23 Kasım '02
Sayı: 46 (86)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emek düşmanı ve Amerikancı hükümet işbaşında
  İşçi sınıfına yeni saldırıların adı: "Acil eylem planı"
  Savaş ve yıkım programında hızlı icaat
  Sendika bürokatlarının yeni hükümet karşısındaki tutumu...
  "İş Kanunu Ön Tasarısı" saldırısı yüzyıllık kazanımlarımızı hedefliyor
  İş güvencesi yasası işçı kıyımının gerekçesi yapılıyor...
  "İş güvencesi" aldatmacası ve sermayenin kural tanımazlığı
  Yeni hükümetin sınıfa yönelik saldırı hazırlığı
  1 Aralık'ta alanlara!
  efaköy Emperyalist Savaş Karşıtı Platform Girişimi oluşturuldu...
  Seçimler ve sol hareket...
  Türk Metal çetesi satış sözleşmesini imzaladı
  Türk-İş Başkanlar Kurulu toplantısının gösterdikleri...
  ÖO 5. Ekibinden İmdat Bulut şehit düştü...
  Kıbrıs sorununa emperyalist çözüm
  AKP hükümeti...
  Emperyalist savaşı engellemek için mücadele saflarına!
  Ekim Gençliği'nden...
  Afrika'dan yükselen çığlık: Açlık, hastalık, ölüm!
  Dünyadan...
  Blix Bağdat'ta...
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Ölüm Orucu direnişinde 1 devrimci daha şehit düştü.

DHKP-C davası tutsağı İmdat Bulut 5. Ölüm Orucu ekibinde başlamıştı direnişe. 19 Kasım’da ise direnişin 99. şehidi olarak ölümsüzlüğe uğurlandı.

Tecrit hücreleri imha görevini aralıksız sürdürüyor. Ama bunun yanında, her yeni ölümle birlikte zindanlarda süren devrimci direnişin ne kadar haklı ve zorunlu olduğu da kanıtlanmaya devam ediyor. Direniş başlarken, hücre ölümdür, kabul etmeyeceğiz denmişti. Edilmedi de. Ama bu sözün gerçekliği çok kısa sürede kanıtlandı. Devlet cezaevlerine düzenlediği bir toplu saldırı ile hem onlarca devrimciyi katletti, hem de geri kalanları daha yapımı bile tamamlanmamış durumdaki hücre tipi yeni cezaevlerine nakletti. Tam da ölüm hücrelerine yaraşır bir açılış yapmış oldu yani.

Ancak, ne denli vahşi ve kanlı olursa olsun, 19 Aralık saldırısı devrimci iradeyi parçalamaya, direnişi kırmaya yetemezdi. Ölüm hücrelerine karşı başlatılmış olan Ölüm Orucu direnişi, hücrelerin içinde de olanca kararlılığı ile sürdürüldü.

İşte, İmdat Bulut da bu kararlılığın bir temsilcisi olarak katıldı şehitler kervanına. Aynı zamanda, hücrelerin kesif ölüm kokusunu da bir kez daha ulaştırmış oldu kitlelere.

Devrimciler için F tipi tabutluklar inşa eden sermaye devleti, bunun, İMF tipi saldırı programlarını uygulayabilmesi için zorunlu olduğunu iddia etmişti. Nitekim, devrimci tutsakların tabutluklara gömüldüğü, devrimci hareketin de katliamlara ve Ölüm Orucu’na kilitlendiği koşullarda, İMF saldırı programı da kolaylıkla hayata geçirilebildi.

Şimdi ise, kitleleri daha beter bir saldırı programı bekliyor.

Sermaye devleti, İMF-TÜSİAD yıkım programının yanı sıra, emperyalizmin kitlesel imha programı programı anlamına gelen savaş makinasını sürmeye hazırlanıyor emekçi halkın üstüne. Kendini Amerika’nın savaş arabasına koşmuştur. Gençlerimizi de Irak halkının üzerine sürmeye hazırdır.
Şimdi, zindanlardaki direnişi dışarıya taşımanın, tüm ülkeyi tabutluğa çevirmeye çalışan sistemin karşısına ülke sathında bir genel direnişle çıkmanın zamanıdır.