ARSIVANA SAYFA
 
21 Ekim '00
SAYI: 39
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Teslim olmaktansa ölmeyi yeğleriz
Sefaletin koyulaştırılması nın resmi belgesi
Kamu çalışanları üretimden gelen güçlerini kullanmak zorundadır
Sınıf politikasından yoksunluk
POAŞ’ta toplu işten çıkarma sert tepti
Kazanmak için grev silahından başka yol yok!
“İş güvencesi” yasa taslağı ve sendikalar
Ordunun Kürdistan basın turu ve turdan yansıyanlar
Sezer’e rektörler muhtırası
SES Genel Kurulu’nda devrimci çıkış
Birleşik Metal-İş Kongresi
Gün ölümüne bir kararlılıkla harekete geçme günüdür!
Hücre saldırısı ve yeni zindan direnişi
Öleceğiz ama hücrelere girmeyeceğiz
“Her türlü bedeli ödemeye hazır ve kararlıyız!”
Hücre saldırısı ve devrimci sorumluluk
Ümraniye’de provokasyonlar ve saldırı hazırlığı
Habip ve Ümit’i andık
Emperyalist barış politikası Filistin halkının özgürlük tutkusunu yokedemedi
Barış süreci çifte standarttan ibaret
Kıbrıs’ta TC’nin yıkım programına karşı genel grev
Burjuva basından seçmeler
Bir kitap: “Benden selam söyle Anadolu’ya!”
25 yıl önceki Ulucanlar’da ki vahşetin öyküsü
Ulucanlar davasına çağrı
Mücadele Postası
 
Tüm yazılar





 
 
Kıbrıs’ta TC’nin yıkım programına karşı genel grev

“Yıkım paketine karşı birleşelim!”


Türk devletinin dayattığı İMF patentli “istikrar paketi”nin Derviş Eroğlu hükümetince kabul edilmesine, Kıbrıs emekçileri hayatı felç eden bir günlük uyarı genel greviyle yanıt verdiler.

Genel grev, kamuda örgütlü beş büyük sendika; Kamu-Sen, KTAMS, KTOEÖS, KTÖS ve Kamu-İş ile Türk-Sen, Hür-İş ve Dev-İş federasyonlarına bağlı sendikaların yanısıra herhangi bir federasyona bağlı olmayan birçok sendika tarafından birlikte örgütlendi. Katılımın yüzde 80’lere ulaştığı genel greve, öğretmenler de katıldılar. Okullarda eğitim dururken, Basın-Sen’in greve katılmasıyla, resmi yayın organı Bayrak Radyo ve Televizyon Kurumu ile resmi haber ajansı Türk Ajansı-Kıbrıs çalışanları da greve gittiler. Bu kurumlarda da işler durma noktasına geldi. Ayrıca gemi ve uçak seferleri yapılamadı, arızalanan telefon hatları tamir edilemedi, hastaneler “acil durumlar hariç” hizmet vermedi.

Genel grev, salt işe gitmeme eylemiyle sınırlanmayarak miting alanlarına taştı. Lefkoşe’de yapılan mitinge binlerce emekçi katılırken, dayatma paket ve onun yerli uygulayıcısı kukla hükümet protesto edildi. “Yıkım paketine karşı birleşelim!” şiarı altında yapılan mitingte emekçiler, konuşmalar ve sloganlarla, yıkım paketini kabul etmeyeceklerini, bunun için mücadeleye devam edeceklerini ilan ettiler.

Denktaş öfkenin sokağa taşmasını engellemek için; grevin iş bırakmakla sınırlı tutulması, alana çıkılmasının Türkiye karşıtı bir provokasyon olacağı şeklinde tehditler savurdu. Ancak yıllardır adada Türkiye’nin kılıcını sallayan bu uşağa aldırılmadı. Sendika konfederasyonlarından Hür-İş ve Kamu-İş’in Denktaş’ın tehditleri üzerine üyelerini mitinge katılmamaya çağırmaları da boşa çıkarıldı. İşçi ve emekçiler miting alanına çıktılar ve verdikleri mücadelenin Kıbrıs’ın özgürlüğü, yıkım programının ise Türkiye’nin Kıbrıs’ı ilhakı için olduğunu haykırdılar. Mitingte “Ankara'nın dayatma paketine ve kuklalarına hayır!” yazılı pankartlar taşındı, “Denktaş, Eroğlu istifa!” sloganları atıldı.

Genel grevden bir gün önce de, “Bu memleket bizim platformu” tarafından bir miting düzenlendi. Bu miting devyıkım paketini, Türkiye’nin dayatmalarını ve kukla rejimi protesto gösterisine dönüştü, bağımsızlık ve özgürlük talepleri haykırıldı. Mitinge yaklaşık 15 bin kişi katıldı.

Türkiye’nin adadaki kukla rejimi aracılığıyla yürürlüğe konulan yıkım paketiyle, memurlara her üç ayda bir enflasyon oranında verilen maaş artışları kaldırıldı. KDV dahil tüm vergiler artırılırken, “kalkınma vergisi” adıyla yeni bir vergi getirildi. Ek mesai ödenekleri sıfırlandı ve sosyal yardım ödenekleri kaldırıldı. KİT’lerin özelleştirilmesi ve istihdamda indirim karara bağlandı. Kuzey Kıbrıs emekçilerinin yıllardır işgalin yarattığı yıkım altında ezilmeleri yetmiyor gibi, şimdi de kapitalist yağma ekonomisinin krizinin faturası dayatılıyor.

Bu yıkım paketinin yürürlüğe konulması için Türk devleti aylar boyunca Kuzey Kıbrıs’a adı konulmamış bir ekonomik ambargo uygulamış, baskı ve şantaja başvurmuştu. Çeşitli iç hesaplar nedeniyle paketi kabul etmeyen Eroğlu hükümetine sonunda yıkım saldırısı kabul ettirildi. Paket tüm yıkıcı etkileriyle beraber uygulamaya sokuldu. Kıbrıs’ı yıllardır askeri işgali altında tutan Türk devleti, yarattığı ekonomik yıkımın faturasını böylelikle Kıbrıs emekçi halkının üzerine yıkacak ve gaspettiği kaynakların akışını güvenceye alacaktır.

Ancak Kıbrıs halkının sokağa taşan öfkesi, işgal karşıtı mücadele dinamiklerinin giderek büyüdüğünü göstermektedir.

Kuzey Kıbrıs’lı ilerici güçlerin ortak açıklaması:


HALKIMIZA;
BU MEMLEKET BİZİM BİZ YÖNETECEĞİZ!
DAYATMALARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!
Kıbrıs’ın kuzeyinde dağ gibi yığılan sorunların temeli siyasidir.
Kıbrıs Türkünün kendi ülkesini yönetmesi engellenmektedir.
Polisi ve askeri biz yönetmiyoruz.
Merkez Bankası, Kıbrıs Türk Hava Yolları, Kıbrıs Türk Petrolleri gibi kurumlar bizim kontrolümüzde değildir.
Bütün yatırımlar TC Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından yürütülmektedir.
Siyasi kararlar koordinasyon kurulunda alınmaktadır.
Kısacası Kıbrıs Türkü kendi ülkesinde iktidar değildir.
Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri tarafından dayatılan ve yerli işbirlikçileri sayesinde hayata geçirilmeye çalışılan Ekonomik Paket, Kıbrıs Türkünü ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak tüketmeyi hedeflemektedir.
Bu paketin siyasal anlamı;

Kuzey Kıbrıs’ın TC’ye ilhakıdır.
Kıbrıs Türk Halkının varlığının tümüyle bu adadan silinmesi demektir.
Göç demektir.

Kıbrıs Türkü bu yok oluşu kabul etmeyecektir.
Bizler kendi ülkemizi yönetecek bilgi, yetenek ve güçteyiz.
Kıbrıs’ta Bağımsızlık, Demokrasi ve Barış Mücadelesini hep birlikte verecek, kendi ülkemizde inadına özgür ve onurla yaşayacağız.
Bu çerçevede düzenlenecek her türlü eyleme destek verecek, halkımızın Bağımsızlık ve Özgürlük mücadelesinin yanında olacağız.

CTP, YBH, KTÖS, KTOEÖS, DEV-İŞ, DEVRİMCİ GENEL İŞ, EMEK-İŞ, BES, TÜRK-SEN, KTAMS, KTMMOB, EL-SEN, TEL-SEN, BASIN-SEN, BEL-SEN, TIP-İŞ, YÖN-SEN, KOOP-SEN, GÜÇ-SEN, DAÜ-SEN, PEY-SEN, Mağusa Türk Genel-İş Sendikası, K.T. Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, K.T.Hayvan Üreticileri Birliği, YKB, Kıbrıs Türk Sanatçı ve Yazarlar Birliği, Haklar ve Özgürlükler derneği, Girne Halk Sanatları Derneği, Kıbrıs’ta Sosyalist Gerçek, EKİM Kültür-Sanat Derneği, Kıbrıs Sanat Derneği, Barış Derneği, Barış ve Demokrasi İnsiyatifi, KIB-YAY, Naci Talat Vakfı, Kutlu Adalı Vakfı, Barış ve Federal Çözüm İçin Kadın Hareketi, Kadın Araştırmaları Merkezi, Kıbrıslılar Bilim, Eğitim, Sağlık ve Dayünışma Derneği (KIBES), Gençlik Merkezi, Çağ-Sen
17/10/2000
(17 Ekim tarihinde yapılan mitingde halka dağıtılan bildiri)