1 Haziran'02
Sayı: 21 (61)


  Kızıl Bayrak'tan
  AB tartışmaları ve düzenin aldatıcı manevraları
  Denetim tamam, saldırıya devam!
  5 Haziran'da iş bırakarak alanlara!
  Grev yasağı ve sendikal ihanet
  Lastik-İş bürokratlarına işçilerden yoğun tepki
  Kıbrıs üzerine AB pazarlıkları
  Türkiye'de siyaset yapmanın zorluğu ve kolaylığı
  KESK bölge mitingleri...
  Kürdistan'ın öteki parçalarıyla ilişkiler
  Nazım Hikmet 100 yaşında!..
  "Farklı tutum"un sahiplerinin pratiği
  "Ticarethane değil üniversite istiyoruz!"
  Anadolu Yakası Liseli Gençlik Platformu Bülteni'nden...
   Anadolu Yakası İşçi-Emekçi Platformu Girişimi Bülteni'nden...
   Emperyalist "şer cephesi"nin başı Bush'un Avrupa turu
   Yurtdışı eylemlerinden...
   Emperyalist dünya ve ABD-Rusya ilişkileri
   Sorun çözümün ta kendisi
   Ankara Öncü İşçi-Emekçi Platformu'nun Gökçesu maden işçilerini ziyareti...
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
İÜ Merkez Kampüs’te öğrenci eylemi...

“Ticarethane değil üniversite istiyoruz!”

Yılın başından itibaren YÖK yasa tasarısına ve paralı eğitime karşı örgütlenen eylemlerden bir yenisi, 17 Mayıs Cuma günü, İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüs’te yapıldı. Sermaye devletinin yıllardır neo-liberal politikalar eşliğinde sürdürdüğü saldırıların son bir aşaması olan YÖK yasa tasarısına karşı, tasarı ilk şekillendiği günlerden itibaren etkin bir faaliyet ortaya konulmuştu. Bizler de, İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü ve Fen-Edebiyat Fakülteleri’nde oluşturduğumuz “YÖK Yasa Tasarısı Karşıtı Öğrenciler” olarak, çalışmaya yılın başından itibaren başlamıştık.

Sınıf, yemekhane, anfi ve kantin konuşmaları ile sorunu en geniş öğrenci kesimlerine duyurmak için çok yönlü bir çaba harcandı ve bunda önemli bir başarı da sağlandı. Daha sonra kampanyamız, yaklaşık 2 hafta boyunca, her gün saat 12.50 de başlayıp 13.30’a kadar devam eden alkışlı protestolarla sürdü. Üniversite içerisinde en geniş öğrenci kesimleri YÖK yasa tasarısına karşı üniversitesine ve geleceğine sahip çıkmaya çağrıldı. Ve yaklaşık 90 kişinin katıldığı bir şenlik yapıldı.

Okulun kapanacak olması nedeniyle bu zamana kadar örülmüş olan faaliyeti bir eylemle sonlandırmak için bir basın açıklaması yaptık. Merkez kampüste ön bahçede öncelikle Ölüm Orucu Direnişi’nde ölümsüzleşen Okan Külekçi anıldı. “Okan Külekçi Ölümsüzdür!” pankartının açıldığı eylemde, Ölüm Oruçları’nın politik anlamı üzerine bir konuşma yapıldı. “Devrim şehitler ölümsüzdür!”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnşimiz!” vb. sloganlar atıldıktan sonra Kutup Yıldızı’nın söylediği marşlarla eylem sona erdi. Eyleme yaklaşık olarak 150 öğrenci katıldı.

Daha sonra “Ticarethane değil üniversite istiyoruz! YÖK yasa tasarısı geri çekilsin!” pankartı ve sloganlarımızla yürüyüşe geçtik. Forum alanına geldiğimizde Kutup Yıldızı kısa bir dinleti verdi. Yapılan konuşma ile beraber dış kapıya doğru yürüyüş başladı. Oldukça coşkulu bir şekilde atılan sloganlarla kapıya gelindi. Kapıyı açtırdıktan sonra sloganlarımızla okulun dışına çıktık. Basın metnimizi okuduk ve “Beyazıt Marşı”nı söyledik.

Basın açıklamasında, üniversitelerimizi sermayenin arka bahçesi olarak tanımlayan bu yasanın meclisten geçmesine izin vermeyeceğimiz ve yasa tasarısına karşı Ankara’da yapılan eylemde tutuklanan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerektiği belirtildi. 18 Mayıs eylemindeki kararlı duruşumuzun bundan sonra da devam edeceği ve aynı gün tüm dünyada neo-liberal politikalara karşı yapılan öğrenci eylemleri üzerinden, enternasyonal dayanışmanın önemi vurgulandı.

Eylem açısından bir diğer dikkat çekici yan ise, bir dizi devrimci demokrat çevrenin eylem anında çevrede bulunmalarına rağmen, eyleme hiçbir şekilde katılmamalarıydı. Bu onların yasa tasarısının ve tasarıya karşı örgütlenen mücadelenin önemini kavrayamadıklarına bir göstergedir. Eylem ve çalışmaların dışında kalan bu çevreler zaten fiili bir şekilde tüm sürecin de dışında kalmışlardır. Bu anlamı ile bu eylemi herhangi bir duyarsız öğrenciden farksız bir şekilde izleyen bu çevrelerden farklı bir tutum da beklemiyorduk. Ancak yasa tasarısına karşı örülen tüm mücadeleyi kendi çalışmaları gibi gösterme fırsatçılığına çok eğilimli Emek Gençliği de eyleme benzer bir şekilde duyarsız kaldı. ...

