16 Kasım '02
Sayı: 45 (85)


  Kızıl Bayrak'tan
  Yaklaşan savaş ve yakıcı görevler
  "İşçilerin birliği, halkların kardeşliği" şiarıyla emperyalist savaşa dur diyelim!
  Savaşa hazırlıkta son perde
  Mecliste derin devleti artık CHP temsil edecek
  TİS'lerde esnek çalışma dayatılıyor!..
  Karayolu işçisi ve saldırıyı göğüsleme sorumluluğu
  Kurtuluş kendi örgütlülüğümüzdedir!
  Emekçilerin oyuyla sermayeye hizmete!
  Aldatıcı manevralar değil çözüm!..
  ÖO direnişinde yeni bir şehit: Serdar Karabulut
  Seçim çalışmalarının ardından sınıf ve kitle çalışmasının yeni dönemi
  Çürümüş düzenin kirli meclisi
  Floransa'da yüzbinlerce kişi kızıl bayraklar ve savaş karşıtı pankartlarla yürüdü
  Floransa'da Birinci Avrupa Sosyal Forumu...
  Birinci Avrupa Sosyal Forumu katılımcılarıyla röportajlar...
  ABD'de "Bizim adımıza değil!" oluşumunun açıklaması...
  Irak'a yönelik savaşın hazırlıkları tamamlanıyor
  Ayaklanma istiyoruz!
  KADEK'in cinayetlerini durduralım!
  "Sınıfa, Partiye ve Devrime Destek Gecesi"
  Bu gidiş nereye?
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Birinci Avrupa Sosyal Forumu katılımcılarıyla röportajlar...

Gündem “Savaş, yoksullukla mücadele ve
uluslararası dayanışma...”

Junge Welt dergisinin 11 Kasım 2002 tarihli sayısında "Floransa bir başarı mıydı?" başlığı altında yeralan ve günlerce süren konferanslara katılan değişik kesimlerden kişilerle yapılmış söyleşileri, forum hakkında genel bir bilgi ve fikir vermesi açısından okurlarımıza sunuyoruz....

Alessandro Riatti, İtalyan Genç Komünistler (GC) örgütü üyesi ve Falce Martello (Orak Çekiç) dergisi redaktörü...

JW: Sosyal Forum bir başarı mıydı?

A. R.: Evet. Hem Avrupa’dan hem de İtalya’dan beklediğimizin üzerinde insan katıldı. Sadece İtalya’da değil, her yerde başka bir dünyanın ne kadar gerekli olduğu görülüyor ve biz bunları burada tartışabildik.

JW: Forum’da çok sayıda konferans, seminer ve çalışma grupları vardı. Sizce tartışılan en önemli sorun neydi?

A. R.: İlk önce iş sorunu. Son 20 yıl içinde tehlikeli bir süreç yaşanıyor. Emeğin karşılığı ödenmiyor, iş garantisi giderek yok oluyor, süreli sözleşmeler vb. Bunun dışında sömürü artıyor, fabrikalarda iş koşulları ağırlaşıyor. Berlusconi hükümeti iş yasasında işten atılma ile ilgili yasayı değiştirerek 60’lı yıllarda kazanılan hakları tırpanlayarak bir saldırı başlattı. Bizim için işyerlerimizin ve haklarımızın –okullarda, üniversitelerde ve fabrikalarda- savunulması sorunu var. Ama Forum’un diğer önemli bir noktası da başka bir dünya üzerineydi. Biz genç komünistler için bu sosyalizmdir.

Ben bu toplantının, Porto Alegre’deki Dünya Sosyal Formu gibi toplantıların çok önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü bizler herhangi bir şey için yürümüyoruz, aksine bizler politik bir program üzerine tartışmak zorundayız.

Angelo Zacceria, COBAS sendikası üyesi, Mailand Koordinasyon Komitesi’nden...

JW: Floransa’daki Forum ilerleme getirdi mi ?

AZ: Evet, birçok bakımdan. Önce bir sürü tartışma toplantısı gerçekleştirildi. Ayrıca çok sayıda insan ile tanışma ve ilişki kurma olanağı sağlandı.

JW: Sizce tartışmaların en önemli konusu neydi?

AZ: Savaş sorunu. Bence bu tüm hareketlerin birleştiği ortak bir sorundu. Bu noktada biz savaşa karşı savaşmak için birbirimize yakınlaştık. Ayrıca sağlık, iş ve özelleştirmeler gibi sosyal sorunlar da tartışılan önemli konular arasındaydı.

JW: Bundan sonra atılacak adım ne olmalı?

AZ: Daha şimdiden sosyal forumun ürünlerini toplamak için kolları sıvamalıyız. En önemli iki-üç ana noktada yoğunlaşmalıyız. Biri mutlaka savaş olmalı, diğeri iş ve üçüncüsü kamu sektöründe özelleştirmelere karşı mücadele. Bu sorunlar çerçevesinde birbirinden çok farklı gruplar birleşmeli, bunun dışında en asgari düzeyde de olsa örgütlülüğe ihtiyaç var. Ben Forum’un bu ağ için en iyi olanak olduğuna inanıyorum.

Lina Junkers, ATTAC-Danimarka üyesi

JW: Floransa’yı bir başarı olarak görüyor musunuz?

LJ: Kesinlikle. Ben üç günlük Forum süresince çok şey öğrendim. Hem de yaşlı ve uzun yıllardır politik olarak aktif olmama rağmen. Özellikle Doğu Avrupa üzerine öğrendiklerim ilginçti. Oralardaki yoksulluğu tabii ki biliyordum, ama orada direnen insanlar ve örgütler üzerine burada çok az şey duyuluyor. Bu benim ülkeme götüreceğim, yoldaşlarıma ve arkadaşlarıma anlatacağım önemli bir bilgi olacak.

Beni çok etkileyen bir diğer şey de, bu kadar çok insanın parasından ve zamanından feragat ederek buraya gelmesi. Benim şehrimde toplantı ve eylemlere katılım çok az. Ama başka şehirlerde ve ülkelerde insanların aynı şeyleri yapıyor olması işimizi kolaylaştırıyor. Tabii ki biz her konuda aynı fikirde değiliz, ama ben aynı yöne gittiğimizi hissediyorum.

JW: Sizin için en yakıcı sorun neydi?

LJ: Savaş. Çünkü eğer biz onu durduramazsak tüm dünya çok daha kötü olacak, daha fazla sorun olacak ve bizim daha iyi bir dünya için savaşmamız zorlaşacak.

JW: Floransa’dan sonra neler planlandı?

LJ: Biz burada savaşa karşı bir eylem günü planladık ve bunu küresel bir eyleme dönüştürmek için arkadaşlarımıza soracağız. Benim için bundan sonraki ilk adım Kopenhag’daki 13 ve 15 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan Avrupa Birliği zirvesi. Biz mümkün olduğu kadar çok insanı AB devlet ve hükümet şeflerinin politikalarına karşı protestoya çekmek istiyoruz ve Floransa’daki havayı Kopenhag’a taşımayı düşünüyoruz. Danimarka’dan buraya sadece 60 kişilik az bir katılıma rağmen.

Asbjorn Wahl, Norveç Sosyal Devlet İçin Birlik sözcüsü

JW: Sizce Forum başarılı oldu mu?

A. W.: Kesinlikle. Öncelikle Avrupa’da ilk kez gerçekleşiyor. Ve inanılmayacak kadar insan geldi. Ayrıca çok sayıda ve çok ilginç tartışmalara katıldık. Uluslararası kampanyalar planladık. Örneğin WTO’nun hizmet sektörü anlaşması GATS’a karşı...

JW: Sizin görüşünüze göre Forum’daki en önemli politik sorun neydi?

AW: Neo-liberalizme karşı mücadale ve bununla bağlantılı değişik alanlar. Benim için özellikle WTO ve GATS üzerine tartışmalar önemliydi, tabii ki sendikal politikalar da. Çünkü ben bir sendikacıyım. Bu benim Floransa’ya gelmemin de nedeniydi. Çünkü sendikalar hareketin arkasında topallayarak yürüyorlar. Bir kısmı anti-küreselleşme hareketine katıldı, ama çoğu henüz katılmadı.

JW: Bundan sonra sırada ne var?

AW: Porto Alegre, Ocak ayındaki Dünya Sosyal Forum’u. Gelişmeler bence açık bir politik platforma doğru gidiyor. Çok değişik gruplar birbirine yakınlaşıyor. Biz yeni bir küreselleşme hareketinin doğumuyla karşı karşıya bulunuyoruz. Ve bu bana 19. yüzyıl sonunda işçi sınıfı hareketinin doğuşuyla kıyaslanabilecek bir hareket olduğu hissini veriyor.

Micail Wojejkow, Moskova Rusya Ekonomi Akademisi’nde ekonomi bilimleri profesörü ve Rus "Alternatifler" örgütü üyesi...

JW: Avrupa Sosyal Forumu başarılı mıydı?

MW: Evet, belki. Burada çok sayıda genç insan var, birbiriyle bilgi alışverişinde bulunan ve tartışan. Ama ben bir ekonomi bilimcisiyim. Katıldığım forumlarda konuşmaların genel olması beni biraz rahatsız etti. Benim işimde bana yararlı olabilecek çok az somut bilgi verildi. Ama diğer taraftan ise önemli bir buluşma. Çok sayıda genç insan biraraya geliyor. Bu genç insanlar Avrupa’nın geleceği.

JW: Avrupa Sosyal Forum’u Rusya’daki sosyal haraketler için ne anlam taşıyor?

MW: Bu zor bir soru. Ama ne de olsa 80-100 kişi Rusya’daki değişik politik akımları burada temsil ediyor. Rus hareketi için bu, uluslararası areneya attığı ilk adım. İnsanlarımızın buraya gelmeleri, tartışmalara katılmaları başlangıç için önemli. Ama Avrupa Sosyal Formu’nun Rus hareketi üzerinde çok büyük bir etkisi olacağına inanmıyorum.

JW: Sizce en önemli tartışma hangisiydi?

MW: Savaş, yoksullukla mücadele ve uluslararası dayanışma. Bunlar tüm ülkelerde ve Rusya’da da önemli noktalar.