacı dağıtan kamu binaları yağmalandı. Bunun sonucunda köylüler mevsimi olduğu halde ekim yapamıyor. Domates, soğan, patates, salatalık, karpuz, biber, fasulye ve kabak gibi sebzeler bu yıl ekilemedi. Çünkü tohum stokları ya imha edildi, ya da yağmalandı. Buğday, arpa, yulaf gibi mahsullerin hasadı da bu yıl yapılamıyor. Hayvancılık da ağır bir darbe yemiş bulunuyor. Kümes hayvancılığının durumu ise çok daha kötü. Şimdiden binlerce tavuk açlıktan ölmeye başladı vb.

Garner’ın yerine yeni kirli savaş uzmanı

Irak halkını “özgürleştirerek” perişan eden emperyalist işgalciler, halkın bu sorunlarıyla hiçbir şekilde ilgilenmiyorlar. Onlar her yönüyle işbirlikçi çizgide davranacak, bölgede İsrail siyonizmi ile iyi geçinecek bir kukla yönetim kurma telaşındalar. Ancak bu alanda da fiyasko üzerine fiyasko yaşıyorlar. İlk atanan, kasap Şaron’un yakın dostu, sömürge valisi Jay Garner’ın pılısını pırtısını toplayarak 1-2 hafta içinde Irak’ı terketmesi bekleniyor. Yine Irak’ın orta kesimlerinde “sivil yönetim koordinasyonundan sorumlu” Barbara Bodine de ABD’ye döndü.

Emekli general Garner yerine atanan “sivil” diplomat Paul Bremer’in sicili de en az selefi Garner kadar kanlı ve kirlidir. İşgaller, faşist darbeler, örtülü operasyonlarla dolu geçmişe sahip bir katil, Irak halkının başına getiriliyor. Latin Amerika ve Asya halklarının kanını döken bu tescilli katil, gerektiğinde aynı icraatları Bağdat’ta da yapmak için geldi. Çete başı Bush, “büyük deneyimlere sahip diplomata güveninin tam olduğunu” basına açıkladı. Bremer’in siciline bakıldığında, övgü konusu edilen “büyük deneyimler”in ne anlama geldiği daha iyi anlaşılır. Irak’taki gelişmeler, Bush ve savaş çetesine tam uşaklık edecek, siyonistlerle açıktan işbirliği yapacak bir yönetimi Bağdat’ta işbaşına getirilmesinin pek de kolay olmayacağını gösteriyor

Direniş işgalcileri gittikçe daha çok zorlayacak

Bu arada Basra kentindeki petrol rafinerilerinde çalışan işçiler, İngiliz işgalciler tarafından atanan eski Baas partisi üyesi yöneticileri kabul etmedi. Atamayı gösteri düzenleyerek protesto eden 300 işçi, serbest seçim talep ederek kendi yöneticilerini seçmek istediklerini dile getirdiler. Eyleme “Serbest seçimler istiyoruz” ve “Başka bir Saddam istemiyoruz” yazan pankartları ile katılan işçiler, işgalcilerin planlarını bozmaya başladılar. İngiliz işgal güçleri petrol üretimi aksamasın diye şimdilik ilişkileri germemeye çalışıyorlar.

Irak halkını özgürleştirdiklerini, İslam alemine demokrasi ihraç ettiklerini iddia eden emperyalistlerin tüm propagandaları yalan üzerine inşa edilmiş. İşgal sonrası Iraklı emekçilerin içine sürüklendikleri durum bunun somut göstergesidir. Sermaye basını eliyle ortalığa saçılan iğrenç yalanlar bu gerçeğin üstünü örtmez. İşbirlikçi bir yönetim kurmakta yaşadıkları zorlanma, işgalcilerin sevilen değil nefret edilen konumda olduklarını gösteriyor. Ezilen halkların güçlü ve zorba işgalcilere uzun süre katlanamayacağı ise tarihsel deneyimlerle sabittir.



Dünyadan kısa kısa...

Almanya’da eğitim alanında saldırı

Berlin’deki üç üniversitenin yaptığı ortak basın açıklamasına göre, Berlin’deki Humboldt Üniversitesi yeni öğrenci almayacak. Özgür Üniversite ile Teknik Üniversite’de ise bütün bölümler için giriş barajı uygulaması başlatılacak. Yanısıra üniversitelere eleman almalar durdurulacak. Bu uygulama yerel yönetimin yıllık % 20 oranındaki mali desteğini kesmesiyle birlikte devreye girecek. Humboldt Üniversitesi başkanı tarafından yapılan açıklamaya göre, üniversitelerdeki birçok bölüm kapatılmak zorunda kalacak ve eğitime başlayan öğrencilerin mezun olmaları garantilenemeyecek. Almanya’da üniversitede okuyanların sayısının düşük olmasına rağmen üniversitelerde 20- 85 bin öğrenciyi ilgilendiren bölümler kapatılacak.

Amerika’da işsizlik oranı artıyor

ABD’de çalışanların sayısı Nisan ayında da önceki iki ayda olduğu gibi düşüşünü sürdürdü. İşsizlik oranı % 5.8’den % 6’ya yükseldi, böylelikle son dört ayın en yüksek düzeyine ulaştı. Geçtiğimiz hafta ABD çalışma bakanlığının yaptığı açıklamaya göre çiftçilik dışındaki sektörlerde çalışanların sayısında 48 bin kişilik bir düşüş gerçekleşti.