Çalışmalarımızı tabii ki bu eylemle sonlandırmıyoruz. Şundan herkes emin olmalıdır ki gerek yasaya karşı gerek de eğitimin paralılaştırılmasına karşı mücadelemiz bu öğrenim yılının eksiklerini de aşarak sürecektir. Yazın boşluğunu fırsat bilip tasarıyı meclisten geçirseler de o yasayı uygulamaları o kadar da kolay olmayacaktır. Bu zamana kadar kararlılıkla örülen çalışmalarımız ve 18 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleşen eylem, bunun en açık ve somut ifadesidir.

Bu yasa meclisten geçmeyecek!
Ticarethane değil üniversite istiyoruz!

İÜ Merkez kampüs ve Fen Edb Fak/
YÖK Yasa Tasarısı Karşıtı Öğrenciler



“YTÜ Paralı Eğitim Karşıtı Öğrenci Platformu”nun
protesto eylemi...

“YÖK yasa tasarısı geri çekilsin!”

“YTÜ Paralı Eğitim Karşıtı Öğrenci Platformu”nun “YÖK yasa tasarısı geri çekilsin!” talebiyle topladığı imzalar, 29 Mayıs Çarşamba günü yapılan basın açıklamasıyla, YTÜ postanesinden Başbakanlık’a fakslandı.

Saat 12.30’da alkışlarla eyleme başlayan öğrenciler, Orta Kantin önünde bir konuşma yaparak çevredeki kitleyi etkinliğe davet ettiler. “Ticarethane değil, üniversite istiyoruz! YÖK yasa tasarısı geri çekilsin/Üniversite Öğrencileri” imzalı pankartı açan öğrenciler, ardından alkışlarla alt bahçe, yemekhane ve Mimarlık Fakültesi önünde basın açıklamasının duyurusunu yaptılar. Daha sonra sloganlarla kapıya doğru yürüyen YTÜ öğrencileri, kapı önünde açıklamayı okudular.

Açıklamadan sonra tekrar Orta Kantin önüne gelen öğrenciler etkinliklerine burada da devam ettiler. Sık sık sloganlarla kesilen konuşmalarıdan sonra “Tiyatro Manga” Nazım Hikmet’le ilgili bir oyun sergiledi. Oldukça ilgi gören oyundan sonra Grup Eksen türküleri ve halay parçaları ile kitleyi coşturdu. Öğrenciler halayların sonuna doğru, toplanan bini aşkın imzayı YTÜ postanesinden başbakanlığa postaladılar.

Eylem boyunca “YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak!”, “YÖK yasası meclisten geçmeyecek!”, “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”, “Çeteler mecliste öğrenciler hapiste!”, “Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!”, “YÖK yasası geri çekilsin!”, “YÖK’e hayır!” sloganları atıldı.

Eylemin dönem sonu sınavlarına denk gelmesi katılımı olumusuz etkiledi. Buna rağmen yaklaşık 50 kişinin katıldığı etkinlik politik etkisi bakımından oldukça anlamlıydı.

SY Kızıl Bayrak/İstanbul



Platform’un basın açıklamasından...

“Yasa tasarısının meclisten geçirilmesine
izin vermeyeceğiz!”

“... Yeni YÖK yasa tasarısının içerdiği maddelere göre; biz öğrenciler müşteri, öğretim üyeleri ve profesörler tüccar, rektörler patron, üniversitlerimiz de ticarethane olarak tanımlanmaktadır. Bu yasa tasarısı geçtiği taktirde, üniversitelerimizin işleyişi tamamen sermayenin hizmetine bırakılmış olacaktır...

“YÖK bir yandan üniversitelerimizi neo-liberal politikalarla sermayeye peşkeş çekerken, diğer taraftan da üniversitelerimizdeki bütün anti demokratik, gerici ve faşizan uygulamaların komuta merkezi haline gelmiştir.

“Bütün bu anti-demokratik, gerici, faşizan uygulamaları ve son şekli YÖK yasa tasarısını protesto etmek için yapılan 18 Mayıs’taki eylemde hiçbir mantıki izah gösterilmeksizin beş arkadaşımız tutuklanmıştır. Bu tutuklamalar ve YÖK tarafından uygulanan baskılar, soruşturmalar ve yıldırma politikalarıyla amaçlanan, geleceğine ve üniversitelerine sahip çıkan biz öğrencileri susturmak ve üniversitelerimizi sermayenin hizmetine devretmektedir.

“18 Mayıs’ta Ankara’da gösterilen kararlı duruş bizlere yol gösterecektir. Biz öğrenciler, geleceğimizi elimizden alacak, üniversitelerimizi A.Ş. haline getirecek bu yasa tasarısına karşı çıkacağımızı ve bu yasa tasarısının hiçbir koşulda meclisten geçirilmesine izin vermeyeceğimiz söylüyoruz...”

YTÜ Paralı Eğitim Karşıtı Öğrenci Platformu