ARSIVANA SAYFA
 
06 Ocak '01
SAYI: 01
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Tüm güç ve olanaklar seferber edilmelidir!...
Direniş sürüyor, zafer bizimdir!
20 yıldır teslim alamadılar asla teslim alamayacaklar!
Zindan katliamı: Bir kontr-gerilla operasyonu
Devrim yürüyüşümüz daha da güçlenecek!..
2001 kavga yılı olacak!
2001 yıkım programına karşı direnişi örelim!
2000'de sınıf hareketi...
"Hakkımızı ancak mücadele ederek alabiliriz"
Ücret asgari, sefalet azami!
Kontra devlet katliamda kirli medya psikolojik savaşta
Faşizmin zindanlarında katledildiler!
Katliam ve direniş/1
Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
Katliamı protesto gösterileri
Zindanlardaki direniş, sokaklarda büyütülüyor!
Yurtdışında katliamı protesto gösterileri
Zindan direnişine uluslararası destek
Tutsak temsilcileri ile heyetler arasında yapılan görüşmeler
PKK-Devrimci Çizgi Savaşçıları: Devrimci tutsaklar teslim alınamaz!
Zindan direnişiyle uluslararası dayanışma
Vahşi işkenceler, kırılamayan devrimci irade!
Bu vahşet zulüm düseninin çöküşünün de habercisidir!
Mücadele Postası


Bu sayının
PDF formatını download
etmek için tıklayın





 
 

İsviçre ve İtalya’da zindan direnişine destek:

Lugano ve Milano’da
enternasyonal dayanışma

İşçi sınıfı ve tüm ezilenlerin kurtuluş yolunun direniş olduğunu bir kez daha gösteren Ölüm Orucu Direnişi, mücadeleyle zaferi kazanacaktır. Bedenlerini açlığa yatırmakla kalmayarak katliamcı faşist ordunun tankına, topuna, iş makinelerine ve zehirli gazlarına, lav silahlarına çelikten yoğrulmuş devrimci inanç ve bilinçleriyle karşı koyanlar önünde saygıyla eğiliyoruz.

Bölgemizde bulunan tüm duyarlı kesimlerle birlikte Türkiye coğrafyasında yükselen devrimci direniş mücadelesiyle dayanışmak için girdiğimiz açlık grevimizi 11. günde hükümet binasının önünde bir yürüyüşle bitirdik. Meclis başkanına verilen bir dosyayla 45 milletvekilinin imzası alınarak, Türkiye’deki politik tutsaklara karşı yapılan katliam protesto edilmek üzere 3 ayrı adrese gönderildi (Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Adalet Bakanı’na).

Yürüyüş hafta içinde gerçekleşmesine rağmen bu katılımı olumsuz etkilemedi. Bir günlük propagandayla kimsenin işe gitmemesini, hatta çocuklarını da okula göndermemelerini talep ettik. Önerimiz emekçilerden destek gördü ve önemli ölçüde pratik olarak uygulandı.

Eylem biterken İtalya’nın Milano kentindeki yürüyüşe çağrı yapılarak, 2 gün sonra başka bir alanda görüşmek üzere ayrıldık. 24 Aralık’ta Milano şehrinde İtalyan dostlarla alanda buluştuk. Amaç Türkiye zindanlarından dünyaya seslenen devrim ve sosyalizm bayrağına sahip çıkmaktı.

Yürüyüş alanına gittiğimizde İtalyan polisi her köşeyi tutmuştu. Alanda bildiriler dağıtılıyor devrimci türküler araçlardan yükseliyordu. Biz de İtalyanca’ya çevirdiğimiz bildirileri alanda ve yürüyüş sırasında dağıttık. Kendi pankartımız dışında, İtalyan dostların hazırladığı “Türkiye zindanlarındaki devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Kahrolsun katliamcı faşist Türk devleti” yazılı pankartlar da taşındı. Faşist Türk hükümetini Avrupa emperyalizminin de desteklediğini dile getiren sloganlarla, katil Ecevit hükümeti ve katliamcı faşist orduyu hedef alan sloganlar attık.

Türk Konsolosluğu’nun önüne gelindiğinde olağanüstü önlemler alınmıştı. İtalyanca ve Türkçe konuşmalar yaptıktan sonra, devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşuyla alandan ayrıldık.

Bu yürüyüşün en önemli yönü, İtalyan dostların Türk ve Kürtlerden daha fazla olmalarıdır. Bu kuşkusuz enternasyonal dayanışma payına sevindirci bir durumdur. Ama bizim yetersizliklerimize de işaret etmektedir. Türkiyeli devrimciler olarak politik faaliyette zayıf kaldık. Bu bir eksikliktir. Ancak bu eksiklik giderilirse enternasyonal devrimci dayanışmalar daha da güçlenir.

İtalyan basını özgürlük tutsaklarının eylemine geniş yer verdi. Özellikle İl Manifesto gazetesi eylemin içeriğini çarpıtmadan ve devrimci tutsakların direnişini dile getirerek, faşist Türk devletinin katliamcı yüzünü teşhir etti.

Devrimci tutsaklar onurumuzdur!
Yaşasın devrim, yaşasın sosyaliz
m!

İsviçre-Lugano/TKİP taraftarı işçiler




Avustralya’da katliamı protesto yürüyüşü


Cezaevlerine yönelik katliam nedeniyle, 24 Aralık akşamı şehir merkezinde mumlu ve meşaleli sessiz bir yürüyüş düzenledik. Yürüyüşe 200 kişi katıldı. Yürüyüşümüzün amacı, karanlık Türkiye Cumhuriyeti gerçeğini yansıtmak ve şehitlerimize duyduğumuz saygıyı dile getirmek, onları sahiplenmekti.

Yürüyüş şehir merkezinde başlatıldı. Kitle ellerinde pankartlar, mumlar ve meşalelerle yürüdü. “Karanlığa bir ışık da sen ol!” isimli yürüyüşümüzle, bu katliamlara karşı sessiz kalmama çağrısı yapıldı. Yürüyüş esnasında yaklaşık 1000 adet bildiri dağıtıldı.

Taşıdığımız pankartlarda İngilizce olarak, “Hücreler kapatılsın, ölümlere son!”, “Türk devleti katildir!”, “Türk Devleti 30 politik tutsağı katletti!”, “Avusturalya! İnsan hakları ihlallerine sessiz kalma!”, “Öldürebilirler, ama teslim alamazlar!”, “Ölüm Orucu 65. gününde!” vb. pankartlar taşındı.

Yaklaşık bir kilometre yüründükten sonra, şehir merkezindeki büyük kilise önüne gelindi. Burada bir süre oturma eylemi yapıldıktan sonra bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından cezaevlerindeki katliamları konu alan bir konuşma yapılarak yürüyüş bitirildi.

Melbourne İnsan Hakları Komitesi
(Cezaevleriyle Dayanışma Komitesi)





Cenevre havaalanında katliamı protesto işgali

İsviçre’nin Cenevre kantonunda bulunan uluslararası havaalanındaki Türk havayolları bilet satış standı, 29 Aralık ‘00 günün 50’ye yakın İsviçreli ve Türkiyeli demokrat ve devrimciler tarafından işgal edildi!...

“Türkiye’deki Baskılara Karşı Cenevre Komitesi” tarafından organize edilen eyleme Cenevre Sosyalist, Solidarite, İşçi Partisi, milletvekileri, sendikacılar, gençlik örgütlenmeleri ve Türkiyeliler tarafından destek verildi.

Komite adına yapılan konuşmalarda; Türk devletinin ölüm orucunun 61. gününde 20 cezaevine 10 bin asker, jandarma, özel timlerle yaptığı saldırılar sonucunda 30 tutsağın vahşice katledildiği; yüzlerce yaralı ve onlarca tutsağın gözaltında kayıp olduğu; F tipine zorla konulan tutsaklara karşı sistemli şekilde insanlık dışı işkencelerin devam ettiği; 2 bine yakın tutsağın halen ölüm oruçlarına devam ettiği; bugün ölüm orucunun 71. gününde olduğu ve yeni ölümlerin an meselesi olduğuna değinildi. Ayrıca yapılan bu katliama karşı Avrupa ve İsviçre’nin sessiz kalmaları konuşmalarda protesto edildi.

Havaalanında göstericiler “Türk devleti 30 siyasi tutsağı katletti, işkence ve kayıplar devam ediyor” yazılı büyük bir pankartı havaalanı içinde taşıdılar. Ayrıca komite tarafından hazırlanan bildiriler dağıtıldı.

Gösteriye İsviçre televizyonu ve basın ilgi gösterdi.

Kızıl Bayrak/Cenevre





İsviçre’de katliamı sessiz protesto gösterisi


İİsviçre’nin Cenevre kantonundaki ünlü Saint Pierre Katedrali önünde, 31 Aralık 2000 tarihinde, sabah saat 09:00 ile 10:00 arasında, “Türkiye’deki Baskılara Karşı Cenevre Komitesi” tarafından bir saatlik sessiz protesto gösterisi organize edildi. Cenevre kantonunun 186. kuruluş yıldönümü nedeniyle yapılan ayin öncesi gerçekleşen gösteri, Cenevre Sosyalist Solidarite, İşçi Partisi (milletvekilleri), sendikalar, gençlik örgütlenmeleri ve Türkiyeliler tarafından desteklendi.

Katedralin giriş kapısı önünde, Türk devletinin ölüm orucunun 61. gününde 20 cezaevine 10 bin jandarma, özel tim, MİT, JİTEM vb. güçleriyle yaptığı saldırılar sonucunda katledilen 30 devrimci tutsağın anısına 30 adet kırmızı mum yakıldı. 30 adet gülle birlikte, “Türk devleti 30 siyasi tutsağı katletti, işkence ve kayıplar hala devam ediyor!” yazılı pankart taşındı.

Ayrıca komite tarafından hazırlanan bildiri ayine katılanlara ve çevredeki insanlara dağıtıldı. Polis gösteriye müdahale etmek istedi. Ancak papazın, “eylemin insani ve haklı olduğunu, bundan dolayı kendilerini rahatsız etmediği”ni belirtmesi üzerine geri çekilmek zorunda kaldı.

Basına ve kamuoyuna dağıtılan bildiride, İsviçre’nin Türk devletinin işlediği insanlık suçlarına sessiz kalmaması gerektiği, derhal Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanması talep ediliyordu. Gösteri çevredeki insanlar ve basın tarafından sempati ve ilgiyle karşılandı.

Türkiye’deki Baskılara Karşı Cenevre Komitesi (İsviçre)





Onlara!..

Umut olduk ekildik
Toprakta fırtına
dağlarda isyan...
Ne umut biter kavgada
ne günde güneş
Özgür ülke
mutlu hayat için
bedel olduk.
Güneşte rengimiz
toprakta sevdamız
ve dağlarda
havamız var bizim
.

Sizin şahsınızda bütün dünya ve Türkiye devrim şehitlerini saygıyla anıyorum.
Tüm devrim şehitleri ölümsüzdür!

Ö.Yıldız
Saint Brieuc/Fransa

Devrim şehitleri önünde saygıyla eğiliyoruz


Selam karanlıkta ışık saçanlara!
Yurtdışı örgütümüzün yaptığı çağrıyla, cezaevlerindeki yoldaşlarımızın ve siper yoldaşlarımızın 20 Ekim’de başlattığı Süresiz Açlık Grevi ve Ölüm Orucu direnişine kendi bölgemizde destek sunmak üzere harekete geçmiş bulunuyoruz.

Bu çerçevede gelen bütün bildirileri çoğaltarak dağıttık, afiş ve pullama yaptık. Fransızca bildirileri bölgemizde tüm demokratik kitle örgütlerine ilettik. Ayrıca Fransız Komünist Partisi’nin bölgemizde düzenlediği iki günlük bölgesel şenliği değerlendirdik ve stand açtık, Türkiye’deki tutsaklara yapılan baskıları ve katliamları anlattık. Şu an da devrimci tutsakların Süresiz Açlık Grevi’nde ve Ölüm Orucu’nda olduklarını söyledik. Şenlik alanının göze çarpan yerlerine afişlerimizi astık. Fransızca bildirilerimizi dağıttık ve devrimci tutsaklar için yardım kutusu koyduk. Türk devletinin Ulucanlar’da gerçekleştirdiği katliamı anlatan dosya ise oldukça etkili oldu.

Tüm devrim şehitleri önümde saygıyla eğiliyoruz.

Hücreler ölümdür izin vermeyeceğiz!
Yaşasın SAG ve ÖO direnişimiz!

Brötanya’dan TKİP taraftarları