ARSIVANA SAYFA
 
8 Temmuz '00
SAYI: 25
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan...
Saldırıları püskürtmek için mücadelenin önündeki hain...
Büyük bir siyasal sınıf çatışmasına doğru
Sermayenin siyasal başarısının dayanakları...
ESK toplantısı ve Koç'ların şansı
Türkiye'de ve dünyada yoksullaşma
Belediye işçileri İstanbul'da üç belediyede grev ilanı astı
Çayırhan Termik Santrali 23 Haziran'da özelleştirildi
SES'e yönelik saldırılar sürüyor
2 Temmuz Ankara mitingi sonrasında yüzlerce kişi...
Asım Bezirci mezarı başında 2 Temmuz anması
ÇEAŞ soygunu
Bir dağıtımdan gözlemler
Programda tarım ve köylü sorunu/2
Murat Dil ölümsüzdür!
Burdur Cezaevi'nde katliam girişimi
ÇHD'nin Ankara yürüyüşü
Hiçbir güç devrimci iradeyi kırmaya yetmeyecektir
Hücre sistemi ölümdür, izin vermeyelim!
Otomobil İşçileri Danışma Konferansı Sonuç Bildirgesi
Rusya'da iktidarın manevra alanı daralıyor!
Exsa işçilerine mektup
Komünist militanlardan parti programı üzerine
Mücadele tarihimizden
Bir roman: O bir militandı
Mücadele postası
 
Tüm başlıklar





 
 
Burdur Cezaevi’nde katliam girişimi

Devlet kana doymuyor!


Ulucanlar katliamının ardından yaralı olarak Burdur Cezaevi’ne sevkedilen tutsaklara cezaevi müdürlüğü başta olmak üzere gardiyanlar tarafından sürekli baskı ve tehditlerde bulunuluyordu. Yaralıların tedavileri engellendiği gibi, görüş hakkı bile ailelerle içerideki tutuklu ve hükümlülerin mücadelesiyle kazanıldı.

Daha o sırada faşist cezaevi müdürünün “Burayı da Ulucanlar’a benzeteceğiz!” diye yaptığı tehditlerin boş olmadığı ve arkasının geleceği bugün kanıtlanmış oldu.

Hücrelerin son hızla tamamlandığı ve Ağustos-Eylül aylarında beşinin açılacağı Adalet Bakanlığı’nca söylenirken, Burdur’da tutsaklara yapılan saldırı devletin hala katliamlara doymadığını açıkça gösteriyor.

Burdur’da uzun süredir yaşanan gerginlik sonrasında 5 Temmuz’da çevre illerden getirilen komando, çevik kuvvet, özel tim ve jandarmaların zorla içeriye saldırması üzerine, çoğu ağır 21 kişi yaralandı. Cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığı konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmazken, Veli Sacılık adlı tutsağın kolunun koptuğu, diğerlerinin de tanınmayacak hale getirildiği ve hücrelere konulduğu öğrenildi. Avukat ve ailelerin tüm çabalarına rağmen henüz kimseyle görüşülebilmiş değil.

Saldırılar hücrelerin ön hazırlığıdır ve bizler bugün karşı çıkmazsak daha da boyutlanacak ve yeni Diyarbakırlar, yeni Ulucanlar yaşanacaktır. Devrimci tutsaklar bugüne kadar her zaman direndiler ve bedel ödeseler de devlete boyun eğmediler. Fakat devlete geri adım attırmak ve devrimci tutsakların ödeyeceği bedeli en aza indirmek için biz dışardakileri büyük görev ve sorumluluklar beklemektedir.




Burdur’da hücre tipine geçiş için katliam hazırlığı!

Katliam girişimine karşı Ankara’da eylem


Sermaye devletinin son olarak hücreleri yaşama geçireceğini açıklamasından sonra, gün geçmiyor ki bir cezaevinde gerginlik yaşanmasın. Son olarak, Ulucanlar katliamının ardından “Ulucanlar’da yarım kalan işi burada tamamlayacağız” denilen Burdur Cezaevi’nde, asker ve özel timle yığınak yapılarak gaz bombalarıyla devrimci tutsaklara saldırıldı. Mahkemeye çıkmayı reddeden tutsakları zorla alıp götürmek isteyen devletin kolluk güçlerine karşı tutsaklar barikat kurdular. Ve devletin kolluk güçleri “yarım kalan işi tamamlamak için” saldırıya geçtiler.

İHD, ÇHD, Tüm Yargı-Sen, SES ve Burdur’da yakını olan ailelerden oluşan bir heyet, Adalet Bakanı ile görüşmek üzere Adalet Bakanlığı’na gittiler. Burada görüşme talepleri reddedilen heyet geri dönerek yazılı bir basın açıklaması yaptılar. Açıklamanın ardından Ankara TUYAB ve TİYAD ortak eylem kararı alarak, saat 18:00’de Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması düzenlediler. Yaklaşık 250 kişinin katıldığı basın açıklamasında, Bartın Cezaevi’nde tutuklu Tayyar Bektaş’ın babası Zeynel Bektaş, bir konuşma yaptı ve hazırlanan ortak metni okudu.

Basın açıklamasında; “Yeni Ulucanlar istemiyoruz!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Hücre ölümdür, izin vermeyelim! TUYAB” yazılı dövizler açıldı. Sıklıkla “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları atıldı.

Eylemin bitirildiğinin açıklanmasının ardından kitle İHD’ye doğru slogan ve alkışlarla yürüyüşe geçti ve buradan dağıldı.

Kızıl Bayrak/Ankara




Burdur Cezaevi’nde katliam girişimi!


Faşist sermaye devletinin zindanlarında bulunan devrimci tutsaklara yönelik izlediği sistematik terör ve katliam politikasının son halkası, Burdur Cezaevi’nde yaşanan saldırı olmuştur. Bu saldırı sonucunda 21 tutsak ağır yaralanmış ve bir tutsağın eli kopmuştur. Ayrıca tutsak yakınları gözaltına alınmıştır. Burdur Cezaevi önünde yoğun abluka halen sürmektedir.

Düzenin devrimci tutsakların kan ve can bedeli elde ettikleri kazanımlara topyekûn bir tarzda ve en aşağılık, azgın yöntemlerle saldırdığı bir dönem yaşıyoruz. Bu aynı dönem, işçi sınıfı ve emekçilerin yüz yıllık kazanılmış haklarını da ortadan kaldırmayı hedefleyen İMF-TÜSİAD yıkım programının dayatıldığı bir sürece tekabül etmektedir. Egemenler hücre saldırısıyla devrimci öncüyü tasfiye ederek, işçi ve emekçileri daha kolay köleleştirebileceklerini düşünmektedirler. Bu kanlı-karanlık hesapların boşa çıkarılması gerektiği açıktır.

Tüm işçi ve emekçileri, cezaevlerinde bulunan devrimci tutsaklara karşı yürütülen katliam ve saldırı politikasına karşı aktif ve ortak bir tutum geliştirmeye çağırıyoruz.

Hücre saldırısına geçit yok!
Zindanlar yıkılsın, siyasal tutsaklara özgürlük!

Kızıl Bayrak
6 Temmuz 2000





Hücre (F) Tipi Cezaevlerine Karşı Birlik:

“Cezaevlerinde baskıcı saldırgın politikalardan vazgeçilmelidir!”


Sayın Hikmet Sami Türk, Adalet Bakanı, Ankara...
5 Temmuz 2000 tarihinde Burdur Kapalı Cezaevi’nde yine tutuklulara bir saldırı olayı yaşanmıştır.

Bizlerin görmek, duymak istemediği tutuklu ve hükümlülere yönelik saldırı olayları ne yazık ki bir türlü durmuyor. En ufak sorunda tutuklulara silah ve zor kullanarak müdahale etmek bir alışkanlık halini aldı.

Burdur Cezaevi’ndeki olaylar bir anlık olay ya da tutukluların mahkemeye zorla götürülmeleri olarak algılanamaz.

Burdur Cezaevi’ndeki olayların öncesi vardır. Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ndeki olaylardan sonra Burdur Kapalı Cezaevi’ne sevkedilen tutuklu ve hükümlülere, Burdur Kapalı Cezaevi’ndeki görevli ve müdürler ve infaz memurları tarafından sürekli bir baskı uygulanmış ve tehdit ortamı yaratılmıştır. Yaralı tutukluların tedavilerinin yapılması için ciddi hiçbir şey yapılmamış ve hatta tutuklular yaşadıkları ortam nedeniyle hastanelere götürülmeyi dahi istemez hale gelmişlerdir. Cezaevi yönetiminin Burdur’un da Ulucanlar olacağını tekrarlaması, dünkü sonucun ipuçlarını uzun zamandır kendi içinde taşımaktaydı.

Dün Burdur’da yaşanan saldırı sonucunda Veli Saçılık isimli tutuklunun kolu kopmuştur ve Isparta Tıp Fakültesi’nde tedavi görmektedir. 21 tutuklu yaralanmış ve bu tutuklularda gaz zehirlenmesi tespit edilerek hastenede tedavileri yapılmaktadır.

Burdur Cezaevi’ne çok sayıda asker ve güvenlik güçleriyle girerek ve bu tabloyu ortaya çıkararak, bir kez daha cezaevleri politikanızın ne kadar “reformcu” olduğunu göstermiş oldunuz. Tüm çabalarımıza rağmen diyalog yoluyla çözümü değil zor yoluyla sonucu tercih ettiniz.

Burdur Cezaevi’nde yaşanan saldırıyı kınıyoruz.

Hücre tipi cezaevlerine geçiş eşiğinde bu saldırgan tavrınız gerçeği bir kez daha bizlere göstermiştir. Bu politikadan vazgeçilmeli ve sorumlular hakkında derhal yargısal süreç başlatılmalıdır.

Cezaevlerinde baskıcı saldırgan politikalardan vazgeçilmelidir!
Hücreler ölümdür, istemiyoruz!
Cezaevlerinde daha fazla kan dökülmesin!

Hücre (F) Tipi Cezaevlerine Karşı Birlik
6 Temmuz 2000


Bu metin Galatasaray Postanesi önünde yapılan basın açıklamasıyla Adalet Bakanlığı’na gönderildi